--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İki torundan biri gözaltında, diğeri değil ise..

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
48

İki torundan biri gözaltında, diğeri değil ise..

ALİ KARAHASANOĞLU 

17-25 Aralık FETÖ’nün emniyet-yargı darbe girişiminden hemen sonra, bir söylem kamuoyuna yayıldı..

AK Parti iktidarı, cemaatlere operasyon düzenliyor..

Fetullah Gülen ile başlayacak, diğer cemaatlerle sürecek..

Bu iddianın yaygın şekilde gündeme taşınmasının üzerinden 13 yıl geçti.

13 yıllık süreçte, AK Parti iktidarının bir cemaate operasyon düzenlediği iddiası değil, cemaat görüntüsüne bürünmüş bir ekibin, seçilmiş siyasi iktidara operasyon çektiği kanaati hakim oldu.. 15 Temmuz darbe girişimi ile, bu kanaat kesinleşti..

Gerçekten de, CIA ile işbirliği içindeki FETÖ, AK Parti iktidarına operasyon çekiyordu.

İşin gerçeği de bu idi.

Bu operasyon çekme girişimine, AK Parti karşı durmuş ve sonuçta seçilmiş insanlara yönelik darbe girişimi bastırılmıştı..

Yapılan bir cemaate operasyon değil, cemaat görüntüsü altındaki bir ekibin, siyasi iktidarı devirme girişimini önleme ve sorumluları cezalandırma operasyonu idi.

Şu tartışılabilir: FETÖ, hiyerarşik olarak, en tepeden en alta kadar, siyasi iktidarı devirme girişiminden haberdar mıdır?

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın da, “Tabanı ibadet, ortası ticaret, tavanı ihanet olan bir çete” diye tanımladığı yapı, bugün devletteki gücünü büyük oranda kaybetti.

Peki o yapının tabanındaki isimlerden bazıları, ticaret ve ihanet tabakalarına toz kondurmadıkları için soruşturmaya uğramış olsalar da, dini açıdan herhangi bir baskıya uğradılar mı?


Hayır..

Şimdi, FETÖ’nün darbe girişimini bastırma operasyonunun üzerinden 13 yıl geçti. Alihan Kuriş ve kendisine yakın bazı isimlerin gözaltına alınması sonrasında birileri, kendi tezlerinin doğrulandığı iddiası ile yurt dışından yaygaraya başladılar.

İddiaları, “AK parti iktidarı, diğer cemaatlere de operasyon çekmeye başladı.”

Bu tezin yanlışlığını, ilk ağızda boşa çıkaralım..

Alihan Kuriş ne ise Süleyman Denizolgun da o..

İkisi de aynı cemaatin içindeki isimler..

Alihan Kuriş gözaltında.. Ama Süleyman Denizolgun gözaltında değil.

O zaman şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: Operasyon ortak özellik olan cemaate değil, şahsa yönelik..

İşin bir de, Süleyman Denizolgun tarafından dillendirilen “Alihan Kuriş’in suç işlediği”ne yönelik iddialar var.

Yani Süleyman Hilmi Tunahan’ın iki torunundan birisinin oğlu gözaltında iken.

Aynı cemaate mensup diğer torunun oğlu gözaltında değil. 

Ve gözaltındaki torunun yanlış işler yaptığını da, bu torun kendisi açıklıyor..


Bu durumda, operasyon Süleyman Hilmi Tunahan’ın torununa, onun dini görüşüne değil, diğer torunun belirttiği üzere, diğer torunun yaptığı yanlış işlere yönelik..

FETÖ’de de grubun ibadet tabanına operasyon yapılmamış, sadece ticaret ve ihanet tabakalarına operasyon yapılmıştı.

Şimdi ihanet noktasında bir eylemleri var mı, önümüzdeki süreçte ortaya çıkacaktır. Ama ticaret tabakasındaki gruba yapılan operasyonda, ilgili kişilerin kendi emekleri ile kazandıkları paralar değil, toplanan yardımların şahsa mal etme girişimine yönelik bir operasyon söz konusu..

Bu noktada, suç isnat edilen tarafın iddialar hakkında açıklama yapmasını da önemsiyorum.

Diğer torun da, devletin yetkilileri de yanlış bir iddia içinde olabilir.. Hiç kimse mutlak doğrunun adresi değildir, kimsenin yaptığının kesin doğru olduğu söylenemez. Çünkü kimseye vahiy gelmiyor. Çünkü Peygamberimizle birlikte, vahiy döneminin kapandığı, hepimizin ortak inancı.

Bu durumda, gözaltına alınan kişiler, avukatları aracılığı ile, veya sevenleri aracılığı ile, kamuoyunu aydınlatacak açıklamalar yapmalıdır..

Şu an emniyette gözaltında olan isimler, şeffaf şekilde, haklarında ne iddia var ise, kendilerine ne soruluyor ise, ona verdikleri veya verecekleri cevapları, kamuoyuna da aktarmalıdırlar..

Bir yanlış anlaşılma var ise..

Haksız bir isnatla karşı karşıya kaldılar ise..

Açıklamasını yapmalıdırlar.

Cevapsız kalan sorular, isnatlar, ne o cemaate, ne de diğer cemaatlerin hiçbirisine yakışmıyor.


Ne iddia var ise, cevabı verilmeli, konu kamuoyu önünde izah edilmelidir..

İzah edilmelidir ki, ne o cemaat, içindeki bir-iki kişi yüzünden genel bir suçlamaya muhatap olsun..

Ne de, siyasi iktidar, FETÖ’cülerin yurt dışından yaptıkları yayınlarla, “Biz demedik mi, tüm cemaatler tek tek operasyona muhatap olacak” suçlamasına muhatap olsun.. 

Alihan Kuriş özelinde şunu söyleyebilirim..

Hiçbir siyasi parti ile ilişkileri olmasa, “Ayasofya’yı açan, Kur’an Kurslarının 14 yaşından küçük çocukları kabul etmediği dönemlerdeki illegalitesine son veren lidere karşı, siz kimlere destek veriyorsunuz. 28 Şubatçı partilere desteğinizden, hiç Allah korkusu yaşamıyor musunuz” diye sorarım..

Gerçekten de, Alihan Kuriş, şimdi kendisini takdim edeceği cemaat kimliğini önemsiyorsa, Kur’an Kurslarını kapatanlarla nasıl içli dışlı olabilir, izah etmelidir.

Hem cemaat kimliği ile halkın huzuruna çıkacaksınız.

Hem de sizin en önemli çalışma alanlarınızdan Kur’an öğrenimi ile ilgili yasaklamalar getirenlerle kol kola yürüyeceksiniz..

Bu nasıl bir yanlışlık, nasıl bir gaflettir, açık açık izah edilmelidir..

Siyasi iktidarın, hiçbir cemaatle bir derdi olmadığı şu veri ile çok net karşımızda durmaktadır.

Bu ülkede, AK Parti iktidara gelmeden öncesine göre, hem İmam hatip okul sayısı, hem öğrenci sayısı, hem Kur’an Kursu sayısı, hem de Kuran Kursuna giden öğrenci sayısı kat kat artmıştır..


Kur’an Kurslarının önünü açan, İmam hatip okullarının önünü açan bir iktidara, kim “Cemaatlerle sıkıntısı var” diyebilir?

Sıkıntının cemaatlerle değil, bazı cemaatlerde yoldan çıkan işlemlere yönelik olduğu çok nettir..

Hatta iktidarın da bir sıkıntısı yoktur.

Emniyet, başka şirketlerdeki şaibeli para transferleri ile ne işlem yapıyorsa, Alihan Kuriş özelinde de o işlemi yapıyor..

Şu veya bu gruba düşmanlık yapılmadığı gibi, ayrıcalık da tanınmıyor..

İbadet hak ve hürriyetinin sağlanması mı?

Önceki iktidarlarla kıyaslanmayacak kadar özgürlükler sınırsızlaştırılmış..

Ticari işlemlerde şaibeli işlemler mi?

Temel hak ve özgürlüklerinin daha yeni yeni tanındığı mazlum gruplar da işin içinde olsa, şaibeli işlemlere asla taviz yok..

Şunu da söyleyelim..

Gönül isterdi ki, farklı düşüncedeki birçok grubun içinde bulunduğu büyük ihanetlerin, çok büyük yolsuzlukların, çok büyük bahis oyunlarının, uyuşturucu müptelalıklarının yanında, ticari işlemlerdeki sakatlıklar sebebi gibi daha hafif suçlamalara da muhatap olunsa.. O ailenin hiçbir ferdi, bu yanlışların içinde keşke olmasaydı..

Allah firasetimizi artırsın.

Allah yardımcımız olsun.

Yorumlar

(48)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

İstirham

14 Ağustos 2026 23:09

1997 den beri kesintisiz tüm yayınlarınızı (YouTube dahil) izliyor ve okuyorum. Akit olarak katılmadığım birçok manşetiniz olmasına rağmen yine de oradaki Müslümanlar hep baş tacı ettim yazılanların hepsini önemsedim hakikaten sevdiğini sevdim sevmediğine mesafeli durdum. Ben de 4 yıl süleymancıların yurdunda kaldım bütün dini bilgilerime orada öğrendim bugün buraya yazdığınız şeyler eyvallah fakat bu iki gündür gazetenizin haber sitenizi manşetleri gerçekten üzücü belki onlarla şu anda herhangi bir bağım yok fakat onlara bir minnet borcum var öğrendiğim ilmimi onlar bana öğretti ve bunları hak o güzel insanlar etmiyorlar uzaktan da takip etsem ben onları çok iyi tanıyorum. Evet parti sıkıntısı var. Bu sıkıntının temelinde yıkılan iki yurt var yani demek istediğim bu iş bu kadar büyütülmemeliydi iktidarda bir şekil Gönül almalıydı olmadı olan Müslümanlara Müslüman çocuklarına oldu zira son 10 yıldır talebe bulmakta zorlanan bir cemaat yapısı var yani ümmetin evladına yazık oldu

Adanalı

15 Ağustos 2026 07:02

Süleymancıların yıkılan yurdu ile ilgili gerçekler Yeni Akit sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali Karahasanoğlu, İstanbul Kağıthane’de, Süleymancılara ait yurt binasının yıkılması üzerinden yapılmak istenen algı operasyonunu köşesine taşıdı.stanbul Kağıthane’de, Süleymancılara ait yurt binasının yıkılması üzerinden yapılmak istenen algı operasyonunu köşesine taşıyan Yeni Akit sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali Karahasanoğlu, Süleyman Hilmi Tunahan'ın torunu, AK Parti İstanbul Milletvekili Fatih Süleyman Denizolgun’un sözleri üzerinden değerlendirmelerde bulundu. İşte Karahasanoğlu'nun o yazısı:“Yazsana, yazsana” dediler, işte yazdım!İstanbul, Kağıthane’de, Süleyman Hilmi Tunahan’ın talebelerine ait bir yurt..Kağıthane Belediyesi tarafından yıkıldı.. Sıradan bir yıkım değil. Geceyarısı gelinmiş.. Binada kalanlara biber gazı sıkılmış.. Polis, namaz kılınan halılara botları ile basmış. Yıkıntılar arasında, Kur’an-ı Kerim’lerin fotoğrafları çekilmiş.. Anlatım böyle devam ediyor.. Av. Ramazan Yavuz, büyük ihtimalle kendisi de bu talebelere gönüllü olarak hukuki destek veren birisi olmalı.. Onun anlatımı var.. “Geldiklerinde saat (gece) 3.30’du. Aceleleri ne acaba? Neden yangından mal kaçırır gibi geldiler? Benim üniversite talebelerimin hepsi yataklarında uyuyorlar. Biber gazı ve göz yaşartıcı gaz basarak uyandırdılar öğrencileri. Bu ülkenin geleceği öğrencilere bir gün süre vermediler. Yalvardık, bize bir gün süre verin, biz bu öğrencileri çıkartalım, eşyaları çıkartalım. Ama müsaade etmediler. Sabahı beklemeye bile izin vermediler. Bir hukukçu olarak en canımı acıtan nokta da ‘Sabahı bekleyelim de gidip yürütmeyi durdurma kararı alın’ cümlesiydi. Böyle bir cümle olabilir mi, bu nasıl bir hukuk devleti?”Mimari Bu anlatım ile, konuya yaklaştığınızda, insanın içi cız ediyor.. “Nasıl olabilir, bir belediye, böyle bir uygulamaya nasıl imza atabilir” diye hayret ediyorsunuz.. Hatta, “28 Şubat sürecinde bile böyle bir uygulama ile karşılaşmamıştık” cümlelerini duyuyoruz.. Anlatılanları doğru kabul ettiğimizde, vicdan yaramız, daha da büyüyor. Büyüyor ama.. Düşünüyorum.. Yıkımın anlatıldığı gibi olma ihtimalini, ne hukuk tecrübemle, ne gazetecilik tecrübemle, örtüştüremiyorum..Sözlükler ve Ansiklopediler Ne demek, “Tebligat yaparsak, yürütmeyi durdurma kararı alırsınız..”Ben soruları ardı ardına kendi kafamda sıralarken..İslam “Olabilir mi acaba, hiçbir tebligat yapılmadan, bir gecede yıkım kararı ve yıkıma gitmek, olabilir” mi diye, hem hukuki bilgimi, hem gazetecilik hafızamı zorlarken.. Okuyucularımız da, başka konularda yazdığımız yazıların altına yorumları yerleştiriyorlar: “Kağıthane’deki Sadabad Yurdu’nu niye yazmıyorsunuz?” Haydi bakalım, yazalım..Benim araştırma yapmama gerek kalmadan.. Süleyman Hilmi Tunahan’ın torunu Fatih Süleyman Denizolgun, Kağıthane Belediyesi’ne gitmiş, konuyu dinlemiş..Eğitim Ve o cemaatin içinden birisi olarak.. Evet “AK Parti Milletvekili” sıfatı da var ama.. Halen o cemaatin içinden bir kişi olarak, yaşanılanları tane taneanlatmış. Ben şahsen, “Bina risklidir, değildir” tartışmasına girmek istemiyorum.. Çünkü belediye bir rapor çıkartıyor.. Binanın hazine arazisi üzerine yapılmış olsa da, sahibi olan vakıf yetkilileri başka bir açıklama yapıyorlar..Kitaplar ve Edebiyat Bu sebeple, “Bina risklidir, yıkılabilir” raporunu, bir kenara bırakıyorum..Benim daha çok önemsediğim, “Bir gece ansızın gelinmesi.. Sabaha bırakmayıp, yürütmeyi durdurma kararı alınmasının engellenmesi.. Bu ortamda, namaz kılınan halılara çizme ile basılması.. Ve diğer isnatlar..”İslam Süleyman Hilmi Tunahan’ın torununun kaleminden, gerçekleri birlikte okuyalım: “Yıkılan binanın ve lojmanın Çürük Raporu (13.02.2017 tarihli rapor) (2 ayrı rapor ekte olacak). Sonrasında cemaatimizin avukatları çürük raporlarına itiraz ediyor veya cemaatimizin bazı idarecilerinden gelen talimatlarla, tüm hukuki süreçleri uzatmak için zorla itiraz ettiriliyor.” Anlıyoruz ki, binanın çürük mü sağlam mı olduğu tartışması, yeni bir konu değil.. 2 buçuk yıllık bir geçmişi var..Mimari İlk anda, “Gece geldiler.. Sabahı bile beklemediler” açıklaması, boş çıktı mı? Çıktı.. Devam edelim, Süleyman Hilmi Tunahan’ın torununun açıklamasına: “01.02.2018 tarihinde Kağıthane İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, kursumuza yazı göndererek, adli süreç sonuçlanıncaya kadar yurdumuzun boş tutulması, tahliye edilmesini emrediyor.” Burdaki tarihe göre de, 1 buçuk yıl önce, Milli Eğitim Müdürlüğü ikazı yapmış. “Yurt boş tutulmalı, can güvenliği riske atılmamalı” demiş. Bunu da bir kenara bırakalım..Ama torun Denizolgun’un şu cümlelerini artık kimse bir kenara koyamaz: “En çarpıcı bilgiyi paylaşayım; Süleymanlı cemaatimizin ve bazı idarecileri, bu binanın çürük olduklarını bildikleri için ve ne kadar uzatırsa uzatsınlar, eninde sonunda mahkeme kararıyla yıkılacağını çok iyi bildikleri için, yıkılan binanın yan parselinde YENİ BİR YURT inşa ediyorlar. Yeni yapı olarak yapıyorlar. Ve şu anda faal, orası da hazine arazisiydi, belediye, devlet diğer bina kesinkes yıkılacağı için, bu araziyi satın almanız için kolaylık sağlıyor ve yeni yurt binasının yapılması, açılması için her türlü kolaylığı sağlayıp, tüm izinleri veriyor.”İslam İşte bu noktada, artık ip kopuyor.. Yıkılan bina yerine, yanında bir yer alıyorsunuz.. Oraya binanızı yapıyorsunuz.. Öğrenciler orada kalıyor.. Ve siz.. Yıkılması şartı ile yaptığınız yeni bina hiç yokmuş gibi.. Belediye ile eski tarihte böyle bir uzlaşı içinde olmamışsınız gibi.Mimari “Bir gece ansızın geldiler” diye, hem kendi cemaatinize, hem de tüm insanlara yalan söylüyorsunuz.. Torun Denizolgun, daha başka şeyler de söylüyor.. Yıkılan binada aslında öğrenci kalmadığını.. Yeni yapılan, hemen yanıbaşındaki binada öğrenci kaldığını..Algı oluşturmak için, şu an bir sorunu olmayan binada kalan öğrencilerin, gece vakti, yıkılması gereken binaya getirilip, sanki orada kalıyorlarmış gibi gösterildiğini..Eğitim Ve daha neler neler.. Bu algıyı oluşturmak isteyenlerin, İyi Partililer tarafından desteklenmesi, hatta tahrik edilmesi.. Süleyman Hilmi Tunahan talebelerine ait Aladağ’daki bir kursta çıkan yangın üzerinden binlerce defa yalan haber yapıp, Süleymancı kardeşlerimizi ve onların üzerinden tüm dindarları suçlayan solcuların “Bak bak.. AK Parti öğrenci yurdu yıkıyor” diye, algı oluşturmaya çalışması.. Kimin, kimle iş tuttuğunu görmemiz açısından çok önemli bir tecrübeyi daha bize yaşattı..İslam Sadece iş tutmak değil.. Gerçekleri haykırmaktan aciz belediye yetkilileri.. Emniyet yetkilileri.. Sanki adları ile hitap ediliyor ve şahısları suçlanıyormuş da, “Size ne, suçlanan biziz” dercesine, hiçbir açıklama yapma ihtiyacı hissetmeyen resmi yetkililerin fütursuzlukları.. Onların o fütursuzlukları sonucunda, hem bu ülkenin, hem de dünya Müslümanlarının ümidi olan Tayyip Erdoğan’ın nasıl vicdansızca suçlandığını gördük..Mimari Bir tecrübe daha yaşadık.. Allah, şer düşünenlere fırsat vermesin.. Amin..

ALİ Veli Deli

14 Ağustos 2026 21:03

İyi ki cennet var, iyi ki cehennem var. Mahkeme-i Kübra'da kimseye iltimas yok, zerre kadar haksızlık yapılmayacak. Özellikle de siz anladınız onu

Muhalif medyaya göz attım

14 Ağustos 2026 19:10

işin Din boyutundalar cevheri güven ne diyorsa aynını diyenler de oluyor eee biz mi imamoğluna oy verdik CHP o zaman zevkten kuduruyordu kirli oylar gelsinde nereden gelirse gelsin üzümü ye bağını sorma modundaydılar şimdi onlar işin para boyutu değil İNANÇ boyutundalar eee CHP ye oy veriyorlardı süleyamncısı saadetçisi imamoğlu ile koltuk edinenler oldu çoştu chp seçmeni çoştu durdu hoşlarına gidiyor Yaşar Nuri Öztürk gibi imamoğluna tapıyorlardı ne oldu şimdi???

bayram şahin

14 Ağustos 2026 17:42

abi ne güzel anlatıyon , alihan kuriş gizlice süleymancıların parasını dolandırmış . aynı ahbab derneği gibi . valla tam doğru tesbit . zaten bütün hayır kuruluşu diye para toplayanlar aynı değil mi . adam afrikada su kuyusu açıyoruz kurban kesiyoruz diye para toplamıyorlar mı .

Filinta

14 Ağustos 2026 16:02

Bu yapilanmalarin arkasinda; ABD,Ingiltere,İsrail ve benzeri sömurgeci devletler vardir.Ben şahsen bu cemaatlerin iyi niyetle kurulduklarina ta baştan beri inanmam.Maalesef saf ve temiz bazi kardeşlerimiz de bunlarin tuzağina düşmüştür..Bazilari diyorum.Çünkü derdi samimi bir müslüman olmak olan bir kardeşimiz,bir müddet sonra meselenin aslini anlar. Allah cc insana anlayiş ve idrak nimetini vermiştir.. Bu teşkilatlarin bu kadar büyüyüp serpilmesi, geçmişte devletimizin din üzerine uyguladiği baskilarin da bir neticesidir. Bu baskidan çok istifade etmişlerdir. OSMANLI ZAMANINDA ATALARIMIZ,VAKIFLAR IDARESINI KURARAK, BU TİP OLUŞUMLARA FIRSAT VERECEK ORTAMI BERTARAF ETMİŞTİR. Ancak CUMHURIYET YÖNETİMİ VAKIFLARI ADETA YAĞMA ETMİŞ, BU MÜESSESELERI ASIL GAYELERINDEN UZAKLAŞTIRMIŞTIR. Bakin bir feto olayi ile ABD bir taşla kaç kuş vurmuştur. Dini istismar eden müslüman görünümlü bir kitle olusturmuş hemde finansmanini KONTR FİNANSMANLA saglamistır. Müslüman kitleyi bölmüştür. PARALEL DEVLET KURMUŞTUR. TEÖRİSTLERE IMAM ADI VERMİSTIR. İnanilacak gibi değil, devletin RESMI YAYIN ORGANI VE KAMU KURUMLARI BAŞTA OLMAK ÜZERE,bu IMAM kelimesine kinsenin bir itirazi olmamiş veya olanlarin maalesef sesleri duyulamamiştir. ŞİMDİ BU SÜLEYMANCILAR ÖRGÜTÜNUN ALTINDAN,MÜFTÜ BAŞMÜFTÜ, ORGÜT LIDERLERI DUYMAYA BAŞLARSAK hiç şaşmam.. Bir taraftan müslüman halk bu teşkilatlar tarafindan ocu bucu gibi bölünürken, VATAN , MİLLET İSLAM DÜŞMANİ VESAYET AZINLIK, BUNLARA YOL AÇARAK KOLAY YOL ALMALARINI SAĞLAMIŞTIR.Ayni sekilde 28.şubatta görev yapan en üst düzey BAZI KOMUTANLAR,daglarda onlarca askerimiz şehit olurken, BİR TEK KELİME SÖZ ETMEYİP, PEYGAMBER EFENDİMİZİN DOĞUM KUTLAMALARINI DILLERİNE DOLAYABILMİŞLERDİR. Ancak elhamdulilah ,Allah'in cc izniyle, bütün bunlar geride kaldi. Vesayet odaklari püskürtuldü.VATAN MİLLET AŞKIYLA DOLU DEĞERLİ KOMUTA LARIMIZI, HEM EYLEM VE HEM SÖYLEM OLARAK, TÜRKÜ TÜRK YAPAN HER FAALİYETİN İÇİNDE HALK OLARAK GÖRUYORUZ. Hamdolsun..

Alperen

14 Ağustos 2026 15:15

Süleyman Tunhan menderes ve chp konusunda , birisi varlığıma diğeri dinime zulmetti diyor. Varlığıma zulmedeni af ederim, ama dinime zulmedeni asla affetmem diyor. Ama bumlar dindar müslümanları söğüşleyip din düşmanlarını desteklediler. Allah affetsin diyemiyorum.

Aysun

14 Ağustos 2026 14:50

Şu bir gerçek ki toplumun hafızasında artık Kur'an değil, silah, para kalacak... Böyle mi olmalıydı!?? Allah'ım!!

İbrahim Hilmi eser

14 Ağustos 2026 14:26

Sayın Ali Kenan Evren bu cemaatin önünü kesmek için en az 5 personel şartini getirdi.zaruri masrafleri çogaltti.müslümanlarin yardımını kesmek için sağdan ve soldan ve dindarlardan gayret gösterildi. Tabiiki Kenan Evren çok dindardi ve din eğitimi için çirpiniyordu.zaten bu gayretinden dolayı her kes lanet etti ve seveni de kalmadı

Adanalı

14 Ağustos 2026 17:16

Eski mason mehmet yüce katırcıoğlu'nun dediğine göre kenan evrende masonmuş.güney korede mason oldu demişti...

Aysun

14 Ağustos 2026 14:16

Emin misiniz!??İbadet kısmı!!! Bazı şeyleri Allâh'a bırakmak lazım, O'nun sıfatları sonsuzdur..

Yavuz1415

14 Ağustos 2026 13:37

Cemaatin malını paylaşmakta anlaşmazlığa düşen ve konuyu İngiltere'deki mahkemelere götüren tarikata da kayyım atansa iyi olacak. Bunların çoğu İngilizin ve siyonistin maşaları olmuşlar.

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle