• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Fatih Altaylı/haberturk, Prof. Uğur Emek/Karar ve ülkenin özeti!

21 Kasım 2021
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

 

Hafta içinde, ölümüne Tayyip Erdoğan düşmanı Fatih Altaylı’nın Habertürk’teki programında, bir profesör konuşuyordu.

Ahmet Davutoğlu’nun Karar gazetesinin de yazarı imiş..

Başkent Üniversitesi, İktisat Bölümü profesörünün adı Uğur Emek imiş..

Aynı zamanda, Devlet Planlama Teşkilatı eski uzmanı imiş..

Otoyollar, köprüler hakkında konuşuyor ha konuşuyor.

Bilgiç mi bilgiç.. Buyurgan mı buyurgan..

Bu ülkeyi yöneten insanların dürüstlüğünü bilmeseniz..

Bu adamın titrine bakıp, programda kendisine yapılan taltifleri doğru zannedip, karar verseniz..

“Soyulduk ey halkım. Yöneticilerin hepsi hırsız. Bakanlıkların tamamı soyguncu” der, sokağa çıkarsınız.

Programı izlemeyenler için, kısa kısa bölümler aktarayım..

Ülkenin bilim adamı geçinenlerinin halini görün..

Onları ekranlara çıkartan hokkabazların halini anlayın..

Başkent Üniversitesi İktisat Bölümü’nden Prof.Dr. Uğur Emek konuşuyor..

“Karayolları Genel Müdürlüğü’nün benim elimde bütçe rakamları var.. Gelir gider rakamları..”

Bir de tablo hazırlattırmış..

Yıl yıl gelirler yazılmış..

Grafik çıkartılmış..

Ekrana getirmeleri yetmedi.

Uğur Bey bir de stüdyo içindeki ekranın önüne gidip, rakamların tek tek üzerine gelerek, anlatmayı sürdürdü..

“Karayolları’nın bütçe gelirlerinde şu rakam var”mış..

Ama elinde bir de “Ulaştırma Bakanlığı’nın gelir gider bütçe rakamları” varmış..

İkisi arasında büyük farklar varmış..

Bunu tekrar tekrar söylüyor, profesör olmuş, ama ilk mektep öğrencisinin bile ayırdedeceği “elma ile armut” arasındaki farkı farkedememiş profesör..

“Bu rakam, nasıl olur da, Ulaştırma Bakanlığı’nın gelir gider kalemlerinde şöyle gösterilir” diyor.

Döndürüyor, tekrar aynı şeyi söylüyor..

Yani ülkeyi yönetenler, bir genel müdürlüğün bütçesinde gösterdikleri rakamları, bakanlığın bütçesinde farklı göstermişler, bu arada da kimbilir ne hırsızlıklar yapılmış gibi algı oluşturuluyor..

Profesör, kendince bu farklılığı tekrarladıkça..

Fatih Altayı da, profesörü destekleyerek, “Burda net şekilde, Ulaştırma Bakanlığı’nın rakamları ile, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün rakamları birbirini yalanlıyor” diyor.

Üç dakika içinde, nerede ise 10 defa, “Bakanlık ile genel müdürlük rakamları çelişiyor” diye tekrar üstüne takrarlar yapıyorlar ki..

İzleyicinin kafasında, bakanlığın yolsuzluk yaptığı noktasında kesin bir kanaat oluşsun..

“Doğru”nun imdadına, stüdyo konuğu Prof. Mustafa Ilıcalı yetişiyor..

“Öyle şey olur mu canım” diyerek giriyor araya..

“Onun bir izahı vardır hocam. Bir dakika” diyor..

Hani biraz fırsat verse.. “Kem-küm” etse..

Altaylı yapıştıracak, “İzahı, hortumlamak” diyecek de..

Prof. Ilıcalı, “Yetkililer şimdi bize doğrusunu ulaştırırlar” der demez, bakanlıktan bilgiler, mesaj şeklinde yollanıyor..

Neymiş gerçek?

İlkokul öğrencisinin bile, bileceği şekilde..  “Elma başka, armut başka” diye özetleyeceğimiz, ama iktisat profesörü Uğur Emek’in karıştırdığı “gerçek” ne imiş?

Karayolları Genel Müdürlüğü’nün rakamı, sadece kara yolu ulaşımının gelir gider bütçesi imiş.

“Çelişiyor” dedikleri Ulaştırma Bakanlığı’nın bütçe rakamları ise..

Kara, deniz ve hava ulaşımının üçünün birlikte toplamı imiş..

Affedersiniz..

Kara yolu ile ulaşımın rakamlarını verip, Ulaştırma Bakanlığı’nın kara+deniz+hava ulaşımı rakamları ile kıyaslayıp, “Bunlar arasında çelişki var” demek, bir profesöre yakışır mı?

“İnsanız, hata ettik” isek..

“Yorgun” isek.. “Dalgınlığımıza geldi” ise..

“Böylesine ağır bir yanlışlığı ben gururuma yediremem. Demek ki Erdoğan düşmanlığı, benim gözümü kör etmiş. Özür dilerim. Ben programdan ayrılıyorum” demesi gereken profesör..

Onun yanı sıra, “Ben de hiç sorgulamadan, ‘genel müdürlük ile bakanlık bütçeleri arasında çok açık çelişki var’ diyen ahmak moderatör olarak bu programı kapatıyorum” demesi gereken Altaylı..

Hiçbir şey olmamış gibi, programa devam ediyorlar..

Aynı profesör, bir ara, “Marmara bölgesine yol, köprü yapılıyor. Fazla fazla yapılıyor. Başka iller o imkanlardan yararlanamıyor” diyor..

Bu arada, kendisinin Ankara Yaşamkent’te oturduğunu, evinin yakınında devlet okulu olmadığını, insanların çocuklarını özel okula göndermek zorunda kaldığını söylüyor..

Mustafa Ilıcalı “Okul yok” sözü üzerine, haksızlık edilmemesi için, Milli Eğitim’e yüksek bütçeler verildiğini, ama yine de eksiklik varsa, ilerde giderileceğini hatırlatmak için Prof. Emek’e soruyor: “En fazla bütçe hangi bakanlığın hocam?”

Ahmet Davutoğlu’nun Karar gazetesinde yazan iktisat profesörü Uğur Emek hemen cevabı yapıştırıyor:

“Diyanet İşleri Başkanlığı’nın.”

Ilıcalı, yalan söyleyen veya bilmeden konuşan iktisat profesörüne yapıştırıyor cevabı:

“Milli Eğitim Bakanlığı’nın... Milli Eğitim Bakanlığı’nın bütçesi 274 milyar. Diyanet’in 16 milyar..”

“Tamam, şimdi kalkıp gider artık, bu Uğur Emek” diyeceksiniz.

O çok rahat..

Devam ediyorlar, Tayyip Erdoğan’a hakaret etmek için, her şeyi kötü gösterme, her yeri yolsuzluğun aldığını iddia etmeye..

Programda Çanakkale Köprüsü’nün uzunluğu da gündeme geliyor.

2023 yılının hatırına, uzunluğun 2023 olarak belirlendiğini iddia eden Uğur Emek, “Fizibilite çalışması yapılmadan, tarihe uysun diye, uzunluk 2023 olarak belirlenmiş” diyor.

Ölür müsünüz, öldürür müsünüz..

Çanakkale Köprüsü gibi, dünyanın incisi bir köprü..

Fizibilete çalışması yapılmadan.. Tarihe uysun diye, uzunluğu 2023 metre belirlenmiş..

Oha yani..

Ve takıldığım bir konu üzerinden, Ankara büromuzu arıyorum.

“Ankara Yaşamkent’te gerçekten devlet okulu yok mu?” diye.. 

Yaşamkent’e yakın birden fazla okul varmış..

“Uğur Bey’i arayıp sorun, o okulları bulamamış mı” diye hatırlatıyorum..

Arayıp soruyorlar..

Profesör ne dese beğenirsiniz?

“Ben ‘Okul yok’ demedim. ‘Doğru düzgün okul yok’ dedim” cevabı veriyor..

Şimdi ben ne diyeyim?

“Bunların A’sından Z’sine, hepsi yalancı, hepsi dönek” demeyeyim mi?

“Bunlar elmayı armudu birbirinden ayıramayan, sözde profesörler” demeyeyim mi?

Söyleyin, demeyeyim mi?

“Televizyoncusu ile, profesörü ile, çapları işte bu kadar” demeyeyim mi?

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Okur

Ne derse de ama bu ölümüne düşmanlık çok çirkin. Siz de çok kullanıyorsunuz.

Özbaş

Balık, baştan kokarmış çıktıkları, Televizyon kanallarindan tutun spikerine, oradan da ne idüğü,belirsiz hangi beyin'le eğitim almış, profesör dediğimiz zavallılara, O kafaları bedenlerinin üzerinde taşımasınlar akıllara zarar! Genç profesör adaylarna kötü örnek oluyorlar, gelelim Fatih Altaylı ya, bu Adamın da nevalesini kim veriyorsa! Artık emekli etsinler, O da genç gazetecilere kötü örnek oluyor. Televizyonda, görmek istemiyoruz!
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23