--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Öğretmenler Günü Falan Filan

Ali Osman Aydın
Ali Osman Aydın
79

Türkiye’de hiçbir olguyu olduğu gibi konuşamıyoruz. Olguları değil onların  ansiklopedik tanımlarını, sembolik anlamlarını, tarihsel değerlerini konuşuyoruz ancak. Bu da konuşmamakla aynı anlama geliyor.

Söz gelimi 24 Kasım Öğretmenler günüydü dün. Böyle bir günde aşağı yukarı şöyle şeyler söylemeniz bekleniyor sizden. “Geleceğimizin teminatı gençlerimizi yetiştiren, geleceği aydınlatan, fedakarlık abidesi öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutluyorum.“

Bu cümleye “başta Mustafa Kemal olmak üzere” ifadesini de koymanız gerekiyor ki kutlamanın tarihsel, ideolojik ve mistik bağlantısı tam kurulsun ve herhangi bir öğretmenlikten değil de (söz gelimi Kuran’ı Kerim öğretmenliği) “belli bir öğretmenlik tipinden” bahsettiğiniz anlaşılsın…

Öğretmenlik müessesine saygı duymak ile öğretmenliği tartışılmaz bir kutsala dönüştürmek arasında fark var. “Kim kutsala dönüştürüyor” diyenlere şu söylenebilir: Bakın bakalım öğretmenler gününde yahut sair zamanlarda öğretmenler ve öğretmenlik ile ilgili tafsilatıyla, adamakıllı bir kritik yapılabiliyor mu memlekette?

Yapılması halinde o savunmacı nakarat hemen başlıyor: “Fedakarlıklarıyla…” 

Türkiye’de öğretmenlik kurumunun ne’liğini konuşmadan eğitim sistemini konuşamazsınız! Öğretmenlik müessesinde bütün boyutlarıyla bir reforma gitmeden eğitim sistemini rehabilite edemezsiniz. 

Bunun için de önce öğretmenliğin etrafındaki “kutsallık” halesinin kırılması gerekiyor. Kutsallığın kaynağı, öğretmenlerin, cumhuriyetin ilk yıllarında devletin Batılılaşmacı politikalarını Müslüman Anadolu’nun “balta girmemiş ormanlarına” taşıyan misyonerler olarak görülmeleriydi! Maaşlarına yansımasa da o dönem öğretmenler, Afrika yamyamlarına “medeniyet götüren beyaz adam” gibi konuşlandırılıyorlardı. Götürdükleri ise medeniyet adı altında “Atatürk kültüydü” ve onun ilke ve inkılaplarıydı… Müslümanlık tasfiye ediliyor ve yerine yeni bir din, bir yeryüzü dini ihdas ediliyordu. Öğretmenler yeni pozitivist/materyalist dinin “mürşitleri, resulleri” olarak görülüyorlardı.

Bugün iştahla öğretmenler günü kutlamaları yapanlar, “muallimin” tahtından indirilmesini ve yerine “öğretmenin” çıkarılmasını kutluyorlar…

****

 Önce şunu net olarak ortaya koymak lazım: Öğretmenler de öğretmenlik de kutsal değildir. Görevlerini bihakkın yaptıklarında bir toplumun ayağa kalkmasına yardımcı olabilir öğretmenler, fakat yapmadıklarında kesinlikle bir toplumun batmasında başrolü oynarlar. Çünkü ilk terbiyede kötü örnekliğin, ısrarla yapılan telkinin izi ömür boyu silinmez.

İlk öğretmen imgemi ilkokul birinci sınıfın başında fasulyem yok diye yanağımda patlayan bir tokat oluşturmuştu. Düşünüyorum da, tüm ilkokul boyunca sevgi, ilgi gösteren, davranışlarıyla bende etki bırakan bir öğretmen profili hatırlamıyorum.

Öğrencilik hayatım boyunca, kendini geliştirmek gibi ciddi bir derdi olan, kayda değer okumalar yapan, araştıran, alanının dışında da merakları olan, estetik zevkleri gelişmiş, ufku geniş, ülkenin geleceğini dert edinen, arif meşrep çok az öğretmene rastladım. Bunun bana has bir izlenim olduğunu düşünüyordum ilk başlarda. Fakat yıllar içinde, özelikle kamuda yöneticilik yaptığım dönemde bu profili eni konu tanıyacak kadar içlerine girdim. Kanaatime dayanak olan olgunun benim dar çevremdeki öğretmenlerle sınırlı olmadığını anlayınca kafamdaki taşlar yerine oturdu.

Türkiye’de eğitim sisteminin büyük, hem de çok büyük problemleri olduğu tartışmasız bir gerçek. Velilerin yaklaşımı, düşünceye fırsat tanımayan bir müfredat, öğretmenlere yüklenen formaliteler, angaryalar vs… Fakat bu problemlerin nitelik olarak en ehemmiyetlisi öğretmenlerin kalitesiyle ilgili olanı…

            Birileri kızacak yine ama yine de söyleyeceğim; ben, öğretmenlerin değişime, gelişime en kapalı toplumsal kesimlerden birini oluşturduklarını düşünüyorum. Elbette böyle olmayan bir kesim de var öğretmenler içinde. Ayrıca bu tespitin nedeni ekonomik koşullar falan da değil. Kişisel…

            Öğretmenlerin gelişime kapalı olmasının bir çok nedeni olabilir. Fakat hafife alınmayacak nedenlerden biri en başta da söylediğim, öğretmenliğin sembolik değerinin, yakın tarihle ilgili (medeniyet taşıyıcısı) çağrışımlarının, öğretmenlikle ilgili “kültün”toplumsal bilinçaltında az da olsa gücünü koruması. Bu, öğretmenlere, öğretmen oldukları anda, az eğitimlilerden ayrıştıkları, toplumun seçkinler (eğitimli) zümresine dahil oldukları hissini veren bir faktör. Dolayısıyla bu, “sadece öğretmenlik diploması alarak seçkinler zümresine dahil olabiliyorsam, kişisel gelişimime odaklanmama, bilgi birikimimi artırmama ne gerek var” gibi bir yaklaşıma neden oluyor galiba.

            Derslere geç giren, derste siyaset yahut özel meselelerini konuşan, öğrencileriyle Survivor-Aşkı Memnu kritiği yapan, sınav sorularını internetten hazırlayan, marjinal kıyafetlerle öğrencilerinin karşısına çıkan, ilme zerre değer vermeyen ve bu işi sadece para için yapan öğretmenler var. Bunu kabul etmek lazım…Böyle bir öğretmenden bir çocuğun müspet herhangi bir şey öğrenmesi mümkün değil. Hatta öyleleri var ki, çocukların onlarla bir arada durması bile ahlaken kötüleşmelerine sebep olabilir. Hiç öğrencileriyle ders çıkışı içkili mekanlara eğlenmeye gidenden veya kız çocuklarına yarı çıplak kıyafetler giydirip okul önünde pop müzik eşliğinde dans yaptırandan öğretmen olur mu?

Olmaz! Olmuyor da zaten. Öğrenciler bu tarz öğretmenler elinde inanılmaz bir değişim geçirerek, köklerinden koparılıyor ve tanınmayacak hale geliyorlar. Okul sekülerleşmenin, dine düşman bir laisizm’in ve doğal olarak deizm ve ateizmin kuvözü işlevi görüyor. Ve bu da, ülkemizde okulun kuruluş amacına yani; Müslüman çocuklarının, materyalist-pozitivist kökenli seküler değerlere raptedilmesine hizmet ediyor…

Sonra da oturup kara kara düşünüyoruz, “Bu çocuklar neden böyle oluyor?” diye.  Başka türlü olabilmesi mümkün değil ki!

Yorumlar

(79)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Eğitim ailede başlar

26 Kasım 2022 08:57

Anne -baba , kardeş olarak hangi ahlaki erdemleri ögrettinizde okulda bunlar yok oldu öncelikle? Eline teknolojik alet vererek bir köşedeotursun beni yormasin diyerek sanal alemde büyüttüğünüz çocuklariniza yarım saat tahammül edemezken aynı sınıfta 35 çocuğa hem fen hemde ahlakı gel sen ögret ki önyargılarından kurtul.

Okır

26 Kasım 2022 00:10

Sayin hocam bağzı cehabeli ve iyibartili zenginner bizim gibi okımamış olanları ilk fırsatta ezikliyor ama şindiki çocuklarda okımakda zorlanıyor matamatik fizik kimya gibi dersler ağır geliyor bunun yerine isdeyene sadecene siyer dersi verilirise yabancı dil olarakda gene isdeyene ingişizce alamanca gibin gavur lisanı yerine arabca öğretilirise daha iyi olır

Süleyman Sırrı Dinçer

25 Kasım 2022 22:56

Kaleminize sağlık Kardeşim .Böyle güzel bir eğitim-öğretmen yazısını uzun süredir özlemişim. Hem yalın gerçekler hem seviyeli hem öğretici .Sağlıklı günler.

Başarı

25 Kasım 2022 17:38

Bir öğretmen olarak başarısızlığımızı kabul ediyorum..işimizi yapamadık..  

Molla kasim

25 Kasım 2022 23:01

kemalstler kendini kollasin. yoksam avurupaya yollasin olacak

molla kasim

25 Kasım 2022 23:03

kesinlikle komsumuz islam cumhuriyetinin izinden gitmaliyiz

Yasasin Turkiye Cumhuriyeti

25 Kasım 2022 23:04

Kahrolsun Turk ve Turkiye dusmanlari ..

Hadi ordannn

25 Kasım 2022 23:46

Trolll

Cemil

25 Kasım 2022 16:34

Öğretmenlik "Ruhuna muvafık icra olunursa" kutsal bir vazife OLUR.. خيركم من تعلم القرآن و علمه.. خير الناس من انفعهم

TC Bursa

25 Kasım 2022 15:43

Bana Bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum dan , geldiğimiz nokta bu malesef.

Antikemalist Akpartili

25 Kasım 2022 15:22

Evet işimiz gücümüz öğretmenlik mesleğini kutsamak, her şeyimizi belli bazı meslek gruplarına borçlu olduğumuza inandırmak üzerine kurgulamışız.

Kutsamak

25 Kasım 2022 17:32

He,,evet ya doğru,,,herşeyimizi siyasetçilere ve imamlara borçluyuz..onları kutsayalım..

YAZAN;A.OSMAN AYDIN'A.

25 Kasım 2022 14:11

NE KADAR CUMHURİYET VE ATATÜRK DÜŞMANI VARSA AKİT'E TOPLANMIŞ VE YAYLIM ATEŞİNDELER.ÖĞRETMENLER GÜNÜN DEN BİLE SİYASİ RANT ÇIKARMANIN PEŞİNDELER.ATATÜRK'ÜN BU KUTLAMALARDA BAŞ ÖĞRETMEN(HARF DEVRİMİ NETİCESİ)OLARAK VURGULANMASINI BİLE HAZMEDEMEYEN,ÖĞRETMENİ BELİRLİ BİR KALIBA SOKAN(İMAM HATİP ÖĞRETMENİNİ AYRI GÖREN)BİR GÜRUH!TÜRKİYEYE NE VEREBİLİR?DEĞİL 22 YIL, BİR OKADAR DAHA İKTİDAR DA KALSALAR BİLE; TEKKE VE ZAVİYELERE ULAŞAMAYACAKLAR VE CUMHURİYETİN ERDEM VE FAZİLETLERİNİ VE İLKELERİNİ YIKAMAYACAK 

Okır

25 Kasım 2022 13:21

Sayın hocam milli eğitim bakkanlığıynan din ayet işleri bakkanlığının yurt dışında yaşayan zulm gören amarikalı kızırderililernen kadanalı eski nolarınan alakalı eğitim çalışmaları yabıp bunnara hoca ve öğretmen gönderirse iyi olır bu insannar müslümannığı kulaktan dolma veya amarikalı zenci müslümannardan yarım yamalak öğreniyor

"kadanali" ne oluyor ?

25 Kasım 2022 16:30

bi zahmet aciklar misin ?

Vay anam vay!

25 Kasım 2022 18:38

Örnek mi istiyorsunuz. Işte okır (muhtemelen okur). Adam yazmaktan aciz, okumaktan da aciz. Muhtemelen düşünmekten de aciz fakat eğitimi beğenmedigini söylüyor. Aslinda ne istedigini o da bilmiyor fakat abileri öyle söylüyor diye o da konuşuyor. Kizmak, darilmak yok. Hepiniz böylesiniz.

Okır

25 Kasım 2022 20:21

Bağzı ülkelerin adını yannış yazmışım niz sizin gibi okuyamadısak eziklemek mi lazım

Okır

26 Kasım 2022 00:44

Telefon eski barnahlarda kalın olıncası bağzen yannış tuşları basıyorun o zaman hatalı olıyor ama fırsat bu fısrat deyip hemen ezikliyollar

Rol model

25 Kasım 2022 12:20

Kendini çok akıllımı sanıyorsun,,,,çok bilen herşeyi bilen,,,yoksa laf olsun falan filan diyemi konuşuyorsun....EĞİTİMDE HERKESİN SORUMLULUĞU VAR..veli idareci siyasetçi sorumsuz,,,salla dur boş keseden..AMA yık herşeyi öğretmene,,,,,,çocuklar SİZİ ROL MODEL ALIYOR,,,,SİZİ.....BAŞARDINIZ...SİZİM GİBİ OLDULAR.

Ali Osman Aydın Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle