--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bir Şey Yapmalı!

Ali Osman Aydın
Ali Osman Aydın
15

En çok şikayet aldığım konu, eğitim. İnsanlar elektronik postalar göndererek çocuklarının yaşadıkları sorunları anlatıyorlar uzun uzun. Çocuğunun nasıl biri olacağını dert edinen insanlar için eğitim büyük bir “mesele.” Bu ülkenin nereye gittiğini endişe ile izleyenlerin de en büyük meselelerinden biri eğitim.  

1’inci sınıftan itibaren çok yorucu, yoğun bir müfredatla karşılaşıyor çocuklar. Neden? 

Çocukları esir alacak kadar çok ödev vererek, yazı hamallığı yaptırarak onları geliştirebileceğinize mi inanıyorsunuz? Sadece yazmaya, tekrar etmeye, ezberletmeye dönük bıktırıcı, monoton ödevler çocuğu iki yüzlülüğe sevk etmekten başka hiçbir işe yaramaz. 

 Öğretmen ya da notla korkutarak ödev yaptırdığınızda çocuklar itaati, boyun eğmeyi ve iki yüzlü olmayı öğrenirler ancak!               

İki yüzlü olur çocuklar çünkü kimsenin, hele de 7 yaşındaki küçücük bir çocuğun, tüm tatilini deftere bir şeyler yazarak ve bu yüzden oyundan mahrum kalarak bundan memnuniyet duyacağını düşünemezsiniz? İnsan doğasına aykırı bu! 

Memnuniyet duymayan çocuk, o yığınla ödevi, “bitse de rahat etsem” modunda yapar. O da yaparsa! Yani umursamaz. İçine girmez. Anlamaya çalışmaz. Öğrenmek istemez. Tıpkı, değip geçer gibi. Kayanın üzerine düşen yağmurun kayıp düşmesi gibi… Zihnini kayaya dönüştürür. Katı, sert ve öğrenmeye dirençli hale gelir. Monoton ödevlerin miktarı arttıkça direnç de artar. Bu böyle sürerse çocuk zihninin kapılarını kapatır. Ki kapatıyorlar da zaten.    

 Oysa biz ne istiyorduk? 

İnsan zihninin en yumuşak, en şekillendirilebilir döneminde bu zihne öğrenmeyi, düşünmeyi, anlamayı, akıl yürütmeyi ve onun yöntemlerini öğretmek… Bir meselenin nasıl analiz edileceği, anlaşılacağı ve yorumlanacağı konusunda zihni eğitmek. Böylelikle çocuğa kalıcı bir meleke kazandırmak. Bilgi sonranın işi. Önce düşünmesini bilecek. 

Biz de bunun tam tersi uygulandı ve ısrarla uygulanmaya devam ediyor. Hükümetin öteden beri bu konuda köklü bir adım attığını göremedik. Dahası, böyle bir adımı planladığını da göremedik. Hükümet en başından beri eğitimi “mevcudu sürdürmek” olarak gördü ve görmeye devam ediyor. Ama “bu seviyenin” bile altına düşüldüğünü üzülerek söylemek durumundayım. 

Ezberlediği şeylerden sorduğunuzda bugünkü çocukların doğru söyleme ihtimalleri olabiliyor. Fakat, hayata ilişkin kompleks bir soru ortaya attığınızda, şaşırıp kalıyorlar. O konuda ezbere söyleyecekleri bir şey yoksa cevap veremiyorlar. Akıl yürütemiyorlar. Sentez yapamıyorlar. Tutarlılığın yanına yaklaşamıyorlar. 

Bu bizim eğitim sistemimizin genel problemi. Bu durumdan sadece öğrenciler de mustarip değiller üstelik. Öğretmenlerde de okuduğunu anlama, akıl yürütme gibi konularda ciddi sorunlar var. Nede olsa onlar da bu sistemin içinde yetiştiler. 

Öğretmeni ve öğrencisiyle anlama, düşünme ve yorumlama sorunu yaşayan ve sadece monoton tekrarlara dayalı bir eğitim sistemi bizi bir ağaç kurdu gibi içimizden kemiriyor. Ucuzluğun, saçmalığın bu kadar pirim yapmasının nedeni bu durum. Futbolun, konserlerin, popüler kültüre ait her çöpün bu kadar ilgi görmesi bunun bir kanıtı. 

“Sirkeyle yıkanırım ve astroloğuma danışmadan adım atmam” dediği halde kendini filozof zanneden; milyonlarca insanı etkileme gücüne sahip ünlülere değer veren bir toplumun sağlıklı düşünebildiğini söyleyebilir miyiz?  

Ülkenin en ünlü futbolcuları işportacı kılıklı insanlara milyon dolarlarını kaptırıyorlar. Kim Milyoner Olmak İster yarışmasında alelade sorular bile doçent unvanı taşıyan kişileri eleyebiliyor. 

İnsanları bu çirkef ve rezalet bağımlılığından kurtarmanın yolu, onları mantığa dayalı bir eğitim sisteminden geçirmek. 

Önce ve acilen şu müfredatı değiştirin… Yoğunluğunu da muhakkak azaltın... Arkadan atlı kovalıyormuş gibi anlatılmasın konular. Mantığı merkeze oturtun. Öğrencilerin aktif katılabildiği düşünce platformları haline gelsin okullar. Bir okuldan mezun olan kişi gördüğümüzde bilelim ki, bu kişi artık herhangi bir meselede doğru, tutarlı düşünebilen biridir… Ancak bundan sonra bir şeyler değişmeye başlayacaktır diye düşünüyorum. 

Hani “boykot” diyoruz, “Siyonizm’le mücadele” diyoruz, “süper güç olacağız” diyoruz… Bu, uşak yetiştiren sistemle olmaz… Bu insan kaynağıyla zor bu işler. İnsan kalitemizi artırmadan çok zor. 

Yorumlar

(15)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Süleyman Sırrı Dinçer

2 Aralık 2023 03:13

Kaleminize sağlık Kardeşim.

Perk

2 Aralık 2023 02:59

Süper bir özet.

rafet

1 Aralık 2023 13:59

Yazdıklarınız çok doğru fakat bizi yönetenler vatandaşlarının sorgulayan insan olmalarını her halde istemiyorlar . Bu problemlerin siyasiler tarafından bilinmemesi mümkün değil. Demek ki işlerine böyle geliyor.Sorgulamayan hesap soramayan insan işlerine geliyor diye düşünmeden edemiyorum.Nitelikli insan yetişmesini istemiyorlar gibi geliyor.

besi beş geciyor

1 Aralık 2023 11:40

kurtuluş savaşının ve yeni sürecin zaman zaman liderin yanında ya da karşısında olan beş ismi var r.orbay k. karabekir a. cebesoy r. Bele f.cakmak yine şu ana kadarki en uzun süreli anayasayı hazırlayan ya da hazırlattıran heyet yine beş kisi yine AK Parti'nin ilk kuruluşu yine 5 kişi ki beşli takım troyka denildiği yıllar yine Türk siyasetinin uzun yıllar liderliğini yapmış kişiler 5 kişi aslında 4 kişi fakat zaten 4 eğilim Bir de ben 5 diyerek özal'da tarihteki yerini almış birleşmiş milletlerin daim üyeleri yine 5 üye dış politikanın oturduğu ana eksen Dünya beşten büyüktür Rabia işaretinin dönüştüğü son hal yine beş yine aranılan element 5 inci element

Bundan

1 Aralık 2023 11:13

birkaç yıl once tesadüfen Peter Rose u (önemli şahsiyetleri ağırlayan 1 tv programcısı/abd) seyrettim. Bir yazar konuğu vardı adını unuttum şimdi ama adam hristiyandı yahudi değildi. Bu kitap yazmış merak etmiş neden sadece 20-25 miyon yahudi varken dünyada bir çok alanda neden bu denli etkililer ve araştırmıs. Çünkü milyarlarca insan var arada bunlar bilim ticaret sanat ve hatta siyaset vs vs öne çıkıyor. Yüzyıllarca avrupa amerika her yerde ayrımcılıkla ezilmelerinin verdiği dayanışma psikolojisi, mecburen korunmak için kırsal kesimler yerine şehirlerde kalabalık yerlerede yaşamayı tercih etmeleri vs vs gibi bir sürü sebep çıkarmış ama tarihte tek ezilen sadece onlar değil. Neyse en önemli ve en ağırlıklı sebep olarak bir hahamın (adını unuttum tabi) erken tarihlerde tüm kız çocukların ve kadınların okuma yazma öğrenmesini şart koşmasını bulmuş. Malüm o devirde (tüm dinlere mensup) kadınlar okutulmuyordu konumları farklıydı. Tabi haliyle bu kadınların yetiştirdiği çocuklar fark yaratmış sonucuna ulaşmış. Yani okumak ve eğitim her şeyin başı ve hele hele bu devirde ülkemizin geleceği için yüksek kalteli ve insanı geliştiren nitelikli eğitim şart. Hatırladığım kadarı ile paylaşmak istedim. İ

düzeltme

3 Aralık 2023 14:14

Charlie Rose

Ulul Elbab

1 Aralık 2023 10:14

İlkokulu Türkiye’de, ortaokul ve liseyi Fransa Normandiya bölgesinde, üniversite eğitimimi de Paris’te aldım. Fransızca lisanıyla tekellüm ve kitabete muktedirim. İngilizce ve Arapça lisanıyla cüz’i konuşur ve okurum. 1975 sene-i miladi İstanbul Eyüp Sultan’da tevellüd ettim. Laikliğin Merkezi Fransa’da 1991 yılında ortaokulda Arapçayı (İngilizce ve Almanca) gibi yabancı dil olarak seçiyordukkkkk ! O Kemalistlerin çok sevdiği Fransa’da laik Fransa’da. Bu arada Ülkemizde 90 larda başörtüsü avcılığı devam ediyordu…2000 senelerin başında Başbakan Abdullah Gül’ün eşi üniversiteye kaydını yaptıramıyordu ! Sebep başörtüsü ! Akşam sabah yazarlarımız eğitim sorunu /maarif meselesi yazıp duruyorlar ! Zihniyet değişmediği müddetçe talim ve terbiye olmaz ! İşgal edilmiş zihniyetler çocuklarımıza nasıl bir öğretim sunabilirler ki ! Evet Filistin toprakları şu an işgal altında amma Filistin halkının zihniyeti hür ve evrensel aynı mübarek dinimiz İslam gibi ! Alemlerin Rabbi Allah’a yönelmediğimiz müddetçe Eğitim sorunu çözülmez ! Biz sadece Allah’a kulluk eder ve sadece O’ndan yardım dileriz! Hiç bir ideolojinin hele putların ve heykellerin önünde eğilmeyiz ! Yoksa “ Bu sevdalar boşuna leh bu sevdalar boşuna…!”

AKİT HAYRANI FİLOZOF

1 Aralık 2023 08:33

Sizin de belirttiğiniz gibi önce öğrenmeyi öğretmek lazımdır.Çin atasözü der ki her gün bir balık vermektense balık tutmayı öğretin.Gerçekten de bu çocuklar düşünme,analiz etme ve mantıksal becerilerde sınıfta kalıyorlar.Çünkü hep ezberciliğe alıştırılmışlar.Kırtasiyecilik yapıyorum ve her gün çocuklarla muhatap oluyorum.Bazen hayatla ilgili çok basit sorular soruyorum çocuklara.En basik,sıradışı bilgiler bile yok onlarda.Abuk sabuk ve mantıksız şeyler konuşuyorlar bu çocuklar.Soruyorum suç kimde?Veya mutlaka bir suçlu mu gereklidir?...Toplum olarak ve özellikle aileler görevlerini yerine getirmeleri gerekir.

çamlı

1 Aralık 2023 06:54

Mûsâ Peygaber as. ın Tih çölünde 40 yıl ümmeti İsrailoğullarıyla dolaşıp filistin yolculuğuna çıkmaması(çıkamaması değil, dikkat lütfen) Mısırda kölemen olmuş o nesille başaracağından umudunu kesip, bari yeni doğacak nesillerini egitip, yetiştirip onlarla yola çıkma planıdır. Ne çare ki iki peygamber kardeşler başaramadı da genç nebi Yuşa as. kafileyi götürdü.Bizim de 20 yıl okul yerine sokaklsrı, parkları talebeyle şenlendirdiğimiz/ sınıflar haric gitti. imdi Yusuf tekin bey toparladı sınıfa doldurdu, ders sonu takip velilere düşer, çocuğun özellikle kızın nerelerde gecikiyor, nicin, ders saatlarini bari öğren, kitapların beleş verilmesi temelli babayı anay8 ilgisiz kıldı, bari kitaçıdan kitap alırken ödedigi para acısına çocuğunun kaçıncı sinifi okuduğunu öğreniyordu, kitap değerliydi, şeffak kaplanır, etiket yapıştırılır hayata başlanırdı, beleş kitap koridorda tepmeye yarıyor artık, zahmete ne gerek

AKİT HAYRANI FİLOZOF

1 Aralık 2023 08:35

ÇAMLI KARDEŞ!Osmanlıca bilmiyoruz da!Yazdıklarınızı özellikle son cümlelerinizi Türkçeye çevirseniz!

Örnek almamiz gerekiyor ..

1 Aralık 2023 04:55

komsumuz iran ve afganistan bu konuda cok mesafe almislardir ve kesinlikle onlar gibi yapmamiz gerekir selam ve dua ile

Namaz molasi

1 Aralık 2023 04:53

şehirler arasi otobusler kesinlikle namaz molasi vermelidirler vesselam

Ali Osman Aydın Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle