Sayın Tayyip Erdoğan!
Sayın Tayyip Erdoğan!
İDRİS GÜNAYDIN
Doğruları söyleme zamanı geldi. 25 yıla yaklaşan iktidarınız döneminde yol yaptınız, hastane yaptınız, köprü ve tünel yaptınız, nice eserler yaptınız lakin işin sadece hamallığı bizi cezbetti.
Fakat bir türlü mesele, bizi biz yapan değerlerin tamirine gelmedi. Biz bu yollar, yatırımlar yokken de bu ülkede yaşıyorduk. Başımız dik yaşıyorduk.
Görüyorsunuz; ilkokula varıncaya kadar çocuklar papaz cüppesi ve kippası ile mezuniyet merasimleri yapıyor; ses yok.
Bir genelge yayınlanamıyor.
Haberlerini mutlaka duyuyorsunuz; YKS’ye gelen kız adaylar, çıplaklar kampına gelir gibi geliyor; ses yok.
Zonguldak’ta hafızlar Mustafa Kamal’ın heykelinin yanına gidiyor. Sorun bakalım o müftünün kulağı çekilmiş mi? Bunlar bizim sinemize yük olarak biniyor.
5816 sayılı anti demokratik ve insani olmayan kanun orada efeler gibi duruyor; ses yok.
Mukaddeslere her gün saldırı ve alay oluyor; sadece hakimin huzuruna gidiyor; buna verilecek ciddi bir ceza yok.
Eeeh! Daha ne kaldı?
Telefonlar pislik ve inançsızlık yağdırıyor; bir çalışma yok. Hastalık belli, teşhis aylar sürüyor.
Öbür taraftan bir kısım hoca kimlikli zevat, Ehli Sünnetin ayarları ile oynuyor. Kendilerine inananları morfinlerken gençleri deizm veya ateizme sürüklüyor; Diyanet orada denizi seyrediyor. Devlet de suskun.
Bir İstanbul Sözleşmesi çıktı; Türk aile yapısını dumura uğrattı; tahribatın boyutlarından haber yok.
Sayın Erdoğan! Konuşmalarınız önemli, ama eskisi kadar heyecan vermiyor. Çünkü sadece konuşmak, ağrıyan dişi iyileştirmez. Bizler çare ummakla, çaresizlik arasında kaldık.
Bu millet sandığa gidince boş sandığa oy atmadı, sizin gönlünüze oy attı. Umut ve hasretle yoğrulmuş oy’du o. Ne çare ki o oy şimdi kurudu. Yeşermeyi bekliyor.
Millet şu anda daha kötüsü gelir korkusunun türküsünü çığırıyor. O gönülden oy vermeler ancak grup toplantılarında kaldı.
Ömrünüzün hitamında yapacağınız en büyük ibadet çağın putlarına bir meydan okumaktır. Millet; sizin bir çağdaş putkıran olmanızı istiyor, vesselam.