• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ayhan Demir
Ayhan Demir
TÜM YAZILARI

Dokuz yıl sonra: 15 Temmuz…

16 Temmuz 2025
A


Ayhan Demir İletişim: [email protected]

Dokuz yıl sonra: 15 Temmuz…

AYHAN DEMİR

Dokuz sene önce, biz ne yaşadık? O gece, nereden döndük? Kimleri yendik, hangi adresleri mağlup ettik? 

Bu sorular, artık büyük ölçüde cevap buldu. Ne yaşadığımızı, neye karşı direndiğimizi, nerelerden döndüğümüzü ve neyi başardığımızı, bugün daha doğru bir şekilde değerlendirebiliyoruz.

Görüntüler, şahitlikler ve belgeler. Öyle görüntüler var ki, infial oluşmasın diye, yayınlanmıyor. Korkunç şeyler. 

‘Uçurumun kenarından dönmek’ ifadesi bile bu yaşananları tam manasıyla karşılamıyor. Öldürmek kastıyla ülkemize ateş ettiler. Yaşananları en iyi anlatan tabir ‘ölümden dönmek’ olabilir.

Bin yıllık tarihimizde ilk defa böyle sinsi, örgütlü ve kapsamlı bir kötülüğe maruz kaldık. Allah vatanımızı korumuş, kötüye fırsat vermemiş. 

Dokuz yıl sonra…

Paralel yapının arkasında kimlerin bulunduğundan, nasıl bir yapı kurduklarına kadar birçok konuda, detaylı bilgiye sahibiz. 

Karşımızda sadece belli bir sayıya, imkâna ve cesarete ulaşmış bir ihanet şebekesi yoktu. Bir kişinin cinnete varan ihtirasına da şahitlik etmedik. İhanet şebekesinin lideri, aslında Amerika’nın Türkiye imamıymış. Püskürtülen, ecnebilerin içimizdeki işbirlikçilerine ihale ettikleri, bir işgal girişimiydi. 

Batılı “dostlarımızın” bu darbe teşebbüsüne karşı tavrına, işgal girişimine karşı tutumuna bakınca her şeyi daha iyi anlıyoruz. Hainlerin, başarısız olunca; Amerika ve Avrupa’ya kaçmalarının, Batı dünyasını yardıma çağırmalarının nedeni de budur.

Artık aşikâr olmuştur. Mesele, sadece bir siyasi partiyi hükümsüz kılmak, bir grup siyasetçinin önünü kesmek değilmiş. Darbecilerin asıl gayesi şuymuş: Türkiye’nin yürüyüşünü durdurmak, istikametini değiştirmek ve tekrar batıya bağımlı hale getirmek.

Öte yandan…

Bayrağımıza sarılıp darbeci teröristlerin attığı kurşunların önüne atılan ve tankların üzerine yürüyenlerin, kışlaların önünde bekleyenlerin bize anlattığı bir şey var. O da şu: Bu bir vatan savunmasıdır!

Gecenin henüz başlangıcında: O güne kadar devletin önünden geçmeyen fakat milletin tam içinde olan on binlerce insan kendi iradesiyle sokağa indi, meydanlara çıktı. Biz de öyle yaptık. Kendi özgür irademizle, fıtratımızla...

O saatlerde Cumhurbaşkanımızın akıbeti belli değildi, Başbakanımız bilinmeyen bir yerdeydi. Yani ilk dalgayı karşılayanlar, kimseden talimat almadı. Milli konularda devletten yana tavır almanın partisi yoktur, olamaz.

Devamını zaten biliyoruz: Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın telefonla açıklama yapmasından sonra kalabalık iyice arttı. Ardından kuşatma yarıldı ve ordu milletin başına geçti.

Yaşanmış hakikattir: Milletimiz, devletimizden daha kuvvetlidir. Devletimiz zayıf düşebilir, zafiyet gösterebilir. Millet, daima, sağlamdır. 

Milletimizin nasıl vatan ehli olduğunu, o gece, tüm dünya bir kez daha gördü. Kahraman milletimiz, şanlı bir direniş sergiledi. Allah’ın kulları, gâvurun uşaklarını perişan etti. Bu sebeple direniş ve zafer, milletin has evlatlarının hanesine yazılmalıdır.

Bununla birlikte…

Takvimlere bakarsak, 15 Temmuz’un üzerinden dokuz yıl geçti. Geçti mi gerçekten? Her şeyi gördük ama içimiz rahat değil. Endişe var, korku yok. Buradayız, bekliyoruz.

Geride kalan dokuz yılın, bize öğrettiği birçok şey de var. 

Her şeyden önce: Milletimizin önemli bir bölümü, nasıl bir tehlikeyle karşı karşıya kaldığımızı, nerelerden döndüğümüzü halen tam manasıyla kavramış değildir. Mesela, darbe girişimi başarıyla sonuçlansaydı, ülkemizi nasıl bir akıbet bekliyor olacaktı? Bu sorunun cevabının daha açık ve net verilmesi gerekiyor.

İkincisi: Yıldönümü etkinliklerindeki heyecan ve sayı azalması oldukça dikkat çekicidir. İçimizde, her şeyi suiistimal eden küçük ama etkili bir grup var. Sonunda ‘15 Temmuz sektörü’ oluşturmayı da başardılar. 

Büyük bütçeler eşliğinde hazırlanan afişler, sergiler, etkinlikler ve anma toplantıları etkili olmadı, olamıyor. Yürütülen çalışmaların, çoğunlukla; derinlik, incelik ve samimiyetten uzak olması, böylesine kıymetli bir günün, milletimiz üzerindeki tesirini azaltıyor.

Üçüncüsü: Bazı kimseler, 15 Temmuz gecesi ve sonraki birkaç gün, ortalıkta hiç görünmediler. Darbe girişimi başarısız olduktan sonra hidayete erenler, şimdi sahneleri dolduruyorlar, kürsülerden inmiyorlar. Kavganın sonucuna göre duruş belirleyenler, bize, 15 Temmuz direnişini anlatıyorlar. Üstüne bir de yüklü telif alıyorlar. Ne diyebiliriz? Korkaklığı kınayamayız. Fakat hesapçı olmak ayıptır, fırsatçılık yapmak günahtır.

Dördüncüsü: 15 Temmuz gecesi imha edilmek istenenlerin önemli bir bölümü, ihmal ediliyor. Böyle olmaz. Vatan siperini dolduran insanların hakkını gözetmemiz gerekiyor. Bir iç kanama gibi sessizce ilerleyen; ihtiyaç halinde ortaya çıkan ve vazifesini yaptıktan sonra kenara çekilen, vatan evlatlarını ihya etmek zorundayız. 

Son olarak: Batılı “dostlarımız” hiçbir gizleme ihtiyacı duymadan, darbeci teröristleri himaye ediyor. Bu biçimsizliğe karşı etkili bir dil, caydırıcı bir yöntem geliştiremedik. Bu sorunun, bu şekilde çözülemeyeceği artık anlaşılmıştır. İçerdeki hainler, milletimizin sadık evlatları tarafından etkisiz hale getirildiler. Dışarda olanları bulup getirmek ise devletimizin milletine borcudur. 

Artık toparlayalım.

Merhamet, elbette, iyidir. Adalet daha da iyidir. Bununla birlikte: Yumruk atan, yumruk yemeyi göze almış demektir. Türkiye’nin büyüklüğünü görelim, gösterelim. 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Vatandaş

Helal olsun valla havuz medyasından biride çıkıp kitabın ortasından tüm gerçeği yazmış.

" Bin yıllık tarihimizde... "

Sen Kumanova Türklerinin tarihini bile ögrenmemissin "bin yillik tarihimiz" diyorsun... Yazinda buraya kadar geldim ve davamini okumadim .. Sen, Göktürkleri, Bilge Kaanlari özetle Orta Asya Tarihini hic mi okumadin!. En az 3-4 bin yillik sanli bir tarihi bin yila indirgiyorsun.. Teessüf ederim!...
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23