• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI
02 Eylül 2020

“Emek, ezilen işçi” edebiyatı ve “evli manken ile gece hayatı”!

Adı diktatörlük..

Adı tek parti yönetimi.

Hatta, adı tek adam devleti..

Adı, muhalefetin susturulduğu yönetim şekli..

Ama bakıyorsunuz..

Her haltı yiyenlerin, havada attıkları parendeyi, ancak havada takla atan bir başka cambaza tesadüfen çarparsa, tesadüfen gelişen bir olay yaşanırsa öğrenebiliyoruz..

Her türlü riyakarlığa imza atıyorlar..

Söylemleri ile fiilleri taban tabana zıt..

Ama..

Diktatörlük denilen yönetimde..

Bir devlet yetkilisi çıkıp da bunların gerçek yüzlerini ortaya koymuyor.

Bunların taktıkları maskeyi yere indirmiyor..

Son örneğimiz, HDP kontenjanından milletvekili olup, istifa edip,  Türkiye İşçi Partisi’nden yola devam eden Barış Atay..

Oyuncu iken...

Milletvekilliğine transfer olan, şimdi de onun rantını gece kulüplerinde yiyen bir tip..

Dizileri seyredecek vaktim yok..

Sosyal medyada birisi aktarmış, İşçi Partili bu milletvekilinin serüvenini..

Deniliyor ki, paylaşımda:

“ABD sermayeli Fox tv’deki dizide oynadı. Buradan kazandığı para ile eksik isimli ‘sol’ içerikli filmi yaptı.” 

Hatta terör örgütü PKK ile ilgili olarak, bir de meşrulaştırma amaçlı belgesel çalışması varmış..

Bunlar önemli..

Ama şu da çok önemli..

İşçi istismarı yapacaksın. Emekten yana olduğunu iddia edeceksin..

Kapitalizm karşıtı gibi görüneceksin..

Ama..

Amerikan lise dizisi formatındaki bir filmde (Arka sıradakiler isimli bir dizi imiş) rol kapacaksın..

Orda sömürünün en kralının reklamını, üç kuruş para kazanmak için hayata geçireceksin..

Sonra “halk, ekmek, işçi, ezilenler” kavramları üzerinden edebiyat yapacaksın..

Hani yaptıkların bunlarla sınırlı kalsa, bir  derece..

Bir de..

Son vukuatındaki gibi..

“Millet aç.. aç..” diye haykırdığın günlerde..

Hem de koronavirüs sebebli tedbirlerin alındığı bir dönemde..

İşçilerin yaşadığı Pendik’te, Kartal’da, Kaynarca’da halkın içinde değil..

Sosyetik bir mekanda boy göstereceksin..

Burjuvanın mekanı Kadıköy’de dolaşacaksın..

Gece yarısı, eğlenmeye gittiğin gece klübünden çıkıp, karanlık sokaklarda yürürken, uyuşturucu sabıkalılarından, dayak yiyeceksin..

Rezalet bunlarla da sınırlı kalmayacak..

Bir de ortaya çıkacak ki..

Kendin evli olduğun halde..

Bir başkası ile evli bir manken ile o gece kulübünden çıkmış olacaksın..

Dayak yerken de yanında o, başkası ile evli bayan olacak..

Şimdi burada neyi, nasıl temizleyeceksiniz?

Burjuva semti Kadıköy’ü mü?

İnsanların emeği üzerinden istismarın kralını yaparken gece yarılarına kadar devam eden eğlenmeye gitmenizi mi?

Kendiniz evli iken, eşinizi evde bırakıp, gece yarılarında o işret mekanlarında dolaşmayı mı?

Kapitalizmin uyuşturma amaçlı zevk mekanları olan gece klübüne gitmeyi mi?

Bir başka erkek ile evli olan mankenle eğlenmeye gidilmiş olmasını mı?

Bu rezaletin neresini, kim nasıl izah edecek?

Nitekim izah edemiyorlar zaten..

Ama benim esas dikkat çekeceğim konu..

Aslında bu tipler, bu rezaletlere her gün imza attıkları halde.

Halkın karşısına, bambaşka bir kimlikle çıkıp, emek, işçilik istismarı yaptıkları halde..

Bu adamların maskelerinin indirilmemesinde..

Hatırlayın, HDP milletvekillerinden birisi, evli bir bayana tecavüzle suçlandı..

Olayın üzerinden iki yıl geçmiş..

Konuyu daha yeni öğreniyoruz.

Üstü örtülmüş.

Konu kapatılmak istenmiş.

Hani diyorlar ya..

“Dikatörlükle yönetiliyoruz” diye..

Adamlar seçilmiş cumhurbaşkanına her türlü iftirayı atıyorlar.

Kendi yedikleri haltları ise, böyle gizliyorlar.. Gizleyebiliyorlar..

Bir diğer HDP’li milletvekili, eşi ile boşanma aşamasına gelmiş.. Bir başkası ile eşini aldatıyor.. Bir de boşanma aşamasında, karısına bazı dayatmalarda bulunuyor..

Bunu da, tesadüfen öğreniyoruz..

Kadına karşı şiddet konusunda tavizsiz olduklarını iddia ederek, çaktırmadan Türk aile yapısını bozacak şekilde batılıların ahlaksızlıklarını empoze etmeye kalkışanlar..

Kendi hayatlarında aldatma, kadına şiddet, psikolojik baskı ve her türlü kadını ezme fiillerine imza atacaklar.

HDP milletvekilinin eşinin haykırması ile biz olayı öğreneceğiz..

Son olay da yine, Barış Atay’ın, İçişleri Bakanı’na yönelik saygısızca sözlerinden sonra ortaya çıktı..

Saldırının bakan ile bir ilgisi yok ama..

Adam, İçişleri Bakanı’na saygısızca ifadeleri kullandığı günlerde bile, gidip bar-pavyon hayatında evli mankenlerle dolaşabiliyor ve bu hayatın içinde hemen her gün yaşanan bir asayiş olayını da ertesi günü, bakanın kendisine yönelik bir operasyonu olarak açıklıyor da biz olaydaki riyakarlıkları öğrenmiş oluyoruz..

Onun için diyorum ki..

Diktatörlükle yönetilmiyoruz, yönetilmeyelim.. Eyvallah.

Ama bu kadar başıbozukluk da biraz fazla değil mi?

Halkın karşısına çıkıp, “Hak, hukuk, ahlak, emek” diyeceksiniz..

Geceleri bambaşka bir kimliğe bürünüp, hakkı ayaklar altına alacaksınız. Hukuku çiğneyeceksiniz. Ahlakı iflas ettireceksiniz. Emeği dibine kadar sömüreceksiniz..

Şeffaflık adına, işte buna “hayır” denmesi gerekmez mi?

Sömürülen insanlar adına bunu söylüyorum.

Emekçiler adına.

Ezilen insanlar adına..

Aldatılan garibanlar adına..

Bugüne kadar, bu rezaletler, tesadüfen ortaya çıkarıldı..

Artık iş tesadüfe bırakılmamalı.

Halkın önüne çıkıp, “Emek” diyenlerin, burjuva ile gecelerini nasıl geçirdiklerini de millet bilmelidir..

Bu talebimizin, kimsenin özel hayatı ile ilgisi de yoktur..

Dürüstlük istiyoruz. Halkın önünde başka, gerçekte başka kimliği reddediyoruz..

Çok şey mi istiyoruz!

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Herkes size hesap vermek zorunda mı

Başkalarının özel hayatından, size ne...
  • Yanıtla

kadıköy lüks semt mi?

seçilmiş cumhurbaşkanı eleştirilemez mi?..
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23