--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bu Böyle Gitmez!

Ali Osman Aydın
Ali Osman Aydın
14

Bir önceki yazıda kapitalist rekabetçi eğitim koşullarından bahsedip geçmiştik.  

Burayı biraz açmak ve bu sistemin insanlık için ne kadar zararlı olduğundan bahsetmek gerekiyor.  

Eğitimin, hayatın ilk 20 ya da 25 yılını içine alacak şekilde zorunlu hale getirilmesi insanlık tarihinin dönüm noktalarından biridir.  

Bu doğal bir durum değildir. Tarih boyunca, hiçbir dönemde, insan böyle sistemli bir dönüşüme maruz bırakılmadı. Ve bu dönüşüm kitlelerden destek görmedi. 

İnsan türünün en güçlü, en enerjik, en özgür, en mücadeleci, hayal gücü en kuvvetli kesimi olan gençler bütün bu güçleri iğdiş edilmek üzere okul adı verilen fabrikalara doldurulmaya başlandılar yüz yıl önce.  

Tarihin en büyük hamleleri, meydan okumaları gençlerin bugün iğdiş edilmiş güçleri sayesinde başarılabilmişti oysa.  

Mecburi eğitimin olmadığı zamanlarda dünya şaşırtıcı ölçüde becerikli, meraklı, girişimci, özgün ve bağımsız insanlarla doluydu.  

Bu insanlar çocukluk çağındayken iğdiş edilmek üzere toplama kampını andıran okullara dolduruldular. Birkaç yüzyıl önce tabiata ve topluma meydan okuyarak yeni bir şeyler peşinde koşan akranlarına karşılık yüzyılımızın gençleri not peşinde koşar hale getirildiler. 

Diktatörlerin güç kullanarak yapmaya çalıştıkları kontrollü “değişim” okul yoluyla kansız bir şekilde yapılmaya başlandı.  

**** 

Okulun yapmaya çalıştığı şey basitçe organizasyondur. Geleceğin toplumunu organize etmek eğitim sistemlerinin görevidir.  Geleceğin toplumu için özgür kafalara değil, uşak ruhlu tüketicilere ihtiyaç vardır. Bugün toplumların eğitimli sınıfları büyük ölçüde böyledirler.   

Bu yüzden okul bir asır önce, devletler eğitim işine girmeden, sermayeyi elinde tutan kişilerce bir fabrika gibi düzenlendi 

Okul dediğimiz yapı bir sosyal mühendislik alanıdır.  

Okul bu mühendisliği, büyüme döneminde insan gelişimine müdahale ederek yapıyor. Öğrencileri 22 yaşına kadar gerçek hayattan kopararak, hayat hakkında hiçbir şey bilmez hale getirmek, kültürel bir soykırımdır ve buna dur denmelidir.  

Bir usta başı ya da patron etrafında örgütlenen fabrika gibi okullarda öğretmenler etrafında inşa edilmiştir. İnsanlar orada emir almayı, kuralları sorgulamamayı, kendilerinden ne isteniyorsa onu yapmayı deneyimleyerek modern toplumunun hiyerarşisini öğrenirler.  

En büyük kaygı, performans kaygısıdır. Okul sadece aldığınız notlara göre değerlendirildiğiniz ve aldığınız notlar ölçüsünde saygın kabul edildiğiniz bir yerdir.    

Notlar öğrencileri utandırmak için açıktan ilan edilerek öğrenciler utanç ile rekabetçi yarışa katılma arasında bir tercih yapmaya zorlanır.  

En büyük hedef güce sahip olma hedefidir.  

Okul içindeki eğitim, herkesten üstün olma, herkesi geride bırakma gibi güç merkezli düşüncelere göre yapılandırılmıştır.  

Bir öğrenci için sınıf arkadaşları ya da akranları aynı zamanda rakibi olan kişilerdir. Rekabet, dayanışmanın, dostluğun gelişmesine ya da derinleşmesine mâni olarak yüzeysel insanların yetişmesini sağlar. Rekabet çatışma yaratır. Çevresindekileri geçme dürtüsü gelişmiş insanlardan oluşan bir toplumda dayanışma, içtenlik gibi duygular azalır. Tıpkı Gelin Evi ya da Yemekteyiz programlarındaki profiller gibi... 

Eğitim sistemi için en uygun kişilik tipi, güç arzusu yüksek olan,çıkarından başka bir şey düşünmeyecek, güce ulaşmak için her fedakarlığı yapabilecek, günde on iki saat masa başında oturmak gibi gayri insani şartlar içinde yaşayabilecek karakterde kişilerdir.   

Bir insanı on altı yıl boyunca güce tapacak ve sadece çıkarına göre hareket edecek şekilde biçimlendirdiğinizde ortaya bir Frankeştaynçıkıyor, tıpkı bugünkü gibi! 

Bugünkü eğitim sisteminde en yukarıya çıkabilen kişilik tipi budur. Çünkü sistem daha insancıl olanları, onurluları, dayanışma duygusu yüksek olanları, toplumsal adalet için hareket edenleri, mütevazi olanları eleyecek şekilde dizayn edildi.  

En hırslıların, güç budalası olmuşların yönetim mekanizmalarını ele geçirdiği bir dünya yaşanabilir olma özelliğini yitirmiş bir dünyadır. Çünkü bu dünyada her şey güce ve çıkara göre belirlenir. Bu güçlülerin ve çıkarcıların dünyasıdır. Merhametli, mütevazi ve kendisini düşündüğü kadar başkasını da düşünenlere yer yoktur. Dünyamızın acil sorunu da budur. Sorunun kaynağı ise okula yüklenilen misyondur.  

**** 

Gerçek eğitim ancak kişinin kendinin farkına varması temeli üzerine kurulabilir. Dolayısıyla bugünkü “eğitim sistemlerinin” çoğunluğunun eğitimle, aydınlanmayla hiçbir alakası yoktur.  

İnsani yönün el değmeden bırakıldığı (hatta bozulduğu) sadece bilgi aktarımına dayalı bir eğitimden insanlığın geleceği için olumlu bir sonuç çıkması için şansa ihtiyaç vardır.  

Okullardan yeni dünyanın uşak ruhlu, tüketici, çıkarcı, hırslı ve güce göre şekil değiştiren bencil bireyleri yetişiyor. Çünkü “sermaye” iş gücü ve tüketim gerekiyor. 

Modern toplumlarda eğitime önem veriliyor gibi yapılmasının arkasında aydınlanmış, özgür insanlar yetiştirmek değil, toplumsal muhalefeti daha doğmadan yatağında boğmak gibi bir amaç da var.  

Cumhuriyet döneminin “okullaşma” projesinin sebebi hikmeti de buydu: Sosyal mühendislik.Yeni okul yeni insan demekti. Tabii ki herhangi bir insan değil, yönetmek istedikleri insan!  

Özellikle Kemalistlerin “okul dogmasından” hala kurtulamamış olmaları; okulu, öğrenmenin yegâne mekânı görme saplantıları, okulun düşünme melekeleri üzerindeki tahribatını da gözler önüne seriyor.  

Eğitim meselesini, okulu putlaştırma hatasına düşmeden yeni baştan düşünmek ve kurgulamak gerekiyor.   

Yorumlar

(14)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

MUZAFFER

27 Haziran 2023 15:53

ELİNE SAĞLIK. KURBAN BAYRAMIMIZ MÜBAREK OLSUN DİNİ İSLAM ALEMİNE HAYIRLAR GETİRMESİNİ ALLAH C.C DİLERİM AMİN.

Okul-Kemalizm..!

27 Haziran 2023 15:31

Kemalizm projesi; kırda köyde dağda bayırda taşrada tutmadı.. niçin.. çünkü okul-kemalist öğretmenler oralara ulaşamadı.. virüsü oralara bulaştıramadı. Böylece Chpkk hep azınlıkta kaldı.. Ne mutlu kemalist değilim diyene.. ne mutlu köylüyüm-taşralıyım diyene:)

Çuhadaroğlu

27 Haziran 2023 15:18

Evet İTPERESTLİK bir terördür. LGBT denilen her türlü İBNELİK sosyal bir terördür, Ve İçişleri Bakanlığı bu terörlere göz göre göre yumuyor. Binler defa yuh olsun rahat koltuklarında oturanlara

Ömer

27 Haziran 2023 14:15

Okullar olacak ama materyalist , kapitalist sistem değil İslami bir sistemle okullar dizayn edilmeli . Kız erkek özellikle ortaokuldan itibaren ayrı okullar olmalı . Okullar milli ve dinini öğreten olmalı . Devrim saçmalıkları Yunan’ın eski felsefesi bize niye öğretiliyor . İkinci olarak teknik okullar geliştirilmeli üniversiteye yığılma önlenmeli . Fabrikalarda büyük teknik eleman sıkıntısı var . Yüksek maaşa iş var eleman yok ya da az . Gençler meslek sahibi girişimci olmalı . Eğitim sistemimiz kökten değişmedikçe bir yol alamayız .

Cabbar

27 Haziran 2023 13:23

Hocam sizin cenah eleştirinin de akillisini kolayını yapıyor .kısaca dindar bir partiye camii yapmıyorsun deyince tepki görmeyeceğini bilme dusuncesi .çözüm sürecinde sn cumhurbaskani sonunda kendi eleştirdi masa falan yok demişti .bir yazarda çıkıp ne bu durum dememisti ..katılın katilmayin seçilmiş bir başkanı istifa ettirmek olmadı .ona oy verenlerin düşüncesi sorulmaliydi .

İzmirli

27 Haziran 2023 12:10

Dünyayı okumamız lazım..Hürriyet,serbestiyet vs. mecburi okullaşmaya karşı tavır gerektirir.Emperyalistler daha çok beynimizi yıkarlar da,hiç değilse teknik ve mesleki eğitimi sürdürelim,imam hatibi bahaneyle onu da yine frenlemesinler.

Haylaz

27 Haziran 2023 10:17

bazı reformlar güzel gibi gözüktü ama yeni nesile şımarıklığı getirdi .evet askerliğin bedelli yada 6 ay olması güzel ama zararı da çok oldu .okullarda çağ dışı sandığımız kurallar kıyafetler dağa iyiymiş bu coğrafyaya gerekliymis.okumaya yada çalışmaya devam etme yaşında olan daha kimliği yerine oturmamış olan ufacık gençler eline mikrofon alıp ahkam kesiyor .ukalalık diz boyu iktidara akıl veriyor .sokak röportajlarinda....eski düzen olsaydı 18 ay terbiye nasıl olurdu

Kemal

27 Haziran 2023 06:45

Siz iktidardasınız, hem de 20 yılı aştı. Hadi ilk on yılı farklıydı, ortaklarınız vardı vs şimdi tek başına REİS'iniz iktidar. Kaldırın eğitimi, ülkeyi uçurun. Kurtulun şu saçma kapitalist kurallardan.. Bekliyoruz, artık dert yanmayı bırakın, icraat zamanı. Bu kadar çok okul açmayla da övünmeyin artık.

Öğretmen

27 Haziran 2023 06:31

Kemalizmin okulu putlaştırması ne yahu. Zorunlu eğitimi bu iktidar getirdi. Amaçsız bir eğitim sistemi oluştu. İlkokula şevkle başlayan çocuk sekiz senede okuldan nefret eder hale geliyor. Lgs, SBS, TEOG, ayt, tyt... Bu iktidarın getirdiği sınavlar. Sınav olmasa daha kötü her yerde kolej diye parayla diploma alabildiğiniz bir düzen var ve bu iktidarın eseri. Üç beş okul ve bölüm dışında iyi bir gelecek vaat eden okul yok. Mesela çocuğunuz yüzde birlik dilimde iyi bir fen lisesi sonrada Ege eczacılık fakültesine gitti. Mezun oldu sonuç işsiz. Eğitim fakültesi de aynı şekilde. Çok zor ama şansınız yaver gitti de öğretmen olarak atansanız dahi çalıştığınız kurumdaki kadrolu hademe sizden iki kat daha fazla maaş alacak. Bir öğretmen olarak kendi çocuğuma okuldan ve öğretmenlerden bir şey bekleme kendi kendini geliştir diyorum çünkü benim de beklentim kalmadı. (Şimdi anlıyorum  korayın çocuklarını niye okula göndermediğini) Otuz sene önce herkes liseyi yada ortaokulu bitiremezdi, bitirdin ortalaması yetmediği için sınava giremezdi. Sınavı kazandın okul bitince ne olacak kaygısı yoktu en azından. Saygılar. Pedagojiyi tamamen yok sayan onca uygulamayı yazmıyorum bile. Örneğin Bilsem. Sekiz yaşindaki çocuk üçte okuldan çıkıp akşama kadar bilseme gidiyor ne için yetenekli olduğu için komedi oysa o yaştaki çocuğun zihinsel gelişimi oyuna dayalıdır. Ya da alanınızda yüksek lisans ya da doktora yapan bir öğretmenseniz size sadece ek dersiniz varsa az bir ücret farkı ödeniyor yani diyor ki iktidar boşu boşuna kendini geliştirme. İktidarın eğitim ile ilgili hataları hakkında kitap yazsam olur.

kararlı duruş gerek

27 Haziran 2023 11:47

Çelişkiler ile dolu bir yorum olmuş. Bir kere şu hususu en çok da öğretmenlerin bilmesi lazım ki; Devlet, her üniversite (günümüzdeki seviyesi "Yüksek İlkokul) mezununa iş bulmak zorunda değildir. İnsanları "hademe" diye yaftalayarak küçümsemek, en başta bir öğretmene yakışmaz. Eğitimin temel amacı; her çocuğun yetenekleri doğrultusunda (bilinçli rehber öğretmenler tarafından), mesleklere yönlendirilmesi olmalıdır. Vatan, Millet, Bayrak ve İslam kavramlarını özümsemiş insanlar yetiştirmektir.

Kararlı duruş gerek'e

27 Haziran 2023 12:44

Tam aksine öğretmeni küçümsedim çünkü şu anki durumda en düşük memur maaşı =öğretmen.Gelecek vaat etmeyen okul ne anlam ifade ediyor.

Harput

27 Haziran 2023 05:48

Muhteşem imza atıyorum

Ali Osman Aydın Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle