İmparatorluk Çöküyor
İmparatorluk Çöküyor
ALİ OSMAN AYDIN
Yanlış hatırlamıyorsam 2013 senesiydi… Dönemin, ABD Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone basına şöyle söylemişti: "İmparatorluğun çöküşünü izleyeceğiz."
FETÖ çeşitli kumpaslarla hükümete, devlet kurumlarına saldırıyordu o günlerde. Bu söz o hengamenin içinde söylenmişti.
Aradan on küsür yıl geçti. Türkiye’de hükümet de devlet de Büyükelçinin söylediği gibi bir çöküş yaşamadığı için kimse çöküşü izleyemedi...
Fakat bütün dünya, Hint okyanusuna çekilmek zorunda kalmış yaralı filosuyla, darmadağın edilmiş trilyon dolarlık askeri teknolojisiyle, başarısız askeri ve siyasi yönetimiyle ABD imparatorluğunun çöküşünü izliyor. Hem de canlı yayında ve zevkle…
Darbeler, sabotajlar, ayaklanmalar, işgallerle maruf talan İmparatorluğu çöküyor… 28 Şubat’tan önce sorsak, çoğu insan böyle bir şeye ihtimal vermezdi.
Peki bu nasıl mümkün oldu?
Çöküş ta Regan dönemi ile başladı aslında. George W. Bush dönemi bir çıkış arayışıydı. Trump’ın seçimi çöküşün ilanıydı!
Fakat İran’ın cesareti, inancı, zekâsı ve kararlılığıyla tüm dünya için bu çöküş çıplak gözle görülebilir bir hale geldi.
“Yiğidi öldür ama hakkını yeme” demişler.
İran’ın merkezi savunma doktrinine karşılık merkezsiz savunması, Epstein çetesini şok etti. Merkeze vurdukları ani darbeden sonra İran’ın teslim olacağını düşünüyorlardı. Netanyahu ve Kushner kulaklarına böyle fısıldamıştı. Oysa bizim için yeni İran için eski sayılabilecek yöntemle İran onları coğrafyasının her yerinden art arda vurdu.
Savaşın ilk anına gidin… ABD karşısında dünyadaki güçlerin çoğu savunma için gereken ilk adımı atmakta tahmin ediyorum ki tereddüt ederlerdi. Ama İran etmedi. Aynı sertlikte fakat daha da yüksek bir azimle ve kesinlikle daha yüksek bir zekâ ile düşman hedeflerini bir bir vurarak saldırganların savunmasını çökertti.
Tel Aviv kurulduğu günden bu yana hiç olmadığı kadar savunmasız şu an…
Hem de 40 küsür yıldır ambargo altında yaşayan, imkanları çok kısıtlı bir devlet yaptı bunu.
İran’ın galibiyeti ezilen halklar için bir umuttur. Eğer İran mağlup olsaydı dünya daha da karanlık bir yer olacaktı.
İran hükümeti halkı ile birlikte direnerek düşmanlarını mağlup etti. Düşmanları İran saldırısı ile amaçladıkları hiçbir hedefe ulaşamadılar. Dahası çok büyük hasar aldılar. Bundan dolayı yıkıma ilişkin görüntülerin paylaşılmasını engellemek için müthiş bir sansür uyguluyorlar.
Trump’ın özel temsilcisi Witkoff’un ateşkes konusunda Tahran ile temas kurmaya çalıştığına dair haberler de ajanslara düşmeye başladı.
Demem o ki psikolojik eşik aşıldı. ABD, İran hezimetinden sonra asla eski ABD olmayacak. Biz, inşallah, bu yıkım imparatorluğunun çöküşünü izleyeceğiz.
Şu aşamadan sonra ABD ve İsrail gibi iki nükleer silah sahibi ülke, hiç arzu etmediğimiz bir biçimde İran’a daha sert ve yıkıcı bir saldırıda bulunarak savaşın seyrini değiştirebilir. Ancak böyle bir durumda dahi gerçek anlamda bir zafer kazanmış olmazlar. Tarih, onları okulları bile bombalayan barbarca saldırganlıklarıyla; İran halkını ise sergilediği direniş ve metanetle hatırlayacaktır.
Vadedilmiş Topraklardan Kaçış
İsrail hükümetinin saldırısı sonrası İran’ın sert karşılık vermesiyle on gündür mahşer günü provası yapmak zorunda kalan İsrailliler, Ben Gurion Havalimanında tarihi bir izdihamın yaşanmasına neden oluyorlar.
Radarlar ve erken uyarı siren sistemleri başta olmak üzere ülkedeki tüm teknolojik altyapı İran füzeleriyle kevgire döndüğü için havaalanında sistemler çalışmıyor.
Vadedilmiş topraklar geyiği de bir anda unutuldu! Güya İsrail’e kavuşmak için 3000 yıldır beklemişlerdi. Vazgeçmek için 10 gün yetti!
Yeryüzünün “seçilmiş milleti”, “vadedilmiş topraklardan” kaçabilmek için birbirlerini eziyorlar havaalanında.
Oysa daha on gün önce Hamaney’in ölümü üzerine Tel Aviv sokaklarında eğleniyor, övünüyor, böbürleniyorlardı.
Şayet havaalanına ya da Tel Aviv birkaç düzine daha füze düşerse İsrail vatandaşlarını kamplara doldurmak gerekecek.
Kamp demişken… önümüzdeki günlerin Yahudi ayaklanması, Siyonist yönetime karşı yer altı sığınaklarının ve metro istasyonlarının derinliklerinden ateşlenebilir. Hükümet karşıtı öfke dolu tweetler bu sığınaklardan atılıyor.
Çünkü sığınak kapasiteleri tamamen dolu ve sığınaklarda yer bulamayanlar yer altı metro istasyonlarına sığınıyorlar. Tabii ki ırkçı Siyonist yönetim Yahudiler haricindekileri, mesela Arapları bu sığınaklara almıyor.
*
Trump şöyle diyor: "Jared Kushner'ın bana söylediklerine dayanarak İran'ın bize saldıracağını düşünmüştüm."
Baştan sona stratejik bir hata olan İran saldırısı sonrası ABD’de suçlama oyunu başlamış görünüyor. İran füzeleri Tel Aviv’in ve ABD üslerinin stratejik noktalarına indikçe “haberim yoktu, bilmiyordum, bana böyle söylendi” gibi mazeretleri duymaya başlayabiliriz bir süre sonra.