--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Hepimize ders olması için, 8 yıl önceki yazışmam

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
29

Hepimize ders olması için, 8 yıl önceki yazışmam

ALİ KARAHASANOĞLU

İsteyen, bize istediğini desin.

Kimisi vicdansız, kimisi yalaka, kimisi acımasız dese de..

Herkes, Allah’a hesap verecek.

Kalpleri bilen de, O!

İçimizi, dışımızı bilen de O!

Girizgahımın sebebi, dün de bahsettiğim Zaman yazarı Ahmet Turan Alkan’ın vefatı üzerine, bir kesimin 15 Temmuz öncesinde yaptıkları yanlışı hala savunma refleksi ile hareket etmeleri.. 


Bugün dahi o yapının arkasında durmaya çalışmaları..

Hala, CIA ile iş tutan o yapının, sivil bir yapı olduğunu öne sürmeleri.

Kendilerine karşı çıkanların ise, fanatik bir politik duruş sergilediklerine, gerçekleri göremediklerine hem inanmaları, hem de başkalarını da buna inandırmak istemeleri..

Belki birileri bir ders çıkarır ümidi ile..Belki birilerinin bize bakış açılarındaki sakatlık özeleştiriye tabi tutulur, düzeltilir düşüncesi ile.


Ahmet Turan Alkan (Öncesinde ve sonrasında hiç yüzyüze gelmedim, sohbet etmedim) cezaevinde iken, oğlu Talat ile yazışmamı size aktarayım..

Yanlış anlaşılmasın.. Oğlu ile de bir tanışıklığımız yok.. Sadece mail üzerinden bir iletişimimiz olmuştu. 

Bu vesile ile, bizim kimse ile önyargılı bir kavgamız olmadığını..

İnandığımız ne ise, samimiyetle onu savunduğumuzu gösterme açısından, Ahmet Turan Alkan’a da Allah’dan rahmet dileği ile yazışmamızı aktarayım..

Mail ortamında yapılan bir yazışma olduğu için, hızla yazılan ifadelerdeki hataları düzeltmiyorum ki, bir virgülün yerini değiştirerek, belki de anlam kayması olduğuna ilişkin bir eleştiri ile de karşılaşmayayım..


Belki Ahmet Turan Alkan’ı bilmeyenler olabilir, o açıdan kendisini hatırlatayım. Zaman gazetesi yazarı, AK Parti iktidarına ve Tayyip Erdoğan’a çok ağır hakaretlerde (haydi eleştiriler diyeyim) bulunan bir yazar. Aynı zamanda FETÖ’nün televizyonlarında programlara katılan bir isim idi..

Yakınları dahil hiç kimse “Tayyip Erdoğan’a yönelik hakaretvari yazısı yoktu” demesin..

Hele gazetedeki arkadaşları, Mümtazer Türköne’ler, Ali Bulaç’lar, asla bunu iddia etmesin.. Arşiv orda.. Kendilerinin yazdıkları da orada, helallik istediği için tekrar Allah rahmet eylesin notu ile söyleyelim, A. Turan Alkan’ın eski dönemde yazdıkları da orda..

A. Turan Alkan’ın oğlu ile yazışmamız, 29 Haziran 2018 tarihini taşıyor..

Mail şöyle:


“Merhabalar, 

Tutukluluğunun 700. gününde babam Ahmet Turan Alkan’ın durumunu kısaca açıklayan küçük bir notu ve The Guardian gazetesinden Jo Glanville ile yaptığı röportajın tam metnini sizlerle paylaşıyorum.”

Metinde, maddeler halinde, Anayasa Mahkemesi’ne atıf, AİHM’e atıflar var. Benzer durumdaki başka yazarların tahliyesini hatırlatma var. Sonrasında, şu ifade ile bitiyor mail:

“Aile olarak Türkiye’nin daha fazla enerji kaybetmeden bütün mağduriyetlerden kurtulup bir an önce güçlü ve normal bir şekilde yoluna devam etmesini kalpten diliyoruz.

Bilgi ve önerileriniz için lütfen bana ulaşabilirsiniz. Saygılarımla Talat Alkan”

Kendimi, A. Turan Alkan’ın yerine koydum..


Oğlunu, benim oğlumun çaresizlik içersinde arayışlar içinde çabalaması ile benzeştirdim..

“Bilgi ve önerileriniz için lütfen bana ulaşabilirsiniz.” şeklinde, büyük ihtimalle yüzlerce kişiye şablon olarak hazırlanıp, gönderilmiş olsa da..

O isteğe cevap vermemeyi, Allah huzurunda bizi sorgulamaya muhatap edeceğini  ve o sorgulamadan mahcub çıkacağımı düşündüm..

Babasının haksızlığa uğradığını iddia eden bir insan, size not atıyor. Ama siz, ona bir “geçmiş olsun” bile demiyorsunuz..

İsteyen “Çok sertsin” desin.

İsteyen, “katısın” desin..


O maile, hemen o gün, şu şekilde cevap verdim (Not: Yazışmanın mail ortamında olmasından kaynaklı, hızlı yazım sebebi ile tashihler var, buraya alıntılarken de doğallık kaybolmaması için, hiçbirisini düzeltmiyorum.:)

“29 Haziran 2018 17:54 

Turan beyi, özellikle televizyondaki konuşmaları ile hatırlıyorum..

Zaman zaman, gazetemizde kendisine eleştiriler de yapılıyordu..

Ama öylesine yüksek perdeden bakıyordu ki..

Büyük ihtimalle, bazı arka plandaki bilgilere sahip idi..

FETÖ’nün ne kadar güçlü olduğunu biliyordu..

Onlara güvendi..


Siyasi iktidarın devrilmesinin, FETÖ için çocuk oyuncağı olduğunu zannediyordu..

Onların lehine tavır aldı..

Ancak olmadı..

Kendisine de yazık etti.

Ülkeye de yazık etti..

“Geçmiş olsun” demekten başka ne diyebiliriz ki?

Geçmiş olsun..

Ali İhsan


Yeniakit..”

Tamer beyin cevabı aynı gün geldi:

“Merhaba Ali Bey,

Babam kesinlikle hiçbir arkaplan bilgisine sahip değildi. 

Bu konuda sizi her şekilde temin edebilirim. 

Olsa idi bir dakika durmaz kapıyı çarpardı. 

Tek yanlışı belki yıllar önce kendisine yapılan yazı yazma teklifini kabul etmiş olmaktı. 

Zira ücret karşılığı yazı yazmak dışında bir hukuku söz konusu değildir. 

Keşke kütüphanesinden dışarı çıkmaya daha çok zamanı olsaydı. 


Belki insanları tanımak konusunda daha yetenekli olurdu. 

Onu zor durumda bırakan yalnız tabiatı ve vefa duygusundan başka birşey değildir.

Ne olsa bu dünya bir gün son bulacak, bizi yanlış tanımanızı istemem. 

Hepimiz bu memlekete sevdalı insanlarız.

Hassasiyetiniz için teşekkür ederim, Saygılarımla..

Talat”

Ben samimi şekilde, baba ile ilgili düşüncelerimi aktarmış, sonrasında “Geçmiş olsun” demişim.

Oğlu, benim tespitlerimin haklı olmadığını, arka planı babasının asla bilmediğini, darbe yapabilecek bir hazırlıktan haberdar olunmadığını, samimi şekilde aktarmış..


Tarihe not düşmek için..

Benzerlerinin yaşanmaması için..

Benzerleri yaşanırsa, yaşayacakların bizlerden ibret alınması için..

Hatta bugün, hala FETÖ’yü CIA ile iş tutan bir yapı olarak görmeyen merhumun arkadaşlarının da belki kendilerini bir özeleştiriye tabi tutmaları için..

Biraz geçmişlere gitmiş olduk..

Geçmişe giderken, A. Turan Alkan’ın eski yazılarına bakarken..

Bir şey dikkatimi çekti..


Bugünkü Karar gazetesi yazarlarının. Yeni Asya yazarlarının, hatta siyasi yazılar kaleme alan Milli gazete yazarlarının yazdıkları, A. Turan Alkan’ın yazdıklarına ne çok benziyor..

Birilerine karşı çıkmak.. Onun karşısındaki yapının ise, adeta günahsız olduğunu iddia edecek kadar önyargılı olmak..

Tayyip Erdoğan’a sabah akşam saldırmak.. Ama ortada onlarca defosu olduğu halde, Ekrem İmamoğlu’na ya sessiz kalmak, ya da savunmak..

Dün FETÖ lehine yapılanlar yanlış idi. Bugün de o yanlış, Ekrem İmamoğlu lehine birileri tarafından yapılıyor.


Okurlarımızın bir kısmı diyecek ki, “Kendini bu özeleştiriden niye muaf tutuyorsun?”

“Tayyip Erdoğan günahsız” demiyorum.. “Ben günahsızım” demiyorum..

Ama lütfen; rüşvetlerle anılan, metreslerle adı tekrarlanan Ekrem İmamoğlu ile gece gündüz bu ülke için çalışan birisini de kıyaslamaya kalkmayın..

Tarafsız rollerine yatacak birileri “Senin Erdoğan’a bakış açınla, onların İmamoğlu’na bakış açısı aynı” demeye, lütfen kalkmasın..  

Yorumlar

(29)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Allah var

23 Ocak 2026 19:59

Ya Adanalı, Allah var. Yalan şeyler yazıp duruyorsun. Googleda Menderes'in sözleri falan yok. Nereden çıkardın? Menderes'in bütün konuşmalarını bilirim. Çünkü ben şahsen hem mitinglerde hem radyodan dinlerdim Bizim aile Demokrat Partiliydi. Partinin 3 bakanı ile samimi aile dostuyduk. ( M.Eğitim Bakanı Tevfik Ileri, Icisleri Bakanı Namik Gedik, Ankara bld başkanlıgı, bakanlik yapmış olan Yozgat mv Atıf Benderlioglu) 27 Mayıs içimizi yaktı. Ailem bu insanları hapiste ziyaret etti. Ancak Bir tek chpli yurtdışına kacmadı. Nerede kaldı ki uçaklar dolusu altınla kaçsın. Bu yalanı Merhum Adnan Menderes için uydurdular. Güya Menderes uçak dolusu Altınla kaçmaya çalışırken yakalanmış. Aradılar, taradilar en ufak bir yolsuzluk bulamadılar. Zaten bu 27 Mayıs CHP nin çok işine geldi. Niye kaçsın ki. Neredeyse keyiften göbek atacak haldeydiler. Sınıf arkadaşım İpek daha ortaokulu bitirdiği sene eğitimi bırakıp Menderesin oglu Yüksel Menderes ile evlendi. Hep gidip geldik. İpekle ayrıldıktan sonra da Yüksel ile seyrek de olsa görüştük. İntiharına çok üzüldüm. Adnan Menderes için 70 bin Tevhid çekmeye karar vermiştim ama iş güç yoğun olduğu için maalesef onda birini bile tamamlayamadı Ama Menderes bizim içimizde hiç geçmeyen bir yaradır.

Adanalı

23 Ocak 2026 21:02

GOOGLE... MENDERESİN KONUŞMASI DİYE YAZARSAN ÇIKAR...KULAKTA SORUN YOK İNŞALLAH

Munafuklar

23 Ocak 2026 18:48

4/145: Munafuklar cehennemin en altindadir. En basta da Fetoculer

Adanalı

23 Ocak 2026 18:02

ADNAN MENDERESİN GOOGLE DA KONUŞMALARINI DİNLERSEN DAHA AZGIN OLAN OGÜNKÜ CHP Yİ ANLATIYOR... HEM DE ORİJİNAL CHP Yİ... BİLDİĞİMİZ GÜNAHLARI... 4 UÇAĞIN OLDUĞU MEMLEKETTE 12 UÇAK DOLUSU ALTINLA KAÇMAK GİBİ... ...KIBRISTA EOKA TERÖR ÖRGÜTÜNE KARŞI MUKAVEMET TEŞKİLATINI KURMAK GİBİ...SONUNDA MECBUR KALDIN KENDİN KURDUN...ONLARI ASMADIN... EZANI ASLINA DÖNDÜRMEK GİBİ ASIL BÜYÜK GÜNAHI VARDI... HİZMET EDEREK KÖTÜ ÖRNEK OLMAK GİBİ RAHMETLİNİN ÇOK GÜNAHI VARDI... AMERİKADAN ATATÜRK GETİRTMİŞTİ AYDIN'LI BU GENCİ...AYDIN MENDERESİN İDAMINI SAVUNANLARA ATTIKLARI İFTİRA KISTASINI UYGULARSAN KİMSE KALMAZ BU PARTİDE... ÖN TEKERLEK NEREDEN GİDERSE ARKA TEKERLEK YALPALASA DA AYNI İZİ TAKİP EDİYOR

Mehmet Ali Aydınlar

23 Ocak 2026 16:41

Ali ihsan bey!...Biliyor musun Adnan Menderes'in Yassıada da yargılandığı ilk davalardan birisi meşhur "Bebek Davası" idi ve konusu malum...O zamanın muhalefeti bile bu davayı "özel hayat" gerekçesiyle çok yadırgamıştı...Sen o zamanlar yaşamış olsaydın, Ekrem İMAMOĞLU hakkındaki "metres olayı" ile ilgili yaptıklarını, yazdıklarını, konuştuklarını Adnan Menderes'e de yapar mıydın? Ayrıca Adnan Menderes in bu bebek olayından başka da yaşadığı şeyler var...Haberin olsun...

Muhammet Burhan

23 Ocak 2026 14:27

Abi bu nasıl yazı ya. Ne güzel anlattın yine .Onlar anlamazlar. Onlar satılmışlar. Vatanı düşünmezler. Abilerinden gelen emirlere sorgusuz sualsiz ittiba ederler.Allah kalemine kuvvet versin. Amin .Amin Amin.

Adanalı

23 Ocak 2026 14:26

BELEDİYELERDEKİ TALANI ÖNLEMEK İÇİN... BÜYÜKŞEHİR KANUNUYLA BELEDİYE SINIRLARI MÜLKİ İDARE SINIRLARINA GENİŞLETİLİNCE YEREL YÖNETİM İDARESİ OLAN ÖZEL İDARE KALDIRILDI,GÖREVLERİ YİNE BİR YEREL YÖNETİM İDARESİ OLAN BELEDİYELERE DEVREDİLDİ... DAĞA GİDEN BELEDİYE KAYNAKLARINI VE İŞÇİ SGK PARALARINI ÖNLEYEREK HİZMETE AKITAN... KAYYIM OLARAK ATANAN VALİ VE KAYMAKAMLARIN DA BAŞARISI ORTADAYKEN...ŞİMDİ DE OVAYA GİDEN KAYNAKLARIN ÖNLENMESİ İÇİN HÜKÜMET ATAMASI DÜŞÜNÜLEBİLİR Mİ... FİNANS KAÇAĞINI ÖNLER,TAM OLARAK HİZMETE AKITIR...HER KAÇAK ÖNLENİR...ANKARANIN SU KAÇAKLARI BİLE...SADECE MİLLET VEKİLLİĞİ SEÇİMİ VE BÜYÜKŞEHİRLERDE KÖY OLMADIĞINDAN BÜYÜKŞEHİR OLMAYAN İLLERİN KÖYLERİNDE MUHTARLIK SEÇİMİ YAPILSA... ŞEHİRLERDEKİ VE BÜYÜKŞEHİRLERDEKİ MAHALLE MUHTARLIKLARI DA KALDIRSA...E-DEVLET VAR...KÖY BARIŞINA DA KATKI OLUR...SEÇİM SONUÇLARI İÇİN DE FAZLA BEKLEMEYİZ...16 MİLYONA HİZMET EDİYORUM DİYENLERİN SİLİVRİDEKİLERE HİZMET ETTİĞİ ORTAYA ÇIKINCA ÇÖZÜM ARAYIŞLARI SÜRÜYOR

Adanalı

23 Ocak 2026 11:55

SİYASETÇİDE UFUK ...BÜROKRATTA BİLGİ...BU İKİSİ BİR ARAYA GELİRSE HALK DESTEĞİYLE AK PARTİ... İKİSİ BİR ARAYA GELMEZSE HALK DESTEĞİYLE CHP OLUR...

OSMANLI TORUNU

23 Ocak 2026 11:23

Dün "Hocaefendi" diye tempo tutanlar, bugün Ekrem İmamoğlu için "Demokrasi Havarisi" diye yırtınıyor. Sahne değişti, dekor değişti ama o detone ses hiç değişmedi: "Yeter ki Erdoğan gitsin de, isterse ülke yansın!" mantığı.

Adanalı

23 Ocak 2026 11:22

İLAHİ BİLGİ OLAN KURANDA...MUSA (A.S)...RABBİM, KAVMİM BENİ ARALARINDA İSTEMİYOR DİYOR...YA MUSA ASIL BENİ İSTEMİYORLAR DİYOR RABBİMİZ MEALAN.....ONLARIN KIZGINLIKLARI TAYYİP ERDOĞAN GÖRÜNSEDE DEĞİL...ÖFKELERİ YUKARIYA...KENDİSİNİ VAR KILANA SAVAŞ AÇAN...KENDİSİNE HİZMET EDENE NE YAPMAZ...ASAR BİLE

OSMANLI TORUNU

23 Ocak 2026 11:18

Karşı tarafa sormak lazım: O gün FETÖ’nün sofrasında meze olanlar bugün nerede? Çoğu ya kaçtı ya da cezaevinde "mağdurum" edebiyatı yapıyor. Yarın bugün peşinden koştuğunuz o "parlatılmış" figürlerin foyası ortaya çıktığında, yine mi "biz kandırıldık, vefamızdan yaptık" diyeceksiniz? Ali Karahasanoğlu "geçmiş olsun" diyerek aslında size en büyük insanlık dersini vermiş ama siz o dersi alacak feraseti çoktan kaybetmişsiniz. İçinizdeki o bitmek bilmeyen Erdoğan nefreti, sizi öyle bir noktaya getirmiş ki; PKK’nın, FETÖ’nün ya da küresel efendilerin ekmeğine yağ sürdüğünüzü göremeyecek kadar zavallılaşmışsınız...

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle