Sayın Bjelica bu kafayla çok zor!..
Trabzonspor, teknik direktör Abdullah Avcı yönetiminde 2022 yılında 37 sezonluk şampiyonluk hasretini sonlandırırken Süper Kupa’yı da müzesine getirmiş ve o dönemden sonra çalkantılı bir dönem içerisine maalesef girdi...
Özellikle Ahmet Ağaoğlu’nun başkanlığı bırakması daha sonra Ertuğrul Doğan dönemi ve sonrasında takımın başına getirilen Hırvat çalıştırıcı Bjelica...
Buraya kadar günlük spor hayatımızda olağan durumlar olarak göze çarpan hareketler silsilesini görebiliyoruz... Asıl önemli olan takımın anatomisini bozarak Trabzonspor’u Hırvatistan Milli Takımına döndürme gayreti...
Üst üste ikinci mağlubiyetini alan takım için şunu söylemek hiç zor değil, bu takımın şampiyonluk yarışında tutunması neredeyse imkansız.. Bu kadar neden kesin konuşuyorum derseniz, oyun aklını bilmeyen, futbolcularına gereken önemi vermekten yoksun bir teknik adamın Trabzonspor’un futbol şehri olması sebebiyle bunları kaldırmasının ben çok uzun soluklu olacağı kanaatinde değilim.. Gelelim Çaykur Rizespor karşısında oynanan aciz futbola...
Visca gibi bir sağ kenar oyuncusunun solda ne işi olabilir? Bu takımın en önemli ismi, evladı olan Abdülkadir Ömür’e neden ilk 11’de forma şansı vermiyorsunuz? Maç başlıyor ve Rizespor, Trabzonspor’un sağ kenarını otobana çeviriyor, ama ortada takımı iyi analiz eden bir teknik direktör yok ki! Larssen’e bu forma şansı verme ısrarı nedendir bunu anlamak mümkün değil.. Orta alanda Kourbelis gibi bir oyuncuyu gördükten sonra, Doğucan’ın, Dorukhan’ın, Siopis’in günahı neydi sorusunu ister istemez soruyorsunuz...
İlk yarının oyun gücüne baktığınızda Rizespor’un attığı iki gol bir de direkten dönen toplarını görüyorsunuz. Ev sahibi ekipte ise sadece Bakasetas’ın bir kafa vuruşu var..
Takımda ne olursa olsun Bakasetas üzerinden okumalar yaparak oyuncu grubunu tahlil ederseniz daha çok bu tür mağlubiyetler alınması söz konusu.. Kadroya Hırvat oyuncuları doldurmakla takımı şampiyon ya da iyi bir takıma dönüştürürüm mantalitesinin ne denli yanlış olduğunu hocanın anlaması ya da birisinin ona anlatması lazım..
Trabzonspor dinamikleriyle çok hareketli bir takımımızdır. Tahammül sınırlarını zorlayan hocanın maç sonunda yaptığı şu açıklama ise bence yenilir yutulur bir şey değildir. Ne diyor sayın hocamız, “Hiç kimse takımın üstünde değil. Kimse takımdan büyük değil.” Evet, Sayın hocam ‘bu kimse üstün değildir’ sözünün içine sadece oyuncu grubunu değil, kendinizi de eklerseniz daha iyi bir yorum olacaktır, benden söylemesi...