--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Hepimizin Başına Gelen O Alışıldık Şeyler

Ali Osman Aydın
Ali Osman Aydın
15

AK Parti hükümetlerinin en önemli icraatlarının başında sağlık sistemi geliyor. Geçen 20 yılda kamu hastaneleri fiziki olarak inanılmaz bir değişim geçirdi. Kimi hastaneler var ki içindeyken bir otelde mi yoksa bir hastanede mi olduğunuzu karıştırıyorsunuz.  

Ben özellikle son 5 yıldır anne ve babamın çeşitli sağlık sorunlarından dolayı bu değişen sistemi yakından gözlemleme, yaşama fırsatı buldum. Hem de sadece İstanbul’da değil, Türkiye'nin çeşitli şehirlerinde.  

Şimdi aylarca hastanelerde refakatçi kalmış biri olarak gözlemlerimden yola çıkarak bazı noktalara dikkat çekmek istiyorum.  

Hastanelerimiz genel olarak çok iyi durumda, son derece konforlu, rahat ve nezih...  

Hastanelerin sahip olduğu teknolojik altyapı da ileri seviyede. Eskiyle mukayese bile edilmez. Anadolu'daysanız artık önemli ameliyatlarla ilgili İstanbul'a taşınmanıza gerek yok. Aynı imkanlar Erzurum’da, Bingöl’de, Diyarbakır’da, Denizli’de de var.  

Memlekette kalp krizi geçiren babamın ameliyatını, İstanbul'da yaptırmak mı daha doğru olur diye danıştığım değerli bir Kardiyoloji profesörü büyüğüm "hiç gerek yok, Erzincan'da yaptırabilirsin" demişti.   

Hastaneleri fiziken mükemmelleştirmek çok önemli ama yeterli değil elbette. En nihayetinde sağlık personelinin niteliği sağlık sisteminizin kalitesini belirliyor. Sağlık personelinin bazı olumsuz tutum ve davranışları da bu muazzam değişime gölge düşürebiliyor.  

Yaşadığımız bir deneyimden örnek vereyim. Muhtemelen sizin de buna benzer, bir yığın deneyiminiz vardır.  

Bir buçuk yıl önce damar tıkanıklığı nedeniyle bacağından ameliyat olan babamın rahatsızlığı nüksetmişti. Aynı doktorda ikinci ameliyatını oldu. Fakat ameliyatın üzerinden iki ay geçmeden tekrar ağrılar baş göstermeye başladı.  

Babam memleketteydi ve orada bir doktora göründü. Doktor babama, çektiği filmde ayak damarlarının tamamen tıkalı göründüğünü, acilen ameliyat olması gerektiğini söyledi. Bu, bir önceki ameliyatın işe yaramadığını gösteriyordu. 75 yaşında bir insanın, iki ay önceki son ameliyatının yaraları iyileşmeden, tekrar ameliyat olmasının ne kadar sıkıntılı olduğunu siz de takdir edersiniz.  

Bu durumu duyduğumda, babama acele etmemesini, İstanbul'da ameliyatlarını yapan doktora da filmi göstermenin doğru olacağını söyledim. İstanbul’daki doktor babamı tanıyor, bütün süreçlerini yakinen biliyordu.   

Bu düşünceyle geçtiğimiz pazartesi günü abim Haseki Hastanesine giderek, babamın Kardiyoloji bölümündeki doktoruna ulaşmaya çalışıyor. Ulaşamayınca sekretaryasına şöyle söylüyor: “Doktor filme bakıp ameliyatın aciliyeti ile ilgili bize bir şey söyleyebilirse, memnun oluruz” diyor. Onlar da, doktora ileteceklerini, meselenin aciliyetini anladıklarını, doktorun bilgi vermesini sağlayacaklarını söylüyorlar.  

O gün haber gelmedi doktordan. Ertesi gün de gelmedi! 

Abim 3’üncü gün tekrar gidiyor hastaneye. Ne zaman bize dönüş yapılacağını soruyor. Asistanı hemen orada doktorla telefonda görüşerek, yarın, yani perşembe günü öğleden sonra 2 de, doktorun bizi bekleyeceğini söylüyor.  

Randevu alınınca Anadolu yakasından çıkarak Avrupa yakasındaki hastanenin yolunu tuttum bende.  

Doktorun kapısında vaktinden 20 dakika evvel beklemeye başladık. Hesapta, odaya girip 5 dakikada filmimizi göstereceğiz ve işimiz bitecek...  

Saat 2 oldu doktor yok! 2 çeyrek oldu doktor yok! 2 buçuk oldu, 3’e çeyrek kala oldu doktor hala yok! 

Tabi sekreteryasından nerede olduğuna, ne zaman geleceğine dair, doyurucu bir cevap da yok!  

Dört gündür, toplam 5 dakikalık bir iş için bekleyince ister istemez sinirleniyorsunuz. Ama efendiliğimizi bozmadık. Yine görüşemeyeceğimizi anlayınca beklemekten vazgeçtik.  

Gidelim dedik...  

Yalnız abime, gitmeden önce bir not yazalım, dedim.  

Doktor hanıma iletilmek üzere bir not yazıp sekreteryasına bıraktım.  

Sadece bir özür rica ettim doktordan.  

Dört gündür birkaç dakika ayırıp, bir filme bakılmamasını bir yana koyarak; “söz verdiğiniz halde randevunuza gelmediğiniz için sizden özür telefonu rica ediyorum”, dedim... 

Bunu istemek vatandaş olarak benim hakkım. O randevuya gitmeseydim, kabahatli ben olurdum. Kamu görevlisini işinden alıkoymuş olurdum. Ama randevuya gelmeyen doktordu. 

Hangi işi yaparsanız yapın, insanlara bir söz veriyorsanız, söz verdiğiniz şeyi söz verdiğiniz şekilde yapmak zorundasınız. Doktor olmak sizi bu yükümlülükten kurtarmaz aksine daha fazla sorumluluk yükler çünkü hastanızın durumu acil! Kamu görevi yapanlar bu konuda daha dikkatli davranmazlarsa, hizmet alırken karşımıza hep belirsizlikler çıkarsa, işler söylendiği vakitte yapılmazsa, bir şeyler nasıl düzelir?  

Bunu en iyi bilmesi gereken bir doktordur herhalde. 

Üzerinden bir gün geçtiği halde o telefon gelmedi, geleceğini de sanmıyorum.  

Neden gelmeyeceğini de söyleyeyim: Çünkü doktor muhtemelen kendisini benim gibi bir vatandaştan üstün gördüğü için o telefonu açmayacak. Kendilerini üstün gördükleri için bazı doktorlar bizim zamanımıza saygı duymuyorlar. Biz kendilerini bekletsek, anında çıkışırlar. Biz sıradan vatandaş olarak kimiz ki, özür bekleyelim! Bizim işimiz beklemek!  

Beklemeye devam etseydik, kaç saat ya da kaç gün beklerdik onu da bilmiyorum. Ama biliyorum ki bu kurumlardan hizmet alan yığınla insan bu tür durumlarla hep karşılaşıyorlar.  

Doktorların elbette iş yoğunlukları çok fazla, yaptıkları iş de çok önemli. Tamam ama bizim, yani vatandaşın işleri önemsiz mi? Doktora randevuyla giden kişi, işini bırakıp gitmiyor mu? O randevuya riayet etmek gerekmiyor mu? Etmeyenin, nezaket gereği özür dilemesi icap etmiyor mu?  

O doktor bir kamu hizmetini almak için dört gün beklese, bunu olağan mı karşılar, yoksa bir an önce kendisine dönüş yapılmasını mı bekler?  

Bir bilgi alabilmek için 4 gün fazla değil mi?  

Mesela Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca’yı görsem bunu kendisine sormak isterim.  

Ben şahsen bu tür durumları çok önemsiyorum. Başkalarının zamanına özen göstermemeyi saygısızlık olarak görüyorum. Zamanında kalkmayan bir otobüs, trafik ışıklarına uymayan bir araç, söz verdiği saatte gelmeyen bir kombi servisi, randevu saatinde ofisinde olmayan bir doktor günlük hayatımızın kilitlenmesine neden oluyor. Dakiklik hafife alınınca hepimizin yaşamı sekteye uğruyor. O yüzden, birazcık özen, birazcık saygı lütfen... 

Yorumlar

(15)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Dünyadan bilginiz yok

10 Eylül 2023 18:54

Hakikaten dunyadan bilginiz ve haberiniz yok . 10 dk da hasta bakan doktor tabii ki hasta takibi yapamaz. Bu görev hastaya kalıyor . Yoksa her gün 200 hastayi telefonla araması gerekiyor zaten böyle bir prosedür de yok . Bir de bir başka doktorun baktığı hastaya yorum için anlamsiz ve aşırı bir talepte bulunmussunuz

rafet

25 Ağustos 2023 15:33

Doktorlarımızdan halka karşı çok iyi olanlar da vardır. Onların haklarını yemeyelim.Benim dikkatimi çeken devlet hastanesinde insanlara yüz vermeyen bazı doktorlar özel hastanelere gittiğinde neden hastalara farklı davranıyorlar.Bu çifte standart olmuyor mu?İlave olarak bu meslekteki çoğu doktor Anadolu'dan gelip başarılı olup tıp eğitimi alanlar. Bazılarının özü doktor olduktan sonra değişiyor sanki. Aman makam hırsına kapılıp nitelikli diplomalara sahip olan kişiler halkımıza iyi davranın. Sizi okutan bu devlet ve bu devlete vergi verenler de tüm vatandaşlardır. Yani bu vatandaşların devlete verdiği vergilerle ister tıpta ister diğer tüm kamu kurumlarına çalışanlar da bu halk olmasa kime hizmet verip kimden para kazanacaklar.Bir düşünmek lazım.Her şey birbirine zincirleme bağlıdır. Arada kopan bir zincir parçası tüm sisteme zarar verir.Dünyada ölümü unutmadan ,iyiliklerle dolu günler yaşayalım.Kim olursak olalım birbrimize hoşgörülü davranalım. Bakın o zaman toplum ne kadar güzel huzurlu yaşanır hale gelir.

yakup

25 Ağustos 2023 15:04

Maalesef doktorlarımızın bir kısmı çoğu zaman fiziki tedaviyi gerçekleştirirken hastaların ruhsal dengesini psikolojilerini citti anlamda bozmaktadırlar.gerek randevu sistemi gerek dr larımızın hastaya karşı tepeden bakması tamamen ötekileşti rme tavırlarla karşı karşıyayız.

Ferhat

25 Ağustos 2023 21:22

Kamudaki Diğer sağlık çalışanları hemşiresi, hasta bakıcısı, temizlikçisi, sekreteri halka bir yukardan bakma şekli var. Demek ki artık biz millet olarak elimize fırsat geçmeye görsün hemen ne oldum budalası oluveriyoruz. Milletçe dönüşüme girmek gerek yoksa birbirimizi daha çook incitiriz

Mehmet

25 Ağustos 2023 14:50

Bende yanlış olanı doğru diye savunan tiplere kıl oluyorum.

nuri

25 Ağustos 2023 14:30

Üstadım. Sağlık çalışanları ,istisnalar hariç! Uzun zamandır Vatandaşlardan ,intikam alıyorlar??!!Randevu vermiyor, gereken itinayı göstermiyorlar? NEDENİNİ TAHMİN ETMEK GÜÇ DEİL ASLINDA...

Ferhat

25 Ağustos 2023 21:24

Neyin intkamı kardeşim. Herkes birbirine Muhtaç. Kimse kimseden üstün değil.

konudan ayrı

25 Ağustos 2023 11:53

Babanıza çok geçmiş olsun.

Dogruya dogru

25 Ağustos 2023 11:33

Icinde para(rant) olan herseyi gelistirdik birilerini zengin ettik. Bu konuda oyle uzmanlastik ki tum dunya milyarderleri bizim avantaciları kiskaniyor.

Abdullah

25 Ağustos 2023 10:58

Muha, bu sonuca vardıysan seni tebrik ediyorum...

Abdullah

25 Ağustos 2023 10:57

Sonuna kadar haklısınız. şiddete karşıyım ama bazen insanı çileden çıkaranlar sanki biraz hakediyorlar gibi...

Muha

25 Ağustos 2023 10:25

Yani demek istiyorsunuzki doktorlara yapılanlar doğrudur...

Ali Osman Aydın Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle