• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Av. Yaşar Baş
Av. Yaşar Baş
TÜM YAZILARI

Önce suç at, sonra o suç üzerinden hakaret et!

11 Haziran 2021


Av. Yaşar Baş İletişim: [email protected]

Temel hukuk ilkeleri var. 

Bunlar bir günde oluşmuyor. İnsanlık tarihinin ortak tecrübesine dayanıyor. 

Suç işleyene hakaret yasağı, bir yönüyle yargısız infazı kaldıran masumiyet karinesine, bir yönüyle de şiddet uygulama yetkisini kurallara bağlayarak devlet tekeline alan tarihsel tecrübeye istinad eder. 

Suç işlediği iddia edilen veya yaygın olarak konuşulan veya yargılanan birine, bu suç nedeniyle hakaret edilirse en temel evrensel hukuk ilkesi olan masumiyet karinesi ihlal edilmiş olmaz mı örneğin? 

Çünkü yargılama sonucundaki ihtimallerden biri de suçsuz bulunma ihtimalidir. Yargılanan birine tüm toplumun koro halinde suçlu muamelesi yapmasının yargılamayı yapanlar üzerinde bir toplum baskısı oluşturarak adil bir karar verilmesi amacına zarar verme ihtimali yok mudur örneğin? 

Sonuçta genellikle hiç kimse dava dosyasındaki delillerin ne olduğunu bilmiyor. Suçlanan kimse suçlu olabileceği gibi binlerce iftira vakasından biri de olma ihtimali de yok mu?

Diyelim ki bir kimsenin suçlu olduğu tespit edildi. Adalet nedir? Suçun karşılığı olan cezayı vermek. Ayrıca bir linç adil olur mu?

Yaptırım yeterli değilse, yaptırımı toplum vicdanına uygun hale getirmek kamu otoritesinin görevidir.

Suçun mağduru şahıs olsa da, şahısa saldırıyı hukuka aykırı hale getiren toplumun değer yargılarıdır. 

Bu anlamda her suç toplumun değer yargılarına bir saldırıdır. Ceza ise değer yargılarına saldırılan toplumun duyduğu infialin adıdır. Toplum adına hareket eden devlet, toplumun infiale kapılarak linç uygulamasını önler, ancak belli kurallar dahilinde toplumun öfkesinden kaynaklanan linç isteğini ceza olarak uygular. Bu yönüyle de ceza kuralları meşruiyetini toplumun öfkesinden alır ve toplumun öfkesini yatıştırmayı da amaçlar.

Ceza adaletinin temel kriterlerinden biri bu nedenle toplumsal öfkedir. Eğer herhangi bir ceza kuralı toplumun infialini önlemede yetersiz kalıyorsa ceza adaleti bozulmaya başlamış demektir.

Hangi hukuk kuralı olursa olsun her kuralın koruduğu bir hukuki yarar bulunur. Kanun yapanların da uygulayanların da, korunan hukuki yararı yok saymamaları gerekir. 

Hakaret ve sövme suçlarında korunan hukuki yarar hakaret edilen kişinin saygınlığı yani onurudur. Ama diğer yandan da meşruiyetini toplumun infialinden alan ceza hukukunun toplumdaki infiali de tümüyle değersiz kabul etmemesi gerekir.

Elbette suçlanan kişinin masum olma ihtimali vardır. Suçlu kabul edilse bile adalet sadece kanunda yazılı olan müeyyideyi uygulamayı gerektirir ama ceza hukukunun teorik anlamda temelini oluşturan toplumsal öfkenin hiçbir değeri yok mudur veya olmamalı mıdır?

Bir terör örgütü darbe girişiminde bulunduğunda, onlarca kişiyi öldürdüğünde, alçakça bir tecavüz vakası ortaya çıktığında insanlığımızdan utandıran bir suç işlendiğinde sesimizi çıkaramaz mıyız? Devlet cezasını verir diyerek suskun mu kalmamız gerekiyor? 

Türk Ceza Kanunu’nun 129. Maddesi aynen şu şekilde; “(1) Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.

(2) Bu suçun, kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi halinde, kişiye ceza verilmez.”

Bu kanun hükmünde, kişinin haksız bir eyleme tepki olarak hakaret suçunu işlenesi halinde ceza indirimi veya tümden cezasızlık hali düzenlenmiş. 

Kanunda açıkça kişinin sadece kendisine yönelik eylemlere karşı işlenen hakaret suçları ile sınırlı bir koruma sağlandığı yazılmıyor ama uygulamada bu koruma kişinin sadece kendisine karşı işlenen suçlarla sınırlı kalıyor.

Bu kanun hükmü meşru müdafaa ve haksız tahrik kuralının hakaret suçları açısından düzenlenmiş özel halidir. Başkasına karşı işlenen suçun önlenmesi amacıyla sınırlı kalmak kaydıyla adam öldürmeyi bile hukuk koruması altına alıp, başkasına yönelik hukuka aykırı bir davranışa tepki olarak hakaret etmeyi korumasız bırakmak tutarlı mıdır sizce? 

Bunun sınırını biraz genişletmek, kişinin kendisine veya bir başkasına yönelik haksız bir eyleme tepki olarak hakaret suçunu işlemesi halinde koruma altına alınması daha doğru olmaz mı?

Peki piyasada onun bunun attığı her türlü iftirayı fırsat bilerek bir başkasına hakaret etmek serbest olursa, bu uygulamayı fırsat bilip önüne gelene iftira atıp, sonrasında da bunun üzerinden linç kampanyaları düzenleyenler nasıl önlenecek? 

Onun çözümü de bulunur bence. Bu korumayı toplumda infiale neden olacak suçlarla sınırlı tutmak, suç işlediği iddia edilerek hakaret edilen kimseler hakkında yürütülen soruşturmada suçlu olduğunun tespit edilmesi şartına bağlamak yeterli olur. Bu şekilde hem darbecilere, teröristlere ve tecavüzcülere bile tepki göstermek suç olmaktan çıkar, hem de tepki göstermek isteyene yattığı yerden sallamadan önce zahmet edip suçun işlenip işlenmediği konusunda küçük bir araştırma yapma görevi yüklenmiş olur. 

Ayrıca tam cezasızlık gerektiren katalog suçları sadece kasten yaralama ile sınırlı da tutmak da doğru değil. 

Tokat atmak katalog olarak tam cezasızlık listesinde yer alırken, cinsel saldırı suçunun yer almaması da tutarlı mı sizce? 

Ya genel hükümle yetinip bir katalog suç listesi hiç yapmamak, eğer bir liste yapılacaksa da hakkaniyetli bir liste yapmak gerekir.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Meryem Azra

Hayırlı akşamlar. Son günlerde bir mafya bozuntusu çıkıp AK PARTİ ve AKİT MEDYA GRUBU hakkında asılsız iftiralar atıyor. Maalesef ki bizden görünen ancak bizden olmayan bazı hainlerde salyalarını akıtarak bu alçağın videolarını izliyor. Bizim kesimden de bu alçağın iftiralarına pek bir ses çıkmıyor. Halbuki gece gündüz demeden kelle koltukta bu millet için çalışan liderlerimize sahip çıkmalıyız. Yoksa Allah Celle Celaluhu korusun Adnan Menderes'in başına gelen felaket liderlerimize yapılmak isteniyor. Ben daha fazla dayanamayıp olanlarla ilgili bir yazı kaleme aldım. Okursanız sevinirim. Selamun Aleyküm ben Akit Medya grubunu çok severek ve dikkatle takip ediyorum. Ne yazık ki İslam hakkında hiç denecek kadar az bir bilgisi olan bir ailede büyüdüm. İslam hakkında tek bildiğim kulaktan dolma Allah birdir, Muhammed sav Onun kulu ve resulüdür lafzı yani kelime-i şahadetti. Üniversitesiyi kazanana kadar ne okuldan, ne aileden hiçbir İslami eğitim almadım. Açık saçık günahların içinden bir hayat yaşıyordum. Daha sonra Üniversite 1.sınıftayken bir vesilesiyle Akit gazetesini tanıdım. Bu olay benim için dönüm noktası oldu. Rabbime ne kadar şükretsem, Akit gazetesine emeği geçenlere ne kadar teşekkür etsem azdır. Gazeteden aldığım bilgilerle kendimi geliştirdim. İslamı yaşama konusunda daha hassas bir yapıya sahip oldum. Tesettüre girdim. Namaza başladım. Günahların içinde yüzerken İ'LA-yi KELİMETULLAH davası için mücadele eden bir insan oldum. Rabbim AKİT MEDYA GRUBUNDA emeği geçen herkesten razı ve hoşnut olsun. Mahşer günü hepinizi EFENDİMİZ SALLÂLLÂHU ALEYHİ VE SELLEM'İN SANCAĞI altında haşretsin amin. Şimdi bir çakal çıkmış hem benim, hem de binlerce insanın hidayetine vesile olan Türkiye'nin en şerefli medya grubu olan AKİT MEDYA GRUBUNA iftiralar atıyor. O şerefsize ve salyalarını akıtarak onu dinleyenlere bir cevabım var. Sedat Peker denen  20 yaşında taksimde kadın satan bir pezevenkmiş. Bu satılık köpeğin hidayete ermesi için yıllarca bazı cemaat mensubu insanlar uğraştı. Hatta AK PARTİ bile bir dönem bu onursuz çakalı adam yerine koyup ilgilendi. Ancak insan karaktersiz olunca iyilikten anlamıyor. Uyuşturucu içmekten ayık kafayla gezemeyen bu çakal şimdi İSLAM ve TÜRKİYE düşmanlarının maşası oldu. Devletimiz ve milletimiz için kelle koltukta yaşayan liderlerimize iftira atıyor. Bizden görünen ancak bizden olmayan, kimlikte Türk ancak aslı başka olan hainlerde salyalarını akıtarak bu alçağın videolarını izliyor. Hükumeti devirmek için her türlü alavere dalavereyi yapan muhalefet bu alçaktan medet umuyor. Tabii bizdeki yahudi güdümünde olan medya durur mu? Bu mafya bozuntusunun söyledikleri ile algı operasyonu yapıyor. Güya RECEP TAYYİP ERDOĞAN VE DAVA ARKADAŞLARI hainmiş. YERSEN TABİKİ... Onların derdi ne ekonomi, ne yapılan hizmetler, ne şehitlerimiz, ne de bu ülkenin yararına olan hiçbir şey... Onların derdi bambaşka... Onlar da adları kadar iyi biliyor bu ülkenin son yıllarda nasıl şaha kalktığını. Onlar da iyi biliyor kendilerinin heykel dikmekten başka bir şey yapmadığını. Onların derdi kendilerinden değil de bizden birinin iktidara geçmesi. Bizi yıllarca alavere dalavere ile özümüzden kopardılar. Kendi vatanımızda dinimizi yaşatmadılar. Başörtüsü takan bacılarımızı, analarımızı okul önlerinde, askeri okullarda oğullarının yemin törenlerinde kapı önlerinde ağlattılar. Onların derdi narkoz verip uyuttukları bu milletin uyanışa geçmesidir. Eğer gerçekten dertleri ekonomi ve bu milletin çıkarları olsaydı. Bu hükumetten önceki dönemlerde ne ekonomik krizler atlattık o zaman sesleri çıkardı. Depremzedelere gelen yardım parası ile memur maaşı ödeyecek kadar aciz adamlara niye sesleri çıkmadı??? Adı Mehmet,Ahmet vs. olan herkesi hemen kendimizden sanmayın. Bizi savaş meydanlarında yenemeyeceklerini biliyorlardı. O yüzden Bizi bizden görünen hainlerle yıktılar. Sadi Şirazi Hazretleri düşmanın en büyük hilesi dostluğudur demiş. Sultan Abdülhamit Han'ı devirmek isteyenlerle bugünkü hükumeti devirmek isteyenler aynı kişiler. Tek farkları o zaman ermenice ve ibranice slogan atıyorlardı bugün Türkçeyi öğrendiler. Çok uyanık olmalıyız. Dedelerimizin yaşadıklarından ders almalıyız. Tarihimizi doğru kaynaklardan öğrenmeliyiz. Cemil Meriç tarih kitaplarımız haçlıların en büyük zaferidir diyor. Necip Fazıl Kısakürek'te okullarda öğretilen tarihe inanmayın tarihinizi araştırın diyor. Ne yazık ki toplumumuzu dizi,futbol vs malani işlerle uyuttular. Rabbim tez zamanda İçimizdeki bizden görünen düşmanları da tüm İslam düşmanlarını da perişan etsin. Ümmet-i Muhammed'i uyuduğu uykudan bela ve musibetlerle değil; güzellik ve lütufları ile uyandırsın amin. Sedat Peker ile AK PARTİ bir dönem kol kola geziyordu diyenlere cevabım: evet maalesef inkar edemem. Yorumumda da belirttiğim gibi bir çok cemaat mensubu ve AK PARTİ yıllarca bu alçağın hidayeti için uğraştı. Bir Öz eleştiri yapmak gerekirse AK PARTİ yüzüne güleni dostu sanıp bu münafık mıdır yoksa gerçekten dava adamı mıdır demeden bağrına basıyor. Ahmet Davutoğlu, Abdullah Gül vs. örneklerinde olduğu gibi. Sadi Şirazi Hazretleri düşmanın en büyük hilesi dostluğudur demiş. Bizimkiler de iyi niyetlerinden bu alçağın uzun süre gerçek yüzünü göremedi. Ama hatalarını anlayınca kıçına tekmeyi koydu. Hatasız kul olmaz. Onların geçmişte böyle bir hatası oldu. Peki bana cevap ver. Chp Hdpnin pkknın köpeği olduğunu bildiği halde neden hala kucak kucağa geziyorlar. Neden chp pkkyı savunanların avukatlığını yapıyor. Kusura bakmayın. Eğer gerçekten derdiniz vatan, millet olsaydı önce chpnin yaptıklarını sorgulardınız. Sultan Abdülaziz Han'ı, Sultan Abdülhamid Han'ı, Adnan Menderes'i, Turgut Özal'ı, Necmettin Erbakan'ı, Muhsin Yazıcıoğlu'nu alavere dalavere ile harcadınız. O zaman halk güçsüzdü, imkanları sınırlıydı. Artık bu halk uyandı. Ne RECEP TAYYİP ERDOĞAN'I ne de DAVA ARKADAŞLARINI yedirmeyiz...!!! 15 TEMMUZ'DA GÖRDÜNÜZ. Millet açlıktan süpürge otu yerken her yere heykel dikenlere sesiniz çıkmıyordu...??? Japonyaya atom bombası atıldı. Kısa bir süre sonra şaha kalktı. Dünyanın lider ülkeleri arasına girdi. Peki bu hükumet size göre çok kötü. Daha önceki hükumetler neden bu ülkeye adam akıllı hizmet yapmadılar. Tabii canım onlar Müslüman halka zulmetmek ve her yeri heykellerle doldurmak dururken neden hizmet yapsınlar. Siz de adınız kadar iyi biliyorsunuz son yıllarda bu ülkenin şaha kalktığını... Siz de çok iyi biliyorsunuz daha önceki dönemlerde heykel dikmekten ve halka zulmetmekten başka bir şey yapmadıklarını... Bu ülke depremzedelere gelen yardım parası ile memur maaşı ödeyecek kadar aciz adamlar gördü. O zaman niye sesiniz çıkmıyordu. Kusura bakmayın. Sizin derdiniz İSLAM ile... Kuyruk acınız büyük. Yıllarca alavere dalavere ile uyuttuğunuz bu millet uyandı artık. Rabbim içimizdeki bizden görünen düşmanları da tüm İslam düşmanlarını da perişan etsin. Ümmet-i Muhammed'e birlik ve beraberlik içinde olduğu huzur dolu günleri göstersin. Amin..... Sedat Peker denen alçağın videosunun altına biri Sedat Peker sayesinde birleştik yorumunu yapmış. Ona cevabım: Doğru birleştirdi küfür tek millettir çünkü. Sen ve senin gibiler yıllarca bu hükumeti devirmek için olmadık alavere dalavere yaptınız. Şimdi de 20 yaşında taksimde kadın satan bir pezevengin attığı iftiraları salyalarınızı akıtarak izliyorsunuz. Bu Sedat Peker denen cibilliyetsiz adam yıllarca kendisinin hidayeti için uğraşanları sattı. Atalarımız boşuna dememişler katranı kaynatsan olur mu şeker cinsini s.ktiğim cinsine çeker. Maalesef ki bir öz eleştiri yapmak gerekirse Recep Tayyip Erdoğan ve dava arkadaşları haddinden fazla iyi niyetli oldukları için bu münafık mıdır yoksa gerçekten dava adamı mıdır demeden yüzlerine gülen herkesi dostu zannedip bağrına bastı. Bu münafıklar da bir zaman sonra karakterlerinin gereğini yapıp reise iftiralar düzmeye başladılar. Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu vs. Bu durumun tarihte de örnekleri var. Osmanlı Devleti 1492'de ispanya da toplu halde katledilen yahudilere acıyıp gemiler gönderip Anadolu topraklarına getirdi. Bu lanetlenmiş pislikler ne yaptı? Müslüman olduklarını söyleyip devletin önemli kadrolarına sızdılar. Koskoca Osmanlı Devleti'ni alavere dalavere yıktılar. O gün Sultan Abdülhamit Han'ı devirmek isteyenlerle bugünkü hükumeti devirmek isteyenler aynı kişiler. Tek farkları o zaman ermenice ve ibranice slogan atıyorlardı bugün Türkçeyi öğrendiler. Rabbim cümlemizi sahabe efendilerimizin ahlakı ile ahlaklandırsın. Tez zamanda İçimizdeki bizden görünen düşmanları da tüm İslam düşmanlarını da perişan etsin. Ümmet-i Muhammed'e birlik ve beraberlik içinde olduğu huzur dolu günleri göstersin amin. Selametle kalın. Eyvallah. (Bazı argo terimler kullanmak zorunda kaldım. Hakkınızı helal edin. )
  • Yanıtla

Tam işte buu

Hah işte tam başlığınız yüzünden bugün yuzbinlerce insan mazlum mağdur gadre uğramış vaziyette yaşıyor. Git suçsuz olduğunu isbata gel berat ediyorsun . Güvenimizi kaybettin seninle çalışmak istemiyoruz. SORARIM BU ZIHNIYETE O ZAMAN OĞLUMU DA ASKERE ALNA . BENDEN VERGIDE ALMA. SAYIN YAZAR SENCE BU ANLAYIŞ NE
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23