--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kur’an’a Tekmenin Asıl Sorumluları Kim?

Ali Osman Aydın
Ali Osman Aydın
15

Antalya’da bir okulda, bir müslüman öğrenci tarafından Kur’an-ı Kerim tekmelendi. Bu çok sarsıcı eğitim sistemi olayına ciddiyetle yaklaşılması gerekiyor. 

Muhalefetin yaptığı kolaycılık. “Bu çocukları siz yetiştirdiniz.” diyorlar. Hepimiz Kemalist müfredatın asimilasyon çarklarından geçtik okurken. Kemalist eğitim sistemi Kur’an’a, dine saygılı bireyler yetiştirdi de bizim mi haberimiz yok? Hayır! Kemalist propagandanın sadece okulda değil, her yerde, dini ve onun sembollerini bir öcü gibi, bir virüs gibi lanse ettiğini, tahkir ettiğini bizzat yaşadık, gördük.  

Dolayısıyla asıl tekmeyi atanın, Batı hegemonyasının Türkiye şefliği gibi çalışan Kemalist ideoloji olduğunu söylemek yanlış olmaz. 

Bugün eğitim sistemi dediğimiz şeyin beynini hala Kemalizm’in dogmaları oluşturuyor. Kemalizmin eğitim sistemi üzerindeki etkinliğinin kırılmaması da bu iktidarın en büyük, en hayati yanlışıdır. 

20 yıl sonra bile hala okul tarih kitaplarında Osmanlılar kötü, İngilizler iyi. Hala Batı’nın tüm  değerleri iyi, bu toprakların tüm değerleri kötü!!! 

İkinci büyük yanlış, okullarda disiplinin, öğretmen otoritesinin zedelenmesidir. Terbiyenin hafife alındığı bir eğitim sistemi her şeye karşı saygısız ve laubali insanlar yetiştirir. Bunlar geri dönülmez yanlışlardır. Hayatta en hakiki mürşidin ilim olduğunu varsaydığınızda, ahlakı ıskalarsınız. Bilginin ahlaktan üstün tutulduğu bir eğitim sistemi diplomalı canavarlar yetiştirmekten başka bir işe yaramaz. O canavarlar yarın yeni bir atom bombası yapıp milyonlarca insanı gözünü kırpmadan yok edebilir. Sizi bilmem ama Kur’an’a tekme atabilecek kadar temel insanlık değerlerinden yoksun bir hukukçunun bana vekalet etmesini istemem!      

Meşhur Alman Filozofu İ. Kant’ın eğitim ile ilgili ne dediğini hatırlayalım: “Talim terbiyenin ihmali eğitimin ihmalinden daha büyük bir kötülüktür. Çünkü bu sonuncusu, daha sonra, hayat içerisinde telafi edilebilir, fakat  serkeşlik (kanun kural tanımazlık) giderilemez ve talim terbiyede yapılan yanlışlıklar hiçbir zaman telafi edilemez.”

Eğitim açığını telafi edebilirsiniz ama terbiye açığını edemezsiniz diyor, ne kadar doğru!

Terbiyenin diğer ucundaki aileler de tekmenin baş sorumlularından. Çocuk yetiştirme konusundaki ananemiz, geleneksel terbiyemiz ebeveynler eliyle yıkıldı maalesef. Kutsal şeylere saygıya, büyüğe hürmete, küçüğe şefkate ve ciddiyete dayalı terbiye anlayışımız yok edildi. Aileler, her istediğine sahip olan, ebeveynleri başta olmak üzere herkese saygısızca davranabilen ve bu kural tanımaz davranışları onaylanan çocuklar yetiştiriyorlar. 

Bu çocuklar da, bu gidişle önce kendilerini sonra anne babalarını, sonra da bütün toplumu ateşe verecekler… Bu üç başlık altındaki problemli yaklaşımlar tadil edilmeden, sadece çocuklara verilecek cezalarla bu saygısızlıkların önünün alınacağına inanmıyorum.  

        Nerede Ünlüler, Sanatçılar?

Olur olmaz her şeyle ilgili paylaşım yapan ünlüler var. Bazen ağaç, bazen hayvan, bazen karpuz için bile ortalığı ayağa kaldırıyorlar. Dikkat ederseniz Kur’an tekmelenme hadisesi gibi bir şey hiç yaşanmamış gibi sessizlik içindeler. Kimi kast ediyorum: Tarkan, Şahan Gökbakar, Gökhan Özoğuz, Fazıl Say vb…

Tabi ki atılmamalı ama; farzı misal, o tekme Nutuk’a, bir LGBT’liye, alkol alan birine, kadına ya da bir köpeğe bile atılsaydı yine ard arda paylaşımları patlatır, duyar kasarlardı. 

Burada şu açık gerçeği görmek gerekiyor. Benim şahsen bu ünlü sınıfıyla ilgili tespitim nettir ve değişmez. Bunların, bu toprakların asli değerleriyle bağlantıları olmamasını bırakın, o değerlere düşman olduklarına inanıyorum. LGBT hangi insanların ortak değeri ise onlara baya dostlar; Kur’an hangi insanların ortak değeri ise onlara düşmanlar. “Saygı duyuyoruz” falan gibi şeyleri geçin… Sadece Kur’an-a değil, İncil’e, Tevrat’a da, ya da o dinlerin kutsallarına da kimse bu muameleyi yapamaz. Biz buna itiraz ederiz, gücümüz yetiyorsa engel olmaya çalışırız. İnancımız bize bu ödevi verir. 

Fakat bu arkadaşlar bir mezar taşı kadar sessizleşiyorlar dini meselelerde. Hatta ne kadar sessizleşirlerse nerede durduklarını takipçilerine o kadar ispat etmiş oluyorlar. O halde onları takip edenler uyanık olmak durumundalar. Sessizlikle işlenen suçlara ortak olacaklar mı, olmayacaklar mı?    

 

    Vergimizden Heykel de Yapılmasın, Kabul mü? 

 Şeriata karşı olduğunu dürüstçe ifade eden tiyatrocu Orhan Aydın, “ Camilerin her türlü giderleri ibadet edenler tarafından ödensin” diyor. Camiyi kim kullanıyorsa giderleri o karşılasın, tarzındaki bu mantık başka şeylerde de kullanılıyor. 

“Geçmediğin köprünün parasını ödüyorsun” diyen ilk Yılmaz Özdil’di galiba. Sanki sadece kullandıkları kamu hizmetlerinin parasını ödüyorlarmış gibi. Sonra bu saçma sapan tekerleme siyasiler başta olmak üzere bütün muhalefetin ağzına sakız oldu. “Geçmediğin yolun parasını ödüyorsun, tedavi olmadığın hastanenin…” vs. 

Başka nasıl olacaktı acaba? Vatandaş sadece hizmet aldığı yer için mi vergi ödeyecekti? Bu nasıl bir mantık! Mesela, bizim Bayburt’un Demirözü ilçesinde bir sağlık ocağı var. Muhtemelen oraya hiç gitmeyeceksiniz, ama parasını siz ödüyorsunuz. Ödeyeceksiniz de zaten. Toplum dediğimiz büyük ortaklık mekanizması böyle çalışır. Bu adamlar toplum olmanın en temel gerçeklerinden bile habersizler! 

Camilerin imarı cemaate ait olduğu gibi ısınma ve soğutma giderlerini cemaat karşılıyor hamdolsun. Sadece aydınlatma giderleri devlete ait. Fakat Orhan Aydın’ın söylediği gibi olması durumunda ne olacağını düşünelim. Ne diyordu: “Camiyi ben kullanmıyorum, kim kullanıyorsa giderleri o karşılasın.” 

O mantıkla cemaatten biri de der ki: “Ben de destek aldığın tiyatroyu kullanmıyorum. Tiyatronun giderlerini de kim izlemeye gidiyorsa o karşılasın.” 

Diğeri der ki: “Bende sağlık hizmeti almıyorum.” Ordu’da ki o yeni yapılan muazzam tünelden hiç geçmemiş olan, “Ben niye o tünelin parasını ödeyecekmişim?” der…

Biri de diyebilir ki: “Devlet  benim gibi bir müslümanın vergisiyle 400 kilisenin elektrik faturasını ödemesin!”

Yorumlar

(15)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

SEFO

6 Temmuz 2022 18:32

çevir kazı yanmasın.. geçmediğim köprüden kasıt şahsen kullanmadığım hizmet değil. geçiş garantisiyle şirketlere ihale edilmiş bu hizmetlerin olağanın dışında bir trafik çekmesi beklenerek yapılmış anlaşmaları dolayısıyla paramı aslında bir patrona peşkeş çekiyorum.itirazım buna.

Dindar Atatürkçü

14 Haziran 2022 16:24

Dindarız ve sonuna kadar da Mustafa Kemal Paşacıyız; yallah başka kapıya

Muzaffer

12 Haziran 2022 01:30

Allah firsat verdiya bir kere insanoğluna gudursunlar.ama bunun yarınıda var..sanmasınlarki hesap sorulmaz..hala neyin inadı bu yahu kime kafa tutuklarını sanıyorlar...goca kainatı yaratmış birde gerzek insana emanet etmiş..adam olmayacak bunlar..kafa dar maddeci nesil..daha dün dünyaya geldi her şeyi bildiler..goca alimler cözememis yaradanin sırrını bunlar hemen bildiler çözdüler.. çocuktan beterler..cehalet genlerinde var olmaz bunlardan bi halt

Sayın yazar hadiseleri tahlil ve tergib etme kabiliyetin Koca bir sifirr

10 Haziran 2022 23:54

Niyemi 20 yıl boyunca eğitimin altından girip üstünden çıktınız hala bir okuldaki çocuk diyorsunuz ihl dilemiyorsunuz.. ben bir eğitimciyim bu neslin dine ve dindarlara yabsncilasmasinin asıl sorumlusu din adına ahkam kesinlerdir din adaleti emreder dindar geçirenlerde adaletin A si yok din ahlaki ve hakkaniyeti emreder adamı olanlar torpille ise alınır arabalara yapılan torpili ALLAHIN ayetleri ild tevil ederler din paylaşmayı emreder dindar geçinenler kendilerine cennet gibi bir hayat kurmak içi milletin hayatını cehenneme çevirir.. umutsuzluk aidiyet duygusunu bitirir gençliğin umudunu tükettik aidiyet duygusu zarar gördü çocuk dindar geçinenlere tepkisini kutsal kitabımıza bu dendi, hareketi yaparak ortaya koymuş olamaz mi kemalist ideolojinin yönetiminde bile okullar da bu kepazelik yaşanmadı yapmayın once kusuru kendinizde arayin

Edep ya hu

10 Haziran 2022 20:34

Batı referanslı eğitimi eleştiren adamın referansı Kant

osman

10 Haziran 2022 18:37

eskiden ortaokul bitirmek üniversite bitirmek kadar zordu alttan alırdın bitiremedin yallah çıraklığa askerlik 18 aydı en az gitmeyene kız verilmezdi herşeyin saygınlığı vardı parayı veren düdüğü çalar sistemde kimse kimseye saygı duymaz sistemin sorunu bu

Sorumluları laik kemalist rejimdir

10 Haziran 2022 16:28

Eğitim sistemidir, medyadır. Elbette bunun hesabı sorulacak.

Mustafaca

10 Haziran 2022 13:47

55 yaşımdayım ve hala öğretmenlerimizi görünce saygı ile doğrulur el öperim. Şimdi ise lisede daha okul kapısında sigara yakan küpe takan saç boyayan öğrenci dolu..insan üzülüyor eğitim mi öğretim mi önemli acaba...birşeyler yanlış gidiyor bence...evden öğrenci arıyoruz gel sınava gir geçeceksin diye de gelmeye tenezzül etmiyor gençlik zaten geçicem ne gerek var diyor sanırım okula kadar gelmeye...

Mardinli Hoca

10 Haziran 2022 11:01

Sayın Ali Osman bey dilinize yureginize sağlık.Yorumunla yüreğime su serptin Allah cc razı olsun.Evet toplum millet devlet için en önemli olan millî eğitim dir.Ama maalesef mevcud sistem ile küfür güçleri ne hizmet edecek şekilde kurmuşlar.Yirmi yıl iktidarda bulunan ak parti milliegitimde köklü bir değişiklik yapmadı.Yetistiren insanlar din devlet millet düşmanı olarak çıkıyor.Bumu millî bunlarmi devleti yönetecek.İslam a Kur'an'a karşı düşman bir nesil yetiştirerek sonra milli diyorlar.Milli demek dinine devletine milletine sadık olandır.Bu konuda hükümet hiç bir şey yapmadı bu gidişle Bir şey yapacağı inanmıyorum.Yirmi senede yapamadığı Bir senede yapmak mümkün değil memleket uçuruma gidiyor.Ekonomi olsun siyasi olsun eğitim olsun her bozuk Türkiye üniversitelerle dolduruldu boş ne yaparsanız yapın Türkiye'nin durumu iyi değil.Bana göre bir müslüman çocuğu Kur'an'i Kerime tekme atan yetişmesinin suçlusu devletir ailedir.

Kocasolak

10 Haziran 2022 10:12

Aynen katılıyorum DA. Türkiye cumhuriyeti kurulalı hiç bir partiye, kimseye verilmedik çoğunlukta oy verdiğimiz iktidar yirmi yılda milli eğitimin M sini düzeltemedi. Biz yoksa AK partiye değil de Kemalist ideolojiye mi oy verdik? Bu gün dahi hacı hoca ya SAHİP çıkmaya korkan iktidar yönetiyor bizi. ABD, AB paralarına GÖZ dikmiş MÜSRİF bir AK parti var iktidarda. Yalan mı??? Dövizle yatıp faizle kalkıyoruz, partililer Alman otomobillleriyle cirit atıyor. Hükümet kemer sıkma, İSRAFI önleme tedbirleri kalem kalem açıklasa ya. Gavur parasına alışmış ÜST TABAKAYI doyurmak için AB ye muhtacız, milletin eğitimini batıya MAHKUM edenler utansın.

Ali Osman Aydın Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle