--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İfade özgürlüğü, Yasaklar ve Kentsel Dönüşüme Karşı Çıkanlar

Ali Osman Aydın
Ali Osman Aydın
12

İhsan Eliaçık’ın dini görüşlerini paylaştığı kitapları piyasada yıllardır satılıyor.
Fakat ‘Yaşayan Kur’an Türkçe Meal-Tefsir’ini Diyanet yasaklamış. Bununla ilgili bir tartışma dönüyor. Tabi ki bu tartışma “ifade özgürlüğü” çerçevesinde dönüyor her zamanki gibi…
Ben söz konusu meali okumadım. Bir tahrifat var mı bilmiyorum. “Yasaklanmak yerine reddiye yapılsaydı” gibi meselelere girmiyorum… Meseleye sadece teknik olarak bakıyorum: Yani özgürlükler nerede biter, yasaklar nerede başlar. Sıradan bir fikir kitabı söz konusu olduğunda değil, özellikle kutsal bir kitap söz konusu olduğunda…
Kur’an uzmanı olmadığım için aklıma şu takılıyor.
Mensubiyeti, ideolojisi fark etmeksizin, herhangi bir kişi Kur’an’a “dilediği” gibi mana verebilir mi?
Buna verilebilir denirse…
Bir kutsal kitaba, onun temel tezlerini reddeden anlamlar vermek dahi olsa, yapılan şey ifade özgürlüğü olarak kabul edilecekse… O halde yarın bir ateist ya da putperest çıkıp, “Kur’an tevhidi reddeden, ateizmi tebliğ eden bir kitaptır” diyerek kendi arzusuna göre bir meal yazacak olursa, bu da ifade özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilecek mi?
Yasağa yapılan itirazda bir başka ilginç yaklaşım öne çıktı.
Mesela “Kur’an’ın manasının tahrif edildiğine kim nasıl karar verecek?” demiş bir ilahiyatçı. Bu çok enteresan bir savunma. Hatta bu yaklaşım yasağın kendisinden daha enteresan bana kalırsa!
Merak ediyorum…
Hakikaten, herhangi bir mealde Kur’an’ın tahrif edilip edilmediğini anlamamız mümkün değil mi!?
Bunu bilebileceğimiz ölçülerden mahrum muyuz?
Kur’an bir metin olarak bu kadar “muğlak” bir metin mi?
Eğer Kur’an’ın tahrif edilip edilmediğini anlayabileceğimiz bir kıstasımız yoksa belki ortada bir metin de yoktur?!
Şunu kastediyorum:
Eğer ortada ne kastettiği aşağı yukarı belli olan, İslam dünyasının ve bin dört yüz yıllık geleneğin ana hatlarında, temel kavramlarında asgari mutabakata vardığı bir metin yoksa, Kur’an “var” diyebilir miyiz?
Bana zor görünüyor.
Fakat, eğer elimizdeki metin bu derece muğlak değilse, tahrif edilip edilmediğini anlamamız mümkün olmaz mı?
Eğer mümkün olduğunda anlaşabiliyorsak, o halde birilerinin tahrif ettiğini de
pekala söyleyemez miyiz?
Dediğim gibi Kur’an uzmanı değilim. İşin uzmanları konuya bir açıklık getirirlerse memnun olurum.
Kentsel Dönüşüme Engel Olmak
Sanatçı Orhan Aydın’ın kızı depremde hayatını kaybetti. Allah rahmet etsin.
Orhan Aydın hükümete dava açtığını söylüyor. Konu tabii ki depreme karşı önlem alınmamış olması.
Fakat Orhan Aydın’ın sosyal medyada dolaşan videolarında çok çarpıcı ifadeler var kentsel dönüşümle ilgili.
Aydın, kentsel dönüşümü “rant ve talan” olarak yorumluyor ve kışkırtmaya çalıştığı mülk sahiplerine de “sizi buradan kovacaklar, direnmelisiniz” diyor. Yani Kentsel dönüşümü engellemek için uğraşıyor.
Peki kentsel dönüşüm girişimlerini halkı da galeyana getirerek durdurmaya çalışan birinin kentsel dönüşüm yapılamadığı için hayatını kaybedenlerin hakkını savunması çelişki değil mi?
Acısına saygı duyuyoruz ama Aydın burada tamamen mantık dışı bir hınçla hareket ediyor.
Benzer ifadeleri Merak Akşener’de kullanmış. “Gürültü çıkardık ve durdurulmasını sağladık” diyor gururla, İstanbul Tozkoparan’daki kentsel dönüşüm projesiyle alakalı.
Üsküdar Kirazlıtepe’de yapılacak kentsel dönüşüm ile ilgili Kemal Kılıçdaroğlu da benzer sözlerle halkı dönüşüme karşı kışkırtmış.
Hükümetin kentsel dönüşüm uygulamalarını peşinen “rant, talan, yağma” şeklinde yaftalayarak oluşturduğunuz düşmanlık size oy olarak geri dönüyor olabilir. Ama bu politikanız kentsel dönüşümden caydırdığınız insanlara ölüm olarak geri dönüyor, örnekte görüldüğü gibi.
Eğer biraz vicdanınız varsa, lütfen, vazgeçin bu her şeyi aynı torbaya koyan, iktidarın her işine kökten karşı olan tutumunuzdan. Belki de kentsel dönüşüm, sadece kentsel dönüşümdür; yapılır ve insanların hayatları kurtulur, ne dersiniz?
Ekşi Sözlük Kapatıldı
Muhalefet bunu ifade özgürlüğüne darbe olarak okuyor.
Fakat şöyle bir şey var: Bu platformda sabahtan akşama kadar küfür eden, nefret kusan, kutsallara söven tımarhanelik bir grup var.
İnanılır gibi değil. Önlerine gelen herkese en ağır hakaretleri, küfürleri etmekte mahzur görmüyorlar.
Bu ifade özgürlüğü mü?
Küfür düşüncenin ifadesi değil ki, özgürlük tanınsın.
Yeni Zelenda’da camide katliam olmuş, ekşi yazarı, “Videoyu izlerken keşke gelip bu Cuma günü camileri temizlese diye iç geçirdim” diyor.
Böyle bir ifade özgürlüğü olabilir mi?
Ak partiye oy veren herkese ana avrat küfrediliyor.
Bu ifade özgürlüğü olabilir mi?
Hemen herkese ana avrat küfredilen, toplumsal nefreti körükleyen bir operasyon merkezinden bahsediyoruz.
Ve tüm paylaşımlar oracıkta duruyor. Hiçbir şikayet onları oradan kaldıramıyor.
Küfrü, nefreti, ifade özgürlüğü olarak yorumlarsanız, bu kavramı şeytanlaştırmış olursunuz.
Fakat, neymiş. Onlar küfredecekmiş biz de dava açacakmışız.
Ben şahsen kaç yazarı Allah’a, Peygambere küfür ettiği için şikayet ettim. Hiçbir şey olmadı. Yönetim o kişilere dokunmadı bile. Paylaşımlar olduğu gibi kaldı.
Çok şükür birileri bu pislik yuvasını kapatmış.
Umarım sonsuza dek kapalı kalır.
Küfrü ve bir topluluğa topyekun nefret kusmayı reddediyorum. Küfrü ve toplumsal nefreti körüklemeyi meşrulaştıran bütün yaklaşımları reddediyorum.

Yorumlar

(12)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Doğruyu doğru

3 Mart 2023 19:36

Hakikaten, herhangi bir mealde Kur’an’ın tahrif edilip edilmediğini anlamamız mümkün değil mi!?... mümkün...bu yüzden her önüne gelen ...hele hele zinayı...içki içmeyi sıradan bir iş gören hastalıklı kalpler meal yazamaz...tefsir hiç yazamaz...bunun bir sırası vardır...verilen anlam Kur'an'ın diğer ayetleri ile desteklenecek ...ters düşmeyecek...peygamberin sünneti o anlamı destekleyecek... sünnete ters düşmeyecek ( bunlar istedikleri gibi at oynatıp çift sürmek için sünneti hafife alıyor ...kabul etmiyorlar...icmâ ; önceki âlimlerin takip ettiği yolu ...edebi...kriterleri izlemek...

Gerçek Gr şaşmaz

3 Mart 2023 19:27

Mensubiyeti, ideolojisi fark etmeksizin, herhangi bir kişi Kur’an’a “dilediği” gibi mana verebilir mi?... açık...kesin...net olarak cevap vereyim... hayır...asla veremez... Âli İmrân süresi 7. ayet...Allah Kuran'da şöyle buyuruyor; "Sana Kitab'ı indiren O'dur. Ondaki bir kısım ayetler Kitab'ın temelini oluşturan kesin anlam içeren muhkem ayetlerdir. Diğerleri ise müteşabih (birden fazla anlama gelebilen) ayetlerdir. Kalplerinde bir eğrilik bulunanlar, bozgunculuk yapmak ve keyfine göre yorumlamak amacıyla müteşabih olan ayetlerin üzerine düşerler. Onların yorumunu (tam ve doğru olarak) Allah'tan başka kimse bilemez. İlimde derinleşmiş olanlar ise "Bunlara iman ettik. Hepsi Rabbimizin katındandır" derler. Şu var ki, akıl sahiplerinin dışındakiler bunlardan ibret almazlar.

Ömer

25 Şubat 2023 19:41

Madem Kurani Kerim konusunu bilmediğini soyledin.Neden başkalarının fitnelerini buraya yaziyorsun.Düpedüz fitne bu yaptığın.Kim karar verecekmiş de bilmem ne ...YUH olsun

Murat Karaismailoğlu

24 Şubat 2023 18:48

Dünyanın hiç bir yerinde bu tür sosyal medya paylaşımlarına devletler izin vermiyor ! Biz miyiz bu dünyanın en "demokratik (?)" ülkesi ? Bu kadarı fazla ! Devletimiz, âcilen ilgili yasaları çıkartmalı, DERHÂL !

akesar

24 Şubat 2023 15:14

Ekşi Sözlüğün kapatılmasını olumlu buluyorum. Çünkü küfür, hakaret, ihanet özgürlük olamaz.

OLACAKTIR

24 Şubat 2023 21:17

akesar SANA ALMAN PROFÖSÖRÜN SÖYLEDİĞİ LAFI HATIRLATIRIM SENİ GÖTÜRMEYE GELDİKLERİNDE İTİRAZ EDECEK DİŞARDA KİMSE KALMAMIŞ OLACAKTIR

Osman ALKIN

24 Şubat 2023 12:44

 hicr 9 da bu kuranı biz indirdik koruyucusu da biziz biz diyor

Ayhan

24 Şubat 2023 10:36

1400 yıllık asgari mutabakat dediğiniz hangi mutabakat acaba? Abdestte yok Namazda yok oruçta yok.

Hüda partili

24 Şubat 2023 09:08

Yazar kardeşim bir soru sormuşsun ben de cevabını acizane dilimin döndüğü(klavyemin tıklattığı kadar)vermeye çalışayım.Şunu iyi bilmek lazım ki bir mümin için Kuran olmazsa olmaz bir inanç kitabıdır.Bu Kurana iman edenler onun Allah tarafından kuşkuya yer vermeyecek şekilde indirildiğine de inanırlar.Çünkü son Peygamberle gönderilen kitap tahrif edilmeden gelmiş olması lazımdır ki Kuranın kendisi bunu haber veriyor(Hicr suresi ve Furkan suresi).Şimdi bu ilahi kitaba karşı duruşu kategorilere ayıralım:Birincisi iman edenler,ikincisi inkar edenler,üçüncüsü de iman da etmeyip inkar da edemeyen hastalıklı(Kuranın ifadesidir)ve münafık bir tipin tavrıdır ki İhsah eliaçık da onlardan biridir.Kendisi defalarca sosyalist biri olduğunu açıkladı ama bir türlü İslamın güzelliklerinden de vazgeçemiyor.Bunlara karşı Kuranı kerim etkili söz söyleme emrini verir.Etkili söz söyleme karşı tarafla müzakere ve eleştiriyi de getirir.Eleştiri karşı eleştiriyi getirir ki bunu yasaklamak daha işin başında ilmi müzakere,münazara ve eleştiriyi ortadan kaldırmış olur ve bu da hakkın ortaya çıkmasını engeller.Bu adamların tavrını Paludan gibilerin tavrıyla karıştırmayalım.Hakaret,küfür ve iftira ifade ve söylemleri ile ilmi münakaşaları karıştırmayalım.Nitekim Mongomery Watt vb. yüzlerce ve hatta binlerce oryantalist,papaz ve sözüm ona aydınlarının neşrettiği binlerce kitaba karşı İslam alimleri yasaklamayı değil,TENKİDİ esas almışlardır.Allah hepimize gizli ve açık İslam düşmanlarına karşı feraset,basiret ve ilmi dirayet versin.(Amin)

ANLATSANA

24 Şubat 2023 12:15

SEN KURANININ YAZILIŞINIDA BİZE BİR ANLATSANA

Avb

24 Şubat 2023 05:40

Rabbim o beyinleri ekşimişleri kahreylesin

çamlı

24 Şubat 2023 04:15

intn ve sosyal medya dil süpürgesiyle ortalığı toz dumana boğuyor, dedikodu

Ali Osman Aydın Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle