• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Akif Bedir
Akif Bedir
Akif Bedir
TÜM YAZILARI

Temel fıkrası gibi

17 Kasım 2021
A


Akif Bedir İletişim: [email protected]

Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan ile Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun görüşmesi ve bu görüşmenin 2 saat 20 dakika sürmesi, siyaset kulislerinde siyasette yeni hareketlenmeler mi olacak sorusunu beraberinde getirdi. 

Yeni talepler, yeni görüşmeler olur mu bilmem ama bildiğim bir şey var ki, CHP, İP ve HDP’ye yakın siyaset izleyen ve onlardan daha sert Tayyip Erdoğan karşıtlığı yapan Karamollaoğlu ve ekibinin yeniden kardeşlik çizgisine yanaşmayacağıdır.

Nitekim görüşme sonrası Karamollaoğlu yaptığı açıklamalarda, “anlaşmama konusunda anlaştık” diyerek mutluluk hissiyatını dillendiriyordu.

Bu görüşmeden karnı ağrıyan zillet tayfası önce koltuk krizi çıkarmak için çaba sarf etti. Bunun bir kurgu olduğu anlaşılınca, “Temel Karamollaoğlu mahallesine konuştu” gibi başlıklarla sancılarını dillendirdiler. 

 Oysa kaygıları boşunaydı. Karamollaoğlu ve ekibi CHP, İP ve HDP ile idealleri, fikirleri uyuştuğu için değil ama Erdoğan karşıtlığı üzerine bir ittifak yapıyordu ve bunda ısrarcıydı.

SP tabanının yanlış rotadaki seyirden dolayı rahatsızlığı umurlarında değildi. 

Milletinin, devletinin menfaatleri için değil, Erdoğan karşıtlığı için ittifakı seçen ve bu muhalif bileşenlerin ilgisini tabanın isteklerinin önünde tutan bir anlayış söz konusu. 

Erdoğan’ın siyaset mühendisliği ve ayak oyunlarıyla devre dışı bırakılması, Türkiye’nin parçalanmak da dâhil sonu nereye varacağı belli olmayan bir çıkmazın eşiğine sürüklenmesi umurlarında değil.

Erdoğan’ın arkasındaki toplumsal desteği parçalamak için her yolu deniyor, her türlü kirli ilişkiye kucak açıyorlar.

Yaşamları boyunca Milli  Görüş Hareketinin toplumsal tabanını ötekileştiren, onları devlete tehdit olarak gören, onların haklarını kısıtlayan çevrelere dostluk, kardeşlik eli uzatıp, ittifak kuran ekibin Erdoğan karşıtlığı tek hedef. 

Türkiye’nin içerden ve dışardan kuşatılmaya çalışıldığı bir süreçte Haçlı Batı’dan, ABD Başkanı Biden’dan medet umanlara, PKK ile iltisaklı HDP ile iş birliği yapanlara, FETÖ yardakçılarına, şehit bacısına küfre susuyor Erdoğan’a kin besliyorlar. 

Canan Kaftancıoğlu’nun yanında olmaktan gocunmayan ekip, Erdoğan’ın yanında olmamak için direniyor.

Necmettin Erbakan’a siyaset yasağı koyanların, önünü kesenlerin yanında olmak, mitingler düzenleyip “kahrolsun Şeriat” diye İslam’a küfredenlere dostluk eli uzatmak, diğerlerinin ağzıyla AK Partiye ve Reis-i Cumhurumuza saldırmak insanın içini acıtıyor.

Bu hükümet CHP’den daha tehlikeli söylemleri vicdan dışıdır ve bunun millet nezrinde karşılığı da bindelik bir oy oranıdır. Demirtaş, Kılıçdaroğlu ya da Akşener ile Erdoğan’ı aynı kefeye koymak insafsızlıktır. İnsan vicdanını kontrol etmelidir.

Geçmişte Erbakan’a oynanan oyunların benzerleri şimdi Erdoğan için vizyona sokuluyor. Aynı senaryoları yazanlarla, bu oyunlarda figüranlık yapanlarla aynı karelerde bulunmak, aynı söylemler ile halkın karşısına çıkmak geçmişte yapılan haksızlıkların, zulümlerin haklılığını onaylamaktır.

Unutulan gerçek şu ki, Saadet Partisi bir konjonktür partisi değil, engin bir geleneğe sahip önemli bir millet hareketidir.

Unutulan şu ki, halka, halkın inancına, kültürüne, milli manevi değerlerine ve temsilcilerine karşı düşman olup, her türlü oyunu reva görüp aşağılayan zihniyetle aynı potada buluşmak, aynı misyonu üstlenmek halkın rağbetini artırmayacak, yeşermek için çabalayan, meyve vermek için fırsat kollayan bir ağacın suyunu, güneşini kesmekten farksız olacaktır.

Partisiyle, bürokrasisiyle, medyasıyla, eski statükonun devamını isteyenler, terör örgütünün siyasi kanadı ve iyi paralellerin emrindeki siyasi yapıyla saltanat hayali boşa kürek çekmektir.  

İttifak ortakları gündelik siyasi kaygılarıyla hata üstüne hata yapıyor. Seçime endeksli, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören, kan uyuşmazlığı kesin olan bu zillet ortaklığını kabullenen Saadetli dostlar Erdoğan kinini yüreklerinden atamıyorlar. 

Ne yapılabilir? 

Hem memleketimiz, hem milletimizin geleceği için büyük önem taşıyan 2023 seçimlerinden önce Başkan Erdoğan’ın belediye başkanlığı döneminde birlikte çalıştığı ekibini, Milli Görüş kökenli olup küstürülen ya da bir kenara itilmiş kardeşlerimizi yanına alıp, beraberiz resmini vermesi verilecek en güzel cevap olur. 

Özel kalem müdüründen  belediye encümen grubuna kadar belediyecilikte destan yazan bütün Milli Görüşlü kardeşlerimizin yine yan yana gelmesi, aynı potada birleşip kardeşlik resminin verilmesi hem kutuplaşmayı, ötekileştirmeyi reddeden Saadetli kardeşlerimizin hoşuna gider, yüreğini soğutur hem de Erdoğan karşıtlığıyla kafayı bozanlara verilecek en iyi ders olur.  

Milli Görüş geleneğinden gelenler hem vefalı, hem çalışkan, hem de itaatkârdır. Bu da siyasetin bu kirli ve kaypak zemininde aranan öncelikli niteliklerdir.   

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

temel fıkrası

bu temelin kendisi fıkra, ama laz olmadığı için gülemiyrık oğa

MUSTAFA

Ortada ne bir Milli Görüş kalmış ne de Milli Görüşçü,kala kala,CHP kontenjanından bir-iki koltuk sevdası bir de malum gazeteye CHP'li İBB'den reklam geliri.Hepsi bu.1973 seçmilerinden sonra "ver oyunu MSP'ye gitsin CHP'ye" dendiğinde hop oturup hop kalkardık,Erbakan sevdamız yüzünden.Meğer o ifadeler bugünü anlatmak içinmiş.Bu Temel Karamollaoğlu denen zatta bizim bilmediğimiz,başka bir gen olsa gerek.Zira azıcık bir imanı olan, islam düşmanı CHP'ye bu kadar aşık olamaz.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23