Düşüncesizlik, Sorumsuzluk, Acımasızlık!
Düşüncesizlik, Sorumsuzluk, Acımasızlık!
ALİ OSMAN AYDIN
Son yazımızda okullardaki kantin meselesini konuşmuştuk… Yazı sonrasında gelen maillerden anlaşılan o ki bu konu aslında pek çok vatandaşımızın çok önem verdiği ve canını acıtan bir konuymuş.
Velilerin bu kadar canını sıkan bir meselenin okul idareleri ve MEB tarafından neden dikkate alınmadığını anlayamıyorum. Daha hayatlarının henüz başındayken çocukların sert bir sınıfsal çatışmanın ortasında bırakılması kabul edilebilir bir durum değil.
Velilerin bu konularda okul idarelerine ve CİMER’e doğrudan başvurarak şikayetlerini dillendirmeleri lazım. Sırf kantinden kazanç elde etmek için imkânı olmayan çocukların her gün rencide edildiği bir yemek düzeninin sürmesine göz yumamayız.
*
Anlayamadığım çok şey var tabii. Özellikle son günlerde İstanbul Valiliği’nin bir kampanyası nedeniyle bazı vatandaşların bizi maillerle bilgilendirdikleri o ilginç kampanya!
Spor Şehri İstanbul adıyla bir kampanya başlatılmış. Amaç ne? Öğrencileri spora teşvik etmek… Bunun için valiliğin okullara spor malzemesi gönderdiği de söyleniyor. Gönderilen malzemeler içerisinde formalar da var. Üzerinde valiliğin ismiyle birlikte Türkcell yazan formalar. Muhtemelen etkinliğin sponsoru bu firma.
Geçtiğimiz günlerde okullara gönderilen bir yazıyla çocukların bu formaları giymeleri ve fotoğraf çekilmesi istenmiş… Okul idarecileri de çocukları okul bahçelerine indirmişler, kimilerine futbol, kimilerine basketbol, kimilerine voleybol oynatmışlar… Oynatmışlar derken, sembolik , birkaç dakika yani, sadece görüntü almak için… Maksat ne: Çocukları spor yaparken gösteren bu anlık görüntüleri valiliğe göndermek. Valilik de bu videoları, “bakın bütün çocuklara spor yaptırıyoruz” diyerek sosyal medyada paylaşacak muhtemelen…
Tabi bu fotoğraflar için velilerden izin alınmaması da ayrı bir hukuki sorun!
Bu sembolik spor gösterisinden sonra çocuklar, toplu fotoğraf çekilmek bahanesiyle okul bahçesinde bekletilmiş. Düşünün, şubat ayının ortasında yapılan bir etkinlik için kısa kollu formalar gönderiliyor ve öğrenciler bu formalarla, beş derece soğukta bir ders saati boyunca dışarıda tutuluyor. Üşüyen, hatta üşüdüğü için ağlayan çocuklar olmasına rağmen bekletilmeye devam ediliyorlar.
Üstelik ilkokul öğrencileri kısa kollu formayla soğukta beklerken, görüntü alan idareci ve öğretmenler görevlerini sıcacık montlarıyla yapmışlar. Madem hava soğuk değildi, onlar neden tişörtle giymediler?
Bir ilkokul çocuğunu, 5 derecelik şubat soğuğunda, montsuz bir şekilde, üstelik kısa kollu bir formayla, okul bahçesinde bir saat bekletmek…
Bunun ne kadar düşüncesizce, sorumsuzca ve acımasızca bir uygulama olduğunu izah etmeye lüzum yok!
Çocukların bu şekilde bekletilmeleri idarecilerin takdiri mi yoksa doğrudan valiliğin talimatı mı bilmiyorum. Bu can sıkıcı tabloda hangi tarafın daha çok payı var, okul yönetimlerinde kraldan çok kralcılar mı var, onu da bilmiyorum. Ama bu uygulamanın İstanbul’un bütün okullarında ve aynı zamanda, bütün çocuklara uygulandığını biliyorum.
İstanbul valiliğine seslenmek istiyorum…
Spora destek verilmesi önemli. Evet devletin bütün kademeleri çocukların spor yapmalarına destek olmalı. Spor salonları açılmalı, özellikle ilkokullara beden öğretmenleri atanmalı, sınıf öğretmenleri değil bu işin eğitimini almış beden öğretmenleri çocukların beden derslerine girmeli; daha yığınla şey yapılabilir bu konuda, bunlar doğru şeyler.
Fakat çocukların göstermelik gibi duran birkaç dakikalık spor etkinliklerine dahil edilip sadece birkaç fotoğraf ve video almak için okul bahçelerine doldurulması; şubat ayının en soğuk günlerinde yazın giyilmesi gereken kısa kollu tişörtlerle bekletilmeleri ve buna eğitimci dediğimiz insanlar tarafından müdahale edilmemesi kolektif bir akıl tutulması gibi görünüyor bana.
Projelerinizin sahiplenildiğini, projelerinize çok fazla öğrencinin katıldığını göstermek istiyor olabilirsiniz fakat bunun için, çocukları (bağışlayın) bir sürü gibi görüp anlamsız birtakım etkinliklerin içine sürükleyemezsiniz! Çocuklarımız sürü değil, onlar proje değil; onlar insan ve bir şahsiyetler. Üstünüzde montlar varken küçücük çocukları tişörtle bekletmek, onları kendiniz gibi bir şahsiyet olarak görmediğinizi gösterir.
Bizler vatandaş olarak bir etkinlik yapılacaksa, adamakıllı yapılmasını savunuruz ve arzu ederiz. Ben hiçbir vatandaşın çocuğunu birtakım projelerde sırf istatistiki bir veri olması için göstermelik etkinliklerin içine sokmak isteyeceğini tahmin etmiyorum.
Bir teessüf de okul idarecilerine… Bu millet çocuklarını eğitimciler olarak size emanet edip işine gidiyor. Kendi çocuklarınızı eminim o soğukta, o tişörtle dışarıda bekletmezdiniz. Neden ve nasıl başkalarının çocuklarını bekletebildiniz?