Abdullah Avcı felsefesine neler oluyor?
Geçmiş sezonu şampiyon olarak tamamlayan Trabzonspor bu sene kötü başladığı büyük bir gerçek artık... Evet Abdullah Avcı’nın her basın toplantısında matematiksel olarak açıkladığı verilerle donattığı söylemler gün geçtikçe rahatsız edici boyutlara göre ilerlemekte...
Öncelikle Antalyaspor karşısında alınan 5-2’lik ağır mağlubiyet sonrası tüm gözler Kopenhag maçına çevrilmişti.. Elbette lig tolere edilirdi mutlaka ama Kopenhag’ı devirip yıllar sonra tekrar Şampiyonlar Ligine girmek her şeyden daha önemliydi..
Gelin görün ki, maç önü basın toplantısında Abdülkadir Ömür ile kameraların karşısına geçen Abdullah Hoca, beni hakikaten çok şaşırttı..
İki kelimesinden biri “Sabır” olan Abdullah Hoca öylesine takımına bu ürkekliği aşılamıştı ki, elimizden bir kuş misali kaçırdık Kopenhag’ı.. Kopenhag’ın Trabzonspor’un kalitesinin altında olduğunu bile bile bu denli korkak bir futbol anlayışıyla Akyazı’da muhteşem Trabzonspor taraftarına çok büyük yazık edildi...
Bir ara öylesine geri paslarla oynayan bir Trabzonspor izledik ki, maçı sunan spikerlerden tutun da yorumlayanların bile aynı ‘Pas’ vurgusu yapması Abdullah Avcı felsefesine hiç yakışmadı...
Kopenhag sonrası Akyazı’daki Trabzonsporlular kadar tüm kamuoyu Bordo-Mavililerin nasıl bir reaksiyon vereceğine kilitlenmişti... Kendi sahanızda ciddi eksiklerinize rağmen sahaya bir kimlik yine maalesef koyamadınız.. Özellikle Dorukhan, Siopis ve Bardhi ile savunma ağırlıklı oynayabilen ve ofans gücünü ise Galatasaray karşısında tamamen eksilere düşüren Bordo-Mavili takım ise istediği skora bir türlü yanaşamadı.. Özellikle Bakasetas, Hamsik gibi oyunu dikine oynayabilen ve takımın omurgası niteliğindeki bu iki maestronun da olmayışı büyük handikap.. Uğurcan’ın yerine oynayan genç Taha’nın başarılı kurtarışları da elde kalan en büyük teselli olarak karşımızda duruyor..
Her defasında Trabzonspor taraftarının sabrına sığınan Abdullah Avcı’nın bu denli yaklaşımlarının böyle süren oyun zarfında çok verimli bir gelişme olması zor gözüküyor.. Unutulmamalı ki, büyük bir başarıya imza atan Abdullah Avcı’nın bir an önce takımın ve özellikle kendinin üzerinde olan ölü toprağını atmasında fayda var.. Hem lig, hem kupa derken ve en önemlisi de tüm spor paydaşlarının Avrupa’da söz sahibi olmasını istediğimiz UEFA Avrupa Ligi varken biraz daha felsefesini takıma geçirmesi lazım.. Aksi takdirde; Trabzonspor macerası da Sayın Abdullah hocamız adına kötü bir finalle sonuçlanabilir.. Benden söylemesi..