--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

PKK yalakalarına söylüyorum: Barış değil, adalet istiyoruz!

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

İstanbul’da patlama: 37’si polis 44 insanımız öldü.

Ardından şifre cümle şu idi: “Barış istiyoruz.”

Kayseri’de dün bir hain saldırı daha..

Yine şifre cümle şu: “Barışı daha güçlü dillendirmeliyiz.”

Kim bunlar?

TMMOB’undan tutun..

DİSK’ine kadar..

HDP’sine kadar..

Bir dizi sözde sivil toplum kuruluşu..

Somut örnek olması için, KESK’in açıklamasından bire bir alıntılayayım:

“Toplum olarak hepimizin daha fazla şiddete, çatışmaya, gerilime değil, demokrasiye, barışa, huzura, ihtiyacı vardır. Ne her geçen gün içine daha fazla sürüklendiğimiz şiddet girdabı ne de daha fazla kan ve gözyaşından başka bir şey getirmeyen politikalarda ısrar edenlerin bu kaos ortamını baskıcı-otoriter rejimin dayanağı haline getirmesi kaderimiz değildir. (..) barış ve huzur içerisinde kardeşçe yaşayabileceğimiz demokratik bir iklimin hızla inşa edilmesi için herkesi göreve çağırıyoruz.”

Aslında bu açıklamalarla..

Şifre cümlelerle ne diyorlar biliyor musunuz?

“Ortada bir kavga var. Bir çatışma var. Taraflar birbirlerini vuruyorlar. Ateşkes ilan edilmesini istiyoruz.”

Kamuoyuna verdikleri mesaj bu..

Çaktırmadan terör örgütüne verdikleri mesaj ise şu:

“Çatışma ortamı varmış gibi hava oluşturmak bizden.. Daha fazla patlama, daha fazla cinayet de, sizden ey PKK.. Tam gaz devam edin.. Siyasi iktidarı devirelim..”

Bu söylemlerin başka ne izahı olabilir, söyler misiniz..

Bir terör örgütü..

Hiçbir kural tanımaksızın..

Dış güçlerden aldıkları..

Ve bir gün artık alamayacakları o bombaları patlattıkça..

İsimlerini verdiğim kesim, “Barış istiyoruz” diyor..

Sanki ortada bir savaş var..

Sanki burası Suriye..

Sanki burası Irak...

Sadece bir taraf kusurlu değil.. Birden fazla taraf var.. Ve karşılıklı olarak tarafların kusurları ile işlenen çatışmalar var..

Dolayısı ile bunlar da, savaşın bitmesini, barışın gelmesini istiyorlar.

Yalan, külliyen yalan..

Olayı tam adlandıralım..

Hiç eğip bükmeyelim..

Ne şu an Türkiye’de yaşanılanın adı “savaş”tır.

Ne de bunun sona ereceği nokta, “barış”tır..

Bugün yaşanılanın adı, ekmeğini yediği devlete “hainlik”tir, birlikte yaşadığı insanları öldürerek işlenen “cinayet”lerdir, “terör”dür..

Bunların sona ereceği nokta da, “barış” noktası değil, teröristlerin ve yalakalarının tümünün kodese girmesidir..

Mümkünse idam sehpalarında sallandırılmalarıdır..

Mümkün değil ise..

O teröristlerin ve yalakalarının, ömürlerini kodeste doldurmalarıdır..

“Barış”mış..

Ne güzel de kendilerini maskeliyorlar..

Kimsenin itiraz edemeyeceği “şifre” kelimelerle, planlarını kamufle ediyorlar..

Teröristlerle, ne “barış”ı yapacağız?

Adam gelecek, polisleri haince katledecek..

Askerleri katledecek..

Asker ve polisin yanında, sivil insanlar da öldürülecek..

Bunlar yapılırken..

“Daha çok kan.. Daha çok can.. Daha.. Daha.. Daha..” gözü dönmüşlüğü ile..

Patlayıcılar, başka patlayıcılarla daha fazla zarar vermesi için şiddetlendirilecek..

Acımasızlık, vahşilik tavan yapacak..

Böyle bir fotoğrafın karşısına geçip, daha cenazelerimizi toprağa vermeden, “Barış istiyoruz” diyeceğiz..

Onlarca sendikanın..

Onlarca meslek odasının..

Hatta şube başkanlarının açıklamalarını okudum..

Katliamları zoraki de olsa kınıyorlar da..

Hepsi “barış” istiyor da..

Bir tanesi bile, PKK’nın adını ağzına almıyor..

“İnadına kardeşlik, inadına barış” başlıkları ile, hokkabazlığa devam ediyorlar..

“Barış” isteyenlerin riyakarlıklarını dillendirdik diye..

Birileri de bizim, “intikam” istediğimizi sanmasın..

Hayır, intikam istemiyoruz..

Ama, tüm teröristlerin cezalarını, kırpıp kuşa döndürmeden, fiilen çekmelerini istiyoruz..

•

“Ne kadar çok patlatırsan, o kadar çok taviz alırız.. Sonuçta nihai hedefimiz barış.. Bir bomba patlatırsan, PKK’nın alt kademesini kurtarırız.. İki bomba patlatırsan, PKK’nın eli kanlılarını kurtarırız.. Üç bomba patlatırsan, PKK’nın yöneticilerini, barış adı altında kurtarır, affettiririz..” taktiğini görmek için kehanette bulunmaya gerek yok...

Taktik bu..

Kirli plan bu..

Onun içindir ki..

Bombayı patlatanlar kadar..

Bombacının ismini ağzına almadan..

“Barış istiyoruz” şifresi ile, yaşadığımız acıları sulandırmaya kalkışanların da hesap vermelerini istiyoruz..

•

Yaşanan tezata bakar mısınız..

İstanbul Barosu’nun internet sitesinde..

İki hafta önce bu köşede eleştirdiğim ve hâlâ internet sitesinden kaldırılmayan, Küba’nın terörist başkanı Fidel Castro’nun fotoğrafı..

Ve hemen öncesinde ise..

İstanbul Barosu’nun, İstanbul ve Kayseri patlamalarını kınayan açıklamaları yer alıyor..

Böylesi bir şaşkınlığa ne denilmeli?

Örnek gösterdiğiniz adam..

Küba’nın PKK’sı..

Seçim sandıkları ile değil..

Patlatarak, katlederek, öldürerek yönetime gelmeyi düşleyen ve bunu da kendi ülkesinde maalesef başaran(!) bir terörist..

O teröristi kutsarken..

Aynı anda, Türkiye’deki teröristleri nasıl kınayabilirsiniz?

Kınarsanız, size kim inanır?

 

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle