Nuriye Akman tahliye olduğuna göre, engel kalmadı!
Tahliye olduğuna göre..
“Cezaevindeki bir insan hakkında, savunma yapamayacağı zeminde eleştiri yapmanın yanlışlığı” çekincemiz ortadan kalktığına göre..
Artık yazabilirim..
“Nuriye Akman” denilince, bende hemen “Gaffar Okkan” tepkisi belirir..
Gaffar Okkan; Diyarbakır’da görev yaparken..
Bölge insanı ile yakın ilişki kuran..
Devletin milleti ile kaynaşmasını sağlayan..
Bu sebeple de..
Terör örgütü PKK’nın..
Dolayısı ile dış güçlerin oyununu bozacak bir emniyet müdürü idi..
Şehit edilmesinden kısa süre önce..
Medyada bir bombardıman..
“Hizbullah şöyle.. Hizbullah böyle” haberleri.. İlaveten, “Hedefte Gaffar Okkan olduğu” iddiaları..
“Bayram değil seyran değil” dedirtecek şekilde medyada boy gösteren bu haberlerin hemen ardından..
Sözümona, aktüel konuları sormak üzere..
Nuriye Akman isimli gazetecimiz Diyarbakır’a gider..
Tam da röportaj tamamlandıktan sonra.. 1.5 saatlik zaman dilimi içinde..
Türkiye’de hiçbir örgütün tek başına organize edemeyeceği bir cinayetle..
Gaffar Okkan şehit edilir..
Failleri de..
Önceden takdim edildiği gibi..
“Hizbullah” olarak gösterilip..
Konu kapatılır..
Kimse sormaz..
Cinayet şehrin içinde..
Asgari 15-20 kişi ile işlendiği halde..
İşlek bir caddede, iş çıkışı saatinde..
Cinayetten kısa süre önce, elektrikler kesilecek kadar organize olunduğu halde..
Emniyet müdürü, korumalarıyla birlikte şehit edildiği halde..
Nasıl olur da..
Faillerin hepsi..
Süpermen gibi..
Vazifelerini ifa edip(!), olay yerinden kaçabiliyorlar..
Acaba?
•
Suç örgütleri..
Kullanacakları elemanlara.
Önemli görevler vermeden önce..
Küçük küçük suçlar işletirler.
Veya büyük suçlara..
Küçük katkılarını alarak..
Onlara şantaj yapılabilecek suçluluklar icat ederler..
Örgüt işlerinde kullanılmak istenilen eleman bir de bakar ki..
Örgütün tam göbeğinde..
Ama konuşmaya başlarsa..
Kendisi de yanacaktır.
En iyisi.. Suskun kalmaktır..
FETÖ’nün de..
Daha doğru tanımlama ile, CIA irtibatlı derin örgütün de..
Bu tür yüzlerce elemandan yararlandığını tahmin etmek, zor olmasa gerektir..
Özellikle de belli bir mesleği ifa edenler arasından..
Bu tür faydalanmalar..
Örgütler açısından..
Kaçınılmazdır..
Konuyu Nuriye Akman’a, nasıl bağlayacağız?
Ben bağlamıyorum..
FETÖ grubu ile uzun süre birlikte çalışan..
Hatta 17-25 Aralık darbe girişiminde, Pensilvanya’ya giderek, arabuluculuğa soyunan Fehmi Koru’nun..
Taha Kıvanç müstearı ile yazdığı yazıdaki ifadelerde bu bağlantı kuruluyor..
Ne deniliyor?
İfadeler şöyle:
“Bayağı kıdemli bir meslektaş, ‘Tüh’ dedi bana hayıflanarak; ‘Burnumun koku alma hassasına çok güvenirdim; bu yaşta meslek sınavında çakmak beni kahredebilir...’ Kast ettiği, suikasta uğrayan emniyet müdürüyle öldüğü gün veya kısa süre önce yapıldığı anlaşılan röportajlardı herhalde.
Sabah’tan Nuriye Akman’ın röportajını gerçekleştirmesinden yalnızca iki saat sonra öldürüldü Gaffar Okkan. Röportaj bitince ‘Benim araçla vilâyete götüreyim’ teklifinde bulunmuş Gaffar Bey; misafiri, Sabah temsilcisinin alınabileceğini düşünerek kibarca reddetmiş bu teklifi...”
Fehmi Koru, “Acaba” dedirten bilgiyi aktardıktan sonra..
Nuriye Akman’ın yaptığı, Okkan’ın son röportajından bir bölüm de aktarıyor:
“Şu satırlar, suikast sonrası yayımlanan röportajdan: ‘Söyleşi sırasında ona kendisine yönelik suikast girişimi olabileceğini söyledim. Benimle dalga geçer gibi, ‘Salla bunları, salla!’ dedi.”
Ve bu röportajdan kısa süre sonra..
Nuriye Akman, çalıştığı gazeteden ayrılır..
Tam bu noktada..
Sormamız gerekmez mi Nuriye Akman’a: “O tarihlerde Türkiye’nin en çok satan ikinci gazetesinde röportajları yayınlanan bir gazeteci olarak.. Bir ilin emniyet müdürü ile.. Röportaj yapma fikri, nereden çıktı? Kim bunu önerdi? Tam da suikaste uğrayacak emniyet müdürüne, 2 saat öncesinde suikast sorusunu sorduran kimdi?”
Ne demiştik?
İllegal yapılanmalar..
Kullanacakları isimleri..
Küçük küçük suçlara katarlar.. En azından şahitlik ettirirler..
Sonra..
Kullanacakları başka işlerde..
Dirençlerin kırılmasına..
İtiraz edemez hale gelinmesine, zemin hazırlarlar..
Nuriye Akman’ın, Gaffar Okkan röportajı ile ilgili detayları anlatmasında..
Sorulan soruların hazırlanmasında, kimlerin yönlendirici olduğunu açıklamasında..
Bu açıdan fayda var.
•
Sabah gazetesinden ayrıldıktan sonra..
Zaman’da.. FETÖ’nün hakimiyet kurduğu yıllarda TRT’de..
Son olarak da Akın İpek’in Bugün’ü kapandığında, yerine kurulan Meydan’da çalışıyor, Nuriye Akman..
Yaptığı röportajlar da..
30 Mart seçimlerinde, FETÖ’nün AK Parti’yi geri dönülmez bir çöküşe götüreceğine inandığı yumuşak karın olan.. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı AK Parti’den aldırmak için büyük fırsat olarak görülen Mustafa Sarıgül ile yapılan röportaj..
17 Aralık’ın parlak emniyet müdürlerinden Yakup Saygılı ile yapılan röportaj.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Pensilvanya’nın çatı aday olarak CHP ve MHP’ye dayattığı Ekmeleddin İhsanoğlu ile yapılmış iki ayrı röportaj..
“Röportaj bu.. Röportaj gazetecinin işi.. Ne demek istiyorsun” diye sormayın lütfen..
O röportajlara bakın..
Gazetecinin sorması gereken, ters noktadan tek soru bulabilirseniz..
O zaman “Gazetecilik bu” deyin..
Bulamazsanız..
Benim gibi sizin de..
“Bunun neresi gazetecilik” diyeceğinizden eminim.







