• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Akif Bedir
Akif Bedir
Akif Bedir
TÜM YAZILARI
25 Eylül 2019

Trump’ın “favori diktatörü” zor durumda

Mısır’da seçilmiş Cumhurbaşkanı Mursi’nin darbe ile devrilmesinden sonra sokaklar yine karıştı. Diktatörler ile yaşamaya alışkın Mısır halkı “Sisi defol” sloganları atıyor.

2011’de Tahrir Meydanı’nda “Ekmek, Adalet ve Onur” diyerek toplanan Mısır halkı bugün “demokrasi” diye isyana başladı, halkın her kesiminden de katılım var. Halk korku duvarını yıkıp sokakları dolduruyor.

Sisi, Enver Sedat’tan, Hüsnü Mübarek’ten daha kötü bir sonla yüzleşecek inşallah.

Diktatör Hüsnü Mübarek’i aklayarak hapisten çıkaran, seçilmiş Cumhurbaşkanı Mursi’yi ise zindanda katleden Mısır’ın derin devleti, hâkim güçleri bu defa da Sisi’yi götürecek gibi.

Gösterilerin yumuşak geçmesi, silahlı güçlerin göstericilere eskisine oranla sert davranmaması Sisi’den duyulan rahatsızlığa işaret ettiği kesin.

İspanya’da yaşayan Mısırlı iş adamı Ali’nin sosyal medya üzerinden Sisi’nin yolsuzluklarını yayınlaması ve Mısır halkını sokağa davet etmesi Mısır sokaklarında karşılık buldu.

Askeri yönetimle uzun süre çalışan ve yapılan yolsuzlukları belgeleriyle aktaran Ali’nin özellikle de Cumhurbaşkanı Sisi’yi hedef alması ve suçlaması dikkate değer.

İsrail’in ulusal kahraman ilan ettiği Sisi, asker ve derin devlet arasında son zamanlarda yaşanan çekişmeler, yaşanan krizin muhtemel kaynağıdır. 

Mısır’ın kötüye gittiğini gören asker içindeki vatanseverler, ülkeyi kurtarma arzusuyla İspanya’da yaşayan Ali’yi milli kahraman kisvesine sokup sahneye sürmüş olabilir. 

Ali, ipleri dış güçlerin elinde olan bu iş için seçilmiş bir piyon da olabilir. Dün asker ile çalışan birinin bugün ordu içindeki paylaşım kavgasını sokağa yansıtmaya çalışması düşündürücüdür. 

Mısır ordusu içinde bir rahatsızlık olduğu, ordu, istihbarat ve güvenlik birimleri arasında bir rant kavgası olabileceği ve Sisi’den memnun olmayanların bulunduğu fısıltılarından yola çıkarsak bu rahatsızlıkların Mısır diktatörünün sonunu getirir mi, yoksa taraflar arasında bir orta yol bulunup uzlaşma sağlanır mı bekleyip göreceğiz. 

Ali’nin arkasında hangi güçler var ve bu paylaşımları kimden cesaret ya da talimat alarak yapıyor sorusunun cevabı muallakta. Bu sorunun doğru cevabı bizi Mısır’da bundan sonra neler yaşanabileceği konusunda gerçeklere götürür. 

Jeopolitik konumu ve Arap dünyasındaki yeri nedeniyle baskın güçlerin adeta vazgeçilmezi olan Mısır’da Sisi’nin devrilmesi İsrail›in çıkarlarına feci şekilde zarar verecektir. 

Mısır sokaklarının Sisi aleyhine hareketlenmesi İsrail’i oldukça rahatsız etti. Sisi’nin irtifa kaybetmesi Ortadoğu üzerine kurulan hayallerin sonu anlamına gelmektedir.  

Darbe ile yönetimi ele geçiren ve Müslüman Mısır halkının demokrasi hayallerini çalarak yeniden ABD’nin emirleri doğrultusunda hareketi katı kurallarla tatbik eden Sisi, ülkeyi dikte ile yönetmeye başladıktan sonra halkın isyan etmesi için bütün siyasi ve sosyal zemini de hazırladı.

Sisi gidecek ya da gönderilecek diye düşünebilmek, bu süreci yaşıyor olabilmek, hayalini kurmak bile çok güzel. Sisi’nin gidecek veya gönderilecek olma ihtimali bile yüreğimizi rahatlatıyor.

Binlerce masum Mısırlı sivilin kanı, haksız yere mahkûm edilen yüzlerce Müslümanın ahı, idam edilenlerin yakınlarının bedduası, yaşanan bunca büyük haksızlıklara imza atan Sisi’yi boğacaktır. 

Darbeci Mısır ordusunun kuklası illegal bir yönetim ve onun emrindeki sözde mahkemeler, Mısır halkını sindirmek için her türlü oyunu oynarken her fırsatta bize insan hakları ve demokrasi dersi veren, en ufak bir olayda parmak sallamayı kendine bir borç bilen Batı ülkeleri olan bitenler karşısında sessizliği yeğliyordu.  

Ayyuka çıkan insan hakkı ihlallerine karşı hiçbir tepki vermeyen emperyalist Batı, sömürülerini, sömürdükleri ülkelere yerleştirdikleri kukla diktatörleri, uzaktan kumanda ederek sürdürüyorlar. ABD ve Avrupa İslami yönetimi istemez, kendi çıkarları ve politikalarına alet edebilecekleri yönetimleri isterler.

Trump’ın “favori diktatörüm” diye hitap ettiği Sisi’ye ayar mı veriliyor yoksa miadı doldu da yerine birimi getirilecek sorusunun cevabını yakında göreceğiz. 

Ağzından demokrasi sakızını çıkarmayan “çağdaş dünya!” ne tepki gösterecek bekleyip göreceğiz. 

Dökülen kan Müslüman kanı olunca ölenlerin kim olduğu, ne tür dram ve acıların yaşandığı uluslararası sermayenin ve yerli işbirlikçilerinin umurunda değilken İslam dünyası, küfre ve küfrün hesabına çalışan uşaklarına karşı daha kararlı ve cesaretle mücadele etmelidir.

Mısır’ın gözünü açan demokratik değişimi, özgürlük arayışlarını, Batılı ülkelerin desteğiyle bile, durdurmaya güç yetiremeyeceklerdir. Mısırlıların kıyamı ekmeği, adaleti, onuru ve demokrasisi için yeniden hayat bulacaktır.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Tata Tonga

amerika uyanıktır. yedeğini sürer piyasaya... otomobil şirketleri her sene yeni bir model piyasaya sürüyor. motorda biraz değişiklik, kaportada biraz değişiklik, donanımda birkaç değişiklik. araç tutulmuş ise fazla değişiklik yapmıyorlar. tutulmamış ise ya piyasadan kaldırıyorlar ya da esaslı değişiklik yapıyorlar... ortadoğu halkı kendisini değiştirmediği müddetçe yeni modelleri denemeye devam eder...
  • Yanıtla

Kenan

Trumpun favori olmayan diktatörü kim ola ki?
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23