• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Devlet parası ile umre, belediye parası ile Karadeniz turu!

05 Mayıs 2022
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

 

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, 85 milyonluk Türkiye’nin üzerinde oynanmak istenen karanlık oyunları bertaraf edeceği Suudi Arabistan gezisini takip etmek üzere kendisine eşlik eden gazeteciler, “Buralara geldik. Bir de umre yapalım” demişler..

Bilmeyenler için belirtelim..

Umre, farz ibadetlerden değil..

Hac, farzdır..

İslam’da ibadetler öğretilirken, “Bedeni ibadetler, mali ibadetler ve hem beden hem mal ile yapılan ibadetler” ayrımı yapılır..

Çocukların ibadetlerin özelliklerini daha iyi kavramaları sağlanmak istenir..

Hac ibadeti hem mal, hem de beden ile yapılan bir ibadettir. Zengin olanlar için, farzdır.

Zengin olan bir gazeteci, hac dönemine de denk geldiği takdirde “Hazır buraya gelmişiz, üzerime farz olan hac ibadetimi de yapayım” der ve eğer masrafları da kendi cebinden ödemediği halde (Cumhurbaşkanı ile yurtdışı gezilere katılanlar, masrafların büyük çoğunluğunu kendileri/medya organları yapıyorlar.) Allah’a karşı uyanıklık yapmaya kalkarsa..

“Haccı aradan çıkardık” derse..

Orda bir sorun vardır..

Ama, zaten farz olmayan umre ibadetini, yapmadığı takdirde bir sorumluluğu olmadığı halde, masrafların büyük çoğunluğunu da kendisi karşıladığı halde, birilerinin sırf din karşıtlıklarını dillendirmek için yaptıkları, “Oh oh.. Devlet imkanları ile umre yaptılar” diye takdim edilmesi karşısında, “Kime neyi anlatacağız” diyerek, sözlerimiz boğazımızda düğümlendi, bir şey demedik, diyemedik..

Oysa biz biliyoruz ki, AK Parti öncesindeki yılların cumhurbaşkanları ile..

Başbakanları ile..

Yurtdışı seyahate gidenler..

Bırakın masraflarını kendileri ödemeyi..

Gittikleri ülkelerde uğradıkları pavyonların, barların, genelevlerin parasını bile devlete ödetiyorlardı..

“Onlar böyle yapıyordu, biz de umre masraflarını devlete yıkalım” demiyorum..

Zaten umre masraflarını devlete yıkan yok..

Ama..

Kendi dönemlerinde, uçkur masrafını bile devlete ödettirdikleri halde..

Şimdi Türkiye’nin önündeki birçok engeli de kaldıracak bir ziyarette, nerede ise günübirlik gidip gelme şeklinde gerçekeştirildiği için, gazetecilere de biraz yük olarak kabul edilen..

Ama “Kutsal topraklara gitme arzusu” sebebi ile “görev” addedilen bir seyahati, itibarsızlaştırmaya çalışanlar..

Şimdi kafalarını çıkartıp, kendi mahallelerindeki rezilliğe bir çift laf etsinler de göreyim.

Yok yok..

Yıllar öncesine gitmeyeceğim..

AK Parti, o dönemleri tarihe gömdü.. Ama AK Parti, eski iktidarlar döneminde bar-pavyon masraflarını bile devlete ödettiren gazetecileri tarihe gömdü diye..

Bundan sonrasının da garantisini kimse veremez..

Bundan sonraki dönemleri boşverin..

Bugünü bile kimse garanti edemez..

Merkezi yönetimde değil ama..

Belediyelerde, gazetecilerle ilişkiler nasıl yürüyor, işte aktüel örnek..

Bırakın 85 milyonluk Türkiye’yi..

Adam 16 milyonluk İstanbul’un belediye başkanı seçilmiş.

Bayram günü olmasına rağmen.. İSTOÇ’tan yola çıkan bir kişi, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ne yol açık iken 20 dakikada gidecek iken..

Şimdi 3 saatte gidemiyor..

Trafik sıkışıklığı zirve yapmış..

Ama İstanbul’a hizmet etmek için geldiğini iddia eden Ekrem İmamoğlu, İstanbullular trafik çilesi çekerken, Karadeniz seyahati yapıyor..

Tek başına değil..

Özel donatılmış İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait otobüsü alıp Trabzon’a, Rize’ye götürüyor..

Otobüsün üzerinde, “16 milyon İstanbulluya hizmet ediyoruz” yazılı..

Ama İstanbul’daki otobüsler, caddelerin kenarında arızadan yatarken..

Ekrem İmamoğlu’nun otobüsü, Rize’de gezi yapıyor..

Daha önemlisi..

İçlerinden bazıları da, umre yapan gazetecilere laf atan gazeteciler olmak üzere..

Ekrem İmamoğlu’nun “Sıla-i rahim için buralardayım” dediği geziye katılıyorlar.

28 Şubat sürecinde, dindar insanları tahkir eden, “Gerekirse silah bile kullanırız” manşetlerini atıp, henüz hesabını vermeyen Ertuğrul Özkök mü dersiniz.. Tayyip Erdoğan’ın sayesinde Ertuğrul Özkök’ün yanında çıraklığa başlayıp, sonra bir numaralı Erdoğan düşmanı olan Akif Beki mi dersiniz.. Halk TV’nin bile, “Bu da ne?” diyerek dayanamayıp işten attığı Özlem Gürses mi dersiniz.. Nerede bir Kur’an kursu var ise, orayı itibarsızlaştırmak için geceli gündüzlü çalışan İsmail Saymaz mı dersiniz.. 

Hepsi doluşmuşlar, Ekrem İmamoğlu ile, Karadeniz turundalar..

Hani nerede ise, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nın Suudi Arabistan gezisine katılan gazeteci kadar, 16 milyon İstanbul’un belediye başkanının gezisine katılan gazeteci var..

Cumhurbaşkanı’nın gezisinin bir hedefi var..

Türkiye’ye kazandırmak..

Ekrem imamoğlu’nun gezisinin amacı ise CHP’ye, özellikle de Ekrem’e kazandırmak..

Ve bakıyorum medya oraganlarına..

Bir tanesinde bile “Ekrem, İBB’nin paralarını, nereye harcıyorsun?” diye soran yok..

Ekrem imamoğlu’nun, İstanbul’da çalıştıramadığı iki tane metrobüsteki yolcu sayısı kadar ancak toplayabildiği insan sayısını, “Büyük kalabalıklar” diye takdim eden sözde gazeteciler eşliğinde, İBB’nin paraları çarçur ediliyor..

Öyle rezil bir durumdalar ki..

Soruluyor Ekrem İmamoğlu’na: “Karadeniz turunu kendi cebinizden mi karşıladınız, yoksa parti mi karşılıyor?” 

Bugün harcadığı her haram parada, SP’den İyi Parti’ye kadar, Ahmet Davutoğlu’ndan Ali Babacan’a kadar, Abdullah Gül’e kadar dindar geçinenlerin de sorumluluğu olan Ekrem İmamoğlu cevap veriyor:

“Benim yıllardır seyahat konusunda düşkünlüğüm vardır. Burada birçok insan beni tanır. Trabzonspor yöneticisiyken yılda 60-70 defa Trabzon’a gelmişliğim ve gezmişliğim vardır.”

Ben bu adama, “Sülün Osman” demeyeyim de ne diyeyim?

Adama soruyorlar, “Masraf hangi kasadan?”

Ki, kibarca bir soru.. Resmen haram olan ihtimali dillendirmemiş bile..

Kendi cebinden harcıyorsa, kim ne diyebilir? Parti kasasından ödeniyorsa, yine kim ne diyebilir?

Ama İBB’nin kasasından ödeniyorsa, haramdır, zıkkımdır..

Haram zıkkım olan ihtimal dillendirilmeden soruluyor..

Adam resmen, havalara bakarak cevaplandırıyor..

Devamı mı?

Devamında da şunları söylüyor:

“İstanbul halkı belediye başkanının yapacağı bu tür organizasyonlarda kendi şahsına dönük kısmını kendisi harcar, ben öyle yapıyorum. Bir bölümünde de tabii ki kurumun harcadığı birtakım lojistik katkı sunan şeyler vardır.”

Haydi bakalım haramın üzerine oturan o gazeteciler, çıksınlar konuşsunlar..

Harcamaları kim yaptı?

AK Parti’de iken, “İsraf var” dedikleri İBB’nin parası ile, CHP’li Ekrem’in şahsi gezisine katıldılar mı, katılmadılar mı?

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

adnan

topal ördek yapılmaya çalışılan i..oğlunu halk bağrına bastı.geliyor gelmekte olan...

Demir

Ya birak, hediye ucakla bir suru gazetecinin masrafi karsilandi bedavadan umre yaptilar. Yapsinlar cok az kaldi herseyin degismesine.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23