--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Külleri uçurulan Castro, İstanbul Barosu’nun neyi olur?

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

Hafta başı idi..

İstanbul Barosu’nun internet sitesindeki manşetler dikkatimi çekmişti..

Türkiye’deki bir kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun ana sayfasında..

Üyelerinin yüzlerce sorunu var iken..

Küba’nın eski Devlet Başkanı Fidel Castro ile ilgili üç ayrı manşet için, bir eleştiride bulunmak istemiştim ama..

Daha önemli konular araya girdi..

Erteledim.

Bir yandan da kendi kendime..

“Bir gün sonra zaten bu manşetleri kaldırırlar.. Eleştirimiz de boşa gider” dedim..

Yanılmışım..

Hafta sonu oldu..

İstanbul Barosu’nun internet sitesinde..

Hâlâ, Fidel Castro ile ilgili üç ana manşet yayında.

Hani 10 tane ana manşetleri olur, araya da üç tane Fidel ile ilgili olanı sıkıştırırlar, “Haydi neyse” derim.

Üç tane ana manşetleri var.

Üçü de Fidel Castro ile ilgili.

“Bu ne büyük sevgi?

Bu ne büyük hayranlık” mı demeliyim?

Yoksa..

“Bu ne ülkesinden kopuk bir çizgi..” mi demeliyim?

•

Ana manşetlerde ne yazılı?

Birincisinde, “Işıklar içinde uyu!”

Adam yandı, kül oldu bitti..

Üfürüldü, toz oldu gitti..

Ahiret inancı falan da olmadığı için, göreceği ne ışık var, ne de yatacağı uyku..

Ama İstanbul Barosu; ne kültürü, ne dini, ne ırkı, ne tarihi ile hiçbir bağımız olmayan bir inançsızı, kendisine rehber almış olmalı ki, manşet yapmış..

İkinci ana manşetinde de..

“Tanrı’nın Türk’lere en büyük hediyesi Atatürk’tür. Fidel Castro” yazılı..

 Castro’nun hayatının geçtiği yer, Türkiye’den binlerce kilometre uzakta..

Atatürk’ün yaşıtı değil..

Castro 1926 doğumlu olduğuna göre..

Castro daha 12 yaşında iken.

Yani Castro’nun, alfabenin A’sını, sini yeni öğrendiği yıllarda, Atatürk ölmüş.

Hayatlarında bir ortak hikayeleri olması da mümkün değil..

Ama uzaklardan ahkam kesiyor..

İnanmadığı Tanrı’ya atıf yapıp, Atatürk’ü “Türklere en büyük hediye” olarak söylüyor..

İstanbul Barosu da..

Atatürk konusunda bir tereddütü olmalı ki..

Daha somut verilerle değil..

Yerli kaynaklarla değil..

Bir yabancıyı.. Castro’yu kaynak gösterip, Atatürk’ü kutsuyor..

Atatürk’e aslında iyilik değil, kötülük ediyor..

Baro’nun internet sitesindeki son anamanşet ise, şu şekilde: 

“Biz yenilirsek kalkar yine deneriz. Diktatörler yenilirlerse, sonları olur. Fidel Castro” yazılı..

Nerede ise tapma noktasında kutsiyet verdikleri Castro’nun, bula bula bu sözünü bulmuşlar, anlaşılan..

“Şecaat arzederken merd-i kıpti sirkatin söyler” diye bir atasözümüz var ya..

Mantığı tam oturtamamış.. Altyapısını oluşturamamış kimlikler.. Kendilerini övmek isterlerken, suçlarını itiraf ederlermiş..

Aynısını Castro yapmış..

Bizim Baro’dakiler de..

İktibas ile, aynı çukura düşüvermişler..

Niçin?

Açıklayayım..

Ne diyor Castro?

“Biz yenilirsek, kalkar yine deneriz” diyor..

Bu ne demek?

Baro’nun taptığı zihniyet, mücadele ettikleri tarafından yenilgiye uğratılsa bile, “tamamen ortadan kaldırılmazlar”mış.

“Tamamen ortadan kaldırılmazlar”mış ki, “yeniden kalkıp denemeye devam ederler”miş.

Ama merd-i kıpti konumundaki Castro’nun yine kendi itirafına göre..

Castro ve onun zihniyetindekiler galip gelirlerse..

Karşılarındakileri “diktatör” olarak niteliyorlar ama..

Kendileri diktatör olmalı ki..

Yendiklerini yok ediyorlarmış.

Yok ediyorlarmış ki;

 “Yenilirlerse, sonları olur” diye, itiraf ediyorlar..

Başka izahı var mı, bu cümlenin?

Diktatörler; evet sadece diktatörler.. Mücadele ettiklerini yok ederler.. Bir daha ayağa kalkamamaları için, muhaliflerini yok ederler..

•

Şimdi söyler misiniz..

Bir baronun..

Böylesi mantıksız bir sözü, kurumsal internet sitesinin ana manşetine..

Hem de günlerce orada duracak şekilde yayınlaması ne ile izah edilebilir?

Körlük ile mi?

Fanatik bir ideolojik esirlik ile mi?

Yabancı aşıklığı ile mi?

Ezilmişlik psikolojisi altında, hayat tarzı haline getirdikleri kompleks ile mi?

Bir yabancı, Atatürk’ten övgü ile bahsediyorsa..

Hemen, “Yaşa varol!”

Hiç sorgulamıyorlar..

Bu yabancının, Atatürk’ün yanında durması, Atatürk’e iyilik midir, kötülük müdür?

Sorgulamadıkları için de..

Cesedi yakılıp, külleri oraya buraya savrulan bir inançsız adamı..

Kendilerine rehber alıp..

Atatürk’e de referans çıkarıyorlar..

•

Aynı Baro’nun Aladağ’da yaşadığımız üzüntü verici olay ile ilgili yorumu ise şöyle:

“Hükümet eğitim örgütlenmesinde ‘cemaat esaslı’ yapılanmaya devam edecek midir?”

Gördünüz mü?..

Bir haftadır, elin gavurunu, internet sitesinin tepesinde, Türk halkına empoze etmeye çalışan Baro..

Kendi insanına sergilediği tavrı, gördünüz mü?

Fidel Castro için “Yaşa, varol.”

Türkiye’de, kızlarımızın okuması için çırpınan cemaate/cemaatlere ölüm.. 

Devletin gidemediği yerde, kızlarımızın okuması için gecesini gündüzüne katan hayırsever insanlara, ölüm..

Hukukun en önemli unsuru “savunma” bu avukatlara emanet ise..

Yazık..

Çok yazık.

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle