• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Murat Alan
Murat Alan
TÜM YAZILARI

Tipik CHP.. Yakut’a evet, Tanrıyar’a hayır

19 Mayıs 2026
A


Murat Alan İletişim: [email protected]

Tipik CHP.. Yakut’a evet, Tanrıyar’a hayır

MURAT ALAN

Türkiye’de siyasetin altından geçen lağım boruları, belirli aralıklarla patlar ve kamusal alanı kesif bir kokuyla kaplar. Son patlamanın merkez üssü bir kez daha ana muhalefet CHP gibi duruyor. 

Tamar Tanrıyar’ın sosyal medya üzerinden yaptığı ifşaatlar, sadece birkaç ismi değil, bir siyasi zihniyetin ahlaki çöküşünü gözler önüne seriyor.

Tanrıyar’ın iddiaları basit dedikodu ötesinde,,

Milyonlarca Euro/Dolar’lık para transferleri, belediyeler üzerinden kurulan zenginleşme ağları ve Uşak eski Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın otelinde geçtiği öne sürülen “özel hayat” skandalları. 

Birçok ismin karıştığı “grup konaklamaları”, gizli kamera kayıtları ve 254 kasetlik arşiv iddiaları… Bunlar henüz mahkeme kararıyla kesinleşmiş değil. Asıl skandal ise CHP yönetiminin tepkisi.


Özgür Özel ve Veli Ağbaba’nın ilk refleksi, iddiaları çürütecek doneleri sunup, maddi delilleri ortaya koymak yerine, Tanrıyar’ı yargı sopasıyla susturmak oldu. 


Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na hakaret ve iftira şikâyetleri yapıldı, hesaplar engellendi. Veli Ağbaba’nın Meclis’te “Bir tane kadın her gün video çekip yayınlıyor, müdahale eden yok mu?” diye feveran etmesi, “Bunlar yalan, delillerimiz şunlar” demek yerine “Lütfen susturun” çığlığıydı.

Sadece Tamar Tanrıyar’da değil, bu ahlaksızlığı medya üzerinden ifşa eden gazeteciler ve basın yayın organlarına da ağır eleştiriler yöneltiliyor.

Ben de aynı şeyi söyleyeyim, özel hayata girmeyin bu pespayelik diyeyim..


Tamam da yahu kimsenin nikahlı eşiyle olan münasebetini konuşmuyorlar ki?

İktidara alternatif olduğunu söyleyen adamların, iş ya da para vaadi ile 20 yaşındaki kızları otel köşelerinde nasıl kirlettiğini anlatıyorlar. 

Bunlar özel hayat olabilir mi?

Gündemdeki bu isimler Cumhuriyet Halk Partisi’nin, dolayısıyla ana muhalefet partisinin en tepe isimleridir. 

Şimdi yeniden erken seçim istiyorlar. Varsayalım ki bir erken seçim oldu ve bu elemanlar iktidar oldular.. Heybesinde bu kadar ahlaksızlık barındıran isimler bakan sıfatıyla Türkiye Cumhuriyeti’ni yönettiğini düşünün; halimiz ne olur?


Tam da burada CHP’nin kronik ikiyüzlülüğü ortaya çıkıyor. Daha dün, kırmızı bültenle aranan, “Delilerin Delisi” lakabıyla bilinen firari Muhammet Yakut’un videolarını manşetlere taşıyan aynı zihniyet şimdi “özel hayat” kalkanına sığınıyor. Sosyal medyada çektiği videolarda birçok siyasetçi, sanatçı ve iş insanı hakkında ağır iddialar ortaya atan, küfürler savuran Yakut, Avrupa’da bir genelev/sauna kulübünde yüksek doz uyuşturucu kaynaklı bir ölümle hayatını kaybetti. CHP medyası ve bazı milletvekilleri bu videoları ve iftiraları büyük bir iştahla gündeme taşıdı, rakip siyasetçilerin ailelerine, eşlerine ve özel hayatlarına yönelik en ağır iftiraları “iddia ediliyor” ambalajıyla servis ederek geniş çaplı linç kampanyaları düzenledi. 


O günlerde “özel hayatın gizliliği”, “masumiyet karinesi” ya da “mahremiyet” gibi kavramlar hiç kimsenin aklına gelmiyordu.

Aksine, FETÖ döneminden kalan kasetler, yasa dışı dinlemeler ve benzeri yöntemler üzerinden siyaset dizaynına en büyük desteği yine bu çevreler veriyordu.

Ne oldu da dün alkışladıkları, paylaştıkları, linç aracı olarak kullandıkları bu yöntemler, bugün kendi vekillerinin ve yöneticilerinin adı geçince aniden “namus”, “şeref”, “aile” ve “mahremiyet” naralarına dönüştü? 

Dün başkalarının yatak odasını röntgenlemekten zevk alanlar, bugün kendi koridorlarındaki fısıltılardan mı rahatsız oldular? 


Bu, sadece bir kriz yönetimi sorunu değil; CHP’nin derin kimlik bunalımıdır. Halka şeffaflık ve hesap verebilirlik vaaz verenler, kendi içinde en ağır iddialar karşısında suskunluk ve baskı mekanizması işletiyorlar. Belediyelerdeki yolsuzluk iddiaları, rüşvet çarkları ve şimdi bu otel-kaset skandalı, iktidara gelirlerse nasıl bir yönetim sergileyeceklerine dair ciddi soru işaretleri bırakmıyor mu? 

İsrail’in Epstein dosyaları üzerinden koca ABD’yi nasıl parmağında oynattığını görmüyor musunuz? ABD halkı hala İran’la niye savaşa girdiklerini bilmiyor. Heybesinde bu kadar rezillik barındıran bir yapının Türkiye’de iktidar olduğunu düşünsenize? Neler yaptırılmaz ki!

Tamar Tanrıyar bir fitil ateşledi. Asıl yangın, CHP’nin yıllardır biriktirdiği çelişkiler, ahlaki erozyon ve “bize dokunma, biz dokunalım” siyasetidir. Çıkış yolu, iddia sahiplerini linç etmek veya konuyu “özel hayat” diye kapatmak değildir. Çıkış yolu, cesurca aynaya bakmak ve o aynada görülen suretle yüzleşmektir.

Ahlak, rakibe sallanan kılıç değil, her koşulda elde tutulması gereken bir kalkandır. Eğer o kalkan daha en baştan delik deşik edilmişse, gelen her darbede feryat etmeye de hakkınız kalmaz. Selametle.. 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23