• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
TÜM YAZILARI

Üretici tüccara boğdurulmasın

08 Haziran 2026
A


Abdullah Şanlıdağ İletişim: [email protected]

Üretici tüccara boğdurulmasın

ABDULLAH ŞANLIDAĞ

Bir gazeteci olarak yıllardır sarımsak hasadı haberi yapmaktayım. Asıl görevimiz, hasadı haberleştirmekten ziyade, üreticinin dertlerini ve sorunlarını dinleyerek yetkililere ulaştırmaktır. Yazımızın konusu her ne kadar sarımsak olsa da, diğer ürünler için de aynı şeyler geçerlidir.

Narlı Ovası’nda Sarımsak Üreticisinin Pazarlama Sorunları ve Çözüm Önerileri

Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde yer alan Narlı Ovası, verimli toprakları ve uygun iklim koşulları sayesinde Türkiye’nin önemli sarımsak üretim merkezlerinden biri olma potansiyeline sahiptir. Özellikle Beşçeşme başta olmak üzere bölgedeki birçok mahallede çiftçiler uzun yıllardır sarımsak üretimi gerçekleştirmektedir. Ancak üretimdeki bu başarı, ekonomik kazanca aynı oranda yansımamaktadır. Bunun temel nedeni; üreticilerin örgütlenme, depolama, pazarlama ve kurumsallaşma alanlarında yaşadığı eksikliklerdir.

Tarım ekonomisi açısından değerlendirildiğinde, bir ürünün nihai tüketiciye ulaşıncaya kadar geçtiği tedarik zincirinde en yüksek katma değeri; genellikle depolama, paketleme ve pazarlama aşamalarını kontrol eden aktörler elde etmektedir. Narlı Ovası’nda da benzer bir durum yaşanmaktadır. Hasat döneminde sarımsağını nakit ihtiyacı nedeniyle satmak zorunda kalan üretici, tarla başında ürününü kilogram başına 30-40 TL gibi düşük fiyatlardan tüccara vermektedir. Buna karşılık aynı ürün, uygun depolama koşullarında muhafaza edilerek yıl içerisinde 100-150 TL arasında değişen fiyatlarla piyasaya sürülmektedir. Tüketici ise bu sarımsağı en az 200 liradan almaktadır.


Bu durum, üretici ile tüketici arasında ciddi bir gelir adaletsizliğine yol açmaktadır. Üretici yüksek girdi maliyetleri altında ezilirken, tüketici de ürünü pahalıya satın almak zorunda kalmaktadır. Özellikle mazot, gübre, zirai ilaç, sulama, işçilik ve enerji maliyetlerindeki artışlar dikkate alındığında, sarımsak üreticisinin kâr marjı her geçen yıl daralmaktadır. Böylece üretimin tüm riskini üstlenen çiftçi yeterli gelire ulaşamazken, aracılar ve tüccarlar daha yüksek kazanç elde etmektedir.


Sorunun temelinde, bölgedeki üreticilerin güçlü kooperatifler veya üretici birlikleri çatısı altında örgütlenememesi yatmaktadır. Dünyada ve Türkiye’nin başarılı tarım bölgelerinde görüldüğü üzere; üretici örgütleri, ortak depolama tesisleri ve soğuk hava depoları sayesinde ürünlerin piyasa koşullarına göre satılmasını sağlayarak çiftçinin gelirini artırmaktadır. Ayrıca markalaşma, coğrafi işaret çalışmaları, e-ticaret kanalları ve doğrudan tüketiciye satış modelleri de üreticinin pazarlık gücünü yükseltmektedir.

Narlı Ovası’nda kurulacak modern bir sarımsak üreticileri kooperatifi; ortak soğuk hava deposu, ürün işleme tesisi, paketleme ünitesi ve pazarlama ağı oluşturarak çiftçilerin tüccara bağımlılığını önemli ölçüde azaltabilir. Bunun yanında Tarım ve Orman Bakanlığı, kalkınma ajansları ve kırsal kalkınma destek programlarından yararlanılarak teknolojik altyapı yatırımları gerçekleştirilebilir.


Sonuç olarak Narlı Ovası’nda sarımsak üretiminin sürdürülebilirliği, yalnızca üretim miktarının artırılmasıyla değil, üreticinin pazardaki konumunun güçlendirilmesiyle mümkün olacaktır. Çiftçinin alın terinin karşılığını alabilmesi için örgütlü üretim, modern depolama sistemleri ve etkin pazarlama stratejileri hayata geçirilmelidir. Aksi hâlde üretici kazanmamaya, tüketici pahalı ürün almaya ve aradaki aracılar yüksek kâr elde etmeye devam edecektir. Tarımsal kalkınmanın temel şartı; üreticinin emeğinin ekonomik değere dönüşmesini sağlayacak yapısal reformların uygulanmasıdır. Bölgede görev yapan bir gazeteci olarak devletimden ricam, üreticiyi tüccara boğdurmamasıdır.

Bu noktada mesele tüccarın kazanması değil, üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkının makul seviyelerde tutulmasıdır. Serbest piyasa ekonomisinde tüccar da elbette kazanacaktır; çünkü depolama, nakliye, finansman, pazarlama ve satış risklerini üstlenmektedir. Ancak üreticinin zarar ettiği, tüketicinin ise fahiş fiyatlarla ürün almak zorunda kaldığı bir sistem sürdürülebilir değildir.


Bu nedenle temel hedef tüccarı dışlamak değil, üretici ile tüccar arasındaki ticari ilişkinin daha adil hâle gelmesini sağlamaktır. Sarımsağı 30-40 liraya satan çiftçi maliyetlerini karşılayamazken, aynı ürünün birkaç ay sonra 150 liraya satılması, zincirdeki değer paylaşımının dengeli olmadığını göstermektedir. Oysa üretici makul bir gelir elde etmeli, tüccar yaptığı hizmetin karşılığını almalı ve tüketici de ürüne ulaşılabilir fiyatlarla erişebilmelidir.


Narlı Ovası’nda üretici birlikleri, kooperatifler ve ortak depolama tesisleri kurulabilirse çiftçi ürününü hasat döneminde mecburen elden çıkarmak zorunda kalmayacak, pazarlık gücü artacaktır. Böylece tüccar yine ticaretini yapacak ve kazanacak, ancak üreticinin emeği de değer bulacaktır. Tarımsal kalkınmanın sağlıklı modeli; üreticinin ezilmediği, tüccarın makul kâr elde ettiği ve tüketicinin de uygun fiyatlarla ürüne ulaştığı dengeli bir piyasa yapısının oluşturulmasıdır.

Kısacası talep edilen şey tüccarın kaybetmesi değil, üreticinin de hak ettiği payı almasıdır. Çiftçi kazanırsa üretim devam eder, tüccar kazanırsa ticaret sürer, tüketici kazanırsa gıda arzı güvence altına alınır. Tarımda gerçek başarı, bu üç kesimin de kazandığı bir sistem kurabilmektir.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23