--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

“Ezan”ın Hatırı mı Âli Feministlerin Hatırı mı?

Ali Osman Aydın
Ali Osman Aydın
17

Hasan Rıza Soyak anılarında anlatır: Mustafa Kemal Serbest Cumhuriyet Fırkası ile girilen seçimlerin sonuçlarını sorar ona. “Seçimi kim kazandı” der. Soyak, “Bizim parti” diye cevap verir sevinerek. Mustafa Kemal, “Hiç de öyle değil” diyerek tarihi bir cevap verir: “Hangi partinin kazandığını ben sana söyleyeyim: Kazanan idare partisidir… Yani jandarma, polis, nahiye müdürü, kaymakam ve valiler. Bunu bilesin.” 

Metin Akpınar’ın son ropörtajına göz atınca bu geldi aklıma. Akpınar röportajda, “Eğer yapılan araştırmalarda seçilemeyeceğini görürse seçime gitmez” diyor Cumhurbaşkanı için. Kişi kendinden bilir işi gereğince, kendi arka planlarında böyle antidemokratik bir gelenek olduğu için olayları başka türlü yorumlayamıyorlar. Müktesebatları müsait değil. Mustafa Kemal döneminde iki parti ile girilen (CHF-SCF) tek seçimin ne kadar “demokratik” olduğu yukarıdaki alıntıda görülüyor. Fakat Erdoğan 20 yılda; 6 genel, 4 yerel ve 2 cumhurbaşkanlığı seçimi ile 3 halk oylaması olmak üzere 15 kez sandığı halkın önüne koydu ve o sandıktan hep ezici bir üstünlükle çıktı. Kemalistlerin çarpıtmaya çalıştıkları gerçek bu!  

Ezana Saygısızlık Yapanlar İçin Camiye Küsmek!

Karar gazetesi yazarı İbrahim Kahveci, Taksim’de ezanı ıslıklayan feministler hutbede eleştirildiği için iki buçuk yıl cuma namazına gitmemiş! Kendi beyanı. Halk TV’deki programda söylüyor. 

Kahveci için ezanı ıslıklayanların hatırı, ezanımızın hatırından daha muteber demek ki. Yoksa bir mümin, ezan sesini bastırmak için çığırtkanlık yapan azgın bir güruh için, camiye küser mi? 

Şu ara böyle manidar bir savrulma yaşanıyor. Din ile kavgalı olanları savunmak, onlara şirin görünmek için müslümanları tahkir eden yazar ve akademisyenlerden oluşan bir omurgasızlar topluluğu var. Bunlar, ezanı susturmak isteyenlere karşı gayet “şefkatli”, ezanı savunanlara karşı ise oldukça “şiddetliler.” İlgili ayeti terse çevirmiş durumdalar. Allah hepimizi böyle ayak kaymalarından ve din düşmanlarının gözüne girme omurgasızlığından muhafaza etsin.  Amin…     

Kaosa Çalışanlar!

Türkiye’de karışıklık çıkarmak isteyenler sosyal medyada meşhur isimler adına hesaplar açarak resmen operasyon yapıyorlar.

Mesela oyuncu Şener Şen adına açılmış bir fan hesabı var. İsminden dolayı on binlerce takipçi edinmiş hesap, doğal olarak. İnsanlar paylaşımları Şener Şen’in yaptığını düşünüyorlar muhtemelen.

Hesaptan sürekli hükümet ve müslümanlar aleyhine  paylaşımlarda bulunuluyor. Geçen hafta bir sürü rezalet ard arda yaşanmıştı. Bu hesap, yaşanan her şeyi, ülkeye şeriatı getirmek için hükümetin yaptırdığını söylüyor açıkça. On binlerce takipçi de “haklısın, olabilir” gibi bir yaklaşımla paylaşımlara destek oluyor. Amaçları insanlar üzerinde kaotik bir algı oluşturmak. Bu tür hesapları gördüğünüz anda Twitter'a şikayet etmeyi unutmayın.

Kim Kaos’tan Bahsediyorsa Kaos Hazırlığında Olan Odur.

En aşağısından en yukarısına kadar muhalefetin bir süredir en sık kullandığı kelime: kaos. Sürekli ”Kaos çıkaracaklar, seçimleri sabote edecekler, iktidarı bırakmayacaklar” diye kara propaganda yapıyorlar. Metin Akpınar’ın röportajında gördük!

Uzun süredir muhalefetin akıl hocası, fahri lideri gibi hareket eden Sedat Peker’in videolarını da bu argümanı desteklemek için yoğun bir biçimde paylaşmaya başladılar. Peker videolarında “sokakları karıştıracaklar” diyerek, seçimleri kazanana karşı iktidarın halkı isyana teşvik etmeye çalışacağını söylüyor. Seçimi kesin kazanıyorlar bu propagandaya göre! İnsanlara meseleyi böyle verdiğiniz anda seçimin muhalefet aleyhine olacak muhtemel sonuçlarını bugünden gayrimeşru ilan etmiş oluyorsunuz.

Yöntemin ne kadar çirkin, ahlaksızca olduğunu görüyorsunuz değil mi? Bu kara propagandayı açık gizli tüm mecralardan dolaşıma soktular. O halde biz de kanaatimizi söyleyelim.

Olay şudur: Kim “kaos çıkaracaklar” diye çığırtkanlık yapıyorsa, o kişi kaos hazırlığı yapıyordur. “Seçimleri sabote edecekler” diye feveran eden, seçimleri sabote etmenin çalışmalarını yapıyordur. “Sokakları karıştıracaklar” diyen sureti haktan görünüp sokakları karıştırmanın yolunu arıyordur. Net!

Çok Uzatılmış Melek Mosso Hadisesi Üzerine Son Sözler

Konser iptali meselesi çıkmasa varlığından haberdar olmayacağımız Melek Mosso, Kültür Bakanlığı'nın konserinde ve neredeyse yarı çıplak bir kıyafetle şöyle efelenmiş: “Karanlığa inat, özgürce giyinebildiğimiz, özgürce konuşabildiğimiz günler gelecek" diyor. 

“Karanlığa inat!” 

Kim karanlık merak ettim? Ak Partili bir Kültür Bakanının organize ettiği konserde söylüyorsun bunları…

Konuşuyorsun ya… Giyiniyorsun ya…Kabadayılık yapıyorsun ya!!!

Her kurum sana konser yaptırmak zorunda mı, Melek Hanım?

Herkes senin seyirciye salladığın orta parmağını görmek zorunda mı?

Herkes senin o klişe hayat felsefeni, ilkokul ikinci sınıf nutuklarını dinlemek zorunda mı?

Mosso vb. orta parmakçı zevat, çıplaklığın aydınlığı, giyinikliğin karanlığı temsil ettiğini düşünüyorlar.  

Madem “karanlık” olarak görüyorsun iktidarın dünya görüşünü,  o halde iktidarın organizasyonuna neden çıkıyorsun? Azıcık haysiyet, azıcık samimiyet tam tersini yapmayı gerektirmez mi? Hem o suçladığın iktidarın ödediği on binlerce lirayı cebe indireceksin, hem de ona söveceksin! 

Bir Söz de Kültür Bakanlığına !

Başka kimse mi kalmadı konser verdirecek? Yoksa kendinize küfrettirmekten mi hoşlanıyorsunuz? Orta parmakçı biri çıkmış ve sizin ayarladığınız sahnede; hepimize, kendisi gibi orta parmakçı olmayan herkese hakaret ediyor. Benim paramla bana hakaret eden kimselere konser verdiremezsiniz, kusura bakmayın.

Cahil!

 Kemalistler halka mütemadiyen “cahil” deme ihtiyacı duyarlar, çünkü halkla aralarında olduğunu zannetikleri farkı ancak böyle gösterebileceklerini düşünürler. Falih Rıfkı, Batış Yılları kitabı 149. sayfada, “Cahil halk tabakası, kendi yararına olan şeyi bilemez ve anlayamazdı.” der. Kemalistlerin öteden beri kendilerini tercih etmeyenlere bakışları budur.

İktisatçı Prof. Özgür Demirtaş da, “En büyük kitle imha silahı nükleer bomba değil, cahil bırakılan bir halktır” demiş.

Kimi kastetmiş, neyi kastetmiş belli değil. Harf devrimini mi acaba? Bilemedim… Cehalet konusunda söylediği doğru ama eksik… Ben daha büyük kitle imha silahını söyleyeyim Özgür Demirtaş’a:

Bir halk için en yıkıcı kitle imha silahı; sahte kahramanlarla, mütecaviz kurtarıcılarla ve namussuz aydınlarla çepeçevre kuşatılması fakat tam tersine inandırılmasıdır! O sahte aydınlar, dünyada kriz yokmuş da sadece Türkiye’de varmış gibi bir çarpıtmaya inandırabilirler insanları. Halkın kurtarıcı zannettikleri aslında onları iğfal edenler çıkabilir. Kahraman zannettikleri hainlerin ta kendisi olabilir.

Böylelikle o halk, doğru yönde ilerlediğine tüm kalbiyle inanarak uçuruma doğru gidebilir…   

Yorumlar

(17)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

SEFO

6 Temmuz 2022 18:25

bizim müslüman mahallede bu köle ruhlu tipler(din düşmanı sevicileri) çoğaldı.

Ayşe ketenci

7 Haziran 2022 20:27

Onları dinlemek için vakit ayırdıkya üzüntüm o

Emel

7 Haziran 2022 16:37

Ali Bey füze atsaydınız :) Her konu ayrı bir darbe indirmiş. Fakat işin özü her söylediğiniz de haklısınız.

Gökmen

7 Haziran 2022 15:44

Ellerine sağlık Abi

Sedat X

7 Haziran 2022 13:58

Hocam, fena gömmüşsünüz.

Abdurrahman

7 Haziran 2022 13:49

Bak kardeşim: 1-Mosso çıplaklığın aydınlığı temsil ettiğini düşünmüyor, birilerinin birinin kıyafetine karışmasının karanlık olduğunu düşünüyor. 2-AKP kültür bakanı maaşını halktan alan bir adam. Devleti şahıs malı yapmayın. 

Karanlık Zihniyet

7 Haziran 2022 13:48

Melek Mosso haklıdır. 

Aziz

7 Haziran 2022 12:03

Kardeşim o şarkıcıdan yeterince bahsetmişsiniz ama kültür bakanımıza çok hafif dokunurmuşsunuz halbuki o kadın fikrini savunuyor sözlerinin arkasında bu kültür bak.lığı çok garip bir türlü bizim değerlerimizi savunamıyoruz İsparta doğru yaptı bakanımıza ne oluyorki birde üstüne çokça para vererek onu ödüllendiriyor anlayan anlatsın lütfen

KEMAL Çakır

7 Haziran 2022 11:47

Şimdiden kazanamayacaklari seçimin ardından müslüman olmayan zilleti isyana çağrı mesajı veriliyor cumhur ittifakı kazanamazsa ayaklanacak deyip zillet ittifakı kazanamazsa zillette ayaklandı terorize olsun ülkeyi karıştıran umudlari . Bütün zillet ittifakı bilsinki hakettikleri karşılığı bulacaklar.

Okur

7 Haziran 2022 11:41

"Kazanan idare partisidir… Yani jandarma, polis, nahiye müdürü, kaymakam ve valiler. Bunu bilesin.” Bu sözün içeriği aynen devam ediyor, değişen bir şey yok.

Ali Osman Aydın Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle