--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Çocuklar ve Köpekler!

Ali Osman Aydın
Ali Osman Aydın
19

Bir şampuan firmasının rutin olarak düzenlediği ödül töreni yapıldı geçen akşam. Türkiye ünlüler camiası nerdeyse tam tekmil oradaydı.

Bunun ne önemi var peki?

Şöyle…

Normalde bu tip ödül törenlerinde, ödül alanların konuşmaları çok konuşulurdu. Çünkü illa iktidar eleştirilir, hayvan hakları, kadına şiddet konularına değinilir, çağdaş Türkiye vurgusu yapılırdı! Tabii muhatap sadece hükümet olduğunda…

Politik, çevreci, hayvan sever, hümanist göndermeleri ile meşhur ödül töreni Gazze’ye düşen bombaların gölgesi altında yapıldı önceki gün. 

Buna rağmen o bombalara pek değinilmedi gecede. 

Programın sunucusu Cem Davran İsrail demeden, soykırım demeden, sadece “çocukları” vurgulayarak Gazze katliamına değindi. Olsun. Bu da önemli bir şeydir. Bunun o ortamda ifade edilmesi de iyi niyeti ve samimiyeti gösterir.

Tören’deMadrigal adlı grubun bateristi de; “Ölen çocuklar var, çok yakın bir yerde. Lütfen buna da duyarlı olalım. Buradan Gazze’deki tüm çocukların yanında olduğumu söylemek istiyorum” dedi.

            Tam bu esnada Türk ünlü camiasının kimliğini gözler önüne seren o şey tekrar oldu. Bu konuşmalar salonu dolduran ünlülerden cılız, ürkek ve çekinceli bir alkış alabildi ancak.

            Alkışın miktarı neden önemli?

            Alkışın miktarı önemli çünkü, bu sizin en azından nerede durduğunuzu gösteren bir işaret fişeği. Hani elinizden bir şey gelmiyor ama nerede olduğunuzu ilan ediyorsunuz. Kültür endüstrisine “konum atıyorsunuz” tabiri caizse.  “Ben buradayım. Yapılanlara itiraz ediyorum…” diyorsunuz.

            Fakat böyle olmadı. Salon biraz buz kesti konuşma esnasında. Alkış tereddütle, korka korka, usul usul çıktı.

            Ancak…

            O akşam bir konuşma daha yapıldı…

            Bir kadın oyuncu evdeki köpeği üzerinden köpeklerin kısırlaştırılması ile ilgili konuştu. Büyük, avuç dolusu, coşkulu bir alkış aldı topluluktan.

            Bu da bir işaret fişeğidir mesela.

             Eğer köpeklerle ilgili konuşma, Gazze’de çocuklar öldürülürken yapılıyor da büyük alkış alıyorsa, bu sizin, Gazzeli çocukların değil köpeklerin safında olduğunuzu gösterir.

            Bu benim için sürpriz değil tabii. Burada yıllarca ünlülerle, onların bu ülkedeki misyonlarıyla ilgili yazılar yazdım. Yıkıcı etkileri üzerine örnekler verdim. Zararlarını anlattım. Azı hariç, kendi yaşam tarzlarından başka kutsal hiçbir şey tanımayan hedonist bir kitle olduklarından şüphem yok.

            Benzeri ödül törenlerinde eğer iktidarı eleştiriyorlarsa bu yaşam tarzlarını, zevklerini garanti altına alma endişesiyledir. Yaşam tarzlarını olduğu gibi sürdürebilecekleri idare İngilizlere ait olsa, sesleri çıkmaz muhtemelen.

            Onları var eden sistemin sınırlarını, uçurumlarını iyi bilirler.

            O sınırlar içinde dolaşır, bazen haylazlıklar da yapar ama sistemin öfkesini çekecek biçimde uçurumlarına yaklaşmaktan özenle uzak dururlar. Atatürk filmiyle ilgili gördük bunu! Dün o salonda Atatürk adını duyar duymaz alkış tufanı koparıp marşı ayakta okuyanlar, birkaç ay önce Disney’in vetosuna ses dahi çıkaramadılar. 

Sistemin Disney gibi patronlarının açıktan İsrail’i desteklediğini biliyorlar. Gazze’deki katliamdan söz etmenin onları kızdıracağını da...

Gazze’deki yetkililer sokaklardaki köpekleri öldürseydi, emin olun o gece, onlara koro halinde söverlerdi. Yetkililer üzerinden, onların dinlerine, inançlarına hakaret eder, “bunlar hayvanlara bile düşmanlar” diye meseleyi köpürtürlerdi.     

Fakat Gazze’de köpekler değil de çocuklar öldürüldüğü, çocuklar “orta doğu bataklığının çocukları” olduğu ve öldüren de İsrail destekleyen Batı yönetimleri olduğu için susuyorlar.

İnsani hiçbir tasa taşımıyorlar besbelli. Köpekler için tasalanıyor ama çocuklar için tasalanmıyorlarsa buradan başka sonuç çıkmaz maalesef. 

İnsan şunu düşünüyor. Bu memleketin her meselesinde Fransız gibi muhalefet yapan, bu topluma zararlı her akımın gönüllü öncülüğünü yapan, toplumla gerçekler arasındaki duvarı yükseltmeyi gaye edinmiş bu topluluğun, bu ülke insanı ile ne kadar ortak noktası var acaba?

Çocukların paramparça edildiği bir dünyada köpekler için tasalanan duygusuz bir topluluğu takip etmek, onların filmlerini, dizilerini izleyerek, şarkılarını dinleyerek destek olmak; çocuklar ölürken “köpekler için tasalanmaktan” farksız değil mi?

Hep şunu söyledim. En büyük silah seyircinin elinde. Seyirci sadece Starbucks’ı değil bu vicdansızları da boykot etse başka türlü davranmak zorunda kalırlar. Ama seyirci düşmanı hep dışarıda arıyor ve bunları kendinden biliyor.  Ama değiller. Yarın sizin çocuğunuz paramparça edilse, Cem Davran gibi çok azı hariç, onlar yine köpeklerinin derdiyle dertlenecekler… Küfreder gibi! “Oh olsun” der gibi… “Bana ne” der gibi…

Yorumlar

(19)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Akın kimençe

5 Aralık 2023 23:16

Vahittin İsmailoğlu kürt mü 1998 rüşvet şahit ol rüşvet şahit ol

Şeref

5 Aralık 2023 13:54

Senin hükümetin gazze konusunda A.B.D den korkusuna kılını kıpırdatamayınca ödül törenindeki vatandaş ne yapsınki..? Kapatabiliyormusun ülkemizdeki üsleri sen ondan haber ver..

Nigar

5 Aralık 2023 09:48

Sizin yazınızdan önce okuduğum Ahmet hakan da yazısında, aynı törenden övgüyle sözetmiş. Töreni izlemedim ama ne sanatçılarımız ne de vekillerimiz bizi temsil ediyor. Tutunacak dalımız kalmamış, üç beş gazete, bir iki tv kanalı o kadar.

Erhan

5 Aralık 2023 09:14

"Efendim cem davran çocuklar " demiş. " Bu da bir şeymiş" Peki bunu yapanın öznesi nerede ve çocukların öldürülmesi dışında sanki büyüklerin öldürülmesi meşru mu? Yani senin cem davran in da diğerleri ile ayni

Zaza

5 Aralık 2023 08:24

Bırak Bunların Konuşmasını..

Hüseyin

5 Aralık 2023 07:57

Demek ki insanlar insanlar la beraber itler itlerle herkes layik olduğu yerde

Seriat geliyor !!

5 Aralık 2023 16:11

Bende ilkokul 3ncu siniftan terk ettim ve Hüseyin ile ayni fikirdeyim

Hüseyin Safi

5 Aralık 2023 07:52

Siz de daha mason diyemiyorsunuz korkunuzdan, başkasına duvar ustalığı yapan ne yapsın?

TÜM DÜNYA ÜMMETİ FETİH EDİLECEKTİR İNŞALLAH

5 Aralık 2023 06:52

1200 YILLIK BİR İSLAM VE TÜRK MEDENİYETİNİ(( DİL **DİN VE ECDADIN TARİHİNİ)) KAMALİST LAİK CUMHURİYET VE BAŞINA SELANİKLİ KAMAL ATATÜRK BAŞINA GELDİYSE BUDA YETMEDİ DOKUNMAZLIK KANUNU100 SENEDİR BU MİLLETE FARZ EDİLMİŞSE, NEDEN BİZLERDE BİR GERÇEK YERLİ VE MİLLİ BİR ATATÜRK GETİRİP (( GERÇEK DİLİMİZE,,DİNİMİZE VE ECDAD TARİHİNE KAVUŞMUYORUZ)) BUNU ÇOK İYİ BİLİYORUZ HER 100 SENEDE BİR YENİ BİR LİDER GELİR ,, GELMİŞ BİLİYORUZ ÇOK AĞIR GİDİYOR NEDEN HALA MİLLET (( 100 YILLIK BASKILARDAN ZİLLETEN,,UYUŞMUŞ GİBİ OLMUŞ BUNUN ATLATMASINA ZAMAN VAR BUNU YERLİ VE MİLLİ LİDERİMİZ ÇOK İYİ BİLİYOR,,, SANIRIM 2053 TEN SONTA ,,BU DEFA YANLIZ SULTAN FATİH İSLANBULU DİĞİL TÜRM DÜNYA ÜMMETİ FETİH EDİLECEKTİR İNŞALLAH,,

Müslüman

5 Aralık 2023 06:49

Filhak̆îka, Müslüman Osmanlı Devleti’nin yıkılmasında muharref bir İsl̃âm telâk̆k̆îsinin ve muhtelif dâhilî ve hâricî âmillerin têsîri bulunmakla berâber, (ne kadar şâyân-ı teessüftür ki) büyük bir nankörlükle onu tahrîb eden başlıca yabancı (İslâm dışı) unsur onlardı. İplerini ellerinde tuttukları Masonluk ile İttihâd ve Terak̆k̆î denilen tedhîşçi fesâd şebekesiyle Cennetmek̃ân Abdülhamîd Han’ı ve onun şahsında Müslümanlığı devirip İttihâdcı Diktatörlüğü kurmaları, Balkan fâciasına ve Yunan, Bulgar, Sırb elleriyle icrâ edilen “Türk jenosidi”ne zemîn hazırlamaları, Türkiye’yi 1. Cihân Harbine sokmaları, Harb boyunca da mütemâdiyen bozgunculuk yapmaları, Çanakkale, Filistin Cephelerinde askerleriyle, câsuslarıyle bilfiil karşımıza dikilmeleri, Osmanlı toprakları üzerinde “İsrâil” denilen, zulümde Nazi Almanya’sı, Bolşevik Rusya’sı, Mao Çin’i ve mümâsilleriyle yarışan jenosidci bir tedhîş Devleti kurmaları, bir Kemalist İhtil̃âl̃iyle Türk milletini kendine düşmân hâline getirmeleri, 19. asrın ikinci yarısından beri, her fırsatta, münâfıkça veyâ açıkça İsl̃âma hücûm etmeleri, durmadan sap ile samanı birbirine karıştırarak “İrticâ” yaftası altında hak̆îk̆î (Kur’ânî) Müslümanlığı da gözden düşürmiye çalışmaları, Müslümanları Dînlerinden (ve dîğer insanları Müslümanlıktan) nefret ettirmek için biteviye yeni tertîbler peşinde koşmaları, (1982’de Oded Yinon’un kaleminden ifâde edilen “80’li Senelerde İsrâil’in Stratejisi”ne muvâfık olarak) bütün Orta-Doğu’yu yangın yerine çevirmeleri (Yasa 2015: 446-454), PKK, IŞİD ve mümâsili tedhîşçi teşkîl̃âtlarıyle Türkiye’yi de aynı fel̃âketlere sürüklemek için durmadan yeni oyunlar sahneye koymaları gibi vâkıalar meydandayken hâl̃â sadâkatten dem vurabilmeleri, üstüne üstlük mağdûriyet iddiâsında bulunabilmeleri ancak Müslümanların inanılmaz mik̆yâstaki gaflet ve sâflıkları sebebiyle mümkün olsa gerekdir…

Tesekkur

5 Aralık 2023 06:48

Sayın Yazar .. Kemalist dusmanlara hucum ettiginiz icin yureginize sağlık.Ben bir vatandaş olarak diyorum dünya büyük şeytani Araplardir.Zaten Türkiye de niye Arap düşmanlığı yoktur beyan ettiniz.İlaveten sebebi Türkiye yi kuran Arap kuklasidir diyet ödedi ve Millete de odedetti böylece Arap düşmanlığı yoktur Türkiye'de.Halbuki dünyada müslümanların en büyük düşmanı İngiltere dir.Osmanli devleti yıkan İngiltere dir Çanakkale de yüz binlerce şehid verdiğimiz müsebbibi Araplar ve İngiltere dir velhasıl kelam bana göre dunyayanin en büyük şeytan Arap ve İngiltere dir

Ali Osman Aydın Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle