--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Maaştan Önce O Konuyu Halledelim!

Ali Osman Aydın
Ali Osman Aydın
23

Uzun süredir memurların maaşlarının ne kadar olacağı konuşuluyordu hararetle. Nihayet önceki gün yeni maaşlar belli oldu. Bu tür konular genellikle sadece ücretler üzerinden konuşuluyor. Fakat kamu çalışanları konusunda maaştan daha önemli bir sorun var. Bu sorun kamu işlerinin niteliğini, hizmet alan vatandaşların hayat kalitesini ve milli serveti doğrudan etkiliyor.

12 yıl kamuda, çeşitli kademelerde çalıştım. Kamuda gereğinden fazla personel var ve maalesef bunların bir kısmının çalışmak gibi bir derdi yok. 12 yıl boyunca bu anlamda çok örnekle karşılaştım.

Mesela idarecilik yaptığım dönemde, personelin hepsiyle aynı şekilde çalışamayacağımı, hepsinden aynı verimi alamayacağımı bilirdim. Bunu zaten personelle biraz zaman geçirdiğinizde otomatik olarak anlıyorsunuz.

Mesela bir iş söylersiniz, 10 personelden sadece 4'ü söylediğiniz şeyle ilgilenir. Kalan 6 kişiyi harekete geçirmek için çeşitli şekillerde zorlamanız gerekir. Fakat zorlamak her zaman sonuç almak anlamına da gelmez. Kızarsınız, aynı talimatı tekrar tekrar verirsiniz, karşı tarafın psikolojisini işe yöneltmeye çalışırsınız ki, oturdukları yerden kalksınlar. Öyle zamanlar olur ki, işi bırakır personelle uğraşırsınız... Bir süre sonra bir bakarsınız ki işe daha başlamadan bu 6 kişi ile uğraşmaktan yorgun düşmüşsünüz.

Kamuda iş yapmak büyük meseledir. Alelade bir işte bile insan kaynaklı yığınla mesele çıkar ya da özellikle çıkarılır. İş yapmak istemeyenler sizin iş yapmanızı da istemezler. Pasif agresif bir şekilde direnirler. Başarınız onların keyiflerini bozacağı için verilen işleri süründürerek öldürmeye çalışırlar. Çalışır gibi görünürler ama o yaptıkları sabotajdır.

Mesela, zorlamalarınız işe yarar ve lütfeder de oturdukları yerden kalkarlarsa, bu sefer de gönülsüz kalkar, surat asar, şikâyetlenir, şevkle çalışan 4 personelin de iştahını kaçırırlar. Onlara iş vermenize sinir olmuşlardır çünkü. İşyeri onların hobi bahçeleriymiş gibi, siz de iki de bir onlara iş söyleyerek keyiflerini kaçırıyormuşsunuz gibi davranırlar. Sanki onlar amir siz çalışansınızdır. Kovsanız kovamazsınız, bir dünya yasal hakları vardır... Ya da birinin referansıyla gelmişlerdir, yine bir şey yapamazsınız!

İş ahlakı olan, işini düzgün yapan kişiler genellikle kamuda her işe koşturulan kişilerdir. Diğerleri işi savsakladığı için amir zorunlu olarak onlara yönelir ve onların sırtlarındaki yük daha da artar. Yeri gelir mesaiye kalırlar, yeri gelir hafta sonu çalışırlar. Dolayısıyla herkesten fazla yıprananlar onlardır. Sırf hakkıyla çalıştıkları için!

Keyif yapanlarsa, yapmaları gerekirken yapmadıkları işin başkalarının sırtına yüklenmesinden müteessir olmadan öğlen yemeklerini nerede yiyeceklerini, akşam nereye eğlenmeye gideceklerini düşünerek vakitlerini geçirirler. Ne işte ne iş dışında keyiflerini kaçırmazlar! Vatandaşın işini yalap şap yapan, gayri ciddi davrananlar, birkaç sorudan sonra sinir krizi geçiren bunlardır!

Kamu binalarına gittiğinizde çalışanların çehresindeki o mutsuz ifadeyi fark etmişsinizdir. O mutsuzluk maskesi çoğunlukla saat beşe yaklaştıkça çıkar ve nihayet gülümsemeye başlarlar. Çalışmak istemeyen personelle çalışmak zorunda olmak çok zordur. Çalışmak istemeyen personelle iş yapmak zorunda olmak çok büyük bir meseledir. İş mesele değildir, asıl mesele personeldir. Sıradan işler bile onlarla çok zordur.

Açık söyleyeyim... Hükümetin herhangi bir icraatıyla ilgili bir habere rastladığımda o icraatın detaylarını konuşanlara hayret ediyorum. Kalitesini bir kenara koyuyorum, bu insan kaynağıyla o icraatı düz bir şekilde yapmak bile çok büyük bir başarıdır bana göre.

İşini çok iyi yapan kamu çalışanları da gördüm tabii. Çok titiz. Çok sistemli. Çok ahlaklı. Ama onları genellikle yalnız gördüm. Büyük işlerin altında ya yalnız ya da iş ahlakı sağlam birkaç kişiyle çabalayıp duruyorlardı. Onları gördüğümde bu devletin o fedakar insanlar sayesinde ayakta durduğuna dair inancım kuvvetlenir.

Geçenlerde kızımı diş doktoruna götürdüm ve takriben muayenesi 30 saniye sürdü. 30 saniyede bir insan neyi nasıl kontrol etmiş olabilir, siz karar verin...

Diş doktorunun muayeneyi böyle yaptığı bir yerde vatandaşın diş sorunu nasıl hallolacak?

“Az maaş alıyoruz” diyen ve girdiği derslerde sabahtan akşama kadar siyasal propaganda yapan öğretmenlerin olduğu bir toplumda çocuklarımız nasıl güzel yetişecek?

Kamunun öncelikli sorunu maaş değil. İş ahlakı!

İş ahlakı dikkate alınmıyorsa onun ciddiye alınacağı mekanizmaları tasarlamak ve çalıştırmak karar vericilerin görevi. Bu düzelmeden hak ettiğimiz hizmeti almamız hayal.

Yorumlar

(23)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Süleyman Sırrı Dinçer

8 Temmuz 2023 00:13

Kaleminize sağlık Ali Osman Bey kardeşim. 33 yıl Kamuda çalışıp emekli oldum. neler yaşadım, gördüm Bir Allah (CC) bilir bir de Şahsım.Selamlar saygılar.

Adil Gerçek

7 Temmuz 2023 19:42

Değerli Kardeşim., Çok, çok önemli bir yaraya dikkat çekmişsiniz. Takdirlerimin kabulünü istirham ederim. Ben de yıllardır İSKİ' de yöneticilik yaptım ve ne demek istediğinizi o kadar iyi anladım ki... Aynen dediğiniz gibi ; Çalışmak istemeyene iş yaptırmak mümkün değil ! "Devlette devamlılık esastır." düsturuna olan inancım gereği, çoğu zaman personeli n yapması gereken işleri de ben yapardım. Kimseye "Gözünün üstünde kaşın var. " diyemezdiniz.. Hâlâ da öyle.. Arkalarına aldıkları hatırlı kişiler ya da sendikaları onlara lâf söyletmezlerdi. Ben B. Paşa'dan Genel Müdürlüğe gelip, Daire Başkanımla, Genel Müdürümle görüşme yapardım, çıkışta makam şoförümü koydunsa bul.. O arada çapkınlığa gitmiş beyimiz.. (Ben çapkınlığa diyorum, siz anlayın ne halta gittiğini.) Delikanlıysan bir şey de bakalım ! Emekli olduktan sonra çeşitli yerlerde yazarlık yaptım. Şimdi de kendi sayfamda yazılar yazarım., 3 haftadır Ekonomi konusunu yazıyorum. gelen eleştirilerde, "21 yıldır iktidardalar., madem beceremeyeceklerdi neden iktidar oldular ?" diye soruyorlar... Neyi nasıl, kimle becereceksin ki ? Devlet dediğimiz nedir ki ; Sen, ben, biz... Biz dürüst ve namuslu olmazsak, Sayın Erdoğan hepimizi ipe çektirse yine baş edemez !.. Bilen de konuşuyor, bilmeyen de... İnsan önce kendi üzerine düşeni yapmalı, sonra konuşmalı.

Memet

7 Temmuz 2023 18:31

Deterjan, sabun ve tuvalet kağıdında KDV yi yüzde 8den 20ye çıkaran düşünce yapısını anlayamıyorum. Avrupa da taharet musluğu yok diye laf çakanlar hani temizlik imandan gelirdi ve bu artışı Müslüman yapmaz diyorum. 

Elver

7 Temmuz 2023 16:39

Sayın Ali Osman Bey, yazdıklarınızı tamamen kabul ediyorum. Ancak, maaşını ben veriyorum havasında olanlar var. Ahlak ve basiret olmayınca herkes mutsuz oluyor.

nuri

7 Temmuz 2023 15:07

Üstadım . Şahane bir konu işlemişsiniz!Kamu emekçisi bir kişi olarak. Makaleniz çok dikkatimi çekti çok haklı tespitleriniz var.657 .yasası gözden geçirilmeli derim...

Mezardan yönetilmek istemeyen adam

7 Temmuz 2023 13:11

Sayın yazar kitabın ortasından yazmış. Resmi kurumlarda işlerin nasıl yapıldığı hepimizin malumu. Gerekli kanuni düzenlemeler - meydanı boş bulup istedikleri gibi at oynatmalarına müsaade edilmeyerek- yapılıp özelleştirme sağlanmalıdır. Bayram ziyaretinde yıllardır sağlık personeli olarak çalışan bir arkadaşım sektörün özelleşmesinin iyi olacağını savunuyordu.

Uğur

7 Temmuz 2023 19:42

Tabii ya, devleti bile özel bir şirket yapalım da cumhurbaşkanını direkt olarak devlet şirketinin sahibi Koç atasın, böylece liberal şirket-devletin köleleri olarak bu günleri asgari ücretliler bile mumla arasın.

Haylaz

7 Temmuz 2023 12:13

 o kadar olacak .kamuda ki adam kendi bahçesini toprağını eker gibi çalışacak degilya .bu milletin işimi biter .şımarık toplum birini bulursa 10 tane soru soruyor .

iyildiz

7 Temmuz 2023 10:04

"Kamunun öncelikli sorunu maaş değil. İş ahlakı!..." da değil; kamuyu istihdam alanı yapıp, 1 kişilik işe 10 kişi alan, emmi-dayı-akraba-ahbap çavuş-hemşeri ırkçılığıyla dolduranlardır... Hele son 20 yılda tüy dikildi.

Uğur

7 Temmuz 2023 11:07

Mesela İngiltere'de Türkiyeden epey daha az nüfus var, ama buna rağmen Türkiye'dekinden daha fazla (5 milyon 800 bin) kamu görevlisi var! Bu sayı kamu görevlisi sayısıdır; "düz memur (civil servant)" sayısı ile karıştırmayın. İngiltere'ye kıyasen Türkiye'de hiç öyle fazla kamu görevlisi filan yok.

Fikret Türk

7 Temmuz 2023 09:16

Ali Osman bey kardeşim İşte dediğimiz bu birde memleket in en önemli eksiği memur maaşı gibi yürütme deki bizim seçtiklerimiz üç kademe yok seyyanen zam açıklar peki bu öz çocuklarınızın meselesinden biz üvey lere ne zaman ilginizi serdeceksiniz seçim gene kapımızda kimse bizi çantada keklik sanmasın reis e oy var ama yanında nemalananlara ????

Şeref

7 Temmuz 2023 08:45

Tamamda Sayın yazar,şu anda devleti yönetenler 20-25 yıldır iktidarda...

Ali Osman Aydın Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle