• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Akif Bedir
Akif Bedir
Akif Bedir
TÜM YAZILARI
20 Mart 2019

Sabredin...

Yeni Zelanda’da 50 masum Müslüman vahşice, alçakça katledildi, şehit edildi. Bu saldırıda hedef İslam’dı, Müslümandı, İslam’ın bayraktarı Türklerdi, Türklerin ve İslam dünyasının lideri konumundaki Tayyip Erdoğan’dı.

Yeni Zelanda’da yaşanan saldırı küresel sömürü ve terör baronlarının kontrol ettiği terör dünyasının içinden süzülen örgütlü, planlı ve devamının gelmesi istenilen kirli bir düşmanlaştırma projesinin tezahürü olan bir terör saldırısıdır.

Yeni Zelanda’dan yansıyan terörün anatomisinde zalimlerin zulümleri, sömürü düzeni, kirli ve karanlık terör ajandalarının içerikleri teröristin ajandasından da görülmektedir.

Vahşi katliamda şehit olanların 14 ayrı kökenden geldiklerini göz önüne alırsak, bu katliamı ırkçılık, İslam düşmanlığı, İslamofobi, yabancı düşmanlığı gibi kavramların tamamını içinde barındıracak kadar kapsamlıdır.

Karanlık ve kirli çıkarlar söz konusu olduğunda demokrasi, hukuk, insan hakları gibi değerleri kurşunlayarak, ikiyüzlülükle, sahtelikle, maskelerle davranmaya devam ediyor terör seviciler.

Aptalca ve perdelenmiş korkularıyla Müslümanları öldürmeyi haklı ve makul göstermeye çalışıyorlar.

Bu saldırı bizzat Müslüman kimliğin kendisinedir.

Bu saldırı yoğun Batı ve Hristiyan sembollerle, açık bir İslam karşıtı manifestoyla, ölümcül ve aşağılayıcı bir şekilde yapıldı ve dünyada yeni bir karanlık dönemin başlangıcıdır.

Bu katliam Haçlı ruhunu yeni yöntemlerle canlandırma arayışı olup, Haçlı dünyasının zihin kodlarını tam anlamıyla bir kez daha ele vermiştir.

Adına ister Haçlı terörü deyin, ister Hristiyan terörü değişen bir şey yok, İslam ve Müslüman topyekûn saldırı altındadır. 

Bu saldırı Batı’nın körelmeyen sömürü damarının ürettiği ırkçılığın ve son yıllarda giderek tırmandırılan İslam düşmanlığının ürünüdür. 

Bu örgütlü terör saldırısının hedefinde İslam’ın hak, hukuk, adalet ve barış ruhunu zedeleyebilme gayretinin yanı sıra çoraklaşan küresel vicdanı yeşertmeye çalışan Türkiye’nin olduğu da açıktır. 

Türkiye’nin yükselişi, küresel vicdanları sorgulayışı, zalimlerin zulmüne karşı mazlumların dili, nefesi, direnci, umudu, özgüveni olması, yeryüzündeki sömürü düzenine karşı mücadelesi en büyük rahatsızlıklarıdır.

Allah’a ibadet etmek için toplanmış insanları kutsal bir mekânda öldürmek zulümlerin en büyüğüdür, en vahşi olanıdır.

Kendisinde zerre kadar insanlık ve vicdan olan kimse, bir mabette Allah’a ibadet için toplanmış olan masum insanları katletmez.

Her yönüyle vahşetin hüküm sürdüğü, yaşandığı bir dönemi yaşıyoruz. İnsanlığın insani değerlerini yitirdiği, sorumsuzlaştığı, vurdumduymaz olduğu puslu ve karanlık bir dönemdeyiz. Batı, menfaatleri uğruna gerilim şiddet ve öfke ile milletleri düşmanlaştırmak için çabalıyor.  

Batı’da daha önce de var olan şimdi ise yükselişe geçen ırkçı, beyaz üstünlükçü, İslam karşıtı, Türk karşıtı, yabancı karşıtı terör Batı’nın başını ağrıtmaya ve masumların hayatlarını hedef almaya devam edecek gibi görünüyor.

Afganistan’da camide namaz kılanlar bombayla parçalanıyor, Avrupa’da molotofkokteyliyle camiler yakılıyor, Yeni Zelanda’da camide ibadet edenler kurşunlanıyor. Fakat Müslüman Terörist, İslam kötü yaftasından kurtulamıyor.    

Emperyalist düzen hem işgal ediyor hem de Müslümanı suçluyor.  

Hem Müslümanı katlediyor, hem de Müslümanı suçluyor. 

Müslüman hakkını savunsa da suçlu, itiraz etse de suçlu, anlatsa de suçlu, sussa da suçlu, onlara benzemeye çalışsa da suçlu.    

Ölsen de terörist, teslim olsan da… 

Soğuk Savaş bittiği andan itibaren, İslam karşıtlığını, İslam düşmanlığını, Müslümanların dirilişini, uyanışını, dünya ekonomisindeki ve siyasetindeki ağırlıklarının artışını engellemek, durdurmak adına, kendi laboratuvarlarında ürettikleri terör örgütlerini hem sahaya sahaya sürüp kullanıyorlar, hem de İslam’ı ve Müslümanı suçlamaya, karalamaya devam ediyorlar.

Suriye’de, Myanmar’da, Yemen’de Müslümanlar öldürülüyor, Libya’da, Afganistan’da her yerde adı İslami terör de olsa kurbanları sadece Müslümanlar oluyor ama kendilerinden korkulup kendilerine savaş açılanlar da yine Müslümanlar oluyor.

İslam dünyası, tek bir Ümmet olmamanın, Müslümanları birleştirecek, irşat edecek bir Halifeye biat ve itaat etmemenin acısını çekiyor ve çekecektir.

Dünyanın öte ucunda işlenen katliamın Türk veya Türkiye düşmanlığına dönüşmesi bu vahşetin gerçek hedefinin de işaretidir.

Dün ecdatlarını Çanakkale’de ağır kayıplarla hezimete uğratan Osmanlı’nın yeniden dirilişi, uyanışı uykularını kaçırıyor, kâbusları oluyor. Tayyip Erdoğan’ın dünya mazlumlarının sesi olması kendisini hedefin ilk sırasına oturtuyor. 

Erdoğan ve Türkiye karşıtlığı, Türkofobi hedefi midelerine oturacak ve nefeslerini kesecektir inşallah. Hilafet zırhını elinde tutan Türk lider zamanı geldiğinde o zırhı giyecek ve Ümmeti “LA İLAHE İLLALLAH” sancağı altında toplayacaktır da. Sadece sabredin, az kaldı…

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı