Tarihi hazımsızlık
CHP’nin Ali Şükrü Bey kini hortladı.
AK Parti’den CHP’ye geçen Trabzon’a bağlı Beşikdüzü Belediyesi Ali Şükrü Bey Kültür Merkezi’nin ismini, Beşikdüzü Kültür Merkezi olarak değiştirerek Ali Şükrü Bey’in aziz hatırasına saygısızlık etti.
Hayatı boyunca inandıklarının mücadelesini veren, kısa ömrünü şehitlikle taçlandırmış, medar-ı iftiharımız Ali Şükrü Bey ile CHP zihniyetinin alıp veremediği neydi?
Sahip olduğu fikri derinlik ve mücadele azminin verdiği güvenle İslam’ı tavizsiz bir şekilde haykıran, milletin dini ve milli değerlerini korkusuzca savunan bir tarih ve adanmışlığın sembolü olan Ali Şükrü Bey hazımsızlığı nedendi?
Hayatını feda ettiği davasını müdafaa etmedeki azmi, keskin zekâsı, doğruları dile getirmedeki tesirli hitabeti, yılmaz ve korkmaz mücadelesi ile öne çıkan Ali Şükrü Bey’e olan kin 1. Meclis’te Mustafa Kemal’e yaptığı sert eleştirilerden dolayı mıydı?
Ali Şükrü Bey’in kimliğini tanımlayan en veciz ifade Kur’an’dı. Hissiyatını, cesaretini, mücadele ruhunu, enerjisini ve muhalif duruşunu besleyen tek kaynak İslam’dı. Özne İslam olunca CHP zihniyetinin düşmanlığı da normaldi.
Askerlik hayatını genç yaşta bırakıp, siyasi ve fikri mücadeleye atılan Ali Şükrü Bey, yakın tarihin vicdanıdır. Tarih ve medeniyet ülkümüzün büyük öncülerindendir. Hayatını mesajı, mesajını hayatı haline getirmiş bir dava adamıdır. Doğru bir dava için inanmışlık ve adanmışlığın ne olduğunu göstermiş bir şehid-i muazzezdir.
Birinci Meclis’te Mustafa Kemal’in I. Grubuna karşı muhalefet cephesini oluşturan II. Grubun lideri ve sözcüsüydü.
Birinci Meclis’te cesaret, celadet, feraset, basiret abidesi, gözü kara bir şahsiyet olarak Ali Şükrü Bey öne çıkıyor ve meclis kürsüsüne çıkıp her söz alışında pürdikkat dinleniyor, meclisi titretiyordu.
Bilinen odur ki, Ali Şükrü Bey’in hunharca katli “sebebi meçhul, faili meçhul” değil, “sebebi meşhur, faili meşhur” bir hadisedir. Çünkü Ali Şükrü Bey’in;
1. Hilafetin ilgasına şiddetle muhalefeti,
2. Lozan görüşmelerinin meclisten kaçırılmasına şiddetli karşı çıkışı,
3. Mehmetçiğin süngüsü ile kazanılan muazzam zaferin Lozan’da heba edildiğini haykırışı,
4. Misak-ı Milli’den taviz verilmesine şiddetle itirazları,
5. İstiklâl mahkemelerinin siyaset kurumunun önünü keseceği endişesini dile getirmesi,
6. Ege adalarının Yunanistan’a bırakılması halinde Anadolu’nun denizden savunulamaz duruma geleceğini seslendirmesi,
7. Musul-Kerkük, Batı Trakya, Batum’un bizde kalması konusundaki müthiş ısrarı, arzu edilen hedeflere ulaşılmasına mâni idi.
O mutlaka saf dışı bırakılması gereken bir şahsiyetti. Uluslararası güçler ve yerli işbirlikçileri tarafından ölüm kararı verilmişti. Kurgulanan hunharca komplo, tasması belli ellerdeki tetikçilerce gerçekleştirildi.
Son Osmanlı Meclis-i Mebusan’ı ve Birinci Meclis’te Trabzon Mebusu olan, şahsiyet, cesaret, şecaat, basiret ve feraset adamı Ali Şükrü Bey, Osmanlı’nın ruhu kaybolmuş ve gövdesi parçalanmış parçaları üzerine inşa edilmeye çalışılan Cumhuriyet rejiminin bânileri tarafından katledildi.
Varlığıyla izzet sahibi, vefatıyla şehid-i muazzez Ali Şükrü Bey’in hayatı ve mücadelesi bugünün siyasilerinin, aydınlarının, fikir adamlarının her karesini ibretle örnek almaları gereken hakkıyla yaşanmış bir hayattır.
Ali Şükrü Bey nevi şahsına münhasır kişiliği, dürüstlüğü, gözü pekliği, kalenderliği, açık sözlülüğü gibi sıfatlarla anılmaktadır. Hatta bu konularda sadece dostları değil, karşıtları ve düşmanları da benzer kanaattedir.
O’nun katli, milletimizi bin yıllık aidiyet dünyasından koparıp kimlik ve tarihine yabancılaştırma gayeli yeni bir rejim hayalinin ihdas ve yerleşmesi için içi sır dolu önemli bir teşebbüstü.
Tek Adam uygulamalarına karşı çıkan muvahhid kişilik olan Ali Şükrü Bey, cumhuriyet tarihinin ilk siyasi cinayetine kurban gitmiş, meclise ilk darbe gerçekleşmiştir.
Bu ülkenin 2. anıtmezarı vatana büyük emeği geçtiği gerekçesiyle bizzat M. Kemal’in emriyle Giresun’un zirvesine, heykeliyle birlikte Topal Osman için inşa edilmiştir.
Ali Şükrü Bey’in katili Topal Osman…
Ali Şükrü Bey cinayetini aydınlatmak, üzerindeki esrar perdesini yırtmak bu dönem Meclis’in üzerinde tarihi bir sorumluluktur. Tıpkı Menemen gibi, Dersim gibi, İstiklal Mahkemeleri, şapka hadiseleri gibi.
Bu millete tarihin gerçeklerini, tarihe yön veren gerçek kahramanları, sahte jönleri kayıtlarıyla ortaya koymak meclisimizin, düşünürlerimizin, kalem erbaplarımızın öncelikli görevidir.
Yakın tarihimizin feryat eden vicdanı olan Ali Şükrü Bey’e rahmet diliyor, katilini ve efendilerini lanetliyoruz…







