• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI
21 Mart 2020

Milletin derdi korona, onların derdi Demirtaş!

HDP’nin sözcülüğünü yapan internet siteleri olsa..

“Görevleri bu. Olabilir” diyeceğim..

“Partilerinin eşbaşkanlığını yapmış bir kişi hakkında haber yapmalarında ne sıkıntı var ki?” diyeceğim.

Ama..

Kendisini bütün solculara, hatta daha da geniş kesimlere hitap ettiği iddiası ile tanıtan sitelere bakıyoruz..

20 tane ana manşetleri var ise..

2 tanesini, Selahattin Demirtaş’a ayırmışlar.. Dünya koronavirüsü konuşuyor..

Türkiye, koronovirüsü konuşuyor..

Okullar kapatılmış.

Camiler kapatılmış..

Türkiye’ye hitap ettiğini iddia eden internet siteleri..

On haberden birisini, Selahattin Demirtaş’a ayırmış.

Bir tanesini de Osman Kavala’ya..

Bir tanesini de MİT mensubunun cenaze haberi ile yaptığı ihaneti unutmadığımız Barış’lara..

Eee..

Geriye ne kaldı?

Geriye kalan başlıklar da, “Hükümet geç kaldı” ile başlıyor..

“Sermayeye kıyaklar var da, işçiye ne var” ile devam edip..

Enver Aysever’in, dindar insanlara hakareti sebebi ile hakkında açılan soruşturma ile bitiyor..

Habercilik anlayışları işte bu..

Halkın geneline hitap ettikleri iddiası ile kamuoyunun önüne çıkıp.

Bir avuçluk kendi yandaşlarına hizmet etmenin fotoğrafı, işte bu..

Selahattin Demirtaş’ı manşetlere çıkarmak için..

Eşini konuşturuyorlar:

“176 hafta sonra ilk kez bugün Selahattin’le görüşemedim” diyor, “Durun daha, Apo’nun heykelini dikeceğiz, heykelini” diye naralar atan Selahattin Demirtaş’ın eşi..

Devam ediyor: 

“Koğuşlar kalabalık, güneş yok, hijyen koşulları yetersiz.”

Sanırsınız ki, sadece Selahattin Demirtaş’ın koğuşu kalabalık.

Sadece Demirtaş’ın bulunduğu cezaevinde güneş yok.

Sadece Demirtaş’ın kaldığı yerde hijyen dört dörtlük değil..

Hakkari’deki cezaevi ne ise.

Demirtaş’ın kaldığı Edirne cezaevi de o..

Bir başka tutuklunun kaldığı Edirne cezaevinin koğuşu ne durumda ise, Demirtaş’ın kaldığı koğuşun durumu da o..

Ama olur mu?

O, Selahattin Demirtaş.

O, meydan okuyacak..

Terörist başının heykelini dikeceği tehditi ile ülkenin güvenlik mensuplarını tehdit edecek..

Sonra, işlenen suçun faturasının ödenmesine sıra gelince..

“Koğuşlar kalabalık.. Güneş yok. Hijyen koşulları yetersiz” diye itiraz edilecek.

Yanlış anlaşılmasın..

Onlar, koronavirüs gibi tüm toplumu, hatta dünyayı ilgilendiren bir sorunun varlığına rağmen, kendi özel durumları üzerinden bir anlamda ayrıcalık istemeleri ne kadar saçma bir tavır ise.. Bir eşin..

Kocası için bir talebini, benim eleştirmem de o kadar yanlış olabilir..

Ama..

Azıcık bir pişmanlık söylemi geliştirmeden.

Azıcık bir, toplumsal birliğe yönelik adım atıcı açıklama yapmadan..

Hâlâ eski söylemleri sürdürerek..

“Fırsat bu fırsat. Koronavirüs salgını sebebi ile acaba yakınlarımızı cezaevinden çıkartabilir miyiz” diye gündem oluşturulmaya çalışılırsa..

Hele hele..

Bu gündem faaliyeti, hâlâ şehidlerimizin geldiği bir atmosferde yaşanırsa..

Bizim de, bu arkadaşlara, “Ektiğinizi biçmiyor musunuz?” deme hakkımız doğar..

Toplumsal dayanışma için, yaşadığımız sıkıntıları birlik içinde atlatabilmek için..

Eski söylemlerde, küçük de olsa, bir değişiklik yapıp..

“Şu konuda bir özeleştiri yapıyoruz” denilmeksizin..

“Dediğim dedik, çaldığım düdük” edası ile..

Sanki suçsuz yere cezaevine konulmuş gibi algı oluşturmaya çalışıp, mahkeme kararı ile olmasa da, kanun değişikliği ile tahliye beklentisi oluşturmaya çalışırsanız..

Şehid yakınları da çıkarlar..

Şehidler adına konuşması gerekenler de çıkarlar..

“Sizin eşiniz kalabalık koğuşta ama. Bizim yakınlarımız toprağın altında” hatırlatması yapar..

Askere, polise kurşun sıkan teröristlerin cenazesine katılmayan milletvekillerine disiplin soruşturması açacağını belirten bir Selahattin Demirtaş..

Şu veya bu kadarlık cezasını çekip, sonra tahliye olsa bile..

Bu milletin vicdanında aklanamaz..

Bu sözlerinden pişmanlığını ifade etmeden.. Bu topluma yapması gereken görevini gerçekleştirmiş olamaz..

Hani, Demirtaş’ın sadece eşinin sözleri haberleştirilmiş olsa..

Bir derece.

İlaveten, Cumhuriyet’in eski genel yayın yönetmeni de, kafayı çıkarmış, “Demirtaş da infaz düzenlemesinden yararlanacak mı; yoksa kapandığımız evlerimizde ailesinin her hafta Diyarbakır-Edirne yolculuğunu mu seyredeceğiz?” diye göndermeler yapıyor..

Türkiye’de 300 bine yakın tutuklu ve hükümlü var..

Bunların içinden, “Selahattin Demirtaş”ı seçip. Onun üzerinden çağrılar yapıyorlar..

Ama düne kadar.

Bizim yaptığımız çağrılara, “zırt erenköy” söylemi ile cevap veriyorlardı..

“Yapmayın, teröristlere destek vermeyin. Bu işin sonu yok. Vurulan güvenlik mensupları, bu ülkenin çocukları.. Teröristlere sahip çıkmayın ki, bu saldırılar dursun” dediğimizde.. Bıyık altından gülerek..

“Bize ne canım. PKK’lılar orada. Siz gidin, söyleyin” söylemi ile bizi cevaplandıranlar..

Şimdi PKK’nın beli büyük oranda büküldükten sonra..

Hem de, sağlık alanında, toplumsal büyük bir tehdit altında iken..

Kendilerine “af” istiyorlar..

Affı da, hiçbir “pişmanlık” açıklaması yapmadan, hakkettiklerini iddia ediyorlar..

Aynı rezil tavır; birlik içinde olmamız gereken şu dönemde dahi.. 

Dindar insanlara hakaretler yağdıran sözde gazetecilerden de, sergilenmeye devam ediliyor.  En somut örneği, Enver Aysever. 

Sakallı, şalvarlı bir çizimle, beyni açılmış bir görüntü üzerinden, Müslüman insanlara saldırı yapıyor..

Sanki koronovirüs, Çin’den değil.. Sakallı Müslümanın elinden çıkmış gibi.. 

Çağrımız herkese..

Terörle aramıza mesafe koyalım.. Birbirimize hakaret etmeden, görüşlerimizi açıklayalım. Yoksa.. Yaptıklarımıza, hukuk ceza verdiğinde.. Ağlaşmaya hakkımız olmaz..

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Vedat

Milletin derdi korona...
  • Yanıtla

mehmet sabri

Merhaba inşallah burayı AKP bir bakan okur lütfen iş yerlerinde ücretsiz izine ayırılan işcileri düşünün ev kirası elektiriği suyu dogalgazı bunlar alt tabakayı çok etkiliyecek iş verenlere deger verildi lütfen bunlara en kısa zamanda care bulunsun en büyük vaka budur bence çünkü iş verenler kolayı seciyorlar güle güle deyip ücretsiz kapının önüne koyıyorlar lütfen bunlara bir care..Toksa bir çok ocak çöker...Böyle bir şey bu hükümeti çok zora kor...
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı