--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bir Türk Kaç Tanzanyalıya Bedel

Ali Osman Aydın
Ali Osman Aydın

“Bir kilo et seksen lira, tadını unuttum.” (1977-Cem Karaca / Yoksulluk Kader Olamaz Şarkısı )

Cibuti dünyanın en fakir ülkelerinden biri. Kişi başına düşen milli gelir iki bin dolar bile değil. Gayri Safi Milli Hasılası iki milyar dolara yakın. İstatistikler her Cibutilinin yılda 23 kg et yiyebildiğini söylüyor. 

Bu, her Etiyopyalının bir yılda yediği etin üç katı. Tanzanyalıların yediğinin üç mislinden az. Avustralyalıların yediklerinin ise 4’te 1’i kadar…

Fidel Castro’nun Küba’sında kişi başına et tüketimi elli kilodan biraz az. Adı korkunç haberlerle anılan Myanmar’da bu oran 32 kg. Bu, Kurosawa Japonya’sında ağırlıklı kısmı orkinos olan yıllık et tüketim miktarının 3’te 1’ine tekabül ediyor.

Almanya’nın büyük baş hayvan sayısı Türkiye’nin sahip olduğundan iki buçuk milyon daha az. Almanya’da antrkotun fiyatı 25 avrodan az, asgari ücretse 1200 avro.

Fransa, Türkiye’den daha fazla büyük baş hayvana sahip olan tek Avrupa ülkesi. Balzac’ın memleketinde her Fransız yıllık 86 kg et tüketebiliyor. 

Küçük baş hayvan sayısında 32 milyonla Avrupa’nın en zengini Türkiye. En yakın takipçisi İngiltere ile aralarında  sekiz milyonluk bir fark söz konusu. “Uzun bacaklı”nın memleketinde her birleşik krallık vatandaşı yılda 84 kg et tüketiyor.

Nüfusunun yarısı işsiz olan, 93 savaşının izlerini saracak ekonomik ve siyasal güçten yoksun Aliya’nın Bosna’sında her Boşnak bir kısmı nefis “cevabi köftesi” olmak üzere yılda 27 kg et tüketebiliyor. Yoksul Bulgaristan’da bile yıllık tüketim elli kilonun altına düşmüyor…

Et tüketimi Dünyanın suiti Kanada’da 94, Avustralya’da 115, ABD’de 120 kg seviyesinde

Et insanoğlunun gerçek gıdasıdır ve sanayi toplumu halk kesimlerini yoksulluğa mahkum edene dek de öyle kalmıştır. Asya ve Anadolu tarihi boyunca Türkler kıtaları aşan büyük hamlelerini eyerlerinin altına sakladıkları kurutulmuş et parçalarının yardımıyla yapmışlardır.

Et tartışmasız bir şekilde öfke, cesaret, kuvvet, sağlık ve cevvaliyet demektir. Hem zihni, hem bedeni hiçbir besinin yapamayacağı ölçüde kuvvetlendirerek insanı kabına sığmaz hale getirir. Büyük bir porsiyon et yediğinizde damarlarınızda dolaşan kuvveti anında hissedersiniz.

Geçtiğimiz yıllarda İstanbul Aksaray’da yaşanan İrlandalı turist vakasını hatırlayanlarınız vardır. Gürbüz İrlandalı hem tüketim kültüründen hem de beslenme disiplininden çiroza dönmüş on kadar yurdum insanını Allah yarattı demeden ufalamıştı da, şayan-ı hayretle izlemiştik.

Et bu kadar kritik bir besin ögesiyken ve ülkemiz de hayvancılık için bulunmaz topraklara sahipken vatandaşın et ile olan münasebeti oldukça zayıf. Krizlerle boğuşan Yunanistanlılar bile yıllık 76 kg et tüketebilirken bir Türk ancak 25 kg yiyebiliyor. Üstelik Kurban Bayramı dahil.

Yani Avrupa’nın en çok hayvanına sahip bir ülke olarak en az et tüketen topluluğu olmayı bir şekilde başarıyoruz. Tarım ve hayvancılıkla ilgili politikalar Türk insanını tam bir karbonhidrat bağımlısı haline getirmiş durumda. Türkiye tam bir ekmek cenneti… Yıllık kişi başı 150 kg seviyelerinde bir ekmek tüketimi söz konusu. En yakın takipçi Almanya’da bu oran sadece 90 kg civarında. Sebze ve meyvelerdeki hormon ve ambalajlı gıdalardaki sağlığı tehdit eden katkı maddelerini de işin içine katınca korkunç bir beslenme alışkanlığının geliştiğini söyleyebiliriz. İyi ve kötü beslenme arasındaki bedensel farkı sıradan bir Avrupalıyla karşılaştığınızda net olarak görebiliyorsunuz. Bir dostumun dediği gibi “Türkiye’de devlet başka bir şeyden değil ama evlatlarını düzgün beslememesinden dolayı iflah olmayacak”.

Etle beslenmeden sadece bulgur, makarna  ve patates yiyerek beslenmek doymaksa evet Türk halkı tok. Hatta Türk halkı hem tok hem de dünyanın en düzeysiz, en ahlaksız televizyon kanallarını altı saat izlediği için son derece de mutlu! Hem ruhen hem bedenen iyi besleniyoruz yani.

Not: CHP tayfası mal bulmuş mağribi gibi “Akit itiraf etti.” diyerek eleştirimizi Odatv’de ve ekşi sözlükte parlatmaya çalışacaklar. Doğru, Ak Parti vatandaşa yeteri kadar et yedirmiyor ancak ey muhalifler, siz ekmek bile yedirmiyordunuz…

Ali Osman Aydın Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle