• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İdris Günaydın
İdris Günaydın
TÜM YAZILARI

Korgan Valisi Mehmet Akkiraz Hoca

12 Haziran 2026
A


İdris Günaydın İletişim: [email protected]

Korgan Valisi Mehmet Akkiraz Hoca

İDRİS GÜNAYDIN

Korgan Valisi demem bir latife. Tecahülü Arifane sanatı yaptım. 

O ilçenin değil Karadeniz’in manevi valilerinden biri. Allah rahmet eylesin.

7 Haziran 2026 tarihinde Korgan’da bir büyük camide meşhur adı ile “Kiraz Hoca”yı anma etkinliğinde bulunduk. Muhterem başsavcımız, Zeynel Abidin Akkiraz Beyin daveti üzere bulunduğumuz anma toplantısı her cihetle dolu doluydu. Ne bir olay, ne bir kışkırtma, ne bir slogan, ne bir kalp kırma… Herkes edeple ağırlanır lütufla uğurlanır.

Şöyle düşündüm: Eğer Kiraz Hoca namındaki bu Allah dostu bir vali olsaydı, devletin verdiği yetki ile talimat verilmiş memurların ve öğrencilerin katılımı ile polislerin jandarmaların görevlendirilmesi ile oraya toplanır, göstermelik bir ağırlama ve uğurlama yapılır, merasim biterdi. Kocaman cami ölümünün üzerinden 29 sene geçmiş bir faninin, fani değil bakinin anma merasiminde dolmuştu. İçlerinde Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı, hatırlı insanlar, akademisyenler buluşmuştu. 

Bu güç nereden geliyor? İnsanlığın tartışmasız en büyük rehberi Kur’an’dır. Kur’an’ı anlamak için akıl gibi bir nimet verilmiştir. Yalnız aklın bir şiarı vardır: tartışmayı çok ister, inkara meyli kolaydır. Bunu dengelemek için insana bir başka cihaz yüklenmiştir: sevgi ve gönül… Sevgi ve gönülün faaliyetlerindendir ki; bu sayede devletin emri olmaksızın, kişinin sadece sevgi dolu daveti binlerini toplar. Çok uzaklardan da olsa oraya koşturur. Ölse de o sevgi kolay unutulmaz. Çünkü o sevgide Kur’an’dan malzemeler vardır. 


Kul kendi adına değil Kur’an adına hareket etmektedir.


Büyük Felsefe Prof.’larından Ferit Kam: “Dine ait bütün mebahiste, Cedeliyyatı eyle istihkar; Çünkü aklın şiarıdır inkar” buyurur. Akıl inkara çok yakın, gönül ise inanmaya…

Fatsa, 1980’den önceki “kurtarılmış bölge” inancının merkezi sayılır iken onun hemen bitişiğindeki Korgan’da birkaç siyasi bir olay vuku bulmuştur. O da Fatsa’dan gelenlerin işlediği cinayetlerdir. Bunun dışında Korgan sakin ve sessizdir. Sebep: Kiraz Hocanın halka Kur’an’ı hatırlatan vaazları, gönüle giren kelamları sayesindedir. Kendisinin de dediği gibi “Fazladan izahat lisanen kabahattir” O lisana kuvvet vermekten ziyade gönlün telefonlarını tamir etmiştir. O sayededir ki; Korgan terörle anılmamıştır.

Öyledir; bir gemi dolusu insanı bir kaptan batmaktan kurtarır. Eğer her ağızdan bir ses çıksaydı kimse kurtulabilir miydi? Herkesin dili kendi düşmanı kesilirdi.


Kiraz Hocanın hayatına baktığımızda önemli bir gerçek görürüz. Kiraz Hocamız, emsali bazı müteşeyyihler gibi şeyhlik taslamamış, zamanın ruhuna uygun siyaset, vakıf, dernek gibi toplumsal hareketlerde bulunmuştur. Yani zaman neyi gerektiriyorsa onunla hayır işlemeye gayret etmiştir. 

Ama istikamet üzere olmuş, Allah’ın rızasını gözetmeyi unutmamıştır. Bu anlamda kendilerinden her zaman örnek olarak bahsettiğim Bulancaklı Nuri Genç Hoca, Trabzonlu Ahmet Yaşar Hoca gibi zamanın ruhunu okumayı bilmiştir. Allah hepsine rahmet eylesin.

Zaman zaman böyle insanlara saldıranlar olur. Korkmayın, endişe duymayın; onlardan size sağ iken de rahmetli iken de bir zarar gelmez. Çünkü onlar düşmanlarına bile haklarını helal edecek kadar peygamber ahlakıyla ahlaklanan kimselerdir.

ASLA İÇİME SİNMEDİ

Bir genç, markette çalışıyor. Uzun yıllar çalışıyor. Sonunda içeride mesaisi de birikiyor. Sonra bu genç bir devlet işine giriyor. Tazminatını istiyor “yook, vermeyiz”le karşılaşıyor. Çünkü sen bir iş buldun. 

“Birikmişimi verin.” “Yook, veremeyiz”  çünkü bir daimi iş buldun. 


“Allah Allah… Birikmiş hakkım sizde. Devlet işi sizin işinizin devamı mı?

Bu ne biçim karar?” Avukatlara soruyor: Onlar da iş vereni haklı görüyorlar. Kendi işten çıksa içeride hakkı ölmüş oluyor, kendi isteği ile çıkarsa  suçlu muamelesi görüyor.


Şu hale bakar mısınız? 

Türkiye’nin yaygın marketlerinden biri, sık sık indirim kampanyaları yapan marketi, bir işçinin maaşını gülünç miktarlarda verirken tazminatına da (kanunda öyle olsa da) bahane buluyor. Yani babaannemin hikayesindeki horoz gibi Beyoğlu horozun bulduğu mangıra göz dikiyor.

Efendim hukuk öyle.

Hukuk öyle olabilir ama doğru mu? Vicdani mi?

Türkiye’nin en yaygın marketi olmasına rağmen şubelerin başındaki isimlerin, bizden büyük makam var demesi onları kurtarır mı? 

O büyükten daha büyük olan var ve her şeyi görüyor. Kaydediyor. 

Ferdi bir hayat yaşayanın hak ve adaleti gözetmesinin anlamı o kadar yok. Aslolan güçlünün hak ve adaleti gözetmesidir. Vesselam.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23