• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

27 Mayıs darbesinin yıldönümünde, iki utanmaz dinozor ile suçüstü!

28 Mayıs 2022
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

27 Mayıs darbe midir? Darbedir..

Cinayet midir? Cinayettir..

Yapanların o zamanki cezası ile idam, bugünkü ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile yargılanması gerekir miydi?

Gerekirdi..

Yargılandılar mı?

Yargılanmadılar..

Tayyip Erdoğan’ın siyasete girişi, 27 Mayıs darbecilerini yargılatmaya yetmedi..

Erdoğan’ın yaşı, ancak 12 Eylül darbecilerini, 28 Şubat darbecilerini, 15 Temmuz darbecilerini yargılatmaya yetti..

Erdoğan, 15 yıl önce başbakan olsaydı.. 

Belki 27 Mayıs darbecilerinin de yargılanıp, mahkum olduklarını bu millet görecekti..

Darbecilerin suçu net ama..

Adamlarda utanma yok, tıpkı hırsızlık yapıp, sonra da üste çıkmaya çalışanlar gibi, “Çaldım abi, çaldım. Ama bir sor, niye çaldım” der gibi..

Adam öldüren katiller gibi, “Öldürdüm abi, öldürdüm. Ama bir sor, niye öldürdüm” der gibi..

Yıllarca aynı yastığa baş koyduğu karısını öldüren eş katillerinin cinayetlerine mazeret üretmek üzere saydıkları sudan bahaneler gibi..

Siyasetçisi, gazetecisi, sanatçısı öyle bir geniş kadro ile karşımıza çıkıp, darbe güzellemeleri yapıyorlar ki, yüzlerine tükürseniz, “Oh Yarabbi şükür” diyecek kadar saygısızlar..

Kimisi “Sizi ben bile kurtaramam” diyerek, darbeye haklılık çıkarmaya kalkışmış.

Kimisi “Seçim kararı alsaydı darbe olmazdı” diyerek, eli kanlı darbecilere haklılık payesi vermeye kalkışmış..

Kimisi, “Ama anayasa ihlal edilmişti, darbe de onun için yapılmıştı” diyerek, utanmazlıkta zirve yapmıştı..

Sanki anayasada, “Siyasi iktidarlar seçimle değişir.. Ayrıca, albayların ülke gündeminde yanlışlıklar görmesi halinde de iktidarı devirme yetkileri vardır” diye bir şey yazılı imiş gibi..

Ceza kanununda suç olarak tanımlanan darbeyi, meşrulaştıranlar, haklı görenler, hatta bununla da yetinmeyip, sonraki iktidarlara da benzeri bir darbenin yapılması tehdidi ile baskı altına almak isteyenler oldu, olmaya devam ediyor..

Kimse, “O eskidendi, artık CHP yanlışlarından özür diliyor, helallik istiyor” modunda bana cevap vermesin..

Alın size Cumhuriyet gazetesinden, iki ayrı dinozorun dün yayınlanan yazıları..

Kafa, 27 Mayıs’taki kafanın aynısı..

Zorbalıkla ülke yönetimini ele geçirme kafasının tıpkısının aynısı..

Menderes mirası üzerinde oy devşirmeye çalışan DP Genel Başkanı Gültekin Uysal’dan SP Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’na kadar, 27 Mayıs’a karşı olduğunu deklare eden Meral Akşener’e kadar..

CHP’nin koltuk değneği olmak için sıraya giren bütün sağ seçmene hitap eden partilerin genel başkanları, yetkilileri okusun, ibret alsınlar..

Emre Kongar ile başlıyorum..

“27 Mayıs 1960 askeri darbesi, Çok Partili Düzen’in ikinci darbesidir:” diyor..

Cümle içinde “darbe” kelimesinin geçmesinin sihiri ile şimdi siz de, “Ali bey, daha ilk cümleden yalanın ortaya çıktı.. Bak, 27 Mayıs için darbe tanımı yapılıyor” diyeceksiniz..

Dikkat buyrun, dinozor “ikinci darbe” diyor..

Birinci darbe ne imiş?

Bu zihniyetin yüzüne tükürmemek için, kendinizi teskin ederek buyrun okuyun, Emre Kongar, cumhuriyet tarihinin ilk darbesini, yargılanması gereken ilk darbecileri ifşa ediyor:

“İlk darbe, Menderes/DP iktidarının ‘Tahkikat Encümeni’ yoluyla Anayasa’yı askıya alarak gerçekleştirdiği ‘Sivil Darbe’dir.”

Utanmazlığı, rezilliği görüyor musunuz?

Suçu örtbas etmenin, ahlaksızlığın seviyesini görüyor musunuz?

Sandıktan çıkan bir siyasi iktidar, yine sandıkla değiştirilme imkanı var iken.

Seçime bir yıl kalmış iken..

Anayasada iktidar değişikliğinin seçimle olduğu yazılı iken..

Sen, siyasi iktidarın çıkardığı bir düzenlemeyi beğenmediğini ileri sürüp, “Bu darbedir” diyorsun..

Ve o “sivil darbe”nin cezası da, “Vatan savunması için eline silah verdiğimiz askerlerin, o silahı milletin seçtiği insanlara doğrultup, yönetime el koymasıdır” diyorsun..

Menderes’e “Sivil darbe yaptı, onun için de askeri darbe ile cevap verildi” diyen, 80 yaşında da olsa ahlaksızdır..

100 yaşında da olsa ahlaksızdır..

27 Mayıs darbecilerini yargılatamadık diye hayıflanıyoruz ama..

Bu sözleri sarf eden adamları yargılamazsak, bu ülkede daha çoook 27 Mayıs’lar, 12 Eylül’ler, 15 Temmuz’lar yaşanır, herkes bilmelidir..

Ben, tüm hukuka aykırılığına rağmen, “başörtü yasağı”nı koyanların bile, bir darbe ile işbaşından uzaklaştırılmasını istemem. 

Ama adamlar, “Tahkikat Encümeni kuruldu” diyerek.. Darbeye meşruiyet kazandırmaya kalkıyorlar..

Dün Tahkikat Encümeni kurulması dersiniz.

Yarın “Çanakkale Köprüsünün yap işlet devret modeli ile yapılması dersiniz..

Bir başka gün, “Atatürk Havalimanının bir kısmına, Millet Bahçesi yapılmaya kalkışılmamı dersiniz..

Utanmazlıkta sınır yok..

Ahlaksızlıkta sınır yok..

Bununla bitmiyor, Emre Kongar’ın yazısı:

“Kimi yazarlar ve düşünürler, 27 Mayıs darbesi ile kabul edilen 1961 Anayasası’nın bir ‘Demokratik Devrim’ gerçekleştirdiğini vurgular.”

Bu kafa var ya, bu kafa.. Karısını öldüren adamı, kendi zihniyetinden ise, “karısını özgürlüğe uçurdu” diyebilecek kafadır..

O kafadır ki, yazısının sonunda şu cümleyi sarf edebiliyor:

“Bugün toplum 27 Mayıs öncesindeki gibi bir kıyameti yaşıyor... Askeri müdahalenin olanaksızlığı, sivil kesimde otoriter ve totaliter siyasetin cüretini arttırıyor...”

Karısını öldüren kocanın cinayetine mazeret üreten sapık kafanın örneğinde, Emre Kongar şöyle demiş oluyor:  “Güvenlik güçleri, karısını öldürmeyi kafaya koyan kocayı, eşinin yanına yaklaştırmadığı için, kadın azgınlaştıkça azgınlaşıyor..”

Birinci dinozor böyle, ikincisi ondan beter!

“Bugün 27 Mayıs askeri darbesinin 62. yıldönümü. Bugün yine eski yaveler ısıtılıp önümüze konacak, yine demokrasi için timsah gözyaşları dökülecek, yine hedef saptırarak Türkiye’de demokrasinin önündeki gerçek engel ‘cüppeli vesayet’ görmezden gelinip askeri vesayet ileri sürülecek ve malum temenni tekrarlanacak” diye başlamış, Ali Sirmen..

Ve şöyle devam ediyor:

“27 Mayıs’ta demokrasiye karşı darbe yapılmamıştır, yapılabilmesine de imkân yoktur.

(..) 27 Mayıs sabahı Türkiye’de demokrasi yoktu ki ona karşı darbe yapılabilsin!

Olayın nedeni çok basitti: İktidarda Demokrat Parti, daha önce Tahkikat Encümeni kararıyla demokrasiyi ortadan kaldırmıştı, artık ortada bir demokrasi yoktu.

Bu durumda demokrasiye karşı darbe yapmak, hukuki deyimiyle işlenemez bir suçtu.”

Bu zihniyete tükürmek geliyor içimden..

Ama tükürüğe bile yazık diyorum..

Dönüyorum Gültekin Uysal’a. Temel Karamollaoğlu’na.. Ahmet Davutoğlu’na, Ali Babacan’a, Meral Akşener’e..

“CHP helalleşiyordu, öyle mi?”

Affedersiniz, Ali Sirmen’e Cumhuriyet’te bu yazıyı yazdıranlar kimler?

AK Partililer mi?

Darbeyi meşru gören bu kafa, CHP’nin değil de, AK Parti’nin kafası mı?

Söyleyin; üç kuruşluk koltuk uğruna, otuz takla atan kimliksizler. Söyleyin de bilelim.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

şüayıp

Lider her yönüyle topluma örnek olan kişidir

Hakikat

Maalesef yazdıklarınızı idrak edebilecek basarlarında basiret, sinelerinde ise firaset kalmadı.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23