--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Festival Yasakları ve İmam Hatiplilere Hakaret

Ali Osman Aydın
Ali Osman Aydın
16

Festival Yasakları ve İmam Hatiplilere Hakaret

Yapılması planlanan bazı festivaller çeşitli gerekçelerle iptal ediliyor. Muhalefet, kızgın gençliği gördükçe ellerini ovuşturuyor. Ne de olsa uzun zamandır “yasakçı parti” imajını AK Partiye giydirmeye çalışıyorlar.


Peki, bu festival iptali meselesinin aslı nedir?

İşin özü ortada dolaşan açıklamaların net ve tatmin edici olduğunu söylemek zor.
Valilik ve kaymakamlıklar güvenlik, tuvalet, çevreye verilen zarar ve vatandaş şikayeti gibi çeşitli hassasiyetlerden bahsediyorlar. Açıklamalara bakılırsa festivalleri organize eden yüklenici firmalar hukuki sorumluluklarını yerine getirmiyorlar. Kurumlar da böyle bir karar veriyorlar.

Bu hassasiyetlerin hiçbirine önemsiz denemez. Mesela İngiltere’deki Bangor Üniversitesinde görevli bilim adamları, Whitelake Nehri’nden aldıkları numunelerde kokain ve ekstazi gibi uyuşturucu madde bulgularına rastlıyorlar. Numuneleri inceleyen bilim adamları, konuyla ilgili bir makale yayımlıyorlar.
O makalede şu gerçek ortaya çıkıyor: Festivale katılıp uyuşturucu alanlar daha sonra ya nehre ya da festival alanındaki yeşilliklere tuvaletlerini yaptıkları için nehir suyuna yüksek oranda uyuşturucu karıştığı tespit ediliyor. Bilim adamları, yüksek oranda uyuşturucunun nehirdeki yılan balıklarının yaşamını olumsuz etkilediği sonucuna varıyorlar.

Daha ilginci bilimsel sonuçları gören festival yetkilileri, “Festival katılımcılarının bu davranışının doğaya en büyük tehdit olduğunu biliyoruz. Bu konuda çalışmalarımız sürüyor” diyorlar. Yani bizdeki gibi işi siyasal propagandaya dönüştürmüyorlar.
****
Bir organizasyon firması kurumların öne sürdüğü şartları yerine getirmiyorsa elbette o etkinliği yapamaz. Bu AK Partiyi muhalefetin göstermek istediği gibi “yasakçı” yapmaz. Öyle olsa söz konusu şehirlerde yapılan diğer konserlerin de iptal edilmesi gerekirdi. Demek ki festival ve konserlerin tümüne yönelik bir tutum yok. Hatta AK Partili belediyeler de konserler düzenliyorlar.
İptalden dolayı kızgın olanlar kadar hoşnut olanlar da var. Gerekçeler daha çok ahlaki, kültürel, geleneksel ve dini düzleme oturuyor. Bu konserlerdeki görüntüleri mili ve dini değerlerle bağdaştıramayanlar haklılar elbette.
Haklılar çünkü kadın- erkek, yarı çıplak, sarhoş, uyuşturucuyla coşmuş bir biçimde eğlenmek dinin ve anayasa ile kanunlarda belirtilen haliyle “genel ahlakın” tasvip edeceği bir şey değil.

Çocuklar bile biliyor ki bu gecelemeli festivallerde alkol kadar uyuşturucu da tüketiliyor. Bakın Tekirdağ Kiraz Festivalinde, konser öncesi Narkotik Şube polisleri sahneye çıkıp uyuşturucunun zararları ile ilgili açıklama yapmak zorunda kalıyorlar. Pek çok festivalde yapılan bu uygulama festivaller ile uyuşturucunun çay- sigara gibi birlikte anıldığını, iç içe geçtiğini gösteriyor. Ayrıca Kiraz festivalinde uyuşturucu aramasıyla ilgili bin (1000) polisin görev yaptığını düşünürsek festivallerin güvenlik boyutunun ne kadar büyük bir külfet olduğu da ortaya çıkar.

2021’deki Travis Scoot konserini de unutmamak lazım. Tam on kişi oluşan izdihamdan hayatını kaybetmişti. Yani festival dediğiniz, şişede durduğu gibi duran bir şey değil.

****

Amacım festivalleri karalayıp “yapılmasınlar” demek değil.


Doğrusu şu bence: Festivallerde yasalara aykırı bir durum varsa iptal edilmeli ve gerekçeler kamuoyuyla paylaşılmalı. Şuan ki vasatta bir iletişimsizlik olduğu ve bu iletişimsizliği art niyetli çevrelerin hükümet aleyhine kullandığı besbelli.
Ama “Uyuşturucu kullanıyorlarmış” denilebilir. Polis ve kolluk güçleri denetim yapabilirler diye düşünüyorum.
Kendi adıma o festival görüntülerinden son derece rahatsız olduğumu söyleyeyim de nerede durduğum anlaşılsın. Şahsen o zevksiz müziklere, o leş mekana, o pespaye ortama, o videodan bile duyulan buram buram ter kokusuna ve başa geçen güneşin altında saatler ve günler boyunca beklemeye silah zoruyla bile katlanamam. Ama bu benim zevkim, prensibim, hayata bakışım tabii. Birileri de tam aksini düşünüyor olabilirler. Birileri de tam aksi şeylerden zevk alıyor olabilirler. Birilerinin dünyasında böyle bir eğlence çok anlamlı ve vazgeçilmez olabilir, ki öyle olduğunu biliyoruz... “Yasalara aykırı” olmadığı müddetçe dileyen dilediği gibi eğlenmelidir. Durduk yere “Yaşam tarzımıza müdahale ediliyor” söylenmelerine fırsat verilmemelidir.

Bence bu meselenin asıl üzerinde durulması gereken kısmı burası değil. Asıl üzerinde durulması gereken, 20’li yaşlarda bir genci, uzun yolculuklara, berbat çadır ortamlarına, türlü fiziksel meşakkatlere tahammül ettirecek kadar eğlence bağımlısı hale getiren popüler kültürdür bence.

Açın internetteki festival videolarını izleyin. Sabahtan akşama kadar kaldırımlarda bekleşenler, toplama kampındaymış gibi sırt çantalarıyla oturacak yer arayanlar, polyester çadırlar içinde kavrulmaktan uyuyamayıp aç biilaç konser izleyenler…

Bu gençlerin neden eğlence dışında hiçbir şey için bu kadar zorluğa katlanmadıkları, neden eğlence kadar hiçbir şeye “inanmadıkları” sorusu, asıl sorulması gereken sorudur.
Ben bu festivalcileri iki adımda bir yüzükoyun yere yatıp kalkarak hacca giden Budist hacılara benzetiyorum. Ne var ki modern toplumda meşakkat ancak bireysel ve fiziksel hazlar için çekiliyor.
Aile ocağının ardından 12 yıl okul tezgahından geçirdiğimiz çocuklarımıza neden estetik ve ahlaki bir meleke kazandıramıyoruz da bu çocuklar dönüp dolaşıp popüler kültürün ürettiği çöpün en büyük müşterisi haline geliyorlar?


Ne diyordu Kant: “Ahlaki terbiye eğitimin bir parçasını oluşturmalıdır. Bir insanın mizacı o şekilde terbiye edilmelidir ki o artık iyi amaçlar dışında hiçbir şey seçmesin.”

Bu yalnızca eğitim sisteminin değil ailenin de ödevidir. Yani güzel abicim önce herkes evine, çoluk çocuğuna, onlara ne verdiğine, rehberliği doğru yapıp yapmadığına, çocuğunun Gülşen gibileri dinleyip dinlemediğine odaklanacak. Problem kaynağında önlenecek, ortaya çıktığında değil.


Çok Kısa Bir Şekilde Gülşen Meselesi


Sapkın ve saptırıcı cinsel istismar örgütlerinin basın sözcülüğünü yapan ve müstehcen bir şekilde sergilediği çirkin bedeninden başka sermayesi olmayan bu kadının; imam hatipliler hakkındaki “hakareti” için o okullardan mezun biri olarak savcılığa suç duyurusunda bulundum. Bulunmayanların muhakkak bulunması gerektiğini, bu kadın gibi edepsizleri hukuka havale etmenin en makul yol olacağını düşünüyorum. Hiç polemiğe girmeden, sadece hukuki haklarımızı kullanarak bir çok edepsizin çenesini kapatabilir, edep yoksunlarını hizaya getirebilir, hatta popülaritelerini yok edebiliriz. Bugünkü gibi uyanık, duyarlı ve organize olalım yeter!

Bu yazı yazıldıktan sonra Gülşen’in tutuklandığını öğrendim. Bu şahsın ağır hakaretinin elbet bir karşılığı olacak, olmalı. Ama birkaç gün sonra serbest bırakılacak bir kişinin tutuklanmasında doğru bulmadığım bir taraf var. Elbette adalet sistemi bizim kaygılarımızla değil hukukla hareket edecek. Fakat şurası kesin ki tutuklandıktan sonra bu provokatör kadını muhalefet bayraklaştıracak. Hak etmediği biçimde kahramanlaştıracak!


Bu arada muhalif cephede kimin ne söylediğine dikkat kesilmek gerektiğini düşünüyorum. Her zamanki gibi en başta, “helalleşmek ”ten bahseden Kemal Kılıçdaroğlu bir camiaya hakaret eden bu hadsiz kadına sahip çıkarak hakarete destek oldu. Tabii CHP’de. İmam hatipliler bu yapılanları unuturlarsa yazıklar olsun… Bunların dışında Ali Babacan, Ahmet Ümit ve İyi Parti kurmayları gibi pek çok muhalif isim İmam Hatiplilerin aşağılamasını destekleyecek paylaşımlar yaptılar. Bu kişilerin kim olduklarını ve ne söylediklerini aklımıza kazıyalım. Çünkü bunlarla sonuna kadar kutuplaşacağız!!!

Yorumlar

(16)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Konyalı

26 Ağustos 2022 18:46

Ben bir imam hatipliyim, babam da bir imam hatipli. Yanlış anlaşılmasın, yaşım küçük değil, yetişkin biriyim. Gülşen'in söyledikleri eleştirilmelidir, elbette haklısınız. Kutuplaşma siyasetinin etkin olduğu ülkemizde bir kesim diğer kesime hep hakaret ediyor. Kimisi çıkıp sürtük diyor kimisi sapık. Bu dillerin çirkinliğin bakar mısınız... Burada esas mesele hukukun reaksiyon verme şekli. Halk nezninde bu tutuklama tamamen politik, bunu da siyasi figürler faydalarına kullanıyor, gayet tabii kullanabilir. Aynı hukuk toplumun tüm kesimlerine aynı oranda işlese samimi olur ancak durum ortada. Ayrıca "ifade özgürlüğü * bizleri rahatsız eden söylemlerde zaten ortaya çıkıyor. Her şeyi konuşabilir, her şeyi tartılabiliriz. Bunu yapamadığımız için zaten bir türlü anlaşamıyoruz. Rövanşist bir tutumla devam ettiğimi müddetçe huzuru bulamayacak ülkemiz ve milletimiz. Çok üzücü..

Eline, agzina sağlik

26 Ağustos 2022 20:53

Lütfen bu köşeyi bundan sonra sen yaz. En azindan bölücü degilsin. Allah senden razı olsun.

Yılmaz

27 Ağustos 2022 01:00

Konyalı,dindar kesim bu ülkede her vakit aşağılandı.Benzer konular gündem olduğunda Arabistan'a gidin,Afganistan'a gidin,burası laik Türkiye,yobazlar,gericiler diye sürekli yaftalandı.28 Şubat'ta yapılan zulümler unutulmadı.İrtica PKK'dan tehlikeli dediler unutmuş olamazsın.Okulda olması gerekenler Cumaya götürülüyor diye haber yaptılar,sanki ahlaksızlık yapılıyor muş gibi.Sizin konuşma hakkınız yok dediler.Tüm İslami değerlere yapılan saldırıların adı ifade özgürlüğü oluyor,bu taraf sesini yükseltirse irtica hortluyor,laiklik elden gidiyor oluyor.Sen de İhl mezunusun, Gülşen zihniyetine göre sende sapıksın emin ol.Soytarı sanatçının kullandığı ifade oradan gelen tüm kesimi kapsar.Mesela,sapık kendisi Laik bu,demek tüm laikliği savunanlara hakaret değil midir? İmam hatibi,neden kullandığı o ahlaksız kelimenin devamında söylüyor acaba? Sadece sapık diyebilir ve o gün konuşulur biter. Bu öyle basit bir konu değil,bu ifadenin daha da aşağılıkçasını,İhl'den mezun olanlar cinsi sapık,ahlaksız ve hırsız oluyorlar diyerek,aydın ve eğitimli olduğunu söyleyen biri de kullandı,sana da söylemiş olabilir mi? Bu mu barış dili,birlik beraberlik mesajları?

Karaçavuş

26 Ağustos 2022 14:55

Yazar, sonuna kadar kutuplaşacakmış. Kiminle IHLlileri aşağılayanlarla. Kendisi tüm yazısı boyunca festivalleri ve katılanları aşağılıyor ama kendisi aşağılanınca sonuna kadar kutuplaşağız diyor. Sona geldiniz kutuplaşmada zaten bundan sonrası çatışma.

Yılmaz

26 Ağustos 2022 13:59

Maalesef ki toplumumuzun sanatçı payesi verdiği Gülşen ve benzeri sahne maymunları,yine toplumun ahlâkî ve dini değerlerini aşağılıyorlar. 

Kerem HAMALOĞLU

26 Ağustos 2022 12:40

“namaz kılmayan öldürülebilir” sözünün hiç mi cezası yok. Bundan ala toplumu düşmanlığa sevk olur mu?

Özgürlükten bahsedenler batı okullarına neden mecbur ettiler

26 Ağustos 2022 11:06

Gençleri batı kafasına göre yönlendirecek okullara mecbur edip, oralarda yönlendirip sonrada özgürlükten bahsetmek, kemalist despotluk değil de nedir bu.

Hidayet

26 Ağustos 2022 10:06

Gülşen Ankarada yapilan festivaller de sarki söylemiş mi ve hangi belediyeler getirmiş? Kimler tanımıyormuş???

Sayin yobazlar

26 Ağustos 2022 09:33

Kemalistler size bir şey mi yapti? Bu kuyruk acınız nereden geliyor?

Sayın Kemalistler

26 Ağustos 2022 16:46

Biz yobazlar kimin neye taptığına karışmayız,nasıl yaşadığı umrumuzda olmaz,donlu,donsuz gezdiği bizi bağlamaz fakat,Kemalistlerin seçimlerde imana gelip,seçimden sonra İslam dinine neden bu kadar saldırdığını hiç anlayamıyoruz,kuyruk acısı nedir acaba?

KARŞIYIZ

26 Ağustos 2022 21:21

BİZ AKILSIZLIĞNA SAFSATAYA MASALARA AKLIN BİLMİN MANTIĞIN GERÇEĞİN ADALETİN OLMADIĞI HERŞEYE KARŞIYIZ ANLADINMI SAFSATACI

Umut Özkan

26 Ağustos 2022 09:17

İslam ve kamalizm kutuplaşması.. İslamın galebesiyle bitecek inşallah.. az kaldı..

Tek satirlik provakasyon mesajlari

26 Ağustos 2022 23:08

Dikkat ettiyseniz ... "Umit Ozkan" rumuzunu kullanan bu kisi devamli ortaligi karistiriyor.. Her yere tek satirlik mesaj gonderiyor

ahmet

26 Ağustos 2022 08:57

Meral Akşenerin evi basılır kimse konuşmaz,Kılıçdaroğlunun suratı dağıtılır herkes sevinir ama imam hatipe laf edilince haydi kodese..Şu yazıya yapılan yorumlara bakıyorum da hepsi demokrasiyle savaşa hazır,herkes içsavaş çığrtkanlığı yapıyor.Allah bu ülkeyi böyle aptal kahramanlardan korusun yoksa sonuç hiç bu aptalların sandığı gibi olmaz.

Kemalist dusmanlarimiz

26 Ağustos 2022 05:01

Sayın Yazar Kemalist dusmanlara hucum ettiginiz icin yureginize sağlık.Ben bir vatandaş olarak diyorum dünya büyük şeytani Araplardir.Zaten Türkiye de niye Arap düşmanlığı yoktur beyan ettiniz.İlaveten sebebi Türkiye yi kuran Arap kuklasidir diyet ödedi ve Millete de odedetti böylece Arap düşmanlığı yoktur Türkiye'de.Halbuki dünyada müslümanların en büyük düşmanı İngiltere dir.Osmanli devleti yıkan İngiltere dir Çanakkale de yüz binlerce şehid verdiğimiz müsebbibi Araplar ve İngiltere dir velhasıl kelam bana göre dunyayanin en büyük şeytan Arap ve İngiltere dir

Ali Osman Aydın Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle