CHP’nin “Demokratik Toplum” Vaadi
31 Mart’ta “Siyasal Şiddet ve CHP” adında bir yazı yazmıştım.
O yazıda: “İnce, resmen recmediliyor. Taş atmayana, atıp da vurmayana ‘hain’ gözüyle bakılıyor.” demiştim.
Serbest Fırka tecrübesinden bahsetmiş, CHP’nin kendinden başkalarına hayat hakkı tanımayan politikasından dolayı Fethi Okyar’ın partisini kapatmak zorunda kalışını örnek vermiştim.
Örnek, başlangıcıyla, finaliyle İnce hadisesine cuk oturdu. CHP faşizmi, aylardır yalan ve iftira ile İnce’yi susturmaya çalışıyordu. FETÖ’cü militanlarla el ele vererek karalama kampanyaları yürüttüler. Medya resmen yıldırma politikası uyguladı. Ne muhalif basın, ne de okuyucuları bu iftiralara itiraz ettiler.
Demokrasiden bahseden muhalif sanatçılar, sunucular alenen, canlı yayınlarda İnce’yi tehdit ettiler. “seçim kaybedilirse sokağa çıkamayacağını, böyle bir riski nasıl göze aldığını” söyleyecek kadar fütursuzluğu, vandallığı, tehdidi ileri götürdüler.
Sahte dekontlarla, sahte ses kayıtlarıyla, sahte seks kasetleriyle İnce’ye haince saldırıldı. En ürkütücü tarafı, bu kanlı linci muhalif camia büyük bir memnuniyetle, bir gösteri izler gibi izledi.
Bir “taşı” dillerine dolayan Tarkan’lar, Şahan’lar, “demokrasimiz elden gidiyor” diyenler, miting meydanlarında kalp işareti yapıp “özgür toplumu hep birlikte inşa edeceğiz” diyenler recmedilen İnce’yi görmezlikten geldiler. Hayır, yanlış oldu görmezden gelmediler, bizzat onlar recmettirdiler.
Çünkü İnce’nin recmedilmesi işlerine geliyordu.
Muharrem İnce vakası bir provadır. Kurmak istedikleri baskı toplumunun bir provası. Kemalistlerin ve Millet İttifakının sahip oldukları demokrasi kültürü budur, bu kadardır. Kimse daha fazlasını beklemesin. Bekleyen, Yılmaz Özdil gibi ancak kapının önünde kendine yer bulabilir ya da İnce gibi siyasi enkaza dönebilir.
Kemalist sol tepeden tırnağa otoriterdir. Despotluğa eğilimlidir. Özgürlükten nefret eder. Elitisttir. Halk karşıtıdır. Anti demokratik güçlerle, emperyalistlerle flört etmeye hazırdır. Geçmişi takıyyecilik, komploculuk, komitacılık ve cuntacılıkla doludur.
Zamanında CHP’liler, Fethi Okyar’ı işlerin “çok kötü noktaya” varacağıyla tehdit etmişler, ve Okyar durumun vahametini anlayıp Serbest Fırka’yı kendi elleriyle kapatmak zorunda kalmıştı.
Neredeyse bir asır sonra İnce de benzer nedenlerden dolayı adaylıktan çekilmek zorunda kaldı. Burada gereken dirayeti sergileyemediğini belirtelim. Erdoğan 21 yıldır en kalleşçe tertiplerle yıldırılmaya çalışıldı ama o pes etmedi ve bu şer güçlere karşı bütün gücüyle mücadele etti.
Kasetlerle Kılıçdaroğlu’nu genel başkanlığa taşıyanlar yine kumpas ve kasetlerle cumhurbaşkanı yapmak istiyorlar. Çünkü Kılıçdaroğlu FETÖ’nün çıkış bileti. Köprüden önce son çıkışı. FETÖ’nün ve HDP/PKK’nın.
Son olaylar da net olarak ortaya koydu ki, Millet ittifakı FETÖ ve HDP/PKK tarafından ele geçirilmiş bir koalisyondur! Kılıçdaroğlu siyasi bir piyondur! Özne değil, maşadır. Örgütlere gebedir! Kapalı kapılar ardında örgütlerle iş pişirmekte ama bunu halktan gizlemektedir. Örgütlerle iş birliği içinde rakiplerini ekarte etmektedir.
KCK’lı tutuklular ve KHK’lı hükümlülerin devlete dönüşü ancak Millet İttifakı iktidarıyla mümkün olacaktır. Amaç devletin ele geçirilmesidir. Memleket Partililer adaylarını tasfiye eden, kendilerine bu rezil muameleyi reva gören muhalefet bloğunu desteklemeyeceklerdir diye düşünüyorum.
Millet İttifakına oy vermeyi düşünenler bilmeli ki, Kılıçdaroğlu paravanı kullanılarak Türkiye tutsak alınmak, bağımsızlık yolundan döndürülmek isteniyor. Bunun için ayağını kaydırmayacakları adam, vaz geçmeyecekleri parti, feda etmeyecekleri itibar yok.
Siyaset konjonktür bunun için dizayn edildi. Meral Akşener bunun korkusuyla masaya döndürüldü. İnce bu yüzden harcandı.
Yüz yıl önce nasıl “Ankara’nın önünü açmak” için İngilizler İstanbul’daki meclisi basıp vekilleri derdest ettilerse, şimdi de Millet İttifakının yolundaki engelleri kaldırıyorlar.
Ultra liberal Davutoğlu, Babacan, Karamollaoğlu’na ise bu tiyatroda dekor vazifesi verildi. Figüran bile değiller. Onlar memleket rehin alındığında yahut yağmalandığında kendi tabaklarına düşecek kırıntıların hesabını yapıyorlar.
Türkiye iki blok halinde seçime giriyor. Batıya vekaleten siyaset yapanlarla memleketçiler sandıkta savaşacaklar. FETÖ/PKK ile Erdoğan savaşacak. Ya esir alınacak Türkiye ya da çemberi kıracak! Biz bu savaşta çemberi kırmak isteyenlerin safında yer alacağız.
Allah milletimizi, memleketimizi korusun...







