--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Saldırgan Bencillik ve Gürültü Zorbalığı

Ali Osman Aydın
Ali Osman Aydın
13

İstanbul çok gürültülü bir şehir. Ne araç gürültüsü, ne de insan gürültüsü kolay kolay kesilmiyor. Ekonominin, siyasetin, trafiğin yükünden başka, bir de gürültü yükünün altında eziliyor İstanbullular.  

Gürültünün insan ve hayvan sağlığı için çok zararlı olduğu ispatlandı. Hatta gürültü yapılara özellikle tarihi yapılara bile zarar verebiliyor. Düşünün taşa bile! Bunun için devletler insan ve toplum sağlığını önceleyen yasalar çıkarıyorlar.    

Her insanın istirahat etme hakkı var. Gürültü yaptığınızda diğer insanların dinlenme haklarını ihlal etmiş oluyorsunuz. Özel hayatı kundaklıyorsunuz. Gürültü insan ve toplum sağlığına saldırı anlamı taşıyor. Gürültü yapan, “benim eğlence isteğim toplumun dinlenme hakkından üstündür” demeye çalışıyor. 

**** 

Gece vakti, aralarında meşhur bir dizi oyuncusunun da olduğu bir grup genç, bir eğlence mekanının önünde bağıra bağıra şarkı söylüyorlar. Sarhoşlar.  

Sonunda binada oturan biri dayanamayıp başlarından aşağı su döküyor.  

Bu tepkiyi eleştirmişler.  

Su döken kişiyi modern eğlence anlayışına saygısı olmayan kaba biri olarak karalamaya çalışıyorlar. Failler alkollü olduğu için, su dökme fiilini politik görenler ve ‘yaşam tarzımıza müdahale edemezsiniz’ diyenler bile var.  

Bunlar kamu huzurunu taciz etmeyi medeniyet olarak gören insanlar. Oysa medeniyet dediğin şey topluma saygı duyarak başlar.  

Hep söylüyorum, bir sorunu aktüel politik tartışmaların malzemesi haline getirdiğiniz zaman , sorunu çözme şansını kaybediyorsunuz.   

**** 

Eğlence alanları, yaşam alanlarının yani normal vatandaşın yaşadığı yerlerin bu kadar içinde olmamalı.  

Ve eğlence mekanlarının önü denetlenmeli. Önünde alkol alınan, eğlencenin sokağa taştığı mekanlar cezalandırılmalı.  

Biz de böyle bir sıkı denetim yok.  

Su döken vatandaş belli ki çaresiz. Polisi arasa gelmeyeceğini biliyor. Çünkü polis bu tür şikayetlere nadiren geliyor. Deneyin görün.  

Yani polis diyor ki, ‘kendi meseleni kendin çöz!’ Ya da pencereni kapat, kapını kilitle ve kendini eve hapset! (!) 

Ya o kişi aşağı inseydi ve orada sarhoşların saldırısına uğrasaydı? Olmuyor değil. Birkaç yıl önce bir vatandaş gece iki gibi sokakta gürültü yapanlara sopayla saldırıp birini ağır yaralamıştı. Kapısının önünde gürültü yapan gençlerle tartışan bir vatandaş gürültü yapanlarca vurularak öldürülmüştü.  

 Girişte gürültü ile ilgili yasalar var demiştik. Bizde de var. Fakat uygulanmadığı zaman ne anlamı var ki yasanın? Yasayı vatandaş mı uygulayacak? Trafikte yüksek sesle dolaşan araca vatandaş mı müdahale edecek? Parkta bağırarak küfredene? Üst katta gürültü yapana? Asker uğurladığı için caddeyi kapatanlara?  

Devlet ne iş yapacak o zaman? Hem herkes yasayı kendine göre uygularsa kaos olmayacak mı? Vatandaş şiddet kullanma hakkını bir sözleşme ile devlete devretmemiş miydi? O halde devletin huzuru sağlaması gerekmiyor mu?   

**** 

Daha önce defalarca yazdık, okullarda bilgi ağırlıklı dersler yanında adabı muaşeret kurallarını merkeze alan dersler de yapın dedik. Bu bizim çok büyük bir sorunumuz. İnsanımızın bir kısmı otobüste, metroda, sokakta, parkta nasıl oturacağını, nasıl konuşacağını bilmiyor. Bunlar ailede, değilse okulda muhakkak öğretilmesi gereken şeyler.  

Adam metroda yarım saat bağıra bağıra telefonda konuşuyor. Uyarana küfredip saldırıyor. Parklarda gece yarısı bağıra bağıra küfrederek konuşuyorlar. Barların olduğu sokaklarda evlerin kapılarına, kaldırımlara tuvaletlerini yapıyorlar. Çöpleri yedikleri yere bırakıyorlar. İçki içiyor, şişeyi civardaki evlerin bahçelerine fırlatıyorlar. Trafikte en yüksek seste şarkı dinliyorlar. Motosikletlerin egzozlarının değiştirip inanılmaz bir gürültüyle sokaklarda cirit atıyorlar.  

O evlerde çocuk mu var, hasta mı var, yaşlı mı var, dinlenen insan mı var diye zerre kadar düşünmüyorlar. En kötü tarafı da, yaptıklarında bir yanlışlık görmüyorlar.  “Bu bizim konuşma tarzımız, eğlence anlayışımız, kimse bize karışamaz” diyorlar. Bir hayvan verdiği zararı ne kadar umursarsa o kadar umursuyorlar yaptıklarını.  

Utanma duygusundan yoksunlar. İnsanlara saygısı olan biri yüksek sesle küfreder mi, müziği sesini sonuna kadar açar mı? Sokaklarda bağıra bağıra şarkı söyler mi? Eğleniyor diye sokak trafiğini keser mi? Böyle saldırgan bir bencillik anlayışı olamaz!  

**** 

Birlikte yaşamanın asgari şartlarını bile anlayamamış bu tür insanların olduğu şehirlerde nasıl huzur içinde yaşayabilirsiniz ki? İnsanlar neden şehirlerden kaçmak istiyorlar? Neden buldukları ilk fırsatta toplumdan uzaklaşıyorlar? Çünkü denetim zafiyetinden dolayı şehirler şehir eşkıyalarının istilası altında. Şerefiyle yaşayan mütevazi insanlar da bu serserilerden dolayı evlerinde mahsur kalmış durumdalar.  

Bu konularda çok hassas biri olarak, özellikle bakıyorum ve hiçbir yerde ne polis, ne de bekçi görüyorum bu olaylara müdahale edecek. Kolluk güçlerinin vatandaşın şikayetine gerek kalmadan bu tür vakalara kendiliğinden müdahale etmesi lazım normal şartlarda. Vatandaşı serserilerle yüz yüze getirmemesi lazım. Ama ara ki bulasın! Ne polis var ortada dolaşan ne de bekçi! Dolaşsalar bile bu tür vakaları görüp geçiyorlar... Sokaklarımız giderek Kolombiya’nın tekinsiz sokaklarına dönüşüyor.  

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya sesleniyorum! Bu serseriler şehirlerimizi tımarhaneye çevirmeden bu gidişata dur deyin. İstanbul’un insan sağlığını bozan gürültüsünü susturun. Sokaklarını temizleyin. Şehirlerimizi yaşanmaz hale getirenlere geçit vermeyin!  

Yorumlar

(13)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Sayın Yerlikaya ya selam

19 Eylül 2023 20:58

Akp li değilim,,oyda vermişliğim yok...Ama sayın Yerlikaya duruşu ile güven veriyor...Eski bakanlar gibi değil,,,farklı..Kanun çalışmalı,,çalışmayan kanun, suçlulara oyun eğlence oluyor...Devletle kanunla kimse oyun oynayamamalı...Devlet;Yaratanın Dünyadaki gölgesidir....ceza ise ceza....eğitimin en son ve ama zorunlu kaçınılmaz bir parçasıdır...

nusret hoca

19 Eylül 2023 18:35

Ali Osman bey çok yerinde ve hatta geç kalınmış bir konuya temas etmişsiniz. Elinize yüreğinize sağlık. Bir çoğumuzun kimliğimizden ötürü karşılaştığımızda mudahale edemeyip içimize attığımız bir konu. Hele bu motor cazırtıları yok mu gecenin belli saatinden sonra da daha çekilmez oluyor. Aslında hava fişek, düğün- eğlencelerinde sokakları kapatıp mahhalleyi çekilmez hale getirenler de dahail bahsini ettiğiniz durumlara yetkililer çok acil çözüm getirmeli. Zira çoğu kavga ve cinayetlere de bunar sebep olmakta...

Gercek Müslüman

19 Eylül 2023 16:17

Müslüman denilince ilk akla gelen, doğruluk erdemini kuşanandır. Çünkü mümin, Rabbini tasdik ederek hem kendisini yaratana, hem de tüm mahlûkata karşı dürüst davranma sözü verendir. Bir Müslüman hoşlanılmayan bazı özelliklere sahip olabilir ama onun yalancı biri olması asla kabul edilemez. Zira Hz. Peygamber (s.a.s.) müminin kalbinde aynı anda iman ile küfrün, doğruluk ile yalancılığın hıyanet ile emanetin bir arada bulunmayacağını (İbn Hanbel, II, 349) haber vermiştir. Söz ve davranışlarıyla güvenilir olan Sevgili Peygamberimiz, yalandan uzak durduğu gibi müminlere de yalanı yasaklamıştır. Yanında birisi yalan söylese o kişinin hemen tövbe edip günahından arınmasını istemiştir. (Tirmizî, Birr ve sıla, 46) Yalan söylemenin münafıklık alâmetlerinden biri olduğunu (Buhârî, Edeb, 69) belirterek şaka da olsa yalan söylemenin Müslümana yakışmadığını (İbn Mâce, Sünnet, 7) dile getirmiştir. Dolayısıyla mümin, “emrolunduğu gibi dosdoğru olan”, yalan söylemekten kaçınandır. Yalan söyleyen, yaydıgı pis kokudan dolayı melekler o insandan yüz yıllık mesafede uzaklaşır.

Seriat istiyoruz ... hemen simdi ...

19 Eylül 2023 16:12

Bak o zaman her sey duzelecek ... vesselam

Alamanci.

19 Eylül 2023 12:33

Hala bu toplum nasil ayak da duruyor!!! Demek ki icimizde hala iyi Insanlar var.

İnsanlıklarından tiksinen mahluklar...

19 Eylül 2023 12:05

Bütün bu çevreye rahatsızlık veren çirkin eylemleri yapan mahluklara; Ormanı yanmış, açıkta kalmış" ve "Mağarasında canı sıkıldığı için, şehirlere inmiş" yaratıklar tabiri uygundur. Ama bu tür oksijen israfı mahluklara en güzel sıfatı, Kur'an-ı Kerim; "Belhum Adal ve Esfel-i Safilin" diye vermiş zaten... Not: "Mütevazi" (paralel) değil, "Mütevazı" (alçak gönüllü) olarak yazılıp, söylenmelidir.

Hüseyin

19 Eylül 2023 11:44

eskiden sokaklarda bekci polis devriye gezerdi şimdi zübbeler ve korkususz kızlar geziyor bekci polis ne yapıyor bilen yok

Adem

19 Eylül 2023 11:37

mafya artık her yerde, sokaklarda güpegündüz cinayet işliyorlar. Uyuşturucu kullanma yaşı allah bilir nerelere düştü. Durum çok vahim ama çok. Ekonomik zorluklar, işsizlik, her yandan kışkırtılan, paraya, güce, lüks yaşama ulaşma arzusu gençleri mafyanın kucağına itiyor. Diziler filan da besliyor bunu. Herkes kurtlar vadisi karakterleri gibi olmak istiyor. Tüm bunlara ülkenin en büyük mafya babalarının Bahçeli tarafından ağırlanması, fotoğraf vermesi yoluyla meşrulaştırılması da eklenince neyi, nasıl değiştireceksiniz? Çakıcı ve Şahin ile sanki bir yardım kuruluşu gönüllüleriymiş gibi çekilen fotoğraflar ortadayken mafyayı temizleyeceğiz sözüne kim inanır. Hoş kimsenin böyle bir şey söylediği de yok artık.

Fikret Türk

19 Eylül 2023 11:02

Ali bey kardeşim Bakanlarımızın şu anda daha önemli işleri var mesela sorumlu bakanlığın leş kargaları olan market leri kapatmayıp para cezası yazıp bize daha fazla saldırma larına zemin hazırlama adalet bakanımızın en önemli sorun olarak nafakayı halletme girişimi bunlar şaka mı ya biz bunları yapsın diye mi seçtik va esefa

serdar

19 Eylül 2023 10:10

Maalesef bu olumsuz ve bedevi hareket tarzları tüm Türkiye'yi istila etmiş durumda. Ve Denetim yok, engelleyen yok, herhangi bir işlem yapan yok. Yani DEVLET yok.

Ali Osman Aydın Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle