--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Güreşten sonra ‘İnşallah, voleybol oynamayan bayan kalmayacak!’ ne demek?

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen
11

Güreşten sonra ‘İnşallah, voleybol oynamayan bayan kalmayacak!’ ne demek?

AHMET GÜLÜMSEYEN 

Ayetler ilahi kelam olarak hayatın mutlak anayasası, sünnet ise bu anayasanın pratik ve canlı tefsiridir. Kur’an-ı Kerim’de pek çok ayette Allah’a itaat ve Resul’e itaat bir tutulmuştur (Nisâ 4/80), diyor Yaşar hocamız. Örnek yaşayışla ilgili bu tanım-tarif-yaklaşımla sporda yaşananları yan yana getirdiğimizde, din, ahlak, milli ve manevi değerler gibi, çocuk ve gençlerimizin spor aracılığıyla hangi çıkmazın içerisine sürüklendiğini görüp anlayabilmek güç değil. Dün Bosna’daki soykırımı Haçlı zihniyeti gerçekleştirmişti; bugün ise Filistin’deki soykırım ve katliam Siyonist anlayışıyla devam ediyor. İşte bu Batılı anlayışın bir planı olarak performans sporunda (yarışmacı), sporcunun giydiği kılık kıyafet başta olmak üzere karma eğitim, dövme, kumar (bahis) gibi uygulamaların ardı arkası kesilmiyor, kesilemiyor veya kesilmek istenmiyor!..

Spor içerikli yazılarımızın çoğunluğunu, toplumumuzu oluşturan her bir Müslüman kimliğiyle ters düşen söz ve icraatlar oluşturuyor. Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Üstündağ’ın “İnşallah…” ile başlayan, İstanbul’a taşınan Milletler Ligi Avrupa Şampiyonluğu hayali bunlardan sonuncusu. ‘Dur’ denilmediği sürece devamı gelecektir. Üstündağ’ın, serbest kıyafet getirilmeden, malum şort dayatması yapıldığı bir süreçte “Kadınlarımız inanılması zor bir başarı elde etti. 100 ailenin 80’i çocuğunun voleybol oynamasını istiyor...” sözleri, vahim tablonun bir başka başlığı. Müslümanın her işinde dilinden düşürmediği ‘inşallah’ kelimesini, dün bayanları güreştiren başkan ve yöneticiler, bugün ise bayan voleybolcuların başkanı sarf ediyor. “Allah izin verirse, Allah isterse, Allah nasip ederse…” anlamına gelen dua ifadesi ‘inşallah’ kelimesi kullanılıyor. Biz de merak edip ‘spor’ adı altındaki uygulamaların İslam’daki yerini İlahiyatçı-Sosyal Bilimci Yaşar Ayazoğlu hocamıza ‘sorduk’. Yaşar hocamız da (Allah razı olsun kendilerinden) içtenlikle cevapladı. Yerimiz sınırlı olduğu için birkaçını sizlerle ve kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz. Allah (cc) ders alanlardan eylesin bizleri. Bu vesileyle Cuma gününün hikmet ve bereketi hepimizin üzerine olsun inşallah…


KIYAFET VE TESETTÜR 

Kur’an ve Sünnet’e göre tesettürün bayan ve erkeklerde ölçüsü nedir? Erkeklerde tesettürün asgari ölçüsü göbek deliği ile diz kapağı arasıdır ve diz kapağı bu sınıra dahildir. Kadınlarda ise Nur Suresi 31. ve Ahzab Suresi 59. ayetler uyarınca el, yüz ve ayaklar hariç bütün vücudun, hatları belli etmeyecek ve teni göstermeyecek şekilde örtülmesi farzdır. Bu sınırlar yabancı erkeklerin bulunduğu her ortamda (spor sahaları dahil) korunması gereken ilahi sınırlardır.

Mahremiyet eğitimi hangi yaşta başlamalıdır? İslam hukukunda sorumluluk buluğ çağı ile başlar; ancak eğitim süreci pedagojik bir gereklilik olarak daha erken başlatılır. Peygamber Efendimiz namaz eğitimi için yedi yaşını işaret etmiştir (Ebû Dâvûd, Salât, 26). Mahremiyet bilinci de aynı şekilde karakter gelişiminin başladığı yaşlarda verilmelidir. Buluğ çağına kadar hiçbir sınır tanımayan bir çocuğun, buluğ ile beraber aniden bu sınırlara riayet etmesini beklemek fıtrata aykırıdır.

‘O çocuk, hevesini alsın’ yaklaşımı hakkında neler dersiniz? Bu yaklaşım çocukta hayâ duygusunun gelişimini engeller. İslam’da hayâ imandan bir şubedir (Buhari, İman, 16). Çocuğun hevesini alması adı altında mahremiyetin ihlal edilmesi kalıcı bir kimlik erozyonuna sebebiyet verir. Aileler çocuklarının sadece bedensel değil, manevi gelişimlerinden de sorumludur (Tahrîm, 66/6).

Bayan sporcuların geçmişteki görüntüleri ne olacak? İslam’da tövbe geçmişi temizler. Ancak kişinin iradesiyle paylaştığı ve kamusallaştırdığı haram görüntüler, sedd-i zerâi açısından başkalarına kötü örnek olma riski taşır. Müslüman, dijital dünyada bıraktığı izlerin birer amel defteri kaydı olduğunu unutmamalıdır. 

Yorumlar

(11)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

seda

7 Eylül 2026 16:26

Siz hala kıyafetle uğraşıyorken bu kızlar istiklal marşımızı tüm dünyaya dinletti Gerçi siz sırf şort giyiyorlar diye marşımızı da dinlememişsinizdir. Ne diyeyim Allah şifanızı versin

Kadın genaral istemiyoruz cevap

15 Ağustos 2026 14:24

Senin tutan yok Afganistan biraz ótede.

Rumuz Of

14 Ağustos 2026 16:54

Allah zati alilerinizden ve değerli Yaşar hocamızdan razı olsun. Konuyu gayet anlaşılır ve özet bir şekilde ifade etmişsınız Tabiiki anlayana Yüce Allah tesirini halk eylesin. Bu gayrı İslamı durum yetkilerinin dikkatine arz olunur.

Kanber

14 Ağustos 2026 15:32

Selamlar. Allah razı olsun. Çok önemli bir konuyu dile getirdiniz. Hani Hazreti Ömer Buyuruyor ya; cahiliye döneminde yani Müslüman olmadan önce, kız çocuklarını canlı canlı toprağa gömdüğümüz aklıma geldikçe ağlarım. Helvadan put yapar, acıkınca yerdik. Bu da aklıma gelince gülerim diyor ya; Şimdi de çocuklarımızı çok seviyoruz diyen anne babalar ve gençlik spor bakanı ve kültür bakanımız; çocukları ve kendilerini cehenneme hazırladıklarını farkındalar mı? Resulullah Sallallahu Aleyhisselam Buyuruyor ya; hayası olmayanın imanı olmaz. İmanı olmayan cennete giremez. Nereye girer? cehenneme varın siz düşünün. Hepimiz düşünelim.

Taner şener özkılıç

14 Ağustos 2026 15:08

Güzel anlatıyorsun ve doğruları söylüyorsun ama kimsenin umrunda değil maalesef. Hangi sporu yaparsa yapsınlar sadece islami kurallara uysunlar yeter. İnşallah ileride buda olacak

Tuncay iri

14 Ağustos 2026 12:07

A.s hcm hayırlı huzurlu cumalar kral çıplak gündemde tuttugun için Allah razı olsun

Ömer

14 Ağustos 2026 11:37

Bir harama inşallah olur çoğalır demek haşa, adamı küfre götürür tövbe edip vazgeçmesi gerekir . Kimse cılcıbıl spor diye kızlarımızı ortaya süremez . Yöneticilerin hepsi sorumlu olur

Recep Aydın/ Sosyal Bilimci

14 Ağustos 2026 07:23

Güreşten Voleybola: Sporun ve Kadının İslami Açıdan Değerlendirilmesi Değerli Yazar Ahmet Gülümseyen’in gündeme getirdiği “Güreşten sonra ‘İnşallah, voleybol oynamayan bayan kalmayacak!’” ifadesi, modern seküler yaşam biçimleri ile geleneksel ve dini değerlerin toplumsal alandaki çatışmasını, kesişimini ve dönüşümünü ironik bir dille ele almaktadır. İslam dininin ana kaynakları olan Kur’an-ı Kerim ayetleri ve Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) sünneti, Müslümanlar için hayatın her alanını düzenleyen mutlak bir kılavuzdur. Spor, beden sağlığı ve toplumsal faaliyetler de bu ilahi ölçülerin dışında değildir. Dolayısıyla bu ifadeyi ve arkasındaki zihniyeti İslami bir bakış açısıyla analiz etmek, dinin emrettiği helal-haram sınırlarını ve insani sorumlulukları anlamak açısından büyük önem taşımaktadır.İslam inancına göre insan bedeni, kişiye Yaratıcı tarafından bahşedilmiş bir emanettir. Bu emanetin korunması, sağlığın gözetilmesi ve zinde kalınması amacıyla spor yapmak dinen teşvik edilmiştir. Hz. Peygamber’in okçuluk, binicilik, yüzme ve koşu gibi sporları bizzat yaptığı, ashabını da bu yönlere sevk ettiği bilinmektedir. Hatta Hz. Aişe validemiz ile koşu yarışı yapması, aile içinde sporun ve neşenin yerini gösteren en güzel sünnet örneklerinden biridir. Bu bağlamda güreş de erkekler arasında geleneksel ve meşru bir spor olarak kabul görmüş, güç ve cesaretin simgesi olmuştur. Ancak İslam’ın spora verdiği bu icazet, sınırsız ve kuralsız bir özgürlük anlamına gelmez. Bir faaliyetin ibadet bilinciyle veya mübahlık dairesinde yapılabilmesi için ilahi sınırların çiğnenmemesi şarttır.Sözü edilen “voleybol oynamayan bayan kalmayacak” temennisi, modern dönemde kadının sosyal hayattaki yeri ve spor yapma biçimi üzerinden ciddi bir İslami muhasebeyi gerekli kılar. İslamiyet, kadının spor yapmasına, zinde kalmasına veya sosyal hayatta aktif olmasına karşı değildir. Karşı olduğu husus, modern spor endüstrisinin ve seküler kültürün kadını estetik bir meta haline getirmesi, tesettür ve mahremiyet ilkelerini göz ardı etmesidir. Kur’an-ı Kerim’de Nur ve Ahzab surelerinde açıkça belirtilen tesettür emirleri, kadının iffetini, onurunu ve toplumsal konumunu korumayı amaçlar. Kadınların giyim kuşamında yabancı erkeklerin göremeyeceği sınırların (avret mahallerinin) korunması, İslam ahlakının en temel sütunlarından biridir.Bugün popüler kültürün sunduğu voleybol ve benzeri takım sporları, ekranlar önünde, dar ve vücut hatlarını belli eden kıyafetlerle, mahremiyet sınırlarının tamamen ihlal edildiği bir ortamda icra edilmektedir. Bir Müslümanın, "İnşallah voleybol oynamayan bayan kalmayacak" diyerek bu mevcut yapıyı bir hedef olarak göstermesi, İslami ilkelerle çelişmektedir. Çünkü "İnşallah" kelimesi, Allah’ın rızasına uygun, hayırlı ve helal işlerin gerçekleşmesi niyetiyle zikredilen ilahi bir bağlaçtır. Allah’ın kesin emirlerine aykırı olan, haram unsurlar barındıran bir durumun yaygınlaşması için bu kelimenin kullanılması, dini kavramların içinin boşaltılması ve farkında olmadan meşrulaştırılması tehlikesini doğurur.Sonuç olarak, sporun her dalı İslam’ın evrensel ilkeleri olan tesettür, mahremiyet ve ahlak sınırları içinde yapıldığı müddetçe helal ve faydalıdır. Kadınların kendi aralarında, dışarıya kapalı alanlarda, inançlarına uygun kıyafetlerle voleybol veya başka sporlar oynamasında dini bir sakınca bulunmamaktadır. Ancak sporu modernleşmenin ve batılılaşmanın bir aracı görerek, dini hassasiyetleri hiçe sayan bir formatta tüm kadınlara yayma çabası, ayet ve sünnetin inşa ettiği pratik hayat nizamına terstir. Müslümanların görevi, popüler kültürün dayatmalarını sorgusuz sualsiz kabul etmek değil; hayatın her alanını, sporu da dahil ederek, ilahi kelamın ve nebevi tefsirin aydınlığında yeniden şekillendirmektir.

erkek gures takimina evet ..

14 Ağustos 2026 02:54

ama kirkpinara hayir ... fazla tahrik ediyor !!

KADIN GENERAL istemiyoruz...

14 Ağustos 2026 02:51

Namahremlerin yeri evidir ... yemek yapip cocuk baksinlar .. yeter ..

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle