ABD ve NATO’nun oynadığı oyunlara gözünü aç Türkiye!
Saddam’ı devirmek için, 1 Mart tezkeresini başımıza bela etmişlerdi..
Amerikan askerleri, güneydoğumuzdan Irak’a girecek, Saddam’ı devirecekti..
Irak halkı da, Türk halkına düşman olacaktı..
Amerikan puştu bu..
Bir atışla iki kişiyi birden vurmazsa, rahat etmez..
Hem Saddam’ı devirecek.
Hem de Irak halkı ile Türk halkını birbirine düşman edecekti..
O tezgaha, gelmedik..
Saddam’ı devirdiler ama..
Irak halkında, Türk halkına karşı derinden bir düşmanlık hissi doğuracak “arkadan vurmak için kapıları gavura sonuna kadar açma” yanlışına düşmedik..
Sonraki yıllarda..
Aynı ABD, bu sefer İran’da bir operasyon için harekete geçti..
Nükleer silah yapım çalışması bahane idi.
Tayyip Erdoğan, bu operasyonda, ABD’nin yanında durmayı kabul etmedi..
İran’ın yanında durdu..
“İsrail’in nükleer silahı var ise..
ABD’nin var ise..
İran’dakini niye tartışıyorsunuz?
Bu sebeple, bizi niye komşumuzla kötü etmeye çalışıyorsunuz” çıkışı ile, doğru yerde durdu..
Amerika bu sefer, kendine daha kolay lokma olarak gördüğü Suriye’yi hedef seçti..
İçerdeki muhalefetin, gizli Amerikancı propagandasının kompleksine giren Erdoğan, bu sefer ABD ile birlikte hareket etti..
Her ne kadar, Esed’in yeni bir anayasa ile demokrasiye geçişi için arabuluculuğa soyunuldu ise de..
Başarılamadı.
Bir anlamda Esed, kendi ayağına kurşunu sıktı..
Türkiye’nin, ABD ile birlikte hareket etmekten başka çaresi kalmamıştı..
Ama..
Gavurda oyun bin tane..
2010’da devirmek istediği Esed’i..
2 yıl sonrasından itibaren, ayakta kalması için gizliden gizleye destekledi..
DEAŞ’ı icat edip, Türkiye’nin güneyinde bir PKK yapılanmasına zemin hazırladı..
Ve bugüne geldik..
Bugün itibari ile..
DEAŞ bitti görünüyor ama..
ABD güneyimizdeki teröristleri hâlâ silahlandırmaya devam ediyor..
Yakın tarihe kadar, “Vurkaç” yapan PKK; PYD çatısı altında, şimdi düzenli bir ordu haline geliyor..
Ve tam bu noktada.
“Her şerde bir hayır var” penceresinden olaya bakarsak..
“Acaba bu gelişmeyi, Türkiye lehine çevirebilir miyiz? Nasıl çeviririz” sorusunu soruyorum.
Öyle ya..
Kandil’de ulaşılması çok zor dağların ötesindeki mekanlarda, hızlıca da saklanabilinen bir coğrafyadaki PKK’lıları yok etmek zordu..
Şimdi PKK’nın PYD maskeli teröristleri, hemen güneyimizde, kurulu ordu halinde sözde komşumuz olacak..
Ve..
Bence..
Kendilerini açık hedef haline getirmiş olacaklar..
Teröristi yakalamak, vurup kaçmasını önlemek zordur..
Ama..
Bunlar ne kadar düzenli ordu haline dönüşmeye çalışırlarsa..
Ne kadar ağır silahlara sahip olmaya çalışırlarsa..
O noktadan itibaren, kendilerinin de sonunu getirmiş olurlar..
Hatırlayın..
Barzani öyle veya böyle, Irak’ta bir federasyon mahiyetindeki bölgede sözü geçen bir kişi iken..
Bağımsız devlet sevdasına kapılınca..
Federe devletin imkanlarından da oldu..
Şimdi, “Nerede o eski günler” diyor..
ABD, Türkiye’nin vereceği tepkiyi hesaplayamadığı için...
Barzani’yi destekledi.
Ama bağımsız devlet kurmasını, gerçekleştiremedi..
Şimdi PYD’ye kurdurulmak istenen Suriye içindeki sözde devlet de, Türkiye’nin göstereceği direnç karşısında gerçekleştirilemeyecek..
Hem temennimiz bu yönde.
Hem de Cumhurbaşkanı’nın, siyasi iktidarın açıklamaları bu yönde..
Şu andan sonra yaşanacak olanlar..
4900 TIR’lık silahları ile birlikte..
Daha önce verilen silahları ile birlikte..
Güneyimizdeki terör unsurlarının tamamının, yok edilmesidir..
Açık hedef haline geldiklerinden dolayı..
Düne kadar “vurkaç” ile götürdükleri fitne operasyonlarını..
Artık, yürütebilecek imkanları kalmamıştır..
TSK hep demiyor muydu: “Karşımızda düzenli bir ordu olsa.. Biz üç ayda bu işi bitiririz. Ama vurkaç ile çalışan bir terör örgütü olduğu için.. PKK’ya karşı başarılı olmakta zorlanıyoruz. Uzun bir sürece ihtiyaç duyuyoruz.”
Şimdi işte, karşımızda düzenli bir ordu çıkıyor..
Ve, “Devlet kuralım” derlerken..
Tahminim odur ki, Suriye’nin içinde yaşama imkanından da oluyorlar..
•
Bu noktada..
Şunun altını çizmemiz gerekir..
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, PYD-ABD işbirliğine karşı net tavrı, Türkiye için büyük bir nimettir..
Durumu idare etme, diplomatik açıklamalar yapma yerine..
Kalbimizde olan, net olarak, Cumhurbaşkanı’nın ağzından, tüm dünyaya haykırılıyor..
NATO’su, BM’si, ABD’si..
Hepsinin kirli yüzü deşifre ediliyor..
Böyle bir ortamda..
Artık CHP’si idi, SP’si idi, İYİ Parti’si idi..
Tüm Türkiye’nin..
Birlik içinde hareket edip, Suriye içinde oynanmak istenen oyunlara karşı, siyasi iktidarın arkasında durması gerekir..
30 yılda bitiremediğimiz PKK’yı..
Bu vesile ile..
Bitirme ihtimalimiz doğmuş iken.
Bu fırsatı heba etmemeliyiz.
Kısır siyasi tartışmalarla..
Türkiye’nin milyar dolarlarını.. Daha önemlisi..
Canlarını, tehlikeye atmamalı, sınırımızda oluşturulmak istenen örgüt devleti, kurulmadan bitirmeliyiz..