• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Anayasa Mahkemesi’ni kimler aldatıyor?

09 Temmuz 2021


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

Önce gün yazdık.. Dünkü Akit gazetesinde yayınlandı..

Hemen aynı gün, Anayasa Mahkemesi, Ömer Faruk Gergerlioğlu kararının gerekçesini açıkladı..

Ama onlar gerekçelerini daha açıklamadan, tahliye kararı verilmişti bile..

Kimsenin cezaevinde kalmasından mutluluk duyacak değilim..

Ama..

Devletin askerine, polisine kurşun sıkanları “terörist” değil, “gerilla” olarak görenler, “hak arayıcısı” olarak onları masumlaştırmaya çalışanların cezaevinden çıkmalarına, terör propagandasına kaldıkları yerden devam etmelerine de, eyvallah edecek değiliz..

Terör biter..

Artık terör örgütünün askerimize, polisimize, sivillerimize saldıracak hali kalmaz..

“İstediğin kadar terör örgütü propagandası yap. Zırto” deriz.

Ama daha bir gün önce..

Yine bir güvenlik görevlimiz şehit edildi..

Böyle bir ortamda..

Terör örgütlerine küçücük bir destek olacak açıklama yapanlar, onları mazur görenler, onların cezaevinde kalmalarının hak ihlali olduğunu söyleyenler, o cinayetlerde günahları olduğunu düşünmelidirler..

Terör örgütünün askere kurşun sıktığı bir dönemde, hele hele de... Daha iki yıl öncesinde “silah bırakma” sözü verdikleri halde.

Yine ihanete imza atıp, silah bırakma sözünden vazgeçip.. Yüzlerce askerimizi şehit ettiği gerçeğine rağmen..

“Terör örgütünün yeni açıklamasını ‘bulunmaz bir fırsat’ gibi sunanların, düşünce hürriyetini kullandığını” söyleyenler..

Bu ülkeye iyilik yaptıklarını sanmasınlar..

Kurşun sıkılanlar, bu ülkenin güvenlik güçleri..

Canlar kaybediliyor..

İnsanların hayat hakları sonlandırılıyor..

Anayasa Mahkemesi’nin peşinden koştuğu ise “düşünce hürriyeti!”

Anayasa Mahkemesi’nin üyelerine soruyorum: “Düşünce hürriyeti mi önce gelir, yoksa hayat hakkı mı?”

Lafı evirmeden çevirmeden cevaplasınlar..

Tek ve net soru:

Binlerce askerin şehit edildiği bir noktada, “düşünce hürriyeti”ni kim tartışabilir?

Adeta karşınızdaki güç, “silaha sarılmış, sizi öldürmeye gelmiş” iken..

O teröriste alkış tutan adama devlet “Ahlaksızlık yapma” diye karşı çıkıp, ceza verdiğinde.. 

Anayasa Mahkemesi devreye girip..

“Sana silahlı saldırı hazırlığında olanlara destekte bulunanın, düşünce hürriyetini engelleyemezsin” diyor.

Yorum yapmayalım..

Anayasa Mahkemesi’nin dün açıklanan gerekçesinden somut aktarımlar yapalım..

Anayasa Mahkemesi,  Gergerlioğlu’nun ceza almasına sebep olan paylaşımını şöyle tespit ediyor:

“PKK: Devlet Adım Atarsa Barış 1 Ayda Gelir, başlıklı bir haberini ‘Bu çağrı hakkıyla değerlendirilmeli, bu işin sonu yok..! Öcalan devreye girerse olur, diyorlar’ yorumuyla paylaşmıştır.”

“Bu çağrı hakkıyla değerlendirilmeli” ne demek?

Bir gün önce silahlı saldırı yapıp, askeri şehit eden bir terör örgütünün çağrısının, hakkıyla değerlendirilmesi ne demektir?

Bu ifade, bir düşünce açıklaması mıdır?

Dahası var..

“Bu işin sonu yok” ne demektir?

Anayasa Mahkemesi üyelerine tek tek soruyorum..

Ben şöyle bir şey desem: “Anayasa Mahkemesi, benim şu davam hakkında hemen karar verilmesi gerektiğine ve lehime karar verilmesi gerektiğine dair çağrımı, hakkıyla değerlendirmeli. Bu işin sonu yok” desem..

Ve benim biraz da böyle mafyavari bir geçmişim olsa..

Bırakın terör örgütü geçmişimi..

Bırakın bir gün önce, bir hafta önce asker öldürmemi..

Küçücük bir sabıkam olsa..

Böyle bir ifade, Anayasa Mahkemesi üyelerini tehdit anlamına gelmez mi?

“Bu işin sonu yok” ne demek?

PKK ile anlaşmak, bu işin sonu mudur?

PKK’nın isteklerini kabul etmek, örneğin Apo’nun serbest bırakılmasını kabul etmek midir çözüm?

Dağa çıkan teröristlerin serbest kalacağı bir çözüm mü, bu işin sonudur?

Başka bir son yok mu?

Başka bir son, sürekli askerlerin öldürüldüğü bir çatışmanın, ilanihaye sürmesi midir?

Devletin, bu teröristlerin tümünü etkisiz hale getirme ihtimalleri sıfır mıdır?

Ki, Gergerlioğlu, böyle bir iddia ile, devletin güvenlik güçlerini, aciz gibi gösterme teşebbüsünde bulunuyor?

Geçelim..

Anayasa Mahkemesi, raportörlerinden midir, üyelerinden midir..

Nasıl kandırılmıştır, hataya mı düşmüşlerdir, bilemem..

Bir yazının yazılması ile, eleştirilmeksizin paylaşılmasının arasında ne fark olduğunu, Anayasa Mahkemesi üyeleri, kendi içlerindeki ceza hukukçularına bir sormalı idiler..

Sormalı ve gerekçelerine şu cümleyi koymamalı idiler: “Her ne kadar ilk derece mahkemesinin gerekçesinde ‘internet sitesinde yazmış olduğu yazıyı’ denmiş ise de başvuruya konu haberi başvurucunun yazmadığı, yalnızca paylaştığı açıktır.”

Anayasa Mahkemesi’nin tüm üyeleri cezacı değil.. Ama cezacı üyeler var..

Ceza hukukçularının, daha önceki yıllardaki tecrübelerinden hareketle, diğer üyelere hatırlatmaları gerekirdi: “Bir yazının yayınlanması ile, eleştirilmeksizin paylaşılması arasında bir fark yoktur. Hele hele, bir de ‘bu işin sonu yok’ denilmiş ise.. Paylaşımda daha büyük bir suç vardır!” 

Aynı gerekçeli kararda, şu da deniliyor:

“Söz konusu haber (bkz. § 13) incelendiğinde haberde şiddete teşvik olarak yorumlanabilecek, doğrudan veya dolaylı yollardan terör suçunun işlenmesi tehlikesine yol açabilecek herhangi bir ifade bulunduğu tespit edilemediği gibi başvurucunun söz konusu haberi paylaşma biçiminde ve haberi paylaşırken kullandığı cümlede şiddete teşvik olarak yorumlanabilecek herhangi bir ifadeye de rastlanmamıştır.”

Siz bulamadı iseniz..

Ben size hatırlatayım, Anayasa Mahkemesi’nin yüksek yüksek üyeleri:

“Bu işin sonu yok” demek..

Terör örgütünün güçlü olduğunu iddia etmektir..

Nokta..

Yarın, bir mafya babasının, kendisi hakkındaki davaların düşürülmesi çağrısı yapması halinde, “Bu işin sonu yok. Davaların düşürülmesi çağrısını hakkı ile değerlendirmek lazım” denirse..

O mafya babasının, şu ildeki cezaevi savcısını, bu ildeki cezaevi müdürünü yaraladığı, öldürttüğü gerçeği karşısında..

Mafya babasına destek verilmiş olmaz mı?

Daha ne denilmesi gerekir?

“Bu işin sonu yok”  ifadesinin ötesinde, “Mafya babası sizin görevlilerinizi öldürür. Onun için mafya babası ile anlaşmanız gerekir” mi denilmesi bekleniyor?

Anayasa Mahkemesi’nin şu gerekçesi, tam tüy diken bir ifade:

“İkinci olarak terör örgütünün üzerlerinde üniforma ve ellerinde silahlar bulunan mensuplarının bir fotoğrafının terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde paylaşılmasının terör örgütünün propagandasını yapma suçunu oluşturacağında kuşku bulunmamaktadır.”

Silahlı teröristlerin fotoğrafını koy..

Silahlı terör örgütünün çağrısını yayınla..

Devlete de, “Bu işin sonu yok” de..

Bunun da terörü övme olmadığını iddia et!

Hayret.. Binlerce defa hayret!

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ersan çebi

Yazılan veya paylaşılan yazının şiddet içerip içermediğine bakılmaz. Paylaşılan yazının binlerce kişinin ölümünden sorumlu olan bir terör örgütü olması yeterli sebeptir. Şiddet kullanan bir terör örgütünün her türlü yazısı şiddete hizmet etmek demektir.
  • Yanıtla

Şuayıp

Kanunlar yasalar aynı ise uygulamalar niye farklı oluyor
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23