--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Oppenheimer mı “Ateş Böceklerinin Mezarı” mı?

Ali Osman Aydın
Ali Osman Aydın
7

Christopher Nolan’ın yeni filmi Oppenheimer vizyona girdi. Gerçi, vizyona girdiğini sağır sultan bile duydu, zira inanılmaz bir tanıtım yapıldı!  

Youtuberlar, köşe yazarları, sosyal medya fenomenleri ve televizyon ile internet reklamlarını içine alan akıl almaz bir tanıtım çılgınlığı yaşadık. Nereyi açsak karşımıza filme ilişkin bir haber çıktı. İçimiz dışımız Oppenheimer oldu! 

**** 

Christopher Nolan’ın sinema yapma tarzını ve filmlerini beğenirim. Son kuşak yönetmenler içerisindeki kendine has üslubu ve sözü olan en yetenekli yönetmenlerden biri. Fakat ideolojik boyutu, sanatçı duruşu, ahlaki tavrının zayıf olduğunu düşünüyorum.  

Eğer Oppenheimer filmi, Batı adına dilenmiş bir özür içermiyorsa benim için sinemasal kalitesinin bir önemi yok.  

Yeni Zelenda’da iki cami basıp 50 küsur Müslümanı öldüren bir adamın filmi yapılsaydı nasıl olurdu?  

Böyle bir filme nasıl yaklaşırdık?   

Ya da bir Japon olsaydık, dedelerimizden onbinlercesini buharlaştırarak yok etmiş bir bombanın mucidi ile ilgili filmin böyle ballandıra balandıra övülmesi, en hafifinden, bizi rahatsız etmez miydi?   

Oppenheimer denilen adam bir atom bombası tasarlarken bunun insanlığın saadetine yarayacak bir buluş olduğunu düşünmüyordu herhalde! Bombanın kitlesel bir yıkıma yol açacağını bal gibi de biliyordu.  

Bizim medyanın söylediği gibi yönetmen böyle bir konuda “tarafsız” davrandıysa bile, bu konunun “tarafsız” davranılacak bir konu olmadığı açık! Aksine, sanatçı insanlık onuru adına her zaman taraftır ve bunu ifade etmek için sanat yapar zaten.  

Rus yönetmen Elem Klimov’un Gel ve Gör filmini izlediğinizde sarsılırsınız, gördükleriniz karşısında tüyleriniz diken diken olur ve şok, siz filmi bitirdiğinizde de devam eder. Filmden sonra biri size milliyetçilikten, Hitler’den bahsettiğinde hafakan basar... 

Cennetin Krallığı’nın sonunda yönetmen Ricdley Scott, Selahaddin-i Eyyübi karakterine boşalmış sarayın içinde yere düşmüş bir haç’ı kaldırtarak, inançlar konusunda Müslümanların ne kadar saygılı olduğunu zarifçe belirtip kendi kültürünü eleştirir. 

Oppenheimer’ı yere göğü sığdıramayanlar İsaoTakahata imzalı “Ateş Böceklerinin Mezarı” filmini izlemeliler. Film medeni (!) dünyanın lideri Amerika’nın Japonya’da 1945 yılında nasıl bir yıkıma yol açtığını iki küçük kardeş üzerinden anlatıyor.  

Anneleri bombardımanda ölen kardeşlerin annesizlikle, açlıkla iç içe geçen trajik hikayeleri insanın içine işliyor. Filmi izleyenlerin çoğu için Ateş Böceklerinin Mezarı bir demir leblebi gibidir. Yutmakta güçlük çekersiniz. Medeni dünya denilen dünyanın gerçekte ne anlama geldiğini, açlıktan ölen çocukların cesetlerine bakarak daha derinden idrak edersiniz...   

Oppenheimer’ın gönüllü propaganda memurluğunu yapıyor gibi her mecrada ondan övgüyle bahsetmek bu açıdan utanç verici.  Uygar dünyanın gerçek yüzünü görmek isteyenler, Ateş Böceklerinin Mezarı’nı izlemeliler. 

Hepimize İbret Olacak BirHikâye  

Sinop'un Boyabat ilçesinde yaşayan 68 yaşındaki Ahmet Yalçın hepimize ders olacak alışkanlıklara sahip çok güzel bir insan.  

Yalçın tam 20 yıldır gönüllü olarak ilçenin ormanlık alanlarındaki çöpleri topluyor. Her gün sabah namazının ardından ormana gelip çöpleri topladığını belirten Yalçın, "Ben orman sevdalısıyım, ormana gelince temizlemeden huzur bulamıyorum. Temizleyince huzurlu yatıyorum." diyor.  

Ahmet amca “Ormanın hazine” olduğunu düşünüyor. Maddi durumu zayıf Ahmet amcanın, şayet imkânı olsa işçi tutup çöpleri toplatacağını söylüyor. Bu işleri hayır için yapıyor. Devletten de hiçbir şey beklemiyor.  

Bu bakış açısı hakikaten çok etkileyici. Ahmet amca gibi bakış açısına sahip Anadolu’da çok kimse var. Bu kişiler bizden farklı bir şekilde bakıyorlar olaylara.  

Bizler ya da Ahmet amca gibi olmayanlar diyelim; çevreyi, yani günlük hayatın döndüğü kamusal alanı içgüdülerimize göre davranabileceğimiz, bize ait olmayan bir alan olarak görüyoruz. Bize göre kamusal alan her türlü kontrolsüzlüğümüzü, cinnetimizi, hoyratlığımızı, ahlaksızlığımızı boşaltabileceğimiz bir alan!  

Onlarsa çevreyi, yani kamusal alanı kendi evleri gibi görüyorlar. Kendi evlerini nasıl koruyup kolluyorlarsa kamusal alanı da öyle kolluyorlar. Titizlik ve özenle kamusal alanın korunması gerektiğini düşünen irade insani, islami ve dolayısıyla medeni bir iradedir. Kamusal alanı “kirletmekte” beis görmeyen anlayış ise insanlık dışı, barbarca bir anlayıştır.  

Geçen gün Kadıköy otobüsünde bağıra bağıra şarkı söyleyip kucak dansı yapan kızlı erkekli grup insanlıktan, medenilikten nasibi olmayan terbiyesiz bir güruhtur. Parklarda, toplu taşımada bağıra bağıra konuşanlar; yerlere çöp atanlar; trafikte kurallara uymayanlar, toplum içinde çıplak dolaşarak insanları tahrike soyunanlar, diğer insanlara saygı duymayanlar, aynı insanlıktan uzak güruhun temsilcileridir.  

Türkiye’de eğitimli kesimin topluma karşı işlenen ahlaki suçlar karşısında- güya- bireysel özgürlükleri savunmak amacıyla toplum karşıtı tavır takınmaları toplumun kirlenmesine neden oluyor.  

Sadece eğitimli kesimler de değil, halk olarak da topluma verilen zararı evimize verilen zarar gibi görmüyoruz. Sanki kamusal alan bizim değil! Sanki o kamusal alanı biz kullanmıyoruz! Kamusal alana “düşman” bölgesi, tabiri caizse darulharp muamelesi yapınca kamusal alan önüne gelenin “çöpünü” döktüğü bir yer haline geliyor. Kamusal alana dökülen “çöpü” oturma odamızın ortasına dökülen çöp gibi görmedikçe temiz bir toplum kuramayacağız. Kamusal alanı kirleten biri salonumuzu kirletmiş biri gibidir.  

Ahmet amca gibilerin bu konudaki tutumları net. Onlar cemiyetin, aynı evlerimiz gibi temiz tutulması gerektiğini düşünüyor ve bu düşünceye göre yaşıyorlar. Peki biz nasıl düşünüyor ve yaşıyoruz?  

Ya insanlara, çocuklara, çevrenize; ormana/ cemiyete “çöp” atılmaması gerektiğini öğreteceksiniz ya da atılan “çöplerin” temizlenmesi gerektiğini öğreteceksiniz... 

Biz de ikisi de öğretilmiyor.  

Bu yüzden her yeri pislik götürüyor.  

Bu nedenle toplumu şunun bunun seviyesine değil, Ahmet amcanın seviyesine çıkarmak lazım.

Yorumlar

(7)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

onder yurtsever

13 Mart 2024 17:11

lütfen insan kılığına girmiş mahlukatın istemeyerek de olsa üç kuruşluk reklamını yapmayınız varsın melun sürüsü havlasın bakın küfür memleketlerinde bile kitleler yanlızca ve yanlızca kendi kültür dünyaysı ile teşriki mesai eder yaşadığım bir örnek hiçbir yahudinin yaşamadığı bir tayland veya laos veya myanmar gibi bir ülkede kolay kolay hiçkimse ne yahudinin pesah veya bar mitzvah gibi adetini bilir ne de sporda italya da hentbol meşhurdur kimse ilgilenmez kriket bizim ülkede dahil kimse ilgilenmez hatta bazı devletler bir kültürel faaliyet ile ilgili haber yapılmasını ve yayılmasını çok sert biçimde cezalandırır bazı propagandaların yapılmasının güya tüm insanlık tarafından bilindiği zannediliyor oysa bu bir palavra sadece güney amerikadaki araplar hariç milyonlarca insan değil filistin in siyonist devletin hatta ortadoğu nun yerini bilmiyor yada ilgilenmiyor tarihin hiçbir döneminde bu değişmedi son bir not biz bile ikinci cihan harbi ile yatıp kalkarken güney amerka ve orta amerika ülkeleri tenezzül edip de 1939 ve 1945 yılları arası futbol ligini durdurmadı ve normal yaşam sürdü.

samimi

28 Temmuz 2023 18:23

Önce filmlerden... yönetmenlerden...film eleştirisi den bahsettikten sonra... Ahmet amcadan bahsetmemiş olmanız ...

Serdar

28 Temmuz 2023 11:57

Allah razı olsun Ahmet amcadan ve Ahmet amcalardan.Ama günün birinde Ahmet amcanın ormanına şirketler gelip,ağaçları kesmek isterse, Ahmet amcada “kesmeyin kuzum”derken jop vurup gaz sıkarlarsa diye korkarım.Malum Muğla’da ki ahmet amcalar bunu yaşıyor.

ferik

28 Temmuz 2023 11:54

Öyle pislikler yüzünden bazan insanın bu ülkede yaşamaktan canı çok sıkılıyor, yeise kapılıp o insanların iflah olmayacağını, berbat insan kılıklılarla aynı mekanları paylaşmak mecburiyetinde olmanın büyük keder verdiğini hissediyoruz.

ADİL

28 Temmuz 2023 08:24

KARDEŞİM KUSURA BAKMA ONLAR BAŞARILI LAR ÇÜNKÜ CESARETLERİ VAR MÜSLÜMANLAR BİZLER YANİ SAHTEYİZ KORKAĞIZ

Ahad

28 Temmuz 2023 05:11

Maalesef bizim millet dogaya sevgiyi ormanda parkta mangal yapmak saniyor.. sonra da coplerini birakip etrafi kirletiyor.. sokaga oraya buraya cop atiyor.. cok az bir kesimde cevre temizligi bilinci ve doga sevgisi var.. o kesim de egitim duzeyi yuksek 3. kusak kentli kesim.. bilmem anlatabildim mi?

Uğur

28 Temmuz 2023 09:47

Ya ya, tabiatın içinde yaşayan köylü kesim ve onunla kısmen iç içe olan köy kökenli kesim tabiatı korumayı bilmiyor da üçüncü kuşak şehirli, züppe, kendini beğenmiş kesim biliyor!? Şayet rahmetli medenî Trak köylüsü babaannem, ki sonradan açıkladığına göre ataları aslında kısmen şehirliymiş, sağ olaydı da bu lafınızı duyaydı, sizin gibi şehirlilik taslayanlara "gerçekleri" belki daha da güzel bildirirdi.

Ali Osman Aydın Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle