Tanıyın, anlayın, anlatın
Beyaz Saray eski Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, bir televizyon programında kendisini, “başka ülkelerde darbe planlamalarına yardımcı olmuş biri” olarak tanımlamış.
Bolton, Venezuela muhalefet lideri Juan Guaido’nun, Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun yeniden seçilmesinin gayri meşru olduğunu savunmasının ardından orduya yaptığı “Maduro’yu devirin” çağrısını açıkça desteklemişti.
Bolton’ın itirafı, akıllara 15 Temmuz hain kalkışmasını getirdi.
Bolton, 15 Temmuz 2016’daki hain darbe girişimi gecesi yapılan FOX News canlı yayınına düşünce kuruluşu American Enterprise Enstitüsü uzmanı olarak katılmış, açık açık darbe yanlısı olduğunu söylemişti.
Bolton, “Türk ordusuna Erdoğan’ın yıkmaya çalıştığı anayasayı koruma yetkisi verildiğini” iddiasında bulunmuştu.
Canlı yayında Türkiye nefretinin yanında İslam düşmanlığıyla Başkan Erdoğan aleyhine de skandal ifadeleriyle kin kusmuştu.
Bolton, Erdoğan’ın Osmanlı hilafetini geri getirme çabasında olduğunu söyleyerek, “Eğer darbe başarılı olursa Erdoğan’ın yeniden Osmanlı hilafetini geri getirme, Orta Doğu’da baskın bir güç olma ve Türkiye’yi daha İslamcı bir yöne götürmesi engellenecek” ifadelerini kullanmıştı.
Türkiye’nin, 2003 yılında Irak’ın işgali konusunda ABD’ye destek vermediğini söyleyen Bolton, “Ben her zaman Erdoğan’ın Irak’taki eylemlerimizi sabote ettiğine inandım. Erdoğan’a karşı kalbimde merhamet yok. Eğer devrilirse gözyaşı dökmem. Bence O ABD’nin dostu değil” diye konuşmuştu.
Bolton ayrıca “Erdoğan’ın 15 Temmuz’dan başarıyla çıkması durumunda çok çok geniş bir baskı yaşanacak” diyerek “Ordu tasfiye edilecek, tüm mahkemeler tasfiye edilecek. Gerçek otoriter bir baskı olacak” iddialarında bulunmuştu.
Bolton’ın akıl dışı darbe planlama itirafı stratejik müttefikimiz! ABD’nin meczup Başkanı Joe Biden’ın başkan seçilmeden önce Türkiye için yaptığı açıklamaların tesciliydi.
Biden, ABD başkanı olduktan sonra Erdoğan’a karşı farklı bir yaklaşım izleyeceğini belirtmiş “Erdoğan’ın bedel ödemesi lazım, benim (geçmişte) yaptığım gibi hâlihazırda mevcut durumdaki (muhalefet) liderliğindeki unsurlarla doğrudan temasa geçip Erdoğan’ı yenmeleri için onları daha güçlü bir konuma getirmeli ve onlardan daha fazla yarar sağlamaya çalışmalıyız. Darbeyle değil ancak seçim süreciyle” ifadelerini kullanmıştı.
15 Temmuz ihanet sürecini bu beyanlar ışığında düşününce ülkemizdeki siyasi gelişmeler daha berraklaşıyor.
Başkan Erdoğan liderliğinde Türkiye’nin kararlılığı ve millî teknoloji hamlesiyle güney koridorunda terör devletine izin verilmemesi, Mavi Vatan’a sahip çıkılması, Karabağ’da yazılan destan ve gönül coğrafyasına yönelik açılımlar, müttefiklerimiz, stratejik ortaklık yaptığımız bazı ülkelerde rahatsızlık oluşturdu.
ABD başkanlığındaki şer güçler Erdoğan’ı devre dışı bırakıp, Türkiye’nin önünü kesmek, ayağına taş koymak için değişik senaryolar, yol ve yöntemler uygulamaya soktular.
Devlet düşmanı FETÖ’nün şakirtleri ile ikizi PKK’nın teröristleri Erdoğan düşmanlığıyla ortalığı kavuracak, gayri ahlaki şantaj, montaj kaset operasyonu ile lider yapılan siyaset kuklası ve Pennsylvania’daki Ermeni uşağının okyanus ötesinden kulaklarına üfürdüğü talimatları uygulamaya sokacak başka bir Ermeni dölü de siyasi hamlelerle Erdoğan’a saldırıyı tek ilke olarak kabul edip saldırıya geçecekti.
Asrın deccalının avenesinin 15 Temmuz’da yediği yumrukla sarsılan büyük şeytan Türk milletinin feraseti ile dumura uğradı. Fakat yeni bir şeytani planla başka bir Ermeni dölünü milliyetçi, muhafazakâr kanadı parçalamak için siyaset arenasında parlatmaya başladı.
Milliyetçi görünüp millet düşmanlığı yapacak, vatansever görünüp vatan hainleriyle iş birliği yapacak, Türkiyeli görünüp Türkiye düşmanlarıyla ortaklık yapacak Ermeni asıllı bir Asena(!) siyaset kulvarında Avrupa’nın elden düşme ucuz politik söylemleri eşliğinde popülist muhalefet ile Erdoğan düşmanlığı yapacaktı.
Yurtta Sulh Konseyi’nin emirleri doğrultusunda Emperyal güçlerle iş birliği içinde talimatlar yerine getirilecekti.
İcazet için Pensylvania’ya, onay için büyükelçilere, hedef saptırmak için Anıtkabir’e gidip maske yenileyen, maşalığı paşalık zanneden siyaset fukarası “Bay Kamal” kendi kasetlerinin de piyasaya sürülmesini önlemek için verilen her emri içtenlikle uygulamaya sokuyor ve milletten yediği her tokattan sonra “bir daha bir daha” diyerek milli irade şamarının tadını çıkarıyor.
Ama vazgeçmiyor, geçemez de. Çünkü kasetle gelenin kasetle gideceğini en iyi kendisi biliyor.
Sahte milliyetçi, Asena maskeli bayan nemalandığı kiniyle vatan, millet düşmanlığını Erdoğan düşmanlığına endekslemiş nefret saçıyor.
Bir de Erdoğan nefretiyle mankurtlaştırılmış sosyolojiye kendilerini kabul ettirme çabalarıyla ayarsız çıkışlar yapan Erdoğan artığı tiplemeler var ki bunlar siyaset çöplüğünün b.k böcekleri, kayda değmez artık tipler.
MHP lideri Bahçeli’nin tespiti işin ana fikri: “Gizli gündeme yatırım yapanların oyunlarını bozacağız. Erdoğan’ı tanıyınız, anlayınız, anlatınız.”







