Finlandiya’nın mutluluk sırrı
Finlandiya’nın mutluluk sırrı
SEFA SAYGILI
Bilim adamları tarafından hazırlanan ve Birleşmiş Milletler’in de kabul ettiği Dünya Mutluluk Endeksi her yıl olduğu gibi bu yıl da açıklandı. Birleşmiş Milletler raporunda; kişi başına gelir, sağlıklı yaşam beklentisi, sosyal destek, özgürlük, kendini güven içinde hissetmek ve cömertlik gibi kıstaslar kıyaslanmakta. Bu faktörler göz önüne alındığında sonuçta son 6 yıldır olduğu gibi yine Finlandiya en mutlu ülke seçildi.
Neydi Finlandiya’nın sırrı? Neden hep en üstte yer alıyor? Araştırmalar şu faktörleri göstermekte:
*Sosyal destek: Fin kültürü, sadece yakın aile ve arkadaşları değil, aynı zamanda iş arkadaşları ve komşuları da içeren sosyal desteğe güçlü bir vurgu yapar. Bu durum Finlandiyalıların işbirliği, güven ve karşılıklı saygıya odaklanarak birbirleriyle etkileşim kurma biçimlerine de yansımaktadır. Bu topluluk duygusu, ülkenin ihtiyaç sahiplerine destek sağlayan güçlü sosyal refah sistemi ile pekiştirilmektedir.
*Eğitim: Finlandiya’nın eğitim sistemi yaygın olarak dünyanın en iyilerinden biri olarak kabul edilmektedir. Ezbercilik ve standart testler yerine üreticiliği, bağımsız düşünmeyi ve problem çözmeyi vurgular. Finli öğretmenler son derece eğitimli ve saygın profesyonellerdir ve sınıfta yüksek derecede özerkliğe sahiptirler. Eğitim sistemi de son derece eşitlikçidir, öğrenim ücreti yoktur ve tüm öğrenciler için eşit fırsatlar sağlamaya güçlü bir vurgu yapılmaktadır.
*Doğa: Finlandiya, uçsuz bucaksız ormanları, binlerce gölü ve geniş vahşi alanları ile zengin bir doğal çevreye sahip bir ülkedir. Finlandiya’da doğaya erişim temel bir hak olarak kabul edilir ve neredeyse tüm açık alanlara halkın erişimini garanti eden yasalar vardır. Bu da Finlilere, ruh sağlığı ve refahı üzerinde olumlu bir etkisi olduğu kanıtlanmış olan açık hava rekreasyonu (dinlenme, istirahat) ve rahatlama için geniş fırsatlar sunmaktadır.
*İş-yaşam dengesi: Finlandiya nispeten kısa iş günleri ve cömert tatil politikalarıyla bilinir. Standart iş günü genellikle yaklaşık 7,5 saattir ve çalışanlar yılda en az 25 gün ücretli tatil hakkına sahiptir. Ayrıca, zorunlu dinlenme araları ve fazla mesai sınırlamaları da dâhil olmak üzere çalışanların haklarını korumak için güçlü yasalar mevcuttur. Bu da Finlilerin iş ve boş zaman arasında sağlıklı bir denge kurmasını sağlamaktadır.
*Sağlık hizmetleri: Finlandiya’nın sağlık sistemi kamu tarafından finanse edilir ve tüm sakinlere evrensel kapsam sağlar. Tıbbi hizmetler genellikle kamu hastaneleri ve klinikleri tarafından sağlanırken, tercih edenler için özel sağlık hizmetleri de mevcuttur. Sistem, düşük bekleme süreleri ve yüksek hasta memnuniyeti seviyeleri ile oldukça verimli ve etkilidir.
İşte bu saydığımız sebeplerden dolayı Finlandiyalılar mutlu olmanın sırrını yakalamış durumdalar. Darısı ülkemize…
KIRIMLI DR. AZİZ BEY
Geçtiğimiz Pazar günü yazar ve araştırmacı Mehmet Nuri Yardım Bey dostumuzun davetiyle Eyüpsultan Yeni Dünya Vakfı’nda Kırımlı Aziz beyi anlattım. Aynı zamanda İleti Yayınları’ndan yeni çıkan “Türkiye’de Modern Tıbbın Kurucularından Kırımlı Doktor Aziz Bey Hayatı, Çalışmaları ve Eserlerinden Seçmeler” adlı kitabımı tanıttım.
Aziz Bey bilhassa genç nesle anlatılması gereken önemli bir tarihi ismimizdir. 38 yıllık kısa hayatına sığdırdığı bazı eserleri şunlardır:
*O zamana kadar Fransızca ve Latince olan tıp dilini Türkçe’ye çevirmiştir. Bunun için büyük gayretler göstermiş, bir dernek kurmuş ve muvaffak da olmuştur.
*İlk Türkçe eğitim yapan tıp fakültesinin dekanlığını (müdüriyet) üstlenmiş, vefatına kadar bu vazifeyi yürütmüştür.
*İlk Türkçe tıp sözlüğünü hazırlamış ve yayınlamıştır.
*İki ciltlik Kimya-yı Tıbbi kitabı telif etmiştir. Bu kitap konusunda ilktir, ayrıntılıdır ve giriş bölümü oldukça aydınlatıcıdır.
*Üstelik kimya sembollerini Osmanlı harflerinden oluşan semboller türeterek yazmıştır.
*Ülkenin yine ilk genel hastalıklar kitabını (İlm-i Emraz-ı Umumiye) yazmıştır. Bu kitap uzun yıllar tıp fakültesinde ders kitabı olarak okutulmuştur.
*Türk Kızılay’ının dört kurucusundan biridir ve tek Türk olanıdır.
*Bu yardım örgütünün sembolünü haç olarak değil de şimdiki gibi hilal olarak kabulünü sağlamıştır.
Rabbim rahmet eylesin…