• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Akif Bedir
Akif Bedir
Akif Bedir
TÜM YAZILARI
30 Ocak 2019

Şeytanın yeni oyunu

Enerji kaynakları Batılı emperyalistlerin iştahını kabartan Venezuela’da bütün demokratik(!) dünyanın gözetiminde ve desteğinde çağımızın en kirli, en ikiyüzlü, en vahşi darbe girişimi yaşanıyor.

Küresel düzenleri için tehdit gördükleri ülkenin, siyasi anlayışın, kültür ve medeniyetin üstünü çizen, buyruklarına “hayır” diyen her lideri ortadan kaldıran, küresel siyasete “ben ve diğerleri” diye bakan ABD yönetimi ambargoyla açlığa mahkûm ettiği Venezuela’da darbeyle yönetimi kontrolü altına almak peşinde.

ABD, Monroe Doktrininden (1823) bu yana arka bahçesi görüp dizayn ettiği Latin Amerika’da yaptırdığı darbelere, kendi tahrikleriyle yükselen iç huzursuzlukları ve dizayn ettikleri ekonomik krizi bahane ederek bir yenisini daha açıkça eklemekten çekinmiyor.

ABD uluslararası haydutluk örneği sergileyerek atama yoluyla darbe girişiminde bulunuyor. Katil ABD, sınır tanımıyor, kural tanımıyor, hak, hukuk tanımıyor, insan hakkı tanımıyor.

Seçimle işbaşına gelmiş, altı ay önce yapılan seçimde halkının yüzde 68 desteğini almış bir lideri demokrasi adına ve demokrasiyi katlederek indirmeye çalışan sömürgeci zihniyet Venezuela’nın zengin petrol rezervlerine konmak istiyor.

Büyük Şeytan, bağımsız bir devlete, sömürge valisi atar gibi geçici başkan atadığını açıklıyor. Emperyalistler tarafından uygulanan ambargolarla açlığa mahkûm edilen, zenginliğin ceremesini çeken Venezuela iç savaşa sürüklenerek zapt edilmeye, yeraltı zenginlikleri yağmalanmaya çalışılıyor.

Kendini dünyanın sahibi, efendisi zanneden ABD, Maduro üzerinden Venezuela’ya ve Amerikan kıtasına, Venezuela üzerinden de bütün dünyaya meydan okuyup, bozgunculuğun ve emperyalizmin bayraktarı olduğunu bir kez daha haykırıyor.   

Demokrasi havarisi Batı dünyası, sözde “medeni” Batılılar da şimdiye kadar iddia ettikleri bütün çağdaş değerlerini hiçe sayarak Amerika’nın kuyruğuna takılıp bu darbe girişimine hiç utanmadan, sıkılmadan destek veriyorlar. 

Kendi yaşam standartlarını korumak adına aşağılık çıkarları için insanların ölmesini, ülkelerin mahvolmasını, dünyanın uçuruma sürüklenmesini umursamayan ABD demokrasi, özgürlük ve insan hakları yalanlarıyla dünyayı dizayn ediyor.

1953’te, İran’da petrolü millileştiren Başbakan Musaddık’ı deviren, Japonya’ da, Vietnam’ da, kıymadığı can, yaralamadığı, sakat bırakmadığı beden kalmayan ABD şimdi Venezuela için tezgâhlar kuruyor, oyunlar tertipliyor.

Akıl, izan ve vicdandan nasibini almamış vahşi ABD Afganistan’ı Taliban ve El Kaide’yi gerekçe gösterip işgal etti. Afganistan yıllardır işgal altında çırpınıyor, Afganistanlı perişan ötesi acınacak durumda.

Önce silah satıp İran ile yıllar boyu savaştırdıkları, işleri bittiğinde ise Irak petrolünü millileştirdi diye Saddam’ı diktatör diye devrilip petrolüne el koydular. Şimdi Irak paramparça ve perişan, Iraklı perişan. Katil Bush nükleer silah bulunmadığı gerçeğini dünyaya açıklarken utanmazlık sınırlarını zorluyordu.

Batı dünyasına yüz vermeyen Kaddafi’yi diktatör deyip devirdiler, Libya iç savaş ile paramparça olup kan gölüne döndü. Şimdi Kaddafi mumla aranıyor, Libyalı ve Libya perişan ötesi bir durumda.   

Suriye’de DEAŞ bahane edilip işgal edildi. Yaşananları, yaşadıklarımızı anlatmaya gerek yok. Suriye’nin kuzeyinde oluşturulmak istenen koridor için milyonlar yurdundan yuvasından edildi, binlerce cana kıyıldı, tarihe tanıklık eden nice şehirler yağmalanıp, yerle bir edildi.

Stratejik ortağız deyip PKK’lı, PYD’li teröristlere on binlerce tır dolusu silahı hibe eden, aynı terör gruplarına eğitim veren aynı ülke, stratejik sahtekâr ABD değil mi?

15 Temmuz FETÖ kalkışması da aynı oyunun farklı bir parçasıydı.

İran’a uygulanan ekonomik ambargo, Rusya’ya uygulanan ekonomik ambargo, Çin’deki ekonomik sıkıntıların tamamı ABD emperyalizminin diğer oyun sahneleri.

Kanserle ölüme sürüklenen eski başkan Hugo Chavez Venezuela petrollerini millileştirerek ABD’nin hışmını üzerine çekmişti. Maduro da Chavez’in yolundan giderek ülkeyi Amerikan sırtlanlarına teslim etmediği için hedef tahtasında.

ABD Başkanı Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan edip, büyükelçiliğini oraya taşıyor. Kendisini dünyanın efendisi zanneden bu aptal yaratığın burnuna zincirlerin takılması olası saldırıların önlenmesi için zorunluluktur.

Silah gücüne güvenip küstahça ve bencilce politikalar takip eden ABD, onun yardakçısı demokrasi havarisi AB üyesi ülkeleri dünyanın hiç bir yerine, demokrasi, özgürlük ve insan hakları götürmedi.

Aksine, demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, özgürlükler ve insan hakları söylemlerini, sadece sömürülerini örtbas etmek ve hegemonyalarını pekiştirmek için kullandılar ve kullanıyorlar.

Batı’nın derdi demokrasi ve insan hakları olsaydı Mısır’da kurgulanan oyun desteklenmez, Sisi’nin cumhurbaşkanlığını tanımazdı.

Güçlü ve dikkatli olmak bizim için de mutlak şarttır. Kenetlenmek, kardeşlik ilişkilerimizi pekiştirmeliyiz.

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23