Kentsel Dönüşüm ve Köpek Sorunu
Deprem sonrası hükümet kentsel dönüşüm çalışmalarını hızlandırmak için “yarısı bizden” kampanyası başlatmıştı. Buna göre, kentsel dönüşümün maliyetini hükümet ve vatandaş yarı yarıya üstleniyordu. Bence çok isabetli bir çalışmaydı.
İstanbul’un acil olarak kentsel dönüşüme ihtiyacı var. Ciddi miktarda oturulamaz durumda bina var ve bunlarda maalesef hala oturuluyor. Bunda hem vatandaşın ekonomik olarak ciddi sıkıntı içinde olmasının hem de dönüşüm meselesinin iyi anlatılamamasının payı var. Allah korusun, bir deprem olması halinde yaşanacak can kaybını düşünmek bile istemiyor insan.
Ama deprem bir gerçek. Bu gerçekten kaçamayız. Bu yüzden kentsel dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması gerekiyor. Ama seçim sonrasında kentsel dönüşüm, gündemin biraz gerisine düşmüş izlenimi veriyor. Kentsel dönüşüm ofisleri tenha...
Bu arada artan kira fiyatları da kentsel dönüşüm isteyen vatandaşları kara kara düşündürüyor. Kentsel dönüşüm durumunda, mahalle sakinlerinin iş ve okul kaygısıyla civar mahallelere taşınmak isteyebilecekleri düşünüldüğünde, mevcut kira fiyatlarının katlanacağını tahmin etmek hiç de zor değil. Kiranın üstüne dönüşümün maliyetini de eklediğinizde, ortaya altından kalkılması zor bir fatura çıkıyor vatandaş için.
Acaba, hem devletin hem de vatandaşın üzerindeki maliyet yükünü hafifletmek adına kimi yerlerde imar değişikliğine gidilebilir mi? İmar değişikliğine gidilmesi, yani halihazırdakinden daha yüksek imar uygulanması müteahhitleri işin içine çekecektir. Müteahhitler kentsel dönüşüme girdiği takdirde de vatandaşa ve elbette devlete ek maliyetler çıkmadan kentsel dönüşüm gerçekleştirilebilir.
Bunun getireceği farklı sorunlar da olabilir elbette. Ama, maliyetinin ya hiç olmaması ya da şu ankine göre düşük olması kentsel dönüşümü cazip hale getirir ve de hızlandırır.
Uzmanlar "İstanbul depreminin eli kulağında" diye açıklamalar yapıyorlar. Önümüzde çok acı örnekler var ve vakit daralıyor. İmar artırımı, işleri hızlandırabilir.
Köpek Saldırıları Artıyor!
Geçen gün bir vatandaş sahipli bir pitbull tarafından saldırıya uğradı. Yaralanan vatandaş bir gün sonra köpeği vurarak öldürdü. Ardından da tutuklandı.
Bu konu hayli enteresan. Acaba köpeğin saldırısı polise intikal etti mi, merak ediyorum? Ettiyse, köpeğin sahibi ile ilgili bir işlem yapıldı mı, mesela, ceza verildi mi?
Öyle ya, size ait bir köpek insanlara zarar veriyorsa bunun ciddi bir yaptırımı olması gerekir.
Mesele polise intikal etti ve köpeğin sahibi ile ilgili hiçbir işlem yapılmadıysa devlet saldırıya uğrayana olup biteni boş vermesini, unutmasını mı söylemiş oluyor? Anlayan var mı?
Köpekler tarafından parçalansalar ve hatta çocukları da parçalansa insanlar köpeklere zarar vermemeliler mi?
Verilmemeli diye düşünülüyor, anladığım kadarıyla!
Yeni imtiyazlı sınıfımız köpekler galiba!
Onlar istediklerine saldırabiliyorlar ama kimsenin onlara dokunmaya hakkı yok!
Köpeklerin köpekliğine soyunmuş insan çeteleri var. Ve insanlardan köpekler adına hesap soruyor yer yer intikam alıyorlar.
Geçen gün sahipli bir köpek, trafik kazası için tutanak tutan polise saldırmıştı. Köpeğin sahibi, yaralanan polise çıkışıyordu "köpeğin alanında ne işin var?" diye...
Köpeklerin can güvenliğinin insanlarınkinden daha önemli kabul edildiği absürt bir zamanda yaşıyoruz. Kedilerin bebeklere tercih edildiği bir zamanda...
Köpek sorunundan kurtulmak için önce köpekperestlerirehabilite etmemiz gerekiyor. Çünkü köpekperestler insanlardan nefret ediyorlar ve bu sorunun derinleşip, toplumun çıldırma noktasına gelmesinden memnuniyet duyuyorlar. Onlar rehabilite olup, insana duydukları nefretten kurtulmadıkları sürece toplum olarak köpek sorunundan kurtulmamız mümkün görünmüyor.
Tabii bu tabloda, insanların şikayetleri karşısında sessizliğe bürünen, duymazlıktan gelen iktidarın payı çok büyük.
Mesela Şanlıurfa Siverek’te kuduz köpeklerin sebep olduğu bir ısırılma hadisesinden dolayı genç bir mimar hayatını kaybetti.
Korkunç bir olay. Benim ve sizin de başınıza gelebilirdi. Gerekli önlemler alınsaydı bu kişi yaşıyor olacaktı muhtemelen.
Şimdi bu ölümün sorumlusu kim?
Sokakları köpeklere ve köpekperestlere teslim edenlerin bu ölümde payları yok mu?
Hem sokakları köpeklerden temizlemeyerek insanların yaralanmasına ve ölmesine neden oluyorsunuz, hem de devlet yerine saldırgan köpeği etkisiz hale getiren kişiyi tutukluyorsunuz.
Kelimenin tam anlamıyla taşları bağlıyor köpekleri salıyorsunuz!
Bu adil değil. Böyle giderse vatandaş kendi adaletini kendisi sağlamaya başlayacaktır. Buna gerek kalmadan ve başka insanlar ölmeden, bir an önce gerekli adımlar atılmalıdır.







