• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI

CHP nihayet devlet ile tanışıyor

12 Haziran 2026
A


Hüseyin Öztürk İletişim: [email protected]

CHP nihayet devlet ile tanışıyor

HÜSEYİN ÖZTÜRK

CHP siyasi bir parti midir? Bu soruya şöyle bir zaviyeden bakılabilir mi?

CHP, Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte parti adında kurulmuş siyasi teşekkül olsa da çok partili sisteme geçiş tarihi olan 21 Temmuz 1946 yılına kadar hiçbir muhalefetle karşılaşmamış örgüt olarak, milletin kurduğu devleti kendi tekellerinde kullanmışlardır.

Özellikle 1940 ila 1950 arası, milletimizin burnundan fitil fitil getirtilmiş en azaplı yıllardır. Türkiye’nin o seneleri dürüst tarihçilerce yazılmaktadır.

Milletimizin dini-milli değerleri başta olmak üzere ambarlarındaki buğdaylara, ahırlarındaki hayvanlara kadar müdahale edilmiş bir devirdir ki; açlık, kıtlık, yokluk ve yoksulluk yıllarının acısı hâlâ unutulmuş değildir.

Bu sebeple CHP zihniyetlilere göre devlet kendileri, milletimiz de hizmetçileridir. Devletin kurumları ise şahsi büroları konumundadır.


Hukuk sistemi başta olmak üzere devletin tüm kurum ve kuruluşlarının işleyişini bunlar belirlemiş ve asla aksi düşünülmemiştir. Aksini düşünenler cezalandırılmıştır.

Kalkınma, tarım, sanayi, ticaret, savunma, eğitim, güvenlik, birlik, dirlik, din, tarih, kültür ve medeniyet gibi kavramlar, bu zihniyetin ideolojilerinin esaretindedir.


14 Mayıs 1950’de, Demokrat Partinin iktidarıyla başlayan ve 3 Kasım 2002 yılında, Ak Parti iktidarına kadar iş başına gelen tüm partiler, bunların ve vesayetçilerin baskısı altında kalmıştır.


Kendilerinden sonra kurulan bütün hükümetlere saldırmış ve istediklerini hep almışlardır. Herkesin bildiğini tekrar etme vaziyetine düşmeden şunu hatırlatalım.

Hangi hükümetin başına ne kadar musibet gelmişse, çorap örülmüşse, altından CHP zihniyeti çıkmıştır. Bugün de böyledir.

Darbeler, kalkışmalar, krizler, kaoslar, kargaşa, anarşi gibi memleketin ve milletin birliğine halel gelen her olayın arkasında bu zihniyet görülmüştür ve görülmektedir.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın Türkiye’nin direksiyonuna geçtiği günden bugüne gelen hükümetlere baktığımızda da her kötülüğün arkasında aynı zihniyet vardır.

Ve nihayet artık devlet ile tanışmaya başlamışlardır. İstedikleri yerde istedikleri gibi at koşturamayacaklarını görmektedirler. Bu yüzden çılgınlaşmakta ve hırçınlaşmaktadırlar.

Belediyelerin kasalarının boşaltılmayacağını, boşaltıcılara ve sahip çıkanlara; millet adına, devlet adına hesap sorulduğunu ve sorulacağını yaşamaktadırlar.


Bu olup bitenlerin en adil taraflarından birisi de yaptıkları tüm çirkin işlerde birbirlerini ihbar etmeleri, suçlamaları, şikâyetçi ve itirafçı olmalarıdır.


Sürekli her işte Ak Partiyi, Tayyip Beyi, bakanları suçlasalar da görünen köyün ırağı olmaz hesabı, yapıp ettikleri ortada ve gün gibi meydanda.

Güneşe çıkmışlar gölgeleriyle kavga ediyorlar. Kendileri ettiler, kendileri buldular. Milletin sırtından da devletin sırtından da inme vakitleri gelmiştir.

Ezcümle:

Şu hakikati unutmayalım!

Bunların arkalarında yıllardır nesilden nesle yapılan çok beddua var. Bedduasız kalmayan bir partinin bu hale gelmesi senelerdir bekleniyordu. Demek ki, bugünlere nasipmiş.

Hayırdua almak için millet-devlet kaynaşmasını sağlayıp, milli birliği oluşturmak gerekir.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23