--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Birilerini Kahramanlaştırmak Zorunda mıyız?

Ali Osman Aydın
Ali Osman Aydın
10

Çok talihsiz bir olaydı yaşanan.

Hala bir öğrenci olan Kadir Şeker, eşiyle tartışan Özgür Duran’ı öldürmüştü. Günlerce bu olay konuşuldu. Hatta Kadir’in serbest bırakılmasıyla ilgili sosyal medyada kampanya bile düzenlendi. Geçen gün yine sosyal medyadan, Kadir Şeker’e doğum günü mesajları gönderildi.

“İyi ki doğdun Kadir!”, “Sen kahramanımızsın Kadir!”

Yaptıkları sosyal medya provokasyonlarıyla eğlenenler ve sürü gibi onları takip edenler…

Bakın…

Duygularınızla hareket etmekten hoşlanıyor olabilirsiniz.

Gerçeğin ne olduğu umurunuzda olmayabilir.

Sıkıcı hayatınızı eğlenceli hale getirecek bir kahraman yaratmak istiyor olabilirsiniz.

Sizin çarpık mantalitenize göre bir kadınla tartışan, ona bağıran bir adam ölümü çoktan hak etmiş olabilir. Size bu algıyı telkin eden propagandayı sorgulamak aklınıza gelmiyor olabilir.

Bir insanın öldürülmüş olması sizi rahatsız da etmeyebilir.

Fakat sırf siz böyle hissediyor, düşünüyor, kabul ediyorsunuz diye, gerçek değişmez. 

Gerçek olduğu gibi, kaskatı, sabit ve değişmez bir biçimde ortada durmaya devam eder. Gerçeğin özelliğidir bu. Onu ancak onu çarpıtarak alt edebilirsiniz. 

Tıpkı bu olayda olduğu gibi.

Bu olaydaki gerçek nedir? gerçek bir kişinin ölmüş olmasıdır.

Bu olayda- kim olursa olsun- silahsız bir adam, -kim olursa olsun- bıçaklı biri tarafından ö-l-d-ü-r-ü-l-d-ü. Bu kadar…

Öldüren kişinin niyeti şu ya da bu olabilir. Niyetleri sadece Allah bilir.

Bir kadını korumaya çalıştığını düşünerek kocasını öldürmek, bir cinayetin mazereti olamaz. 

Bu cinayeti işleyen kişi için, onun kendi hayatına verdiği zarar için, düştüğü berbat durum için, üzülelim evet; bu olabilir… Bu gayet insani bir tepkidir.

Fakat onu kahramanlaştırmak, orta yerdeki maktulü görmeyi reddetmek çok zalimce olur.

Bir kişi sırf bir “kadını kurtarmaya” çalıştığı için kahramanlaştırılamaz.

Hele de elini kana bulamışsa…

Zaten bu zavallı çocuk da sosyal medyada körüklenen bu tip aşırı duygusal propagandanın kurbanı oldu. Bu cinayetin azmettiricisi, sosyal medyada kadın cinayetleri üzerinden erkekleri dizayn etmeye dönük propagandayı körükleyen bilinçli ve bilinçsiz çevrelerdir. Bu yayılmacı, kışkırtıcı ve kör propaganda hem erkeklerden hem de kadınlardan daha çok cana kıyacak… Söylemedi demeyin… O yüzden olur olmaz herkesi “kahramanlaştırma” gayretine acilen bir son verilse iyi olur. Yoksa bu ülkenin izbelerinde fark edilmek, tanınmak için fırsat kollayan daha çok “kahraman” adayı var…

MÜZİK ÖĞRETMENLERİNİN HALİNE NE DEMELİ? 

Geçenlerde TRT Müzik izlerken tuhaf bir şeye denk geldim.

Neden tuhaf olduğunu az sonra izah edeceğim. Önce olayı anlatayım…  

“Kampüsteyiz” adlı bir program var bu kanalda.

Program bir üniversitenin salonunda yapılıyor…

Konuklar da o üniversitenin müzik öğretmenliği bölümünün son sınıf öğrencileri… Yani bir süre sonra mezun olup bir aksilik çıkmazsa öğretmen olacaklar. 

Programda uzun süre üzerinde çalıştıkları bir eseri icra etmeleri gerekiyor. Orkestrada viyolonsel, keman, piyano, flüt ve daha başka sazlar da var.

Sunucu öğrencilere hangi esere çalıştıklarını, izleyiciler için hangi eseri seslendireceklerini sordu. “Cinema Paradiso” diye cevap verdiler.

“Harika” dedim izlerken… “Az sonra harika bir eser dinleyeceğiz…”

Koltuğuma kuruldum…

Ennio Morricone’nin aynı adlı film için bestelediği, insanın dinledikçe dinlemek istediği o doyumsuz, romantik besteyi müstakbel müzik öğretmenlerinden dinlemek büyük keyif olacaktı.

Fakat sunucunun sorduğu son soru işin rengini değiştirdi.

Sunucu öğrencilere çalıştıkları eserin kime ait olduğunu sordu…

Öğrenciler önce uzun uzun birbirlerine baktılar. Sonra hep birlikte gülüşmeye başladılar.

8, 9 belki de 10 son sınıf öğrencisinden hiç biri, eserin kime ait olduğuyla ilgili bir cevap veremedi. Hatta tahmin de bile bulunamadılar…

Sunucu “Peki hangi filme ait?” diye başka bir soru daha sordu. Tabii yine gülüştüler…

Ben ekran karşısında şok oldum. Tamam, parçayı fena icra etmediler… Fakat… Mezun olduktan sonra çocuklara müzik bilgisi, sevgisi, kültürü aşılamaları gerekecek bu öğrencilerin; müzik ile biraz ilgilenenlerin bile kolayca bilebilecekleri, çok popüler bir eserin sahibini bilmemeleri çok tuhafıma gitti... İnsan çalıştığı eserin kime ait olduğu nasıl merak etmez? Kaldı ki eserin bestecisi olan isim, öyle sıradan biri değil, müzik konusunda bütün otoritelerce bir duayen kabul ediliyor… Daha on sene öncesinde Cannes film festivalinin özel bir gösteriminde “Once Upon A Time İn The America” filmine bestelediği müzikler için dünyanın en saygın film eleştirmenleri, oyuncuları ve yönetmenleri tarafından dakikalarca ayakta alkışlanmış 90 yaşındaki bir müzik çınarından bahsediyoruz… Aralarında “İyi, Kötü, Çirkin’in de olduğu yüzlerce film için unutulmaz müzikler bestelemiş biri o…  yoldan geçen ve Yeşilçam filmleri izlemiş herhangi birini çevirip, on bestesini dinletsek, emin olun 8’ini kesin bilir... Bir şekilde duymuştur. Bestecisini bilmez o adam normal olarak, ama besteyi bilir. Onun bilmemesi normaldir ama ya müzik öğretmenliği yapacak kişilerin!   

Müzik öğretmeni yetiştiren bir bölümde en popüler eserler ve önemli besteciler hakkında bile asgari malumat verilmiyorsa, yazık gerçekten. Bir branşa, popüler bilgiler seviyesinde bile hakim olmayan bir kişinin, çocuklara bir şeyi öğretip, sevdirmesi mümkün mü? Siz söyleyin bu öğrencileri yetiştiren sevgili üniversite hocaları, mümkün mü?

Yorumlar

(10)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

turgut ertav

18 Şubat 2020 15:11

Şirkin Çeşitleri Şirk iki ana bölümde değerlendirilir 1) Büyük Şirk. 2) Küçük Şirk. 1) Büyük Şirk Bu, bir şeyi Allah’a denk alıp ona ibadet etmek, Allah’a itaat ettiği gibi itaatte bulunmak, onu Allah’a ortak tutmaktır. O, kelimenin bütün anlamıyla, şirkin en ağırıdır. İçine düşeni ebedi olarak Cehennem ateşine koyan ve onu İslam dininden çıkarandır.  2) Küçük Şirk Küçük şirke düşen insan İslam’dan çıkmadığı gibi, Tevhid’in aslına da zarar vermez. Ancak bu şirk, imanın ve Tevhid’in kemaline aykırıdır. Küçük şirk, büyük şirke yol açan vesiledir. Çünkü şirkin birçok türü vardır. KAYNAK:İslam İlmihali.

Şevki

18 Şubat 2020 12:00

Pek anlamamış ölen adamın karısı ifadesinde öldürecek kadar bir sorun yoktu diyor 

Herkesin ayrı adalet istegi

18 Şubat 2020 11:54

Biri yazmiski açım 14 yaşındayım ekmek çaldım zindana attılar altı ay bedava.ekmek verdiller diyor.bizde bir söz var aralayan yer dayağı zaman roller değişti aralayanin insafi ya öldürür yada emniyete bildirir.

şevki ince

18 Şubat 2020 11:03

yanılmıyorsam ölen adam o kadının kocası değil o çocuk o adamı öldürmeye gitmedi herhalde insani bir yardım da bulunurken saldırgan adamdan kortuğu için bu olay o çocuğun başına gelmiş olamaz mı o çocuk bu olaydan dolayı yirmi yıl yatarsa sizin insanlığınız ne kazanacak. O müzisyeni konu yapıp gündeme almanız islami hassasiyeti olan bir gazete de yazmanız için değmez diyorum ama demek ki sizin için çok önemli zannedersin ki suriyede soğuktan donmuş çocuğu anlatıyorsun

Kıssadan hisse

18 Şubat 2020 10:34

Youtubede hikayeler İbrahim soydan erdem .dinlemenizi isterdim.

Ziyaretçi

18 Şubat 2020 10:13

GÖÇEBE KÜLTÜRÜ İLE KABİLE KÜLTÜRÜNDEN KURTULAMADIK VESSELAM. HIRSIZI TACİZCİYİ KORUMAYA DEVAM

Sayın yazar Ali Osman bey

18 Şubat 2020 09:34

Makale güzel kahraman vatan mudafasinda,düşmana karşı koyan cesur kişi dir lakin bir kesim kendi kahramanını torpuluyor sizin yazdiklasriniza katiliyom. Onay veriyim.ayrica müzik şeytana ayit olduğunu söyleyen Ayhan çevresine bakmiyormu müzik evrensel dir bazan neşe baza duygu keder teselli olmak için söylenen müzik müzik deyilde besmeleyi hatirlamayanin şeytan la beraberdir birde kahramanlastiran kesimede dikkat edillsin muzikdende tehlikeli idamı dahi hak edenler oldurulmezken bu camileri besliyok .karı kocasının tartışmasına kalemi kiriyok bende kuniyom.

Ayhan

18 Şubat 2020 08:15

Müzik şeytanın ameli değil mi? Bu hususta makale yazarak abesle iştigal etmişsiniz.

H.Y.E

18 Şubat 2020 08:13

Ah Kardesim,bizim muzik dahilerimiz;Itri'yi,DedeEfendi'yi,Haci Arif Bey'i kac kisi taniyor bi soruveri.

Ziyaretçi

18 Şubat 2020 07:19

Çocuğuma ilkokuldan lise sonuna kadar müzik derslerinde ne Türk Halk ne de Türk Sanat Müziği öğretildi. Varsa yoksa pop müzik, İngilizce parçalar, putperest havasındaki şarkılar...vs. Gitar zorunluluğu da vardı tabii. Nesiller milli kültürüne böyle de yabancılaştırılıp batı hayranı kitleler oluşturuluyor. Milli şuur taşıyıp gereğini yapan müzik öğretmenlerini tenzih ederim.

Ali Osman Aydın Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle