--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Maddeci kafa anlayamaz: Tankın da önüne yatarız, doları da satarız!

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

Bakmayın siz, “Aladağ’da çocuklar öldü. Biz çocukların haberini yapıyoruz” demelerine..

Onların zihniyetlerinde, kendi çocukları dışında, halkın çocuklarına yer yoktur..

Hatta halkın çocuklarını, kendilerine düşman bilirler..

“Halkın çocukları, dindar yetişirlerse, biz ne yaparız” diye kara kara düşünürler..

“Halkın çocukları, harama el uzatmayacak şekilde yetiştirilirlerse, biz nasıl banka hortumlarız” diye dertlenirler.

“Halkın çocukları, Allah’tan başka hiç kimseden korkmayacak şekilde yetişirlerse, bizim sokağa süreceğimiz tankların önüne geçtiklerinde biz ne yaparız, darbeyi nasıl başarırız, istediğimiz iktidarı indirip, istediğimiz adamı başbakan nasıl yaparız” diye, hayıflanırlar..

Bütün kavgaları bunadır..

Bütün çırpınışları bundandır..

Bakınız şu Hürriyet’e..

Patronunun, vergi kaçakçılığından davaları mahkemede..

Kağıt üçkağıtçılığı davası, hâlâ derdest..

Patronun eski ortağı, banka hortumculuğundan mahkum..

Patron, 5 katrilyonluk vergi cezalarından, 1 katrilyon ödemeyi kabul ettiği uzlaşma ile paçasını kurtardı..

Tabii ki, “Aladağ’daki yurt”un üzerinden saldıracaklar.

Tabii ki “Aladağ’daki yurt”u bahane edip, dini eğitim kurumlarını hedef haline getirecekler..

Bunun için de, kalemşörlerini cepheye sürecekler..

Hergelesi çıkar, suret-i haktan görünüp; “28 Şubat’ta size ihtiyaç vardı.. Ben de katılıyorum buna.. Ama artık, İmam Hatiplerin önündeki engeller kalktı. Kur’an kurslarının önündeki yasaklar kalktı.. Süleymancı kardeşlerimiz de, kendilerini feshetsinler” der..

Böylece Aladağ’daki yangında kaybettiğimiz çocuklarımızı, artık kaybetmeyeceğimizi öne sürer..

Tabii hedeflerinde  Süleyman Hilmi Tunahan Hoca’ya bağlı kardeşlerimiz var ama..

Onların hedef tahtası bununla sınırlı değildir.

Menzil de bunların hedef tahtasındadır.

İskenderpaşa da..

Diğerleri de..

Nereden biliyorum?

Hergele “Süleymancılar kedilerini feshetsinlyer” önerisinde bulunurken..

Aynı patronun bir başka uşağı, gerçek niyeti deşifre ediyordu..

Diğer uşağın adı Emin, soyadı ise Çapa...

Bakın ne demiş Emin Çapa, hergelenin Süleymancı kardeşlerin kendilerini feshetmeleri gerektiğini yazdığı gün, Twitter’da: 

“Dolar 3.46’yı aştı. Ne oldu, dolar sevgisi vatan sevgisini geçti mi? ‘Tankların önüne yatarız, dolarımızı satmayız’ mı? Kahramanlar nerede?”

Kurulan tezgahı hemen çaktınız değil mi?

Yen nesillerin dini hassasiyetlere bağlı yetişmesinin önü tıkanacak.

Bu sefer, 28 Şubat’taki gibi açıktan, kanunlarla değil de..

Hergele türünden, riyakarların öncülüğünde.. Benzer ikiyüzlülerin sıkıştırmaları ile bu yapılacak..

Bir yandan hergele ile birlikte çalışan aynı ekibin Kemalistleri, “Bu cemaat falan da ne? Hangi devirdeyiz” diye köşeye sıkıştırmaları sürdürecek..

Olur ya..

Bunların tezgahına gelinip de umdukları türden bir gelişme gerçekten yaşanırsa..

Hayırsever insanlar, “Biz niye böyle kendimizi zorluyoruz ki.. Madem devlet yasakları kaldırmış.. Bundan sonrasında da din eğitimini devletin vereceği yönünde bir yaygın kanaat var.. Biz de köşemize çekilelim” derse..

Yaşanacak olan şudur:

Devletin kontrolündeki din eğitimi..

Tahrif edilmiş dindarlık ile..

Çok yakın tarihte olmasa bile..

Bir sonraki nesil açısından baktığımızda..

“Devlet biziz, halk da kim oluyormuş” diyen seçkinlerin..

“Sandıktan çıkan bu iktidarı beğenmedik” diyerek tasarladıkları iktidar değişikliği için.. 

Hayata geçirecekleri bir dahaki darbede, tankların önüne çıkacak dindar insan kalmayacak..

Nihai amaç bu..

Onun için Emin Çapa, şimdiden hem yoklamasını çekiyor, hem de sıkıştırmasını yapıyor.. 

Halkın “Tankların önüne yatarız” ile, “Dolarımızı satmayız” arasında tercihte bulunma durumunda, “Tankların önüne yatsa bile, dolarını satmayacağı” imasında bulunuyor..

Bunların tıynetleri budur işte..

Halk canını tehlikeye atıp, tankın üstüne çıkmış..

Hatta ezilmeyi göze alıp, altına yatmış..

Gerçekten de, tankın altında ezilen, vücudu parçalanan. Helikopterin ateşi ile, uçağın bombalaması ile canını veren 246 şehidimiz var iken..

Adam tüm bunları önemsizleştirip, “Dolarınızı satın da göreyim” sıkıştırması yapıyor..

Çünkü kendisi maddeye tapmış.

Patronundan öyle görmüş..

Patronunun yatında, garsonluk yapan hergele, istikbalini “madde”ye bağlamış..

Bugün şu mankenle.. Yarın bir başka lolita ile çıkmayı..

Gününü gün etmeyi..

Nihai hedef olarak görmüş..

“Madde”yi vazgeçilmez görüyorlar..

Emekli Sandığı’nın mülkiyetindeki Hilton Oteli’ni 500 milyona alıp, belediye başkanına bir imalı rica ile.. İki satırlık imar değişikliği yaptırıp.. 3 milyarlık rant oluşturmaya alışmışlar..

Uzun adam tekere çomak sokunca..

“Bu da nereden çıktı” diye, ciyaklıyorlar..

Devirmek için..

Böylesine ahlaksızca söylemleri kaleme alabiliyorlar..

Halkın cesareti ile, akılları sıra kafa buluyorlar..

Ama yanılıyorlar..

İdealleri uğruna, canından vazgeçenler..

Mallarından haydi haydi vazgeçerler..

Mallarından vazgeçemeyenler ise..

Canlarından hiç vazgeçmezler..

 

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle