• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

31 Mart seçim sonuçları, o mu, bu mu; doğru yorumlayalım!

13 Nisan 2024
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

 

 

CHP ve teşkilatı bile, gerçeği bildiği için, fazla bağırmıyorlarken..

Sevinç gösterileri eşliğinde “ezdik geçtik” tezahüratları yapmıyorken..

Yapmaya cesaret edemiyorlarken..

Bizim mahalledeki bazı arkadaşlar, seçim sonuçlarının yüzde 90 oranında sebebi de ayan beyan belli iken..

“Beni aday göstermediniz, benim adamımı aday göstermediniz onun için böyle oldu” ile başlayacaklar da..

Bu kadar açıktan da konuşmuyorlar.. 

“Adaylar kötü idi” ile başlıyorlar..

“Adaylarda bir kibir, bir kibir” ile devam ediyorlar..

“Liyakate önem verilmedi..” ile de son noktayı vuruyorlar.

Artık aklınıza ne gelirse, hiçbir altyapısı ve arka planı olmayan faraziyelerle 31 Mart seçim sonuçlarını bilgiççe yorumluyorlar..

Sadece İstanbul örneğinden gideceğim..

Aday kötü mü?

Asla..

Tam da İstanbul’un ihtiyaç duyduğu kentsel dönüşüm konusunda dört dörtlük bir aday..

Siyasi iktidarı da arkasına alacağı için..

Yok yok.. 

Hemen “Ahan işte, itiraf ettiniz. Siyasi iktidar, kendi partisinden mahalli yönetim işbaşında ise, ona destek veriyor. Farklı partiden ise, hizmet götürmüyor” demeyin..

Parti içinden olsalar bile, iyi anlaşan iki kişi, birlikte bir kurumun başında ise, çok iyi işler çıkartıyorlar.. Aynı partiden de olsa, yönetimin tepesindeki iki kişi birbirine elektrik veremiyorlarsa, kavgadan hizmet yapmaya vakit bulamıyorlar..

Söylemek istediğimiz şu:

Bakanlık yapmış, verilecek mahalli hizmetlerin Ankara boyutunu da iyi bilen Murat Kurum, İstanbul’a belediye başkanı olduğunda, hizmetler daha hızlı ve daha verimli yürür..

Yoksa belediyelerin, merkezi bütçeden aldığı para, “farklı partiden belediye başkanı seçilene verilmez, engellenir” diyen de yok.. İddia eden de yok. 

Sadece bunun dedikodusunu yapan Ekrem İmamoğlu gibi, vaad ettiği hizmeti bile hatırlamayan kibir abideleri var..

Dönelim, seçimdeki başarısızlığın sebeplerine..

Yine İstanbul örneğinden devam edelim:

Murat Kurum’da kibir var mıydı?

Çekinmeyin söyleyin. 

Gerçekten bir tek kişi, “Arkadaş, Murat Kurum da çok kibirliydi. Bunun için İstanbul kaybedildi” diyebilir mi?

“Liyakat”i hiç konuşmayalım isterseniz.

Biri müteahhit.. Yani Ekrem İmamoğlu.. Seçime 20 gün kala, aile inşaat şirketine, kaynağı belirsiz şekilde 1.5 milyar liralık (eski para yeni para kafa karışıklığında gümbürtüye gitmesin. Dolara vurup söyleyelim.. 50 milyon dolarlık bir taşınmaz setinden bahsediyoruz. Ve bu üçlü villa, Ekrem İmamoğlu’nun aile şirketinde, hiçbir mal eksikliği olmaksızın, bir anda oluşan artış. Hani bir villayı bir yıl boyunca ödeme yaparak, diğerini iki yıl ödeme yaparak, diğerini 2.5 yıl ödeme yaparak alır. Anlarım, anlamaya çalışırım. Ama tek partide ödemesi yapılan 50 milyon dolarlık varlıktan bahsediyoruz.) Taşınmazı şaibeli bir şekilde sahiplenen, ama toplu ulaşımda otobüs arızalarını bir türlü düzeltemeyen bir belediye başkanından bahsediyor. İstanbul’un ihtiyacı olan kentsel dönüşüm konusunda Murat Kurum’un verdiği sözdeki 650.000 konut için, “Mümkün değil, yapılamaz.. Yapılmaması gerekir” diyen bir liyakatsizden bahsediyoruz.

Biri müteahhit, diğeri ise inşaat mühendisi..

Biri Ekrem İmamoğlu, diğeri Murat Kurum..

O halde Murat Kurum ve onunla birlikte Cumhur İttifakı adayları niçin seçimi kaybettiler.

Türkiye geneline baktığımızda hemen her yerde Cumhur İttifakı’nın %10 oy kaybettiğini görüyorsunuz.

Eğer diğer adaylarla önceki seçimde aradaki fark % 20 ise, oy farkı % 10’a inerek seçimi kazandılar. Aradaki fark % 15 idi ise seçimi oy farkı % 5’e inerek kazandı. Ama aradaki oy farkı % 10 ise ya kıl payı kazandılar ya da kafadan kaybettiler.

Peki % 10 oy kaybının sebebi neydi?

İsteyen istediğini söylesin..

İsteyen kendi adını öne çıkartmak için kendi yorumlarını haklı çıkartmak için istediği gerekçeyi tekrarlasın.

Cumhur İttifakı’nın % 10 oy kaybının tek sebebi; emeklilerin maaşlarında bir iyileşme yapılacağı beklentisi oluştuğu halde, bunun temmuz ayına ertelenmesi. 

Emeklilerin maaşında acilen iyileşme yapılamamasının sebebini soracak olursanız..

Onun da sebebi, bir çırpıda EYT ile 3 milyon yeni emeklinin maaşa hak kazanması diyebilirim.

EYT’nin oluşmasında, devasa sorun haline getirilmesinde, hakları vardır veya yoktur; kendilerine teslim edilmesinin gecikmesinde Ak Partinin bir suçu var mı diye sorarsanız..

Ak Partinin bu noktada hiçbir kusuru yok diyebilirim.

Tam aksine bu sorunun oluşmasında ve sonrasında da o durumda olan vatandaşların tahrik edilmesinde en başta suçlu olan CHP’dir.

CHP’nin oluşturduğu sorun üzerinden Ak Parti seçimi kaybetti.

Olay bu kadar basit, bu kadar nettir.

“Ak Parti, asgari emekli maaşını yükseltip onları kafa kola alsaydı” derseniz, kaypak siyasetçiler için bu mümkündü.

Ama Ak Parti popülist davranmamak istedi, faturası kendisine çıktı.

Seçim sonuçlarının sebeplerini doğru tespit edersek, önümüzdeki süreçte de yanlış yapmamış oluruz.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ahmet Faruk

F. Erbakan bizleri sırtımızdan hançerledi. Ama kurt yediği ayazı unutmaz.

Okur

Akp de suç olurmu 
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23