--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Sorun ulusal çözüm milli

Akif Bedir
Akif Bedir
4

Türkiye’de son dönemde halkın gündeminde doların yükselmesi ile yaşanan gıda fiyatlarındaki artış ve dolayısıyla cep yakan dert haline gelen hayat pahalılığı var. 

Halk pandemi sonrasının zorlu ekonomik koşullarında enflasyon ve fahiş fiyat baskısı altında eziliyor. Üretici ve tüketici fiyat endekslerindeki makas açılırken çarşı-pazarda da ürünlerdeki fiyatlar da artıyor.

Devreye sokulan stokçuluk ve fiyat ayarlamaları ile milletin sinir uçlarıyla oynanıyor. 

Yaşanan fiyat değişikliklerine karşı vatandaşın yüksek duyarlılığı, hassasiyeti ve tepkisi sokaktaki insanımın tek sohbet konusu oldu.

Gıda arzı ve fiyatlardaki artış sorunu tüm dünyanın gündeminde fakat Türkiye’de gıda sektörünün çarpık yapısı, sorunun Türkiye’de daha şedit bir şekilde hissedilmesine sebep oluyor.

Pek çok soruna bağlı olarak artmaya devam eden gıda fiyatları hem ekonomik göstergeler hem de toplum sağlığı açısından ciddi bir toplumsal güvenlik sorunu haline geldi.

Savaşın ortaya çıkardığı belirsizlik ve istikrarsızlık nedeniyle yaşanan arz sıkıntısına karşı artan taleple birlikte küresel gıda fiyatlarının artış eğilimi de güçlendi. 

Buna enerji fiyatlarının aşırı yükselmesi küresel enflasyon dalgasının güçlenmesine yardımcı oldu. Bütün dünyada gıda krizi konuşulurken, herkes kendi kendine yetme derdine düştü.

Türkiye’de buna ilave olarak dövizde yaşanan yükselme ile birlikte temel gıda maddelerinin ihracatı arttı.

Pandemide daralan hareket alanları gıdaya talebi artırdı. Artan talep gıdanın denetimini eline geçiren gıda şirketleri ve bunu pazarlayan market zincirleri için büyük bir avantaj olurken çiftçilerin pazara ulaşımları zorlaştı. 

Gıda enflasyonu artık tüm dünyanın başını ağrıtan bir mesele haline dönüştü. Bundan yerküredeki tüm ülkeler nasiplenirken Türkiye gibi kronik sorunlarla boğuşanlar bir kat daha fazla nasibini alıyor. 

Yaşanan derin kriz, fiyatlardaki aşırı artışlar sebebiyle bugün insanlar temel ihtiyaçlarını karşılayamaz bir hale geldi. Markete pazara gidemeyen, mutfaktaki tenceresini kaynatamayan anne isyan ediyor.

Mutfakları yakan bu duruma çarenin geciktirilmesi gelir seviyesi düşük grubu çaresiz bırakıyor.

Toplumun bu durumunu iyileştirecek denge denetim sistemlerinin kurulması ve toplumun refahını iyileştirecek sistemlerinin çalıştırılması acil gereklilik arz etmekte. 

Meclis Tarım Komisyonu Başkanı, Kars Milletvekili Prof. Dr. Yunus Kılıç’ın bu soruna teşhisi çok net ve tedavi önerisi çok doğru: ”Burada kesinlikle kasıt var. Mevzu para kazanmak değil, seçimde son yıla girilirken toplumun moralini bozup ona göre siyasi bir tercih yaptırmak istiyorlar. Adamın 15 bine yakın market zinciri var. Beş market zincirinin mesajlarla nasıl anlaştığını da gördük. Büyük bir güç... Gıdayı tüm ülkelerde raflara ulaştıran büyük şirketler var. Bu firmaların gücüne bakarsak, dünyadaki on ülkenin gücünden fazla. Amaçları da hükümet düşürmek, Mutlaka yasal düzenlemeyle tekelleşmenin, güç gösterisinin önüne geçilmeli.” 

Vatandaşın alım gücünü güçlendirmek ve mutfağın alevini söndürmek mutlak şart. Çünkü toplum mutfağındaki yangının söndürülmesini çaresizce ve sabırla beklemekte. Maaş zamları, mutfak zammına yenik düştü. 

KDV indirimini fırsata çevirip satış fiyatlarına indirimi yansıtmayanlar veya fiyatları yükseltip indirimi yükselen fiyatlar üzerinden yapanlar oldu. Çünkü piyasalardaki fiyatlama davranışları bozuldu. 

Mutfaktaki yangının söndürülmesi yeni ekonomik sistemin çalıştığının nişanesi olacak ve yangını söndürenler vatandaşın iltifatına mazhar olacaklardır. 

Ocak ayı içinde Rekabet Kurulu stokçuluk yapan ve fahiş fiyatlar uygulayan 6 zincir markete 2.7 milyar TL ceza kesti. Fakat kesilen cezalar ne yazık ki keyfi zamları durduramıyor ve geri alamıyor.

Tekel oluşturan zincir marketlere karşı Tarım Kredi Koop. marketleri açıldı. Ancak TKK marketlerinde de fiyatlar çok farklı değil. Vatandaş çiftçinin emeğini evine götürmek için koşuyor fakat piyasa ürünlerinde fiyat farkı olmadığını görünce şaşırıyor.

TTK marketleri kârı değil, çiftçinin ürününün vatandaşa birinci elden ulaşmasını ve piyasanın ateşini düşürmeyi amaç edinmelidir. İstihdam, çiftçiye destek, tekelleşmeye engel ve tedarik zincirinin kesintisiz oluşumu TTK marketlerinin ülkeye yapacağı en büyük hizmet olacaktır.  

Üretimden nakle, ihracattan satışa devlet müdahalesini gerekli kılan bir milli güvenlik meselesi haline gelen tarımda birçok temel gıda ürününe ve sebze-meyve ihracatına sınırlama getirilmesi düşünülebilir.

Tekelleşmenin kırılması için kamu şirketlerinin dağıtım, lojistik, satış ve pazarlama aşamalarında aktif hale getirilmesi ve hem stokçuluk yapan hem de fahiş fiyatta ısrar edenlerle mücadelede fiyatları düşürmenin milli yolu olabilir.  

 

Yorumlar

(4)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Osman

14 Nisan 2022 00:22

Şeker fabrikaları satılan paranın 10 misli tarım kredi marketlerine harcanıyor her sene zarar yakını olan yuksek kiradan dükkan veriyor buralara

Şaban

13 Nisan 2022 10:08

Bütün bunlar olurken vatandaşın hukukunu korumakla görevli hükümet ne yapıyordu batıyı kıble edinerek herşeyi özelleştirenler batılı devletlerin stratejik kurumlarını koruduklarını göremedilermi Vaktiyle yapılan uyarılar muhalefet hain kabul edildiği için dikkate alınmadı. Ortak akıl çözüm üretemedimi?

Ahmet Şerif

13 Nisan 2022 10:03

 ''Beş market tekelleşti, stokçulukla fiyatları arttırıyor.'' diyorsunuz; ondan sonra da TKK açıldı onlarda da fiyat aynı diyorsunuz. Ya kardeşim o zaman devlet de mi stokçuluk yapıyor? Demek ki fiyatlar olması gerektiği gibi...

Okur

13 Nisan 2022 05:48

Ne oldu sayın yazar. Sizin mahalle özelleştirmelere.karsi cikilirken Devlet fabrika mı işletir diyordu. Gelinen noktada devlet market işletmeye koyuldu. Hala bu işte faiz sebep enflansyon netice tezini savunan durumdamisiniz

Akif Bedir Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle